Doğal anlamına gelen kelime "tabii"dir yani iki İ'yle yazılır. "Ki" ayrı yazılır. Vurgu işlevi gören "De" de ayrı yazılır.
Dolayısıyla doğru yazım: "Tabii ki de..." şeklindedir. TDK da Dil Derneği de bu yazımı önermektedir.
Tek İ'yle yazılan "tabi" daha çok "tâbi" şeklinde okunmaya açıktır ve dolayısıyla "bağlı" anlamına gelir.
Tabikide yazımı tabii ki de yanlıştır.
Konu hakkında bkz. Tabii mi Tabi mi?
_____________________________
Kaale Almak mı Kâle Almak mı
Hiçbirşey Nasıl Yazılır?
Kayyum mu Kayyım mı
Birde Nasıl YazılırHoşgeldin Nasıl Yazılır
skip to main |
skip to sidebar
doğru yazmak için...
Akşamüstü - Akşamüzeri
Akşamüstü ve Akşamüzeri kelimeleri TDK'ya göre bitişik yazılır.
TDK burada üst ve üzeri nitelemelerinin mecaz oluşturduğu için kalıplaşma teşkil ettiği kanaatindedir:
Dil Derneği de aynı yazımı önermektedir:
Dolayısıyla otoritelerin bu yazım konusunda mutabık olduğunu söyleyebiliriz.
Kaale Almak mı Kâle Almak mı
Hiçbirşey Nasıl Yazılır?
Kayyum mu Kayyım mı
Birde Nasıl YazılırHoşgeldin Nasıl Yazılır
TDK burada üst ve üzeri nitelemelerinin mecaz oluşturduğu için kalıplaşma teşkil ettiği kanaatindedir:
Dil Derneği de aynı yazımı önermektedir:
Dolayısıyla otoritelerin bu yazım konusunda mutabık olduğunu söyleyebiliriz.
Kaale Almak mı Kâle Almak mı
Hiçbirşey Nasıl Yazılır?
Kayyum mu Kayyım mı
Birde Nasıl YazılırHoşgeldin Nasıl Yazılır
Mutabığız mı Mutabıkız mı?
Mutabık kelimesinin aslı Arapçadır ve Kaf'la yazılır: مطابق
Arapça Kaf'le biten kelimelerin Türkçe ek alsa bile yumuşamayacağı kabul edilir: hukuk->hukuku, mutabık->mutabıkız gibi.
Her ne kadar gündelik telaffuzda bunların yumuşatarak söylendiğini duysak da eskiden beri kabul edilen görüş bunların yumuşamaması, kelimenin sonuna ek gelse de "mutabıkız" şeklinde yazılması yönündedir.
TDK mutabık kelimesini imla kılavuzu kapsamına almamıştır ama Dil Derneği bu kelimeyi tanımaktadır ve K'nın yumuşamayacağını da belirtmektedir.
Kaale Almak mı Kâle Almak mı
Hiçbirşey Nasıl Yazılır?
Kayyum mu Kayyım mı
Birde Nasıl YazılırHoşgeldin Nasıl Yazılır
Arapça Kaf'le biten kelimelerin Türkçe ek alsa bile yumuşamayacağı kabul edilir: hukuk->hukuku, mutabık->mutabıkız gibi.
Her ne kadar gündelik telaffuzda bunların yumuşatarak söylendiğini duysak da eskiden beri kabul edilen görüş bunların yumuşamaması, kelimenin sonuna ek gelse de "mutabıkız" şeklinde yazılması yönündedir.
TDK mutabık kelimesini imla kılavuzu kapsamına almamıştır ama Dil Derneği bu kelimeyi tanımaktadır ve K'nın yumuşamayacağını da belirtmektedir.
Kaale Almak mı Kâle Almak mı
Hiçbirşey Nasıl Yazılır?
Kayyum mu Kayyım mı
Birde Nasıl YazılırHoşgeldin Nasıl Yazılır
Muhattap mı Muhattab mı Muhatab mı Muhatap mı?
Muhatap, "hitap edilen kişi" anlamına gelir ve tek T ile yazılır: "Muhatap"
Arapça telaffuzda t'nin üzerinde vurgu olması yanıltabilir; kelimenin Arapça aslında de şedde yoktur yani tek T'lidir: مخاطب
Bununla birlikte Arapça aslında kelimenin son harfi B'dir: 'muhatab'. Türkçede ise normalde son harf P ile yazılır ve söylenir ama yanına sert olmayan bir ek geldiğinde yumuşar: muhatabı, muhataba gibi...
Kaale Almak mı Kâle Almak mı
Hiçbirşey Nasıl Yazılır?
Kayyum mu Kayyım mı
Birde Nasıl YazılırHoşgeldin Nasıl Yazılır
Arapça telaffuzda t'nin üzerinde vurgu olması yanıltabilir; kelimenin Arapça aslında de şedde yoktur yani tek T'lidir: مخاطب
Bununla birlikte Arapça aslında kelimenin son harfi B'dir: 'muhatab'. Türkçede ise normalde son harf P ile yazılır ve söylenir ama yanına sert olmayan bir ek geldiğinde yumuşar: muhatabı, muhataba gibi...
Kaale Almak mı Kâle Almak mı
Hiçbirşey Nasıl Yazılır?
Kayyum mu Kayyım mı
Birde Nasıl YazılırHoşgeldin Nasıl Yazılır
Mısın, Mıydı Nasıl Yazılır
Soru eki alan -mi dolayısıyla "mısın", "mıydı" gibi ekler ayrı yazılır.
"Burada mısın" gibi.
Soru eki mişli geçmiş zamanla kullanılınca doğru yerden ayırmaya dikkat etmek gerekir.
"Buradamıy mışsın?" değil "Burada mıymışsın?"
ya da
"Gel mişmi?" değil "Gelmiş mi?"
Kaale Almak mı Kâle Almak mı
Hiçbirşey Nasıl Yazılır?
Kayyum mu Kayyım mı
Birde Nasıl YazılırHoşgeldin Nasıl Yazılır
"Burada mısın" gibi.
Soru eki mişli geçmiş zamanla kullanılınca doğru yerden ayırmaya dikkat etmek gerekir.
"Buradamıy mışsın?" değil "Burada mıymışsın?"
ya da
"Gel mişmi?" değil "Gelmiş mi?"
Kaale Almak mı Kâle Almak mı
Hiçbirşey Nasıl Yazılır?
Kayyum mu Kayyım mı
Birde Nasıl YazılırHoşgeldin Nasıl Yazılır
Nasıl Da Ayrı Mı Yazılır
Ayrı yazılan "de" sadece dahi anlamına gelmez. Vurgu işlevi de vardır.
"Nasıl da büyümüşsün", "Ne de güzel olmuşsun" gibi cümlelerdeki "de" ayrı yazılır.
Bir örnek:
"Nasıl da geçmişti bütün bir yaz
Başımda kavak yelleri esen o yaş
Sense hanımeli kadar beyaz
Çalmıştınız kalbimi bilmeden biraz
....."
(O Yaz, Bora Ayanoğlu)
Kaale Almak mı Kâle Almak mı
Hiçbirşey Nasıl Yazılır?
Kayyum mu Kayyım mı
Birde Nasıl YazılırHoşgeldin Nasıl Yazılır
"Nasıl da büyümüşsün", "Ne de güzel olmuşsun" gibi cümlelerdeki "de" ayrı yazılır.
Bir örnek:
"Nasıl da geçmişti bütün bir yaz
Başımda kavak yelleri esen o yaş
Sense hanımeli kadar beyaz
Çalmıştınız kalbimi bilmeden biraz
....."
(O Yaz, Bora Ayanoğlu)
Kaale Almak mı Kâle Almak mı
Hiçbirşey Nasıl Yazılır?
Kayyum mu Kayyım mı
Birde Nasıl YazılırHoşgeldin Nasıl Yazılır
Sayı Yazımı Kuralları
Matematiksel eserlerde sayılar her zaman rakamla yazılır ama edebi eserlerde durum karışıktır. Sayısal anlam çok öndeyse rakam tercih edilir. Gündelik ifadelerde ve özellikle mecazlı sayı kullanımında sayı harfle yazım tercih edilir.
Özellikle makale başlıklarında ve gazete manşetlerinde sayıların yazılış şekilleri aşağıdaki gibidir:
Sıfır
Bir
İki
Üç
Dört
Beş
Altı
Yedi
Sekiz
Dokuz
On
(toplu istisna: vurgunun sayısal değere yapıldığının çok belli olduğu hallerde, mesele bir oran-orantı halinde bunlar da rakamla yazılabilir. Mesela "7 gün 24 saat", "1 kişiye karşı 9 kişi girişmek", "6 kişi birleşip danaya girmek" gibi)
11
12
13
....
40 (deyimlerdeki, atasözlerindeki kırk harfle yazılabilir)
.....
99
100 (istisna: deyimlerde, atasözlerindeki yüz harfle yazılabilir)
101
102
....
999
1000
1001
1002
1003
1999
2 bin (istisna: 2000 dahil takvim yılları hep rakamla yazılır)
2001
2002
.....
2999
3 bin
3001
3002
.....
4 bin
.....
9 bin
....
9999
10 bin
10001
10001
......
10999
11 bin
11001
11002
....
(12 bin, 13 bin, 14 bin....)
19999
20 bin
20001
20002
......
(30 bin, 40 bin, 50 bin....)
99999
100 bin
100001
100002
.....
100999
101 bin
101001
101002
.....
(102 bin, 103 bin..., 110 bin, 150 bin, 200 bin, 205 bin, 900 bin, 999 bin)
999999
1 milyon
1000001
1000002
.....
1.1 milyon
.....
1.5 milyon
1500001
1500002
.....
1999999
2 milyon
2000001
.....
2.5 milyon
2500001
.....
3 milyon
3.5 milyon
4 milyon
...
9999999
10 milyon
10000001
......
10499999
10.5 milyon
10500001
.....
10999999
11 milyon
11000001
.....
(12 milyon, 13 milyon, 14 milyon....20 milyon, 21 milyon, 99 milyon)
99999999
100 milyon
100000001
.....
100999999
101 milyon
101000001
....
(102 milyon, 103 milyon... 199 milyon, 200 milyon, 300 milyon, 999 milyon)
999999999
1 milyar
1000000001
.....
1499999999
1.5 milyar
1500000001
......
1999999999
2 milyar
2000000001
.....
(2.5 milyar, 3 milyar...9 milyar)
9999999999
10 milyar
1000000001
.....
10499999999
10.5 milyar
10500000001
.....
(11 milyar, 11.5 milyar, 12 milyar, 20 milyar, 90 milyar, 99 milyar, 100 milyar)
ıstırab mı ızdırap mı?? Tıraş mı Traş mı? Arefe mi Arife miMakine mi Makina mı
Özellikle makale başlıklarında ve gazete manşetlerinde sayıların yazılış şekilleri aşağıdaki gibidir:
Sıfır
Bir
İki
Üç
Dört
Beş
Altı
Yedi
Sekiz
Dokuz
On
(toplu istisna: vurgunun sayısal değere yapıldığının çok belli olduğu hallerde, mesele bir oran-orantı halinde bunlar da rakamla yazılabilir. Mesela "7 gün 24 saat", "1 kişiye karşı 9 kişi girişmek", "6 kişi birleşip danaya girmek" gibi)
11
12
13
....
40 (deyimlerdeki, atasözlerindeki kırk harfle yazılabilir)
.....
99
100 (istisna: deyimlerde, atasözlerindeki yüz harfle yazılabilir)
101
102
....
999
1000
1001
1002
1003
1999
2 bin (istisna: 2000 dahil takvim yılları hep rakamla yazılır)
2001
2002
.....
2999
3 bin
3001
3002
.....
4 bin
.....
9 bin
....
9999
10 bin
10001
10001
......
10999
11 bin
11001
11002
....
(12 bin, 13 bin, 14 bin....)
19999
20 bin
20001
20002
......
(30 bin, 40 bin, 50 bin....)
99999
100 bin
100001
100002
.....
100999
101 bin
101001
101002
.....
(102 bin, 103 bin..., 110 bin, 150 bin, 200 bin, 205 bin, 900 bin, 999 bin)
999999
1 milyon
1000001
1000002
.....
1.1 milyon
.....
1.5 milyon
1500001
1500002
.....
1999999
2 milyon
2000001
.....
2.5 milyon
2500001
.....
3 milyon
3.5 milyon
4 milyon
...
9999999
10 milyon
10000001
......
10499999
10.5 milyon
10500001
.....
10999999
11 milyon
11000001
.....
(12 milyon, 13 milyon, 14 milyon....20 milyon, 21 milyon, 99 milyon)
99999999
100 milyon
100000001
.....
100999999
101 milyon
101000001
....
(102 milyon, 103 milyon... 199 milyon, 200 milyon, 300 milyon, 999 milyon)
999999999
1 milyar
1000000001
.....
1499999999
1.5 milyar
1500000001
......
1999999999
2 milyar
2000000001
.....
(2.5 milyar, 3 milyar...9 milyar)
9999999999
10 milyar
1000000001
.....
10499999999
10.5 milyar
10500000001
.....
(11 milyar, 11.5 milyar, 12 milyar, 20 milyar, 90 milyar, 99 milyar, 100 milyar)
ıstırab mı ızdırap mı?? Tıraş mı Traş mı? Arefe mi Arife miMakine mi Makina mı
Tape Ne Demek
Tape kelimesi zaten sıkça yanlış kullanılıyordu, son zamanlarda iyice suyu çıktı.
"Başbakanın tapeleri", "Erdoğan'ın yeni tapesi çıktı" vs. deniyor. Yok. Erdoğan hakkında bilinen hiçbir tape yok.
Yalandır, montajdır anlamında demiyorum. Onlar tape değil. Onlar telefon dinleme kaydı.
Türkçe yazıldığı gibi okunan tape kelimesi ile İngilizcedeki, "teyp" diye okunan tape kelimesi çok farklı. İngilizcedeki bant anlamında, şerit anlamında, biraz zorlarsan kaset, kayıt anlamında. Yani Erdoğan'ın telefon konuşma kayıtlarından bahsederken İngilizce "tape" (teyp) demekte bir sakınca yok.
Ama Türkçedeki, yazıldığı gibi okunan tape, İngilizce "type" (bkz: typewriter)(daktilo) kelimesiyle ilgili. Bu kelime "daktilo etmek", "bir yazı aleti vasıtasıyla harfleri dizmek" anlamına geliyor. "Tayp" diye değil de tape diye okumamızın nedeni muhtemelen type'ın Fransızca söylenişi. O kadarını Fransızca bilen biri anlatsın.
Kısacası: telefon kaydı kağıda aktarıldığında (özellikle daktilo, bilgisayar vs. Aracılığıyla aktarıldığı zaman) bu çıktıya tape denir. Mesela Aziz Yıldırım'ın bir sürü tapesi var.
Erdoğan'a ait olan ya da ait olduğu ileri sürülenler ise Youtube'da ve sair mecrada tanık olduğumuz üzere yazılı metne aktarılmış diyalog değil, ses kaydının kendisi. O yüzden bunlara tape denmez.
Bunlar bir fezlekeye, iddianameye geçerse o zaman yazıya geçirilmiş halinden tape diye bahsedilebilir.
"Tape kelimesi neden şike davasıyla gündeme gelmişti? Daha önce niye hiç duymamıştık da bir anda dilimize pelesenk oldu?" sorusunun cevabını da bu vesileyle vereyim: Aziz Yıldırım'ın kayıtları bir-iki istisna dışında pek dinletilmedi. Soruşturma ve yargılama diyalogların yazılı halleri üzerinden yürütüldü. Malum, Aziz Yıldırım da bunların içeriğini reddetmediği halde "Peki bunların gerçek kayıtlar olduğu ne malum, ben de dinlemek istiyorum" diye tutturdu. Suçsuzluk argümanını ise içeriğini yalanlayamadığı bu tapelerin ses kaydıyla örtüşmüyor olabileceğine dayandırdı. İşte bu yüzden, 3 yıldır FB'nin gönüllü sözcülüğünden başka bir şey yapmayan basınımız da bu delilleri itinayla "tape" diye andı. "telefon kaydı" demedi. Dememeye dikkat etti ya da ikisini aynı şey zannedip kendince moda olan tabiri kullandı.
Haftaya, Aziz Yıldırım'la Ceza Hukuku'na Giriş 101 dersini işleyeceğiz. Dağılabilirsiniz.
ıstırab mı ızdırap mı??
Tıraş mı Traş mı?
Arefe mi Arife mi
Makine mi Makina mı
"Başbakanın tapeleri", "Erdoğan'ın yeni tapesi çıktı" vs. deniyor. Yok. Erdoğan hakkında bilinen hiçbir tape yok.
Yalandır, montajdır anlamında demiyorum. Onlar tape değil. Onlar telefon dinleme kaydı.
Türkçe yazıldığı gibi okunan tape kelimesi ile İngilizcedeki, "teyp" diye okunan tape kelimesi çok farklı. İngilizcedeki bant anlamında, şerit anlamında, biraz zorlarsan kaset, kayıt anlamında. Yani Erdoğan'ın telefon konuşma kayıtlarından bahsederken İngilizce "tape" (teyp) demekte bir sakınca yok.
Ama Türkçedeki, yazıldığı gibi okunan tape, İngilizce "type" (bkz: typewriter)(daktilo) kelimesiyle ilgili. Bu kelime "daktilo etmek", "bir yazı aleti vasıtasıyla harfleri dizmek" anlamına geliyor. "Tayp" diye değil de tape diye okumamızın nedeni muhtemelen type'ın Fransızca söylenişi. O kadarını Fransızca bilen biri anlatsın.
Kısacası: telefon kaydı kağıda aktarıldığında (özellikle daktilo, bilgisayar vs. Aracılığıyla aktarıldığı zaman) bu çıktıya tape denir. Mesela Aziz Yıldırım'ın bir sürü tapesi var.
Erdoğan'a ait olan ya da ait olduğu ileri sürülenler ise Youtube'da ve sair mecrada tanık olduğumuz üzere yazılı metne aktarılmış diyalog değil, ses kaydının kendisi. O yüzden bunlara tape denmez.
Bunlar bir fezlekeye, iddianameye geçerse o zaman yazıya geçirilmiş halinden tape diye bahsedilebilir.
"Tape kelimesi neden şike davasıyla gündeme gelmişti? Daha önce niye hiç duymamıştık da bir anda dilimize pelesenk oldu?" sorusunun cevabını da bu vesileyle vereyim: Aziz Yıldırım'ın kayıtları bir-iki istisna dışında pek dinletilmedi. Soruşturma ve yargılama diyalogların yazılı halleri üzerinden yürütüldü. Malum, Aziz Yıldırım da bunların içeriğini reddetmediği halde "Peki bunların gerçek kayıtlar olduğu ne malum, ben de dinlemek istiyorum" diye tutturdu. Suçsuzluk argümanını ise içeriğini yalanlayamadığı bu tapelerin ses kaydıyla örtüşmüyor olabileceğine dayandırdı. İşte bu yüzden, 3 yıldır FB'nin gönüllü sözcülüğünden başka bir şey yapmayan basınımız da bu delilleri itinayla "tape" diye andı. "telefon kaydı" demedi. Dememeye dikkat etti ya da ikisini aynı şey zannedip kendince moda olan tabiri kullandı.
Haftaya, Aziz Yıldırım'la Ceza Hukuku'na Giriş 101 dersini işleyeceğiz. Dağılabilirsiniz.
ıstırab mı ızdırap mı??
Tıraş mı Traş mı?
Arefe mi Arife mi
Makine mi Makina mı
Berat Kandili mi Beraat Kandili mi Beraet Kandili mi?
Kelimenin Arapça aslı براءة yani beraet şeklindedir ve aklanma, suçsuz bulunma anlamına gelir.
Bu kelime Türkçede beraat şeklinde de telaffuz edilir. Nitekim TDK'ya göre aklanma anlamına gelen bu kelime beraat şeklinde yazılmalıdır:

Dil Derneği'ne göre de aklanma anlamına gelen bu kelime "Beraat" şeklinde yazılmalıdır.
Bununla birlikte Diyanet, bu özel güne ayrı bir anlam yüklemiş ve farklı bir kavram saymış olmalı ki farklı bir yazım kullanmaktadır:

Kutsal günün adının Berat Kandili şeklinde yazılması hem yaygın kullanıma hem de resmi alışkanlıklara daha uygundur.
ıstırab mı ızdırap mı?? Tıraş mı Traş mı? Arefe mi Arife miMakine mi Makina mı
Bu kelime Türkçede beraat şeklinde de telaffuz edilir. Nitekim TDK'ya göre aklanma anlamına gelen bu kelime beraat şeklinde yazılmalıdır:
Dil Derneği'ne göre de aklanma anlamına gelen bu kelime "Beraat" şeklinde yazılmalıdır.
Bununla birlikte Diyanet, bu özel güne ayrı bir anlam yüklemiş ve farklı bir kavram saymış olmalı ki farklı bir yazım kullanmaktadır:
Kutsal günün adının Berat Kandili şeklinde yazılması hem yaygın kullanıma hem de resmi alışkanlıklara daha uygundur.
ıstırab mı ızdırap mı?? Tıraş mı Traş mı? Arefe mi Arife miMakine mi Makina mı
Tiyo mu Tüyo mu?
Fransızca tuyau kelimesinin Türkçeye geçmiş halidir. Tüyo diye telaffuz etmek aslına daha uygundur.
TDK'ya göre ve Dil Derneği Yazım Kılavuzu'na göre de doğrusu "Tüyo"dur.
ıstırab mı ızdırap mı?? Tıraş mı Traş mı? Arefe mi Arife miMakine mi Makina mı
TDK'ya göre ve Dil Derneği Yazım Kılavuzu'na göre de doğrusu "Tüyo"dur.
ıstırab mı ızdırap mı?? Tıraş mı Traş mı? Arefe mi Arife miMakine mi Makina mı
Bazan mı Bağzen mi Bazen mi
TDK İmla Kılavuzu'na ve Dil Derneği Yazım Kılavuzu'na göre doğrusu "bazen"dir.
Diğer yazımlar yanlıştır.
ıstırab mı ızdırap mı?? Tıraş mı Traş mı? Arefe mi Arife miMakine mi Makina mı
Diğer yazımlar yanlıştır.
ıstırab mı ızdırap mı?? Tıraş mı Traş mı? Arefe mi Arife miMakine mi Makina mı
Kurdale mi Kurdele mi Kurdela mı?
TDK'ya göre doğrusu "kurdele"dir. Kurdela, kurdale ve kordela yanlıştır.
Dil Derneği Yazım Kılavuzu'na göre de doğrusu bu şekildedir: "Kurdele"
ıstırab mı ızdırap mı?? Tıraş mı Traş mı? Arefe mi Arife miMakine mi Makina mı
Dil Derneği Yazım Kılavuzu'na göre de doğrusu bu şekildedir: "Kurdele"
ıstırab mı ızdırap mı?? Tıraş mı Traş mı? Arefe mi Arife miMakine mi Makina mı
Hıdırellez mi Hıdrellez mi
Hıdır (=Hızır)(Bkz. Hızır mı Hıdır mı) adıyla İlyas adlarının birleşmesinden oluşan bu günün ismi, TDK'ya göre Kütahya, Ordu ve Erzurum'da Hıdırellez şeklinde söylenmektedir.

Dil Derneği Yazım Sözlüğü'ne göre ise ikinci "ı" harfi sonradan düşmüştür: Hıdrellez
Ahırkapı şenliklerinde de "Hıdrellez" yazımı tercih edilmektedir. Nitekim Kültür Bakanlığı resmi sayfasında da günün adı "Hıdrellez" şeklinde geçmektedir.
Dolayısıyla resmi yazışmalarda Hıdrellez yazmak daha doğrudur.
ıstırab mı ızdırap mı?? Tıraş mı Traş mı? Arefe mi Arife miMakine mi Makina mı
Dil Derneği Yazım Sözlüğü'ne göre ise ikinci "ı" harfi sonradan düşmüştür: Hıdrellez
Ahırkapı şenliklerinde de "Hıdrellez" yazımı tercih edilmektedir. Nitekim Kültür Bakanlığı resmi sayfasında da günün adı "Hıdrellez" şeklinde geçmektedir.
Dolayısıyla resmi yazışmalarda Hıdrellez yazmak daha doğrudur.
ıstırab mı ızdırap mı?? Tıraş mı Traş mı? Arefe mi Arife miMakine mi Makina mı
RAMADAN MI RAMAZAN MI
Ramazan ayının adı Arapça رمضان diye yazılır. Arapça dat harfi hem D hem Z harfine benzediği için iki türlü telaffuz edildiği de görülür.
Türk Dil Kurumu imla kılavuzu, Dil Derneği Yazım Kılavuzu ve Diyanet İşleri Başkanlığı "Ramazan" yazımını tercih eder. Resmi yazışmada Ramazan yazmak daha doğrudur.
ıstırab mı ızdırap mı??
Tıraş mı Traş mı?
Anadolumuz Nasıl Yazılır??
Vaat Etmek mi Vâdetmek mi?
Herşey Nasıl Yazılır?
Türk Dil Kurumu imla kılavuzu, Dil Derneği Yazım Kılavuzu ve Diyanet İşleri Başkanlığı "Ramazan" yazımını tercih eder. Resmi yazışmada Ramazan yazmak daha doğrudur.
ıstırab mı ızdırap mı??
Tıraş mı Traş mı?
Anadolumuz Nasıl Yazılır??
Vaat Etmek mi Vâdetmek mi?
Herşey Nasıl Yazılır?
Regaib mi Regayib mi Regaip mi Regayip mi
Rağbet edilen anlamına gelen رغايب kelimesi Türkçe "Regaib" diye yazılır.
Arapça telaffuzu regaib şeklinde olsa da Türkçede kelimelerin sonundaki -b harfi p diye telaffuz edildiği için Regaip yazımı daha yaygındır. Bununla birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı "Regaip" yazımını tercih etmektedir.
Türkçeye girmiş bir kelimeden çok özel isim hükmünde olduğu için Arapça aslına sadık kalındığı düşünülebilir.
ıstırab mı ızdırap mı??
Tıraş mı Traş mı?
Anadolumuz Nasıl Yazılır??
Vaat Etmek mi Vâdetmek mi?
Herşey Nasıl Yazılır?
Arapça telaffuzu regaib şeklinde olsa da Türkçede kelimelerin sonundaki -b harfi p diye telaffuz edildiği için Regaip yazımı daha yaygındır. Bununla birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı "Regaip" yazımını tercih etmektedir.
Türkçeye girmiş bir kelimeden çok özel isim hükmünde olduğu için Arapça aslına sadık kalındığı düşünülebilir.
ıstırab mı ızdırap mı??
Tıraş mı Traş mı?
Anadolumuz Nasıl Yazılır??
Vaat Etmek mi Vâdetmek mi?
Herşey Nasıl Yazılır?
Great Depression - Türkçesi
Yaşandığı yıllarda bu olaya "Büyük Buhran" deniyor.
1960'lı yıllarda buhran kelimesinin yerine bunalım tercih edilmeye başlanınca bazı kaynaklar aynı olayı Büyük Bunalım adıyla da anmıştır.
ıstırab mı ızdırap mı??
Tıraş mı Traş mı?
Anadolumuz Nasıl Yazılır??
Vaat Etmek mi Vâdetmek mi?
Herşey Nasıl Yazılır?
1960'lı yıllarda buhran kelimesinin yerine bunalım tercih edilmeye başlanınca bazı kaynaklar aynı olayı Büyük Bunalım adıyla da anmıştır.
ıstırab mı ızdırap mı??
Tıraş mı Traş mı?
Anadolumuz Nasıl Yazılır??
Vaat Etmek mi Vâdetmek mi?
Herşey Nasıl Yazılır?
Mucibince Amel Oluna mı - Mucebince Amel Oluna mı
Padişah iradelerinin emredici sözüdür: "Mucebince amel oluna"
Yukarıdaki derlememdeki yer alan yazıların en üstündeki kutucularda "Mucebince Amel Oluna" yazmaktadır.
Mucip (mucib) (Arapça مجيب) gerektiren, icap ettiren demektir. Allah'ın adlarındandır. "Mucibince amel oluna" denirse "İcap ettirence yapılsın" demek olur; yanlış bir ifade olur.
Mucep (mucep) (Arapça موجب) ise "gerek", bir işin gereği anlamına gelir. Mucebince amel olunca demek, o işin gereğince, usulünce yapılmasını emretmektir. Doğrusu "Mucebince amel oluna"dır.
ıstırab mı ızdırap mı??
Tıraş mı Traş mı?
Anadolumuz Nasıl Yazılır??
Vaat Etmek mi Vâdetmek mi?
Herşey Nasıl Yazılır?
Yukarıdaki derlememdeki yer alan yazıların en üstündeki kutucularda "Mucebince Amel Oluna" yazmaktadır.
Mucip (mucib) (Arapça مجيب) gerektiren, icap ettiren demektir. Allah'ın adlarındandır. "Mucibince amel oluna" denirse "İcap ettirence yapılsın" demek olur; yanlış bir ifade olur.
Mucep (mucep) (Arapça موجب) ise "gerek", bir işin gereği anlamına gelir. Mucebince amel olunca demek, o işin gereğince, usulünce yapılmasını emretmektir. Doğrusu "Mucebince amel oluna"dır.
ıstırab mı ızdırap mı??
Tıraş mı Traş mı?
Anadolumuz Nasıl Yazılır??
Vaat Etmek mi Vâdetmek mi?
Herşey Nasıl Yazılır?
Yaşındayım mı Yaşımdayım mı
Önce "yaşımda~" kullanımını irdeleyelim.
Bilinen en eski örneklerden gidelim:
--------------
"Kara han içreği ben Ezgene. Altı otuz yaşıma erti. Ben öltüm"
[Kara han maiyetinden ben Ezgene. 26 yaşımdaydım. Öldüm]¹
Yenisey, Ezgene yazıtı (mezar taşı)
"Biş yigirmi yaşımda tabgaç kanga bardım"
[15 yaşımda Tabgaç (çin hanedanı) kağanına gittim]
Begire yazıtı (mezar taşı)
--------------
Bunlar yaklaşık 1300 yıllık örnekler. Yani "yaşımda...", "yaşımdan..." kullanımları dilin özünde var. "6 yaşımdan beri sözlük yazarıyım" denebilir.
Gelelim öbür kullanıma. "6 yaşından beri sözlük yazarıyım" denebilir mi?
Bu ifadeyi analiz etmek için "1999 yılından beri sözlük yazarıyım" ifadesi üzerinden kıyas yapılabilir². Şöyle ki:
"1999 yılı" diye bir tamlama var. "Elma meyvesi", "Ahmet ismi" gibi bir belirtisiz isim tamlaması. Oradaki -ı eki ya da -ın eki iyelik eki değil. -ı tamlanan eki. -n de kaynaştırma harfi. Eğer "1999 yılı" denebildiği gibi "6 yaşı" da diyebiliyorsak "6 yaşından beri sözlük yazarıyım" ifadesinde bir yanlışlık yok demektir çünkü "1999 yılından beri sözlük yazarıyım" demekte hiçbir yanlışlık yok.
Fakat sorun şurda: "1999 yılı" dediğimiz şekilde "altı yaşı" diyemiyoruz çünkü öyle bir şey yok. İfadenin kökünde aslında bir sıfat tamlaması var: "altı yaş"
--------------
"Biş yigirmi yaşda alınmışım koncuyuma bunga adrıldım"
[15 yaşta aldığım eşimden ne yazık ki ayrıldım]
Begire yazıtı
--------------
Yani insanın 6. Yaşına "altı yaş" denir. "altı yaşı" denmez.
Söz konusu olan bir sıfat tamlaması olduğuna göre tamlanan eki -ı söz konusu değildir. Dolayısıyla "ben 6 yaşından beri sözlük yazarıyım" ifadesindeki -ı'nın tamlanan eki olamayacağı bellidir.
İyelik eki olması da zor görünüyor çünkü birinci tekil şahıslı bir cümledeki kelimeye üçüncü tekil şahıs eki gelmez. Ancak "Boyu kısa biriyim", "Sözü doğru bir insanım" gibi örnekler buna müsaade eder. Ele aldığımız örnekte ise -ı eki iyelik eki olarak da geçersizdir.
Bununla birlikte "6 yaşından beri" ifadesinin yaygınlığına saygı duyuyorum. Amacım dil polisliği yapmak değil. Bu yeni ifade henüz geleneksel ifadeyi bastırmış değil ama kendi varlığını kabul ettirecek kadar yaygın.
Peki uzun vadede ne olur? Bence yine geleneksel yapı ağır basar çünkü dilin aritmetiğinde yaş ifadeleri sıfat tamlaması olarak esas alınmış ve bunun çok kuvvetli bir güncel delili de var:
Cahit Sıtkı Tarancı'nın şiirinin adı: Otuz Beş Yaş
___________________________________________________
¹ Typo yok. Eski türklerin matematiği de zayıf değildi. Beş yirmi = 15 demektir.
² Hayır arkadaşım, 19 yaşında değilim. 1999 yılını ve 6 yaşı örnek olsun diye verdim.
ıstırab mı ızdırap mı??
Tıraş mı Traş mı?
Anadolumuz Nasıl Yazılır??
Vaat Etmek mi Vâdetmek mi?
Herşey Nasıl Yazılır?
Bilinen en eski örneklerden gidelim:
--------------
"Kara han içreği ben Ezgene. Altı otuz yaşıma erti. Ben öltüm"
[Kara han maiyetinden ben Ezgene. 26 yaşımdaydım. Öldüm]¹
Yenisey, Ezgene yazıtı (mezar taşı)
"Biş yigirmi yaşımda tabgaç kanga bardım"
[15 yaşımda Tabgaç (çin hanedanı) kağanına gittim]
Begire yazıtı (mezar taşı)
--------------
Bunlar yaklaşık 1300 yıllık örnekler. Yani "yaşımda...", "yaşımdan..." kullanımları dilin özünde var. "6 yaşımdan beri sözlük yazarıyım" denebilir.
Gelelim öbür kullanıma. "6 yaşından beri sözlük yazarıyım" denebilir mi?
Bu ifadeyi analiz etmek için "1999 yılından beri sözlük yazarıyım" ifadesi üzerinden kıyas yapılabilir². Şöyle ki:
"1999 yılı" diye bir tamlama var. "Elma meyvesi", "Ahmet ismi" gibi bir belirtisiz isim tamlaması. Oradaki -ı eki ya da -ın eki iyelik eki değil. -ı tamlanan eki. -n de kaynaştırma harfi. Eğer "1999 yılı" denebildiği gibi "6 yaşı" da diyebiliyorsak "6 yaşından beri sözlük yazarıyım" ifadesinde bir yanlışlık yok demektir çünkü "1999 yılından beri sözlük yazarıyım" demekte hiçbir yanlışlık yok.
Fakat sorun şurda: "1999 yılı" dediğimiz şekilde "altı yaşı" diyemiyoruz çünkü öyle bir şey yok. İfadenin kökünde aslında bir sıfat tamlaması var: "altı yaş"
--------------
"Biş yigirmi yaşda alınmışım koncuyuma bunga adrıldım"
[15 yaşta aldığım eşimden ne yazık ki ayrıldım]
Begire yazıtı
--------------
Yani insanın 6. Yaşına "altı yaş" denir. "altı yaşı" denmez.
Söz konusu olan bir sıfat tamlaması olduğuna göre tamlanan eki -ı söz konusu değildir. Dolayısıyla "ben 6 yaşından beri sözlük yazarıyım" ifadesindeki -ı'nın tamlanan eki olamayacağı bellidir.
İyelik eki olması da zor görünüyor çünkü birinci tekil şahıslı bir cümledeki kelimeye üçüncü tekil şahıs eki gelmez. Ancak "Boyu kısa biriyim", "Sözü doğru bir insanım" gibi örnekler buna müsaade eder. Ele aldığımız örnekte ise -ı eki iyelik eki olarak da geçersizdir.
Bununla birlikte "6 yaşından beri" ifadesinin yaygınlığına saygı duyuyorum. Amacım dil polisliği yapmak değil. Bu yeni ifade henüz geleneksel ifadeyi bastırmış değil ama kendi varlığını kabul ettirecek kadar yaygın.
Peki uzun vadede ne olur? Bence yine geleneksel yapı ağır basar çünkü dilin aritmetiğinde yaş ifadeleri sıfat tamlaması olarak esas alınmış ve bunun çok kuvvetli bir güncel delili de var:
Cahit Sıtkı Tarancı'nın şiirinin adı: Otuz Beş Yaş
___________________________________________________
¹ Typo yok. Eski türklerin matematiği de zayıf değildi. Beş yirmi = 15 demektir.
² Hayır arkadaşım, 19 yaşında değilim. 1999 yılını ve 6 yaşı örnek olsun diye verdim.
ıstırab mı ızdırap mı??
Tıraş mı Traş mı?
Anadolumuz Nasıl Yazılır??
Vaat Etmek mi Vâdetmek mi?
Herşey Nasıl Yazılır?
Izdırap Nasıl Yazılır
Izdırap Mı Istırap Mı?
Dil derneği'ne göre ızdırap kelimesinin doğru yazımı "ıstırap" şeklinde, TDK'ya göre ise "ızdırap" şeklindedir ve bize göre doğrusu TDK'nınkidir.
Google taramalarına göre de "ızdırap" yazımı hemen hemen her bağlamda iki kat yaygındır.
Buna rağmen "ıstırap" yazımını önermelerinin sebebi ne olabilir diye merak ediyorum. Üşenmiyorum, kökene iniyorum:
Bu kelimenin Türkçeye Arapçadan geçtiği konusunda da tüm kaynaklar hemfikir.
Kelimenin Arapçası şöyle:
اضطراب
Romanizasyon harfleriyle "iżțırāb" şeklinde.
(Z'nin üstünde ve T'nin altında nokta var. A'nın üstünde de düz çizgi var. Hani şu bazen şapkayla gösterilen uzun okuma işareti yani)
Yani bu Arapça bir özel isim olsaydı ya da Arapçadan alıntılanan bir cümlede yer alsaydı iztırab diye yazacaktık. Dolayısıyla kelimeyi Arapçadan alıntıladığımızı farz etseydik bile "ıstırap" diye bir yazım çıkmazdı. Ki zaten öyle değil.
Son bir şans verip deformasyon paylarına bakalım.
Kelimenin kökü dat-re-be yani zerebe fiili. Türkçeye darbe, darbetmek, darphane ve sair kelimelerle geçen fiil.
Dat harfi Türkçede büyük çoğunlukla z harfiyle, darbe gibi birkaç istisnada da d harfiyle yazılır ama s (ıstırap'ın s'si) harfiyle yazıldığı hiçbir örnek bulamadım.
Velhasıl, kelimenin 2. harfi Arapçada da romanizasyonda da yaygın Türkçede de z'dir. Bilemedin d'dir. Ama bu harfin "s" olmasının makul hiçbir açıklaması yok.
Üçüncü harf olan t'nin Türkçede d olmasına gelirsek:
Tı harfi aslen Türkçedeki t'ye yakın olsa da Türkçede d'ye de çok yakındır. O kadar ki: ada, davlumbaz, dokuz, donmak, dul, durmak gibi pek çok Türkçe kelimedeki d sesi Osmanlıcada tı harfiyle gösterilirdi.
Büyük ünlü uyumunu ve kelimenin sonuna -b harfi gelmemesi kuralını da düşünürsek Arapça iztırab kelimesinin Türkçe ızdırap diye yazılmasının ve okunmasının ne kadar normal ve gerekli olduğu anlaşılır.
Buradan yetkililere sesleniyorum:
Hadi TDK'yı saymıyorsunuz (Olabilir. yeri gelince biz de saymıyoruz, pek çok yayıncı da saymıyor)
Hadi şuracıkta yazdıklarımı da umursamıyorsunuz.
E diyelim Google'da bakmaya üşeniyorsunuz ya da yaygın kullanıma da önem vermiyorsunuz.
Peki "aşkın ızdırabını" çekenlerin kendilerini ifade etme haklarına nasıl kıyıyorsunuz? Ağza oturtamadıktan sonra o aşkın "ızdırab"ını çekmenin ne anlamı kaldı? Ona kıymayın bari.
Doğrusu "IZDIRAP"tır.
ıstırab mı ızdırap mı??
Tıraş mı Traş mı?
Anadolumuz Nasıl Yazılır??
Vaat Etmek mi Vâdetmek mi?
Herşey Nasıl Yazılır?
Dil derneği'ne göre ızdırap kelimesinin doğru yazımı "ıstırap" şeklinde, TDK'ya göre ise "ızdırap" şeklindedir ve bize göre doğrusu TDK'nınkidir.
Google taramalarına göre de "ızdırap" yazımı hemen hemen her bağlamda iki kat yaygındır.
Buna rağmen "ıstırap" yazımını önermelerinin sebebi ne olabilir diye merak ediyorum. Üşenmiyorum, kökene iniyorum:
Bu kelimenin Türkçeye Arapçadan geçtiği konusunda da tüm kaynaklar hemfikir.
Kelimenin Arapçası şöyle:
اضطراب
Romanizasyon harfleriyle "iżțırāb" şeklinde.
(Z'nin üstünde ve T'nin altında nokta var. A'nın üstünde de düz çizgi var. Hani şu bazen şapkayla gösterilen uzun okuma işareti yani)
Yani bu Arapça bir özel isim olsaydı ya da Arapçadan alıntılanan bir cümlede yer alsaydı iztırab diye yazacaktık. Dolayısıyla kelimeyi Arapçadan alıntıladığımızı farz etseydik bile "ıstırap" diye bir yazım çıkmazdı. Ki zaten öyle değil.
Son bir şans verip deformasyon paylarına bakalım.
Kelimenin kökü dat-re-be yani zerebe fiili. Türkçeye darbe, darbetmek, darphane ve sair kelimelerle geçen fiil.
Dat harfi Türkçede büyük çoğunlukla z harfiyle, darbe gibi birkaç istisnada da d harfiyle yazılır ama s (ıstırap'ın s'si) harfiyle yazıldığı hiçbir örnek bulamadım.
Velhasıl, kelimenin 2. harfi Arapçada da romanizasyonda da yaygın Türkçede de z'dir. Bilemedin d'dir. Ama bu harfin "s" olmasının makul hiçbir açıklaması yok.
Üçüncü harf olan t'nin Türkçede d olmasına gelirsek:
Tı harfi aslen Türkçedeki t'ye yakın olsa da Türkçede d'ye de çok yakındır. O kadar ki: ada, davlumbaz, dokuz, donmak, dul, durmak gibi pek çok Türkçe kelimedeki d sesi Osmanlıcada tı harfiyle gösterilirdi.
Büyük ünlü uyumunu ve kelimenin sonuna -b harfi gelmemesi kuralını da düşünürsek Arapça iztırab kelimesinin Türkçe ızdırap diye yazılmasının ve okunmasının ne kadar normal ve gerekli olduğu anlaşılır.
Buradan yetkililere sesleniyorum:
Hadi TDK'yı saymıyorsunuz (Olabilir. yeri gelince biz de saymıyoruz, pek çok yayıncı da saymıyor)
Hadi şuracıkta yazdıklarımı da umursamıyorsunuz.
E diyelim Google'da bakmaya üşeniyorsunuz ya da yaygın kullanıma da önem vermiyorsunuz.
Peki "aşkın ızdırabını" çekenlerin kendilerini ifade etme haklarına nasıl kıyıyorsunuz? Ağza oturtamadıktan sonra o aşkın "ızdırab"ını çekmenin ne anlamı kaldı? Ona kıymayın bari.
Doğrusu "IZDIRAP"tır.
ıstırab mı ızdırap mı??
Tıraş mı Traş mı?
Anadolumuz Nasıl Yazılır??
Vaat Etmek mi Vâdetmek mi?
Herşey Nasıl Yazılır?
Hiçbirşey Nasıl Yazılır?
Hem TDK İmla Kılavuzu'na göre hem de Dil Derneği Yazım Kılavuzu'na göre bu ifade "hiçbir şey" şeklinde yazılır.
Hiç ile bir kelimesi yan yana gelerek yeni bir anlam kazandığı için birleşik yazılmaktadır ama bu sıfatın yanına gelen 'şey' özel bir anlam katmadığı için ayrı yazılmalıdır.
Slogan haline getirmek gerekirse:
"Türkçede her şey ayrı yazılır, hiçbir şey birleşik yazılmaz"
Karşılaştırınız Herşey Ayrı mı Yazılır
______________________________________
İddaa Nasıl Yazılır
Jeep Nasıl Yazılır
Hiçbiriniz Yazılır
Açıkhava Ayrı Mı Yazılır
Kayyum mu Kayyım mı Hangisi Doğru
Hiç ile bir kelimesi yan yana gelerek yeni bir anlam kazandığı için birleşik yazılmaktadır ama bu sıfatın yanına gelen 'şey' özel bir anlam katmadığı için ayrı yazılmalıdır.
Slogan haline getirmek gerekirse:
"Türkçede her şey ayrı yazılır, hiçbir şey birleşik yazılmaz"
Karşılaştırınız Herşey Ayrı mı Yazılır
______________________________________
İddaa Nasıl Yazılır
Jeep Nasıl Yazılır
Hiçbiriniz Yazılır
Açıkhava Ayrı Mı Yazılır
Kayyum mu Kayyım mı Hangisi Doğru
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Site İçinde Arama
En Çok Okunanlar
-
Türk kelimesinin Göktürk harfleriyle yazılışının en kabul gören hali 𐱅 𐰼 𐰇 𐰰 şeklindedir. Bu yazımın asıl okunuşunun "Türük"...
-
Allah (c.c) ismi Arapçada الله şeklinde yazılır. Allah adının Arapça Yazılışı resimdeki gibidir: Başka bir yere yapıştırmak üzere buradan k...
-
Boşluk tuşunun solundaki "Alt" tuşuna basılı tutarak sağdaki NumberPad rakam tuşlarında 0185 yazarsanız tuşları bıraktığınızda ¹ h...
-
Türkçe Q klavyede Shift'le birlikte 3 tuşuna basıldığında ^ işareti hafızaya alınır. Ondan sonra "E" tuşuna bastığınızda şapka...
-
Türkçe Q klavyede Shift'le birlikte 3 tuşuna basıldığında ^ işareti hafızaya alınır. Ondan sonra "İ" ya da "I" tuşun...
-
Kök işareti genelde √ işaretiyle yapılır: √9=3 gibi. Ancak √¯ şeklinde yapıldığı da olur. √ işareti için aşağıdaki Kopyala butonuna tıklayın...
-
Elif Arapçada tek başına yazıldığında A diye okunan harfin adıdır ve o harf ا şeklinde yazılır. Harfin adının okunuşu "elif" şek...
-
Fransızca honorer kelimesinden geldiği için "Onore etmek" doğrudur. Dil Derneği bu yazımı doğru kabul eder. TDK Sözlük bu kelimeyi...
-
Aşağıdaki butona basarak bu şekli bilgisayarın hafızasına alabilirsiniz. Sonra istediğiniz yerde Ctrl+V tuşlarına basarak bu işareti yapıştı...
-
Aşağıdaki butona basarak bu yazımı bilgisayarın hafızasına alabilirsiniz. Sonra istediğiniz yerde Ctrl+V tuşlarına basarak bu ifadeyi yapışt...
Translate
Blogger tarafından desteklenmektedir.







