Asker Parkası - Parke

Askerlerin giydiği kışlık giysiye "parke" denmesi yanlış bir yaygın alışkanlıktır. Söz konusu giysinin adı PARKA'dır.


Parke ise çok parçadan oluşan, ahşap bir yer malzemesine verilen addır. Birbirleriyle ilgileri yoktur.


Parka kelimesinin kullanıldığı bir örnek cümle:

Ah, bir askere alsalar da askere gidebilsem... Aaaaaaaaaah, başka bir şey istemem.” Bir parka giymişti.Şimdi aklımda değil, belki pantolonu da bir asker pantolonuydu. Ortalık çok sıcak, diyordu, aaah bir gömlek olsa. Sanırım kalın, kışlık bir kazak vardı sırtında.
(Yaşar Kemal, Allah'ın Askerleri)

Askeriyede yaygın bir benzer hata için bkz. Kamelya Nasıl Yazılır

Atatürk Göktürk Alfabesi İle Nasil Yazilir - 𐰀𐱃𐰀𐱅𐰇𐰼𐰚
Hiç de Nasıl Yazılır
Önsöz Kelimesi Nasıl Yazılır
Kun Feyekun Nasıl Yazılır
Birde Nasıl Yazılır

Kamelya Nasıl Yazılır

Kamelya bir çiçek adıdır. TDK ve Dil Derneği dahil tüm kaynaklara göre KAMELYA diye yazılır.


Hatta Kamelyalı Kadın diye klasik bir eser de vardır.



Halk dilinde ve en çok da askeriyede "kamelya" tabir edilen, etrafı açık, üstü kapalı oturma yerlerinin asıl adı ise KAMERİYE'dir. Bu kelimenin söylenişi zamanla kamelya'ya dönüşmüştür. Resmi yazışmada bunu kamelya değil KAMERİYE diye yazmak gerekir.


Kameriye'nin kullandığı örnek cümle:

Terasın iki köşesinden, çıkan iki asma, üstten uzayarak tüm terası dolaşmış, geniş yaprakları kameriyenin üstünü örtüyor. Sıcak günlerde ev ahalisi, terasta kameriyenin altında oturuyor. Semiha Hanım ve çocukları şimdi, kameriyenin altına serilmiş minderlere kurulmuşlar
(Mehmed Uzun, Kader kuyusu, s. 44)

Askeriyede buna benzer bir yanlış kullan için bkz. Parke mi Parka mı



Atatürk Göktürk Alfabesi İle Nasil Yazilir - 𐰀𐱃𐰀𐱅𐰇𐰼𐰚
Hiç de Nasıl Yazılır
Önsöz Kelimesi Nasıl Yazılır
Kun Feyekun Nasıl Yazılır
Birde Nasıl Yazılır

Müdahele mi Müdahale mi

TDK ve Dil Derneği bu kelimeyi MÜDAHALE şeklinde yazmaktadır. MÜDAHELE ise yanlış yazımdır.

Müdahale kelimesiyle aynı vezne sahip olup E-E şeklinde biten çok kelime vardır: mübadele, mücadele, müsamere vs... Bunlarla aynı vezne sahip olduğu halde müdahale kelimesinin A-E seslilerini almasının sebebi, içindeki H harfinin Arapça kalın okunan H (Ha - خ) ile yazılmasıdır. Bu harften sonraki sesli harf kalınlaşır.

Kelimenin geçtiği örnek bir kitap kapağı:


Kelimenin kullanıldığı örnek bir bağlam:

Tıbbi Müdahaleler Bir kişiye tıbbi müdahalede bulunulabilmesi için kişinin rızası gerekmektedir. Ayrıca bu rıza yeterli olmayıp tıbbi müdahalenin tedavi amaçlı ve tıp bilimine uygun bir şekilde yapılması gerekir.
(Medeni Hukuk Ders Notları: Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi)






Atatürk Göktürk Alfabesi İle Nasil Yazilir - 𐰀𐱃𐰀𐱅𐰇𐰼𐰚
Hiç de Nasıl Yazılır
Önsöz Kelimesi Nasıl Yazılır
Kun Feyekun Nasıl Yazılır
Birde Nasıl Yazılır

Sohpet Nasıl Yazılır

Türk Dil Kurumu ve Dil Derneği yazım kılavuzları bu kelimesi "SOHBET" şeklinde yazmaktadır. P'li yazım yaygın bir yanlıştır.

Kelimenin Arapça kökü de SHB harflerinden oluşmaktadır. Bu itibarla B harfiyle yazım kelimenin Arapça aslına da sadık yazımdır.
Aşağıdaki Sohbet Sanatı kitabının kapağı, sohbet kelimesinin yazımına net bir örnektir.


İçinde sohbet kelimesinin geçtiği örnek bir metin aşağıdadır:
.....Nüans'ın, çoğunluğu genç ve orta yaşlı müşterilerine karşın, bir yaşlılar cemiyetine dönüştürülmüş karşı barda konuşlanan yaşlı adamlar hiç aceleye getirmeden biralarına gömülüyorlar ve sohbet arasında sokaktan geçen üniversiteli kızların çıplak bacaklarını yan gözle dikizleyerek sessizce birbirlerine sırıtıyorlardı.....

(Orkun Usta, Kedili Şehirin Mistiği: Kahve, Horus Ve Camel'dan Kutsal Ice Solosu)






Atatürk Göktürk Alfabesi İle Nasil Yazilir - 𐰀𐱃𐰀𐱅𐰇𐰼𐰚
Hiç de Nasıl Yazılır
Önsöz Kelimesi Nasıl Yazılır
Kun Feyekun Nasıl Yazılır
Birde Nasıl Yazılır

Başkanlık Sistemi - Cumhurbaşkanı

Başkanlık sisteminde cumhurbaşkanı sıfatıyla başbakan sıfatı aynı kişide birleşeceği için bizim bugün anladığımız anlamda cumhurbaşkanı olmayacaktır. Fakat işlevi değiştiği halde devlet başkanının adının 'cumhurbaşkanı' kalması mümkündür

ABD'nin başkanlık sistemindeki devlet başkanına 'başkan' deme, Türkiye'deki ve parlamenter sistemdeki devlet başkanlarına ise "cumhurbaşkanı" deme geleneği vardır ama aslında bu ayrım sistemin başkanlık ya da parlamenter sistem olmasıyla doğrudan ilgili değildir.

Başkanlık sisteminde de parlamenter sistemde de devletin başkanı "başkan"dır. Hepsine İngilizcede "president" denir. ABD başkanının da Türkiye'deki cumhurbaşkanının da unvanı İngilizce "president"tır.

Başkanlık sistemindeki 'president'lere başkan, parlamenter sistemdeki 'president'lara cumhurbaşkanı (hatta bazen ona da 'başkan' ya da 'devlet başkanı') denmesi Türkçeye özgü bir gelenektir. Türkiye'de başkanlık sistemine geçildiği takdirde devlet başkanına hala "cumhurbaşkanı" denmesinin yanlış olacağı söylenemez.

Bununla birlikte başta da belirttiğimiz gibi günümüz parlamenter sisteminde cumhurbaşkanı yürütme yetkisini başbakanla paylaşırken başkanlık sisteminde sadece bakanlar ve onların amiri konumunda bir cumhurbaşkanı olacaktır. Dolayısıyla şimdi anladığımız anlamda bir cumhurbaşkanı olmayacaktır.


Procrastination Ne Demek

UC San Diego Üniversitesinin Learning How to Learn: Powerful Mental Tools To Help You Though Subjects adlı uzaktan eğitim sertifika programı için hazırladığım sunumun Türkçesi:

Savcı Cumhuriyet Savcısı Farkı


Savcı dediğimiz her yetkili tam adıyla “Cumhuriyet Savcısı”dır. Cumhuriyet Savcılığı, savcılıktan ayrı bir makam değil o makamının adının tam söylenişidir.

Savcılara Cumhuriyet Savcısı denmesinin arkasında "rejim koruyuculuğu" gibi otoriter devlet anlayışı olduğunu zanneden bazı Ekşi Sözlük yazarları meseleyi saptıran yorumlar yaptığı için aşağıdaki izahatı yazdım:

Cumhuriyet demek “demokrasi” demek olmadığı gibi “devlet oligarşisi,”, “liberal sistem” demek de değildir.

İran İslam Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti dahil tüm cumhuriyetlerin ortak özelliği demokrasililik/demokrasisizlik değil hanedansızlıktır.

Devletin başkanı soy bağı ile belirleniyorsa ona monarşi denir. Devletin başı bir seçimle (illa ülke çapında gizli oy açık sayım sistemi değil. Mollaların oyu da olabilir, komünist parti kurultayındaki seçim de olabilir) belirleniyorsa ona cumhuriyet denir. 4 halifenin iş başına geldiği döneme dahi cumhuriyet dönemi denir. Çünkü ondan sonra Emevi, Abbasi hanedanları gelecektir. Ama bu demek değildir ki 4 halifeyi Araplar sandık başında oy vererek seçti. O örnekte de aşiret liderlerinin oyu söz konusudur. Önemli olan babadan oğlu geçmemesi.

Konuya dönelim:

Monarşilerde savcılara `kraliyet savcısı` denir:
Crown Attorney, Crown Counsel = Kraliyet Savcısı (avukatı)
Procureur du Roi = Kraliyet Savcısı
Procureur des Konings = Kraliyet Savcısı

Cumhuriyetlerde ise `Cumhuriyet Savcısı` denir:
Procureur de la République = Cumhuriyet Savcısı
Public Prosecutor = Cumhuriyet (kamu) Savcısı

Atatürk’le ilgili anıyı bu açıdan irdeleyelim. Pek çok kaynakta geçer. Yeni adli kurumların isimleri tespit edilirken Atatürk Cumhuriyet Savcısı adını yadırgar. Neden cumhuriyetin hiçbir adli/idari biriminin adında cumhuriyet yokken Savcılık makamına Cumhuriyet Savcısı adının verildiğini sorar. Mahmut Esat Bozkurt şu cevabı verir:

“Devletin her kademesinde olanlar yanlış yapabilirler. Hukuk dışına çıkabilirler. Onlara millet, devlet ve ikisini de kucaklayan cumhuriyet adına hesap soracak olan savcılardır. Onun içindir ki sadece savcılar için Cumhuriyet Savcısı denilmelidir”

Dolayısıyla konumuza dönersek; bir başbakandan hesap sorulacağı zaman savcı onu sorgulayabilir çünkü:

Monarşilerde bunu kraliyetten aldığı yetkiyle yapar, zira kral başbakanın üstüdür.

Cumhuriyetlerde ise bunu cumhuriyetten yani kamudan aldığı yetkiyle yapar, zira demokratik cumhuriyetlerde egemenlik kayıtsız şartsız milletindir; kamu, Başbakandan üstündür.

(entry #26981313 tarih:2012-01-14 saat:08:29:47)