TDK İmla Kılavuzu - 1985

1984'e kadar Türkçenin yazımı konusunda tek kurumsal otorite Türk Dil Kurumu idi. 1985 tarihinde basılan TDK İmla Kılavuzu öncekilerden çok farklı kurallar önerdiği için otoritelerin çoğu tarafından kabul görmedi. 1985'e kadarki geleneğe (dildeki yeniliklere göre güncellemeler yapmak kaydıyla) sadık kalan otoriteler Dil Derneği adı altında örgütlendi ve Türkçe yazımın diğer temel başvuru kaynağı olan Dil Derneği Yazım Kılavuzu'nu oluşturdu. Bu kılavuzun Ömer Asım Aksoy'un Ana Yazım Kılavuzu'nun, güncel sözcük dağarcığına uyarlanmış hali olduğu da söylenebilir.



Bazı kelimelerin Türk Dil Kurumu tarafından önerilen yazımının basılı ve görsel eserlerde uygulanmamasının en önemli sebebi bu ayrımdır. Günümüzde yayıncıların çoğu Dil Derneği'nin Yazım Kılavuzu'nu TDK'nın İmla Kılavuzu'na tercih etmektedir.

(İstanbul Barosu, bir meslek kuruluşu yani kamu kurumu olmasına rağmen 12 Eylül'den sonra TDK'yı tanımadığını 2007 tarihli yayınında dahi açıkça ifade etmektedir)

Dil Derneği 1985 İmla Kılavuzu nedeniyle gelinen yol ayrımını şöyle özetlemektedir:

Resmi TDK, 1985’te Prof. Dr. Hasan Eren’in adını taşıyan “İmlâ Kılavuzu”nu yayımladığında, yapıt, kullanıcıları birkaç açıdan sıkıntıya sokmuştur. Çünkü bu kılavuzla bırakın birkaç yıl önceyi, 50 yıl öncesinin kullanımdan düşmüş kuralları canlandırılmaya çalışılmıştır. Resmi TDK, 1983’ten önceki kurumun 11 kez bastığı Yazım Kılavuzu’nun, bugün 24. baskısını yaptığını duyurmaktadır. 1985’ten sonra 12 kez “İmlâ Kılavuzu” adıyla, 1 kez Yazım Kılavuzu adıyla basılan yapıtın her yeni baskısında sessiz sedasız, yazım kargaşasını derinleştiren değişiklikler yapılmıştır. Aşağıdaki örnekler, gereksiz tartışmalara son vermek için sıralanmaktadır:

* 1969’dan bu yana kılavuzların adında kullanılan “yazım” sözcüğü “imlâ”ya çevrilmiş, inatla 20 yıl bu ad kullanılmış, “yazım”dan “imlâ”ya, “imlâ”dan “yazım”a dönüşün gerekçeleri açıklamadan, 2005 Eylülünde YAZIM KILAVUZU yayımlanmıştır. Demek ki Atatürk’ün kurumunca türetilen ve 1985’e dek yerleşik bir kavram olarak bilinen “yazım” yerine “imlâ”yı kullanmak doğru bir davranış değildir; bu yanlıştan dönülmüştür.

* 1928’den 1983’e dek TDK’nin yayımladığı kılavuzlar, onlarca dilcinin çalıştığı ortak emek ürünüdür; bu nedenle kılavuzların dış kapağına, ne TDK başkanlarının, kol başkanlarının, ne genel yazmanların, ne de uzmanların, hiç kimsenin adı konmamıştır. 1985 kılavuzu büyük ölçüde 1985 öncesindeki kuralları da içermektedir; bu nedenle onlarca dilcinin emeğini taşıyan bir yapıtın, bir kişiye özgülenmesi, şaşkınlık yaratmıştır. Ne ki resmi TDK, 1985 kılavuzunun 2. baskısında bu yanlışından dönmüştür.

* 1983 öncesindeki TDK, yanlış kullanılmasını önlemek için nispet “i”sini kullanıldığı her yerden kaldırmıştır. Doğu dillerini iyi bilmeyenlerin, bu imi doğru kullanması olanaksızdır. Eski TDK’nin bu kaygısı, resmi TDK’nin “İmlâ Kılavuzu”yla doğrulanmıştır. Nispet “i”si, “asî, canî, fanî, sakî, sarî, mer’î, tedaî…” gibi sözcüklerde yanlış olarak kullanılmış; bu im, yapıtın 2. baskısında kimi sözcüklerden kaldırılmış, kiminde yanlış olarak bırakılmıştır.

* Kesme imi (‘), “ an’ane, cem’an, kat’iyen, kıt’a, sür’at, san’at…” gibi onlarca sözcükte kullanılarak yazımda ikilik yaratılmış, bu kullanımdan sonraki baskılarda vazgeçilmiştir.

* Düzeltme imi (^), “ahlâk, billûr, evlât, felâket, hilâl, ilâç, ilân, ilâve, iflâs, ihtilâl, istiklâl, kelâm, lâkin, lâle, lâzım, mahlâs, selâm, üslûp, klâsik, lâhana, lâik, lâmba, Lâtin, melânkoli, plâk, plâj, plân, reklâm…” gibi, sözcüklerin geldiği yer düşünülmeden ve sesbilgisel veriler göz ardı edilerek gelişigüzel kullanılmış, kılavuzun her baskısında bir kısım sözcükten kaldırılmış, 2005 baskısında ise tümden vazgeçilmiştir.

Düzeltme imine ilişkin olarak, eski TDK’nin, bu imi tümden kaldırdığına yönelik savlar da doğru değildir. Bu im, Arapça ve Farsça sözcüklerde k ve g’den sonra gerektiği her yerde her zaman kullanılmıştır. Yazım kılavuzları, yayın tarihleri izlenerek incelendiğinde bu durum görülecektir.

* Nispet “i”si ve düzeltme imlerinin, az ya da hiç kullanılmamasının, konuşma dilinde aksamalar yarattığı savı da geçerli değildir. Dili uygulamalı biçimde, gözle ve kulakla öğretemiyorsak bu yanlışlar sürecektir. Örneğin “Hakkâri, dükkân, rüzgâr…” gibi düzeltme imini taşıyan sözcükler, birçok TV kanalında yanlış seslendirilmekte; yetiştiği bölgenin söyleyiş özelliklerinden kopamayan üst düzey yetkililerle Türkçe öğretmenleri bile “milli” sözcüğünü yanlış seslendirmektedir. Okullarımızda konuşma dersi yoktur; edebiyat ve Türkçe öğretmenlerinin çoğu ölçünlü dili kullanamamakta, bölgesel ağız ayrımları giderilememektedir. Bu nedenle eski TDK’yi ve yazım kılavuzlarını sorgulamak da sorunun çözümünde bilimsel bakış açısıyla bağdaşmamaktadır.

* Resmi TDK, büyük harflerin kullanımında, yabancı sözcüklerin yazımında da 40-50 yıl geride kalan kuralları öne çıkarmış, kılavuzun her baskısında bunlar da bölük bölük değişim geçirmiştir.
(Kaynak: http://www.dildernegi.org.tr/TR,612/ii-bolum.html)

Söz konusu 1985 tarihli TDK İmla Kılavuzu görsel ve metin halinde aşağıdadır.

CTRL+F tuşlarına basarak metin içinde arama yapabilirsiniz.
Metin, Optik Karakter Tanıma programından geçirilmiştir.
İçerikten emin olmak için ilgili sayfanın görseliyle sağlama yapınız.




TÜRK DİL KURUMU YAYINLARI: 525
İMLÂ KILAVUZU
Hazırlayan: Prof. Dr. Hasan Eren
Ankara 1985
Türk Tarih Kurumu Basım Evi

TÜRK. DİL KURUMU YAYINLARI: 525
İMLÂ KILAVUZU

Hazırlayan:
Prof Dr. Hasan Eren

Ankara 1985

Türk Tarih Kurumu Basım Evi

Yürütme Kurulunun 4.4.1985 gün ve 21 sayılı kararı ve Yönetim Kurulunun 4.10.1985 gün ve 48 sayılı onayı ile basılmıştır.

GtRİŞ

Türk Dil Kurumu elli yılı aşkın bir süreden beri imlâ sorunlarıyla düzenli olarak uğraşmaktadır. Yeni Türk alfabesinin kabulünden sonra Dil Encümeni, imlâ Lügati başlıklı bir kılavuz hazırlamıştı. 1929'da çıkan bu lügat, eski Arap harfleriyle yazılmış kelimelerin yeni Türk yazısına çevrilmesinde değerli bir kılavuz olarak kulla¬nılmıştır. Öğretim kuruluşlarında öğretmenler onu esas olarak almışlar, gazete ve dergi gibi yayın organları da ona uymuşlardır. Bu eser, yeni Türk imlasında belli bir birlik sağlamakla karmamış, ayrıca eski Arap yazısından kalma birtakım sorunları da çözümle¬meye çalışmıştır.
Ancak, İmlâ Lûgatfmn getirdiği yazılış biçimlerinin daha ilk gününden başlayarak birtakım eleştirilere uğradığına tanık olduk.
Eleştirilere yol açan sorunlara çözüm getirmek ve göze çarpan aksaklıkları gidermek üzere İmlâ Lûgati'm küçük veya büyük aralıklarla yeni baskılar izlemişti i Bu lügatin yeni baskılarına imlâ Kılavuzu adı verilmiştir.
Bu kılavuzlarda dilimizin gelişmelerini değerlendiren birtakım yenilikler getirilmiştir. İmlâda açıklık ve kolaylık sağlayan bu yenilikler kısa bir süre içinde yaygınlaşmıştır.
imlâ Kılavuzu'nun Yazım Kılavuzu adım alan son baskılarında düzeltme (inceltme, uzatma) işaretinin kaldırılması, yazıda ve söy¬leyişte büyük sorunlara yol açmıştır. Eski nispet i'si üzerinden bu işaretin kaldırılması, yazı ve söyleyiş sorunlarım bir kat daha artırmıştır. Bu durum karşısında Millî Eğitim Bakanlığı, 1982 yılında bir bildiri yayımlayarak yazışma ve yayınlarda gözlenen aksaklıkları gidermek ve yazılışta birliği sağlamak üzere düzeltme işaretinin kullanılmasını bakanlık teşkilâtına bildirmiştir (Milü Eğirim Bakanlığı Tebliğler Dergisi 12 Nisan 1982, cilt 45, sayı 2110. s. 166).
Eski kılavuzlarda dilimizin belli başlı imlâ kuralları toplu olarak verilmişti. Ancak aradan geçen uzun yıllar içinde kurallardan bir bölümü eskimiş, buna karşılık açık kurallara bağlanamamış olaylarm sayısı da artmıştır.
Bu durum karşısında imlâ kurallarının yeniden gözden geçiril¬mesi ve yeni bir kılavuz hazırlanması gerekli görülmüştür.
İşte bu gün ortaya çıkan bu kılavuzda elli yıldan beri öğretim ve yayın çalışmaları sonunda kazanılan tecrübe ve gözlemler değer¬lendirilmiş, bu güne değin yerleşmiş belli başlı kuralların değiş¬tirilmesine ihtiyaç duyulmamıştır. Yalnız imlâ birliğini sağlamak için

tutarsızlıkların giderilmesine ve sorunların çözümünü kolaylaştırıcı yollar aranmasına ağırlık verilmiştir. Ayrıca, yukarıdaki ilkelere uyularak yazılış ve söyleyişte aksaklıklara yol açan durumların giderilmesine çalışılmıştır.
Terimlerin, özellikle yeni karşılıkların yazılışında daha çok Batı dillerinden örnek alındığı gözlenmiştir. Türkçenin gramer yapısına uymayan bu yazılış biçimlerinin düzeltilmesi gerekli görülmüştür.
Son yıllarda dilimiz sürekli bir gelişme göstererek birçok yeni kavram ve karşılık kazanmıştır. Bu yeni karşılıkların kılavuzda değerlendirilmesi gerekiyordu. Yeni terimlerin getirdiği yazılış sorunlarının gözden geçirilmesi de yararlı olacaktı. Bu bakımdan kılavuzda bu terimlere geniş bir yer verilmiştir,
İmlâ sorunlarının gözden geçirilmesi çalışmalarına birkaç yıl önce başlanmıştı. Bu çalışmalar sonunda hazırlanan esere Yazım Kılavuzu adı verilmişti. Ancak Türk Dil Kurumu Bilim Kurulunda bu adın İmlâ Kılavuzu'na çevrilmesi oy çokluğuyla kabul edilmiştir. Ayrıca, Bilim Kurulu, İmlâ Kılavuzu'nun beş kişilik bir komisyon tarafından gözden geçirilmesini de kararlaştırmıştır. Bu komisyona Prof. Dr. Meliha Anbarcıoğlu, Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Doç. Dr. Orhan Okay, Fevziye Abdullah Tansel ve Doç. Dr. Hamza Zülfikar seçilmişlerdir. Bu komisyon İmlâ Kılavuzu'nu özenle gözden geçi¬rerek birtakım değerli katkılar getirmiştir.
Daha sonra Türk Dil Kurumu Yürütme Kurulunda (Prof. Dr. Mehmet Akalın, Prof, Dr. Kemal Eraslan. Doç. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, Doç. Dr. Zeynep Kerman, Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Doç. Dr. Mertol Tulum) kılavuz bir daha gözden geçirilmiş, yeni katkılarla geliştirilmiştir.
Son olarak, imlâ Kılavuzu ile ilgili bütün bu çalışmalar. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulunda değerlen¬dirilerek kılavuza son biçimi verilmiştir.
Gelişen, özleşen ve güzelleşen dilimizin değişmelerine ayak uydurmak üzere İmlâ kurallarında ara sıra birtakım değişiklikler yapılmasına ihtiyaç duyulacağı açıktır. Bu değişikliklerin bundan sonraki baskılarda değerlendirileceği doğaldır.

İMLA KURALLARI

Ana ilkeler
1. Türk imlâsı uç ana ilkeye dayanır:
a) Dilin her sesi yazıda genel olarak ayrı bir harfle gösterilir. Ortak söyleyişi esas alan bu yazılışa ses imlâsı veya fonetik imlâ adı veriUr.
b) Türkçe kelimelerde olduğu gibi. yabancı dillerden gelen alıntılarda da kök ve ekleri göstermeye ağırlık verilir. Kelimelerin kökenini göz önünde tutan bu yazılışa köken imlâsı veya etimolojik imlâ denir.
c) Bu ilkelere ek olarak, yazılışta geleneğe de yer verilir. Yazılış geleneklerine uyan biçimleri değerlendiren imlâ. geleneksel imlâ adım alır.
Harfler
2. Dilin seslerim gözlerimizle ayırt edecek biçimde bildiren
işaret sistemine yazı adı verilir. Yazıda çeşitli işaretler kullanılır
Dilde kullanılan sesleri göstermeye yarayan işaretlere harf denir.
Alfabe
3. Bir dilde kullanılan harflerin belli bir sıraya göre dizilmiş
bütününe alfabe adı verilir.

Türk alfabesi
4. Türk alfabesi 1.XI. 1928 gün ve 1353 sayılı kanunla kabul ve
tespit edilmiştir. Bu kanuna göre, Türk alfabesinde 29 harf vardır.
Bu yazı sisteminde her ses için ayrı bir harf ve her harf için yalnız bir ses ilkesi gozetilrnıştir.
Türk alfabesinde harflerin aşağıdaki biçimde sıralanması yay¬gın bir gelenek olarak yerleşmiştir: a. b. c, ç. o*, e. /. g. ğ, h. t, i.j, k. İ. m, n, o, ö, p. r. s, s, t, u. u. v, y, z. —1353 sayılı kanunda kabul edilen ı lirada / harfi i'dan once gelir.
29 harften meydana gelen bu yazı sistemine Turk alfabesi adı verilir.
Bu alfabede harflerin küçük ve büyük olmak üzere iki biçimi kullanılır, a, b, c. ç, d, e. f, g, ğ, h, ı, k, 1. m, n. o, 0. p. r. s, ş, t, u, ü. v, y, z harflerine küçük harnerimmusktil), A. B, C, Ç, D, E, F, G, Ğ, H, 1,1, /, K, l. M, N, O, O, P, R, S, Ş, T, U. U. V. Y. Z harflerine ise büyük harfler (majuskül) denir.

3. Lâtin harflerini kullanan yabancı milletlerin yazı sistemle¬rinde büyük ı harfi noktasız yazılır: Ibsen. Illinois, Indıana, Innsbmck, Jonesco, lovva, Istrati... gibi. Bu balamdan Türkçe dizin ve ansik¬lopedilerde bu adlara / sırasında yer verilir.
6. Lâtin alfabesine dayanan yabancı yazı sistemlerinde. Türk alfabesinde kullanılmayan birtakım harfler de vardır: q (0). w (W). x (X) gibi.
Yabancı dillerde kullanılan q. w. x harfleri, alfabede ...p. q,r... v. w. x, y biçiminde yer alırlar.
Sesler
I. Her dilde sesler, ünlüler ve ünsüzler olmak üzere iki büyük
gruba ayrılır. Bu bakımdan ünlülerle ünsüzleri gösteren harfler de
üd grupta toplanır.
ünlülerin yazılısı
8. Dilimizde 8 ünlü vardır: a, e. ı, i, o, 6. u, ü.
Bunlar, çıkışlarında dilin, dudakların durumuna ve ağzın biçi¬mine göre birkaç gruba ayrılırlar:
1. Kalın ve ince ünlüler:
a) Kaim ünlüler: a. ı, o, ıı.
b) İnce ünlüler: e, i, Û. ü.
2. Düz ve yuvarlak ünlüler:
a) Duz ünlüler: a. e. ı, i;
b) Yuvarlak ünlüler: o, o, u, ü.
3. Geniş ve dar ünlüler:
a) Geniş ünlüler: a, e. o. ö;
b) Dar ünlüler: ı, i, u, ü.
9. Türk alfabesinde her ünlü bir harfle yazılır. Buna karşılık
yabancı dillerde ünlüler için ikili veya uçlu harfler de kullanılır aa,
ae. eau, eu, ie, oe, ou, İM... gibi.
10. Dilimizde kullanılan ünlüler kısa ünlü sayılır. Konuşma
dilimizde kullanılan Türkçe asıllı kelimelerde uzun unlu yoktur
Arapça, Farsça gibi yabancı dillerden Turkçeye giren kelime lerın uzun ünlüleri de çoklukla kısalır. Ancak, bu kelimeler bir ek veya fiil aldıklarında ünlüleri çoklukla yeniden uzar: esas: ) esasen, usul: ) usulen; vicdan: ) vicdanen, vicdanî; kanun: ) kanunen, kanunî, hayat: ) hayalı, tertip: ) tertibi, tertip etmek.
II. Uzun ünlüler yazıda çoklukla belirtilmez: adalet, badem,
beraber, işaret, idare, ifade, imdat, kaide, mükâfat, numune, rica.
şair. şive. şube. tedavi, vah. vefa.
12. Ancak, Arapça ve Farsçadan gelen birtakım kelimelerde ünlülerin uzunluğu özel olarak gösterilir. Bu işaretin özel olarak kullanılması yazılış yanlışı sayılmaz. Özellikle eski Türkçe metinlerin yeni yazıya çevrilmesinde bu işaret yaygın olarak kullanılır.
13. Dilimizde yazılışları birbirine benzeyen, anlamları ayrı birtakım yabancı kelimeler vardır adet. alem, hal gibi Yazılışları birbirine benzeyen, anlamları ve okunuşları ayrı olan bu gibi yabancı kelimeleri ayırt etmek için uzun ünlünün üzerine düzeltme işareti konur: adet ( = sayı). âdet ( = görenek, alışkanlık); alem ( ■ bayrak), âlem ( « dünya, evren), aşık ( = küçük kemik), âşık ( = vurgun, tutkun), hal ( = pazar yeri), hâl ( m durum, vaziyet).
14. Bundan başka. Arapça ve Farsça kelimelerde g vc k ünsüzlerinin ince okunduğunu göstermek için de bu ünsüzlerden sonra gelen a ve u ünlülerinin üzerine düzeltme (inceltme) işareti konur: dükkân, dergâh, gâvur, hikâye, kâfir, kâğıt, kâr, mekân, mahkûm, mezkûr, ordugâh, sükûn, sükût, tezgâh, yadigâr.
Arapça ve Farsçadan gelen kelimelerde / ünsüzünün ince okunduğunu göstermek için de bu işaret kullanılır: ahlâk, billur, evlât, felâket, hilâl, ilâç. ilân, ilâve, iflâs, ihtüâl. istiklâl, kelâm, lâkin, lâle. lâzım, selâm, sülâle, telâş, üslûp.
15. Bunun gibi, Batı kökenli kelimelerde 1 unsuzunun ince okunduğunu göstermek için de düzeltme işareti konur: klâsik, lahana, lâmba, Lâtin, plâk, plâj, plân.—Ancak, Batı dillerinde buna benzer bir işaretin kullanılmadığı goz önüne alınarak yeni kelime¬lerde bu işaretin kaldırılması yazılış yanlışı sayılmaz.
16. Sözlükler, ansiklopediler, dizinler, ad listeleri harflerin .ılfdbetık sırasına gore düzenlenir.
Sıralamalarda kısa ünlüler önce gelir: adet ( = sayı)
âdet ( - görenek, alışkanlık) yb.
Bunun gibi. sıralamalarda küçük harfler de once gelir:
akın
akıncı
A*ınc; vb.
17. Eski nispet /'sini göstermek için düzeltme işareti kullanılır:
ahlâkî, iktisadi, insanî, edebî, fikrî, medenî, sıhhî, siyasî, dahilî,
haricî, dünyevî gibi.—Böylelikle askeri (asker-ı) ve askerî, dini
(dın-ı) ve dinî ( - dinsel), ilmi (ılm-i) ve ilmî (bilimsel), resmi
(resm-i) ve resmi gibi biçimlerin karıştırılması önlenmiş olur.
Bu ek Türkçe kelimelerde de kullanılır, altunî, bayatî, gümüşî, kurşuni
Türkçe türkü (( Türkî) ve varsağı (( Varsağî) kelimelerinde nispet isi büyük ünlü uyumuna uymuştur.
Nispet ;'si alan kelimelere Türkçe ekler getirildiğinde düzeltme işareti olduğu gibi kalır: ciddileşmek, ciddîlik, millileştirmek, resmîleştirmek, resmîlik
Ünsüzlerin yanlışı
18. Dilimizde 21 ünsüz vardır: b, c, ç. d, f, g, ğ, h, j, k, I, m, n, p, r.
s, ş, t. v. y. x.
Bunlar, çıkış yerlerine göre birkaç gruba ayrılırlar:
}. Dudak ünsüzleri: b, f, m, p, v;
2. Diş ünsüzleri: c. ç, d. j. I. n, r, s, s, t, z;
3. Damak ünsüzleri: g. ğ, k, y;
4. Gırtlak ünsüzü: h.
Ünsüzler, ses yolundan çıkışlarındaki özelliklere göre: /. Yumuşak ünsüzler ve
2. Sert ünsüzler olarak iki gruba ayrılırlar.
Ses tellerinin titreşimli durumunda oluşan ünsüzlere yumuşak
ünsüzler adı verilir: b, c. d, g, ğ, j, 1. m. n, r, v, y. z.
Ses tellerinin titreşmişiz durumunda oluşan ünsüzlere sert ünsüzler denir: ç, l h, k, p, s, ş, t.
19. Türk alfabesinde her unsuz bir harfle yazılır. Buna karşılık
Almanca. Fransızca. İngilizce. Macarca gibi dillerde ikili veya Uçlu
harfler de kullanılır: ch. cs. cz, sch, sh, sz. zs gibi.
Lâtin alfabesine dayanan Çek. Hırvat, Romen gibi yazı sistem¬lerinde birtakım özel harfler de kullanılır: C, S, i. f gibi.
Turk alfabesinde kullanılmayan ıkı veya daha çok harften oluşan birleşik harfler alfabe sırasında ayrı harflerine göre yer alırlar.
30. Türkçe kelimelerin sonunda yumuşak b. c. d. g ünsüzleri bulunmaz. Kelimeler, bunların sert eşlen olan p, ç. t. k ünsuzlenyle biter: ıp, sap, üç, kaç, saç. ağaç, at, et, ot, yurt, ant. ak. toprak, çelenk gibi.
Yalnız anlam farkım belirtmek üzere ad ( * ısım), od ( = ateş) gibi birkaç kelimenin yazılışında bu kurala uyulmaz: ad ( — isim), at ( = binek hayvanı); od ( ■ ateş), ot (=) bitki).
Dilimizdeki ahnülar da bu kurala uymuşlardır: çorap (( çor ab), sebep (( sebeb), kitap (( kitab), bent(( bend). cilt(( cild), bant (( band). etüt(( etüd), metot (( metod).
Ancak, bu gibi alıntılar bir ek aldıklarında sonlarındaki sert ünsüzler yumuşar: çorap: ) çorabı; sebep: ) sebebi; kitap: ) kitabı; bent: ) bendi; cilt: ) cildi; etüt: ) etüdü; metot: ) metodu
Dilimizde nk ile biten kelimelere bir ünlü getirildiği zaman -k unsuzu yumuşar: denir: ) dengi; çelenk: ) çelengi; kepenk: ) kepengi.
Alıntılar da bu kurala uymuşlardır: ahenk: ) ahengi; hevenk: ) hovengı; frank: ) frangı; külünk: ) külüngü; künk: ) küngü; renk:
) rengi1 — Buna karşılık bank, tank gibi yeni yabancı kelimeler bu kurala uymaz.
21. Turkçede p, ç. t, k ünsüzleri iki ünlü arasında yumuşayarak
b. c. d. g'ye dönüşür: dip: ) dibi; kap: ) kabı; ağaç: ) ağacı;
kazanç: ) kazancı; uç ) ucu; but: ) budu; kurt: ) kurdu; yurt )
yurdu, kanat ) kanadı; geçit: ) geçidi; başak: ) başağı; dudak: )
dudağı;bıçak: ) bıçağı; durak: ) durağı; çocuk: ) çocuğu; uzak: )
tımQı; gok: ) göğü...
Ancak, tek heceli birtakım Türkçe kelimelerle alıntılarda p, ç, t. k ünsüzleri iki Unlu arasında olduğu gibi kalabilir: ip: ) ipi; sap: ) sapı; göç: ) göçü; saç: ) saçı; kaç: ) kaça. kaçıncı; üç. ) üçü. ııçuncu;suç. ) suçu; ak: ) akı; ek: ) eki; ok: ) oku; kök ) kökü; at
) atı; et: ) eti; ot: ) otu; millet: ) milleti; cumhuriyet: ) fiımhurıyeü, hikmet: ) hikmeti; niyet: ) niyeti; kıymet ) kıymeti.
Türkçe süt kelimesindeki -f ünsüzü de bu gün olduğu gibi kalır: sut ) sütü Ancak, sütü biçimi yanında südü yan biçimi de kullanılır.
22. Dilimizde sert bir ünsüzle biten kelimelere gelen ekler de
sert bir ünsüzle başlar: aç-fj; geç-tim; seç-Ü; bak-tım; çıçek-ten; ipek-
çi, bas-kı; duş-kün; seç-km; aş-çı; süt-çü.— üçgen, dörtgen gibi
birtakım yem kelimeler bu kurala uymaz.

SES İMLÂSI
Esas söyleyiş
23. Yazılışta istanbul ağzına dayanan ortak söyleyiş esas sayılır.
Hu ağızda söyleyiş ayrılıklarına yer verilmediği inancı yaygındır.
Butun ağızlarda olduğu gibi. bu ağızda da az çok farklı kullanışlara
i dallanması bu kuralı bozmaz.
Turkçede kullanılan bütün kelimelerin bu ağza uyan ortak noylenışi açık olarak tespit edilebilir. Bu bakımdan ortak söyleyişin yazıya geçirilmesi kolaydır.
Yazılışta ortak söyleyiş dışında kalan ağız özellikleri dikkate alınmaz Ağızlarda kullanılan ahi. alma, yımırta, ısıtma, divar, sekkiz gibi kelimeler ortak söyleyişe uyularak e/â. elma. yumurta, sıtma, duvar, sekiz biçimlerinde yazılır.
Yazılışta ortak söyleyişe uymak esas olmakla birlikte ara sıra kelimelerin halk ağızlarında geçen biçimlerini kullanmak gerekli görülebilir. Bunun gibi, ara sıra kelimelerin eski söylenişi de kullanılabilir. Bilimsel yayınlarda ağız biçimlerine uyulması yazılış kurallarına aykırı düşmez. Eski söyleyişlerin yazıda kullanılması da yazılış yanlışı sayılmaz. Yazarlar, eserlerine yerli bir özellik katmak için kişilerin ağızlara uyan bir dil kullanmalarına ihtiyaç duyabile¬cekleri gibi. eski çağlardan soz ederken de kişilerin eski bir dü kullanmalarına ağırlık verebilirler Buna göre. ortak söyleyişten farklı kullanışlara yalnız bilim ve sanat eserlerinde yer verilebi¬leceği açıktır.

Değişik yazılışlar
24. Dilimizde değişik biçimlerde yazılan birtakım Türkçe ke-
limeler vardır: döğmek. dövmek; oğmak. ovmak, uğmak. uvmak;
öğmek. övmek; söğmek, sövmek gibi. Ortak söyleyişte v'lı biçim-
lerin daha yaygın olduğu anlaşılıyor. Bu bakımdan bunları dövmek,
ovmak, övmek, sövmek biçiminde yazmak gerekir.
Büyük ünlü uyuma
25. Dilimizde bir kelimenin birinci hecesinde kalın bir ünlü (a. ı,
o, u) bulunuyorsa, sonraki ünlüleri de kalın; ince bir ünlü (e. i, ö, ü.)
bulunuyorsa, sonraki ünlüleri de ince olur: adım. ağız. ayak. boyun,
boyunduruk, burun, dalga, dudak, duvak, kırlangıç, beşik, bilezik,
gelincik, gözlük, üzengi, vergi, yüzük. Buna büyük ünlü uyumu adı
verilir.
Dilimizde bu kurala uymayan birkaç kelime vardır, anne (( ana), dahi, elma (( alma), hangi, hanı. inanmak, kardeş (( kardaş ( karındaş), şişman, katmer...
Alıntıların bir bolumu bu kurala uymaz: ahenk, badem, ceylan, çaparı, çiroz, dükkân, fidan, gazete, hamsi, kestane, kiraz, kitap, liman, limon, maden, manifatura, metal, livar, meydan, minare, model, nişan, mikrop, nişasta, pehlivan, rüzgâr, selâm, terazi, tercüman, tezgâh, tiyatro, valiz, vida. viraj, ziyafet, yadigâr, ziyaret
Dilimizde ekler de büyük ünlü uyumu kuralına uyar: yurd-u-muz. ev-ler-den. bayram-laş-mak. par-mak-lık, söz-cü~lük.
Buna karşılık -daş. -ken. -ki. -leym. -{ı, i, u, ü)mürak, -yor ekleri bu kurala uymaz: meslektaş, gonuldaş; çalışırken, durmazken; akşamki, yarınki; akşamleyin, sabahleyin; ekşimürak. yeşilimtırak; içiyor, geliyor, çekiyor, biliyor, veriyor, seviyor, seriyor, oruyor. biçiyor, gülüyor, örtüyor, sürüyor'
Büyük ünlü uyumuna uymayan kelimelerde ekler, kelimenin son ünlüsüne uyar: anne-si, elma-lık, hangi-si. kardeşlik, veriyor du, şişmanlık, şişmanlamak.
Küçük ünlü uyumu
26. Türkçe bir kelimenin birinci hecesinde düz bir ünlü (a, e. ı, i)
varsa, sonraki hecelerde de düz ünlüler bulunur: anlaşmak, yanaş-
mak, yaklaşmak, kayıkçı, ısırmak, seslenmek, bilek, çilek, yelek.
Buna karşılık Türkçe bir kelimenin birinci hecesinde yuvarlak bir unlu (o, ö. u, u) varsa, sonraki hecelerde dar yuvarlak (u. u) veya düz geniş (a, e) ünlüler bulunur: çocuk, odun, oturmak, yorgunluk, yoklamak, yoğurtçu, sürmek, vurmak, yumurta, boyunduruk.

Turkçede geniş yuvarlak ünlüler (o, o) bir kelimenin yalnız bııincı hecesinde bulunur: oya. oymak, oyun, boyun, koyun, övmek, ılövmck, sövmek, övün, sövüş... —Bu kurallara küçük ünlü uyumu •irlı verilir.
Dilimizde bu kurallara uymayan birkaç kelime vardır: avuç, nvı\rt, çamur, kabuk, kavuk, kavun, kavurmak, kavuşmak, savur¬mak, yağmur...
Bunun gibi. yabana kelimelerin bir bolümü de bu kurallara uymaz alkol, daktilo, doktor, horoz, radyo, konsolos, profesör, aktör, bandrol...
Kuçuk unlu uyumuna uymayan kelimelerde ekler, kelimenin son unlusuna uyar: çamurluk, yağmurluk, doktorluk, konsolosluk, pro-fonoıhlk, aktörlük...
Ünlü düşmesi
17. Dilimizde iki heceli birtakım kelimeler, belli ekler aldıkları Mitimi ikinci hecedeki ünlülerini düşürürler: ağız. ) ağzı; alın: ) ahu. bağır ) bağrı, beniz: ) benzi: beyin: ) beyni, boyun: ) hoynu, burun: ) burnu; geniz: ) genzi; göğüs: ) göğsü; gönül: ) tjonlü. karın ) karnı; koyun: ) koynu;—Türkçe kayın ve oğul knlimoleri de iyelik ekleriyle birleştiğinde ikinci hecedeki Miıiuit-ı mı düşürürler: kayın: ) kaynı; oğul: ) oğlu.
Ses imlâsının belli başlı sorunları Mastarların yazılışı
M- -ma. -me ile biten mastarlardan sonra -a, -e; -ı, -i eklerinin ya, ye, -yı, yi biçimleri getirüir: kazanma-ya; aldanma-yı; okuma¬ya, yazmayı; sevmeye; görme-yi; gülme-ye, verme-ye; silme-yi... f*
M. -mak, -mek ile biten mastarlardan sonra -a, -e; -ı, -İ "HmmdiTi biri gelirse -k ünsüzü yumuşar:... yazmağa (başladı), bildirmeğe (geldim).
Fül (âk veya gördelennın yazılışı
30. Fül çekimlerinde fiü kök veya gövdeleri yazılışta olduğu cjubı kalır başlayan (başlıyah değil), başlayarak (başhyarak değil), haşlayacak (başlıyacak değil), başlamayan (başlamıyan değil). b*k foyan (bekliyen değil), bekleyerek (bekliyerek değil), bekle¬yecek {boklıyecek değil), beklemeyen (beklemıyen değil)...
•JW ekinin yanlışı
31 yor eki unlu uyumlarına uymaz:
i. Eklendiği Dilin ünlüleri ince de olsa, bu ekin ünlüsü kalın kalır gel-ı-yor. ver-ı-yor; sev-i-yor;sür-ü-yor; geç-i-yor. seç-i-yor... (ıibı
2. ikinci, üçüncü... hecelerde bulunmasına rağmen o unlusu daralmaz: dur-u-yor; sor-u-yor; konuş-u-yor; görüş-u-yor... gibi.
Yalnız fiil kok veya gövdeleri ünsüzle bitiyorsa, bu ek bir bağlantı Unlusu alır. -yor ekinin bağlantı ünlüsü Unlu uyumlarına uyar var-ı-yor, ver-i-yor. dur-u-yor. sür-u-yor.
Ful kök veya gövdeleri ünlüyle bitiyorsa, -yor eki bağlantı ünlüsü almaz. Yalnız sondaki -a sesi -/ veya -t/'ya. -e sesi de -i veya -Wye domişUr: başlıyor {başlaya değü), bekliyor (bekleyor değil). Buna karşılık sondaki -u ve -u sesleri olduğu gibi kalır: okuyor, yürüyor.
ila sözünün ek olarak yazılışı
32. 1. ile sozu, ünlüyle biten kelimelere ek olarak getirilince
başındaki i ünlüsü /"ye dönüşür ve büyük Unlu uyumuna uyar:
baltayla (balta ile), çevreyle (çevre ile), yapıyla (yapı ile), keçiyle
(keçi ile), kuzuyla (kuzu ile), sürüyle (sürü ile).
2. 3. kişi iyelik ekmden sonra ek olarak getirilince de başındaki I ünlüsü y'ye dönüşür ve büyük Unlu uyumuna uyar: arkadaşıyla (arkadaşı ile), anasıyla (anası ile), dolayısıyla (dolayısı ile), kuyusuyla (kuyusu ile), kardeşiyle (kardeşi ile), ölçüsüyle (ölçüsü ile), sütüyle (sütü ile).
3. Ünsüzle biten kelimelere ek olarak getirilince başındaki i unlusu düşer ve büyük ünlü uyumuna uyar: arkadaşla (arkadaş ile), kardeşle (kardeş ile), ayakla (ayak ile), başla (baş ile), suüe (sut ile), gümüşle (gümüş ile).
-ken ekinin yazılışı
33. -iren (( iken) eki bUyuk UnlU uyumuna uymaz; getirildiği
kelimenin ünlüleri kalın da olsa, bu ekin ünltisU ince kalır: okur-ken
(( okur iken); yazar-ken(( yazanken); çalışır-ken(( çalışır iken);
uyur-ken(( uyur iken); başlarken (( başlar iken); durmuşken ((
durmuş iken); olgunken (( olgun iken); durgunken (( durgun
iken); başlarken (( başlar iken); okuldayken (( okulda iken);
yoldayken (( yolda iken).

ki bağlacının yazılısı
34. ki bağlacı ayrı yazılır: Demek ki... Kaldı ki Bilmem ki...
Türk dili. dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil. şuurla
işlensin (Kemal Atatürk)
Geçmiş zaman olur kı hayali cihan değer. (Hayalî) Olmaz kil
Böyle de yatılmaz kı! (Orhan Veli Kanık)
Ruşen Eşref Ünaydın'ın "Diyorlar kı" adlı eseri...
Çiğ yemedim ki karnım ağrısın.
Ancak birkaç örnekte kalıplaşmış olduğu için bitişik yazılır: h,ılhukı. oysaki, sanki, mademki...
k: *»kinin yazılışı
38. -kı eki unlu uyumlarına uymaz: akşamki, yarınki, duvardaki, Tıınjut'unki. yoldaki, bendeki, yazıdaki... gibi.
Yalnız birkaç örnekte bu ek. küçük ünlü uyumuna uyar bu tjunku. dünkü... gibi.
mı, mi, mu, mü soru ekinin yazılışı
36. mı, mi, mu. mü soru eki ayn yazılır; yalnız kendinden önceki
knlımenın son ünlüsüne göre unlu uyumlarına uyarak mı. mi, mu. mu
biçimlerini alır: Kaldı mı? Sen de mi. Brutus?
Soru ekine birtakım ekler de getirilebilir. Bu ekler soru ekiyle I utı.'jık yazılır: Verecek misin? Okuyor musun? Çocuk musun? ölür ffllttün, oldurur müsün?
da, de bağlacının yazılışı
37. da, de bağlacı ayrı yazılır; yalnız kendinden önceki keli-
mnnın son ünlüsüne göre büyük ünlü uyumuna uyarak da veya de
biçimini alır: Kızı da geldi, gelini de. Turgut da biliyor. Oğluna da
bildirdi Sen de mi. Brutus?
imlâmız, lisanımız düzelince, lisanımız da kafamız düzelince ıttızolecek, çünkü o da ancak onlar kadar bozuktur, fazla dcğill ı v.■!.■/.! Kemal Beyatlı)
Runa karşılık -da, ~de.-ta.-te hal eki bitişik yazılır Devede kulak /)(/.■ kalmak Yolda kal.-r.dk Ay.ık'â kj-m.ık Çan'.a;i.ı keklik Yeme t/n yanında yat. "Dilde, fikirde, işte birlik.", "Yurtta sulh. cihanda
sulh."
ımekek fiilinin yazılışı
38. ımek ek fiili ayrı yazıldığı zaman unlu uyumlarına uymaz
k/ıtıı idim, durur idim, güzel idi, dargın ımış, yorgun ise...
Ancak, imek fiili bu gün daha çok ekleşmiş olarak kullanılmakta vı» unlu uyumlarına uymaktadır.
/. Ünlüyle biten kelimelere eklendiği zaman i- Unlusu düşer ve «rnya bir y girer: satıcıydı {satıcı idî), yarmaymış (yarma imiş), ynhancıymış {yabancı imiş), başıymış {başı imiş), sonuncuydu (sonuncu idi), ikınciymiş (ikinci imiş), neyse (ne ise), deliyse (deli
m».
2. Ünsüzle biten kelimelere eklendiği zaman da /- ünlüsü düşer kalır mış (kalır imiş), yorgundu (yorgun idi), yakarsa (yakar ise), toprakmış (toprak imiş), kömürcüydü (kömürcü idi), yakmışsa (yakmış ise), güzelmiş (güzel imiş), gelirse (gelir ise), alırsa (alır ise), bakacaksa (bakacak ise).
KÖKEN İMLÂSI
39. imlâda ortak söyleyişe uyulur. Ancak, yazıda ortak söyle-
yişin bütün özellikleri gösterilmez İmlâda söyleyiş yanında kök ve
eklerin olduğu gibi kalmasına da ağırlık verilir, örnek olarak,
dilimizde n ünsüzü b, p ünsüzleri önünde söyleyişte m'ye dönüşür:
Yazılış: Söyleyiş:
onbaşı ombaşı
binbaşı bimbaşı
bin bir bimbir
Bu değişme yazıda gösterilmez.
Yabancı dillerden alınan kelimelerde de n unsuzu b, p ünsüzleri önünde m'ye çevrilir: ambar (( anbar). cambaz (( canbaz). çarşamba (( çarşanba), perşembe (( perşenbe), çember (( çenbef). Bu değişme yazıda gösterilir. Yalnız İstanbul yazılışı bu kurala uymaz.

GELENEKSEL İMLÂ
40. Geleneksel yazılış en çok soy adlarında kullanılır: Kılıcoğlu
veya Kılıcoğlu; Saraçoğlu veya Saraçoğlu; Hatiboğlu veya Hatipoğlu;
Gözel veya Güzel. Govercin veya Güvercin; Yörük (ve Yörükoğlu)
veya Yürük (ve Yürükoğlu), Demir veya Temır (ve Timur), Taş veya
Daş.

KÜÇÜK VE BÜYÜK HARFLER
41. Kuçuk ve buyuk harflerin kullanılması buyuk ölçüde özel
adların yazılışıyla ilgilidir. Bu adlar imlâda özel bir sistem oluşturur.
Bu bakımdan bunlar ayrı bir bölümde gözden geçirilecekür. Burada
doğrudan doğruya Özel adların yazılışıyla ilgili olmayan sorunlar
üzerinde durulacaktır.
Küçük harfler
42. Türkçede tür isimlerinin ilk harfleri cümle içinde küçük
harfle yazılır: yer. yurt. toprak, hürriyet, kurtuluş, barış, savaş, ağaç,
balık, göl, deniz, su, ırmak, çiçek, bitki. süt. dağ. arpa. buğday,
başak gibi.
Ay T* gün adlarının yazılışı
43. Ay ve gün adları küçük harfle başlar: şubat, mart, notan,
ağustos, aralık; pazar, salı, çarşamba, perşembe vb — Cümle içinde
geçen ay ve gun adları kuçuk harfle yazılır:
Belli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar; 29 Mayıs 14S3 Sah günü; 1919 senesi Mayısmm 19'uncu günü Samsun'a çıküm. 29 Ekim 1923.
44. Bayram ve yortuların adlan küçük harfle başlar: kurban bayının, şeker (ramazan) bayramı; hamursuz bayramı; paskalya.
48. Belli günlerin, haftaların, mevsimlerin, konferans, kongre vı« t( ı| ılantıların adları da cümle içinde küçük harfle yazılır hıdrellez; ıwvı\ıı. kasım, anneler gunu; milletlerarası tiyatro gunu, yaz; kış; BQ| kitap lıaltası. film haftası; sağlık haftası, beş yıllık plân; dil ktıınjıosı gibi.
48. Millet, boy. oymak, dil ve lehçe adları buyuk harfle başlar: hıtk. Türkmen. Kırgız. Tatar. Başkurt. Balkar. Özbek. Alman. /'■ın.vıı. İngiliz. Arnavut, Türkçe, Tatarca. Uygurca, İspanyolca, İtrpçt, Macarca, Hintçe, Arapça, Farsça. Rumca, Lâtince. — Bunun ıılı. din. mezhep adları da büyük harfle yazılır Müslüman, Mutlumanlık, İslâmiyet, İslâmlık. Hrıstiyan, Hrıstiyanlık, Katolik, VmUrsUuı gibi,
Özel adlardan türetilen bütün isim. fiil (mastar) ve sıfatlar buyuk İmi Ilı» baylar: Türklük, Türkleşmek, Türkçü, Türkçülük, Türkçe. fUfkolog, Türkoloji, Türkmemstan, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Dar-wıtnı, Aydınlı, Konyalı. Bursalı, Edirneli... gibi.
47. Abla. ağabey, dayı, enişte, teyze gibi kelimeler küçük harfle
yazılır
Nt- güzel komşumuzdun sen. Fahriye abla!
(Ahmet Muhip Dıranas)

Büyük harfler
48. Yazıda cümlelerin ük kelimesi buyuk harfle başlar Nokta, um ıı ve ünlem işaretlerinden sonra gelen her cümlenin başında da buyuk harf kullanılır: Hiçbir şey lisan kadar bir ağaca müşabih ttoğlldil Lisanlar, tıpkı ağaçlar gibi, mevsim mevsim rengim kaybrden olu yapraklarını dökerler ve tazelerini açarlar. Lisanın vnft(ikl(m kelimelerdir. fAhmet Haşim, Bize Göre)
49. Mısralann ilk kelimesi normal olarak büyük harfle başlar:
H*lk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi (Muhibbi)
tuki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş (Baki)
Hak bellediğin bir yola yalnız gideceksin. (Tevfık Fikret)
Yolcuyum bir kuru yaprak misali.
Huzgârm önüne katılmışım ben. (Faruk Nafiz Çamlıbel)
Butun bahçeler kilitli.
Anahtar Tanrıda kaldı (Cahit Sıtkı Tarancı)
Hu •ııın masal değil,
Masaldan daha güzel, gerçek (Cahit Sıtkı Tarancı)
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığm
Bir vatan kalbinin attığı yerdir. (Necmettin Halil Onan)
Ancak, çağdaş şairlerin, mis rai arın ilk kelimesine küçük harfle başladıkları da görülür.
50. Mektuplarda hitaplarm ilk kelimesi büyük harfle başlar: Sevgili kardeşim, Aziz dostum, Değerli arkadaşım.
Resmî yazılarda hitaplarm ilk kelimesi ve bütün isim soylu kelimeler büyük harfle başlar:
Sayın Başkan,
Sayın Profesör,
31. Levhalar ve açıklama yazıları büyük harfle başlar: Giriş. Çıkış. Müdür. Vezne. Başkan. Doktor.—Yazı birkaç kelimeden oluştuğu zaman ilk kelime büyük harfle başlar: Otobüs durağı. Dolmuş durağı. Şehirlerarası telefon.—Levhaların ilk kelimesi rakamla yazılmış bir sayı adı ise sonraki kelime küçük harfle yazılır: ///. kat; IV. sınıf; I. blok. Rakamla başlayan cümlelerde rakamdan sonra gelen kelime büyük harfle yazılmaz.
52. iki noktadan sonra başka bir kimseden alıp tırnak İşareti
içinde verdiğimiz aktarmaların ilk kelimesi büyük harfle başlar: Bir
gün, lâf arasında, bana: "Bir beşik gibi sallanır dünya, rahat uyusun
diye bütün çocuklar..." gibi bir söz söylemiştin." (Ahmet Muhip
Dıranas)
Başka bir kimseden bir cümlenin ancak bir bölümünü aktar¬dığımız zaman ise onun ilk kelimesi üç noktadan sonra küçük harfle başlar.
53. Büim dallarında kuüanüan terimlerin büyük harfle yazüışı
ilgili dallardaki uygulamaya bağlıdır: Canis canis; Carduelis car-
duelis; Ardea alba; Populus alba; Prunus domestica; Pinus silvestris;
Yer, Güneş, Ay gibi.

B&yük harfle başlayan başlıklar
54. Gazete ve dergi adlarının her kelimesi büyük harfle başlar:
Resmî Gazete; Türk Yurdu; Yeni Mecmua; Genç Kalemler; Türk Dili;
Türk Dili Araştırmaları Yıllığı; Türkiyat Mecmuası. Çmaraltı.
Kitap adlarının ve yazı başlıklarının her kelimesi çoklukla büyük harfle başlar: Kendi Gök Kubbemiz; Han Duvarları; Frankfurt Seyahatnamesi; Memleket Hikâyeleri; Beş Şehir; Bursa'da Zaman; Yaprak Dökümü; Küçük Ağa; Bin Bir Gece Masalları. Ancak,
Imehkluıda gecen ye, ile, ya, veya. ki bağlaçlarıyla mı. mi, mu, mü wnıı uk ı kuçuk harfle yazılır: Mai ve Siyah. Suç ve Ceza; Leylâ ile MİMDİM Turtanda mı. Turfa mı? Yazı baslıklarının yalnız ilk kollıımmınn buyuk harfle yazıldığı da görülür: Faust'un mürekkep fokohri — Gazeteler - oluşan geleneğe uyarak - haber ve yazı tmfhkliuında çoklukla yalnız ilk kelimenin başında büyük harf kullanırlar
( İ.ı/Mto, doıgı, kitap ve yazı başlıklan sus için kuçuk haıCe d*' yanılabilir,

AYKI VE BÎTÎŞÎK YAZILIŞ
M. Dilimizde yeni bir kavramı karşılamak için yararlanılan ynlIıiMİan biri, kelime birleştirmesidir. Türkçede bu yolla oluştu-t ulıııuş bııleştırmeler söz dağarcığımızda geniş bir yer tutar. Ancak, ynııt kavramların karşılanmasında buyuk bir kolaylık sağlayan bu yt 'iiı kur ulan kelimelerin yazılışı, Türk imlâsının en güç ve en karışık mM unudur
Dilimizde gerçek birleşik kelime değeri kazanmamış birçok kitlime birleştirmesi vardır R;ıieş::ı:ı,e yoluyla fflTtHI olarak yer.: kolıııuıİMrın kullanılması, yazılış güçluklermi bir kal daha artırmakla kalmamakta, kapsamlı bir kural getirilmesini de engellemektedir. Hu yolda açık bir kural getirilememesi karşısında çoklukla "dil ıluyyusu'na dayanmak durumunda kalıyoruz Ancak, "dil duygusu" ortak bir olcu sağlayamamış, birleşik kelimelerde kişiye göre ılaOıaım yazılışlara yol açmıştır.
Hııloşık yazılışa ilişkin sorunların çözümü, gramer kurallarına açıklık getirilmesine bağlıdır.
96. Birleşik kelimelerde birleşenler anlam kaymasına uğraya-ı'iiıı bu tur birleşik kelimeler bitişik yazılır: aslanağzı (bir çiçek), ılnıuıhurnu (bir kurt), devetabanı (bir bitki), hanımeli (bir çiçek), kmçıttoynuzu (bir ağaç), kadıntuzluğu (bir bitki), kadıngöbeği (bir lallı). katırtırnağı (bir bitki), tekesakalı (bir bitki)...
87. Birleşik kelimelerin bir bölümünde ses (ünlü) düşmeleri ıımydnna gelmiş olabilir. Bu tür birleşik kelimeler bitişik yazılır: I '•!/1\ı tesi (( pazar ertesi): kaynana (( kayın ana); kaynata (( kayın ata), niçin {( ne için); nasıl (( ne asıl); sütlaç (( sütlü aş). —Buna karşılık, kayın birader, kayın peder, kaym valide gibi kelimeler ayrı yazılır.
08. Sıfaüarda derece göstermeye yarayan daha ve en gibi Battal ayrı yazılır: daha güzel, en güzel, daha sıcak, en sıcak.
*
îkılamelar
58. Dilimizde geniş bir yer tutan ikilemeler ayrı yazılır* baka Ma. konuşa konuşa, gide gide. sere serpe, düşe kalka, bata çıka, yana yakıla, enine boyuna, konu komşu, salkım saçak, eski puskü. eğri buğru. suklum püklüm, yarım yamalak, eciş bucuş, tıkır tıkır, allak bullak, şıp şıp, şıpır şıpır, garç gurç. kem kum. zart zurt, hık
mık...
ikilemeler içinde bu gun kullanılmayan kelimeler de yer alabilir. Bunlar anlamsız kelimeler değildir örnek olarak ev bark ikilemesindeki bark. eski Turkçede "konak, ev" olarak kullanılırdı. Bunun gibi, dilimizde soy sop, çoluk çocuk, pılı pırtı gibi birtakım ikilemeler de vardır. Bunların her iki bolumu de kullanışta ayrı ayrı çekime uğrarlar: Evsiz barksız kaldı Soyunu sopunu toplamış. Çoluğu çocuğu sevindi. Bu ikilemeler de ayrı yazılır.
60. m- ile yapılmış ikilemeler de ayrı yazılır dolap molap, kitap
mıtap, kapı mapı. at mat. çocuk mocuk gibi.
İsım hal ekleriyle yapılan ikilemeler ayrı yazılır: baş başa, el ele. iç içe, göz göze, diz dize, omuz omuza, daldan dala, elden ele, yan yana, yıldan yıla
61. iyelik eki almış ikilemeler de ayrı yazılır: boşu boşuna, ucu ucuna, gunu gününe.
62. Dilimizde isimleri tekrarlamak yoluyla da birçok ikileme yapılır: adım adım. akm akın, kucak kucak, karış karış, takım takım
Bunun gibi, sıfatları tekrarlamak yoluyla da birçok ikileme kurulur: yavaş yavaş, güzel güzel, sarı sarı, ağır ağır, tatlı tatlı, kara kara, uslu uslu. in iri. derin derin, çeşit çeşit, diri diri.
Butun bu ikilemeler ayrı yazılır Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak. Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak...
(Ahmet Hasım)
İkilemelerin arasına virgül konulması yanlıştır.
63. Köken bakımından yabancı olan be ile yapılan ikilemeler de ayrı yazılır: ay be ay; gün be gün, kat be kat; öz be öz; süt be süt.
64. Dilimizde özel bir yer tutan pekiştirmeli sıfatlar bitişik yazılır apak. apaçık, kapkara, kupkuru, sapsarı, büsbütün, sipsivri, çepçevre. çepeçevre, sapsağlam, sapasağlam, dümdüz, düpedüz, yemyeşil, gömgök, paramparça, güpegündüz, çırçıplak, çırılçıplak, sırsıklam, sırılsıklam, darmadağın, darmadağmık
65. Dilimizde geniş bir yer tutan deyimler ayn yazılır lep demeden leblebiyi anlamak; akmtıya kürek çekmek; el alündan; çanak tutmak; gönlünden geçirmek; çam devirmek; çalım satmak; çantada keklik; suya sabuna dokunmamak; bir taşla ıkı kuş vurmak; turnayı gözünden vurmak; yağlı kuyruk; yuvasını yapmak; ununu
»fanus, vlrğını asmış; yuz görümlüğü; geçti Bor'un patan, sür i'i«'.j'm Niğde 'ye; devede JcuiaJr; değirmenin suyu nereden geliyor?
M. Yapı bakımından birleşmiş, birleşik kelime durumuna • iHinifj birtakım kelime ve deyimler bitişik yazüır: babayiğit. İH»tıtu)xuk. çıtkırıldım, dedikodu, delikanlı, gecekondu, kaptıkaçtı, katmdayı, külbastı, yelkovan, zıpçıktı.
•7. Ev ve yurt kelimeleriyle kurulan birleşik kelimeler ayrı yoılıı bakım evi, doğum evi, aş evi, düğün evi. ordu evi, radyo evi. fnyıu rvı, öğrenci yurdu, sağlık yurdu.—Buna karşılık Farsça ı m ılıruı göıe hane kelimesiyle kurulan birleşik kelimeler bitişik yfilu çayhane, kahvehane, hastahane. pastahane, postahane, ntıthanv. yatakhane, yemekhane.
tut. Ardı sıra. arkası sıra. Önü sıra. peşi sıra, yanı sıra gibi sözler «yıı yu/.ılır
09. Birleştirmelerde kullanılan kelimeler yeni bir kavramı kiiiqil.nl.it Ancak, birleştirmede yer alan her kelime kendi eski Hitamını saklamış olabilir. Bu tur birleşik kelimeler ayrı yazılır: ses uyumu, yer çekimi; kara yolu; deniz yolu; Arna vut kaldırımı; ana dili; l'ımnk gömleği; Arap sabunu; at sineği; Hint yağı; gül suyu; arpa ■«yıı, İngiliz anahtarı, ingiliz sicimi; İngiliz tuzu; Kanada kavağı; Van imlisi, Ankara keçisi; Tatar böreği; Çerkez tavuğu; yer kabuğu; dil hıltjısı. sırık fasulyesi; ses bilgisi; salkım söğüt; ak ağaç; kara turp;
dut; beyaz peynir; kuru yemiş; kuru fasulye; kuru üzüm; Antep lınttğı, kuru incir; kuru soğan; kaya balığı; bıyıklı balık; yer elması; yrı mumu. yer örümceği; yer sakızı; yer sıçanı; tere yağı; taş kömürü; odun kömürü; ay tutulması; güneş tutulması; balık yağı; İmlik yumurtası; koç yumurtası; balmumu; su aygırı; deniz feneri; bal arısı, şeker kamışı; şeker pancarı; kaya örümceği; kaya tuzu; keçi yolu, gök taşı. gök kuşağı, yağmur kuşağı; kan kardeşi; kan taşı; süt ıhşı. taş levreği; katır boncuğu; peynir tatlısı; hafta başı; hafta sonu; yıl başı; yıl sonu; yoğurt tatlısı; muska böreği; sigara böreği; su börmği; toplu iğne; kengel sakızı; susam yağı; taş yağı; gök bilimi, ymr bıümı. toprak bilimi; koz helvası; tahin helvası; susam helvası, kuş tüyü; kuş üzümü; kuyruk sokumu; kuyruk yağı; kuyruklu yıldız, tutğ bozumu; tulum peyniri; yayın balığı; kuzu kapısı; dağ keçisi; dağ tavuğu, yaban domuzu; yaban keçisi; yaban koyunu; yaban ördeği; al kitabı; el değirmem; yel değirmeni; Bruzelles lâhanası; buz dolabı, su dolabı; su kamışı; su yolu; su yılanı; su sarımsağı; su sığırı; tu samuru; tarla sıçanı; dağ sıçanı; deniz ördeği; iş bölümü; yatak örtüsü, açık oturum; açık öğretim; boz ayı; Malta taşı; badem yağı; Istdvm şekeri; çörek otu; çam fıstığı; çam sakızı; binek taşı; çömlek kababı; düğün çorbası.
Birleşik fiiller
70. Düimizde isim soylu bir kelimeyle etmek, eylemek, olmak
yardımcı fiillerinden yapılmış bir Takım birleşik fiiller kullanılır: alt
etmek, yardım etmek, soz etmek, yok olmak, yok etmek, oyun etmek,
ilân etmek, deli olmak, yarış etmek, goç etmek, alay etmek, kul
etmek, kul olmak, boş olmak, sağır olmak, not etmek, gelin olmak,
sağ olmak, var olmak, el etmek. . Bunlar ayrı yazılır.
Dilimize girmiş af. his, ret, zan, zem gibi birtakım kelimeler. etmek, eylemek, olmak yardıma fiilleriyle birleşirken Türkçe söyleyişte asıllarına uyarak yem bir ses alırlar. Bunlar yardıma fiillerle birleşirken bitişik yazılırlar: affetmek, halletmek, hissetmek, reddetmek, zannetmek, zemmetmek gibi.
Dilimize girmiş emir. hüküm, keşif, nakil, kayıp, azil gibi birtakım kelimeler, etmek, eylemek, olmak yardımcı fiilleriyle birleşirken Türkçe söyleyişte asıllarına uyarak ikinci hecedeki ünlülerini düşürürler. Bu gibi kelimelerle yapılan birleşik fiiller de bitişik yazılır: emretmek, neşretmek, hükmetmek, keşfetmek, nak¬letmek, kaybolmak, azletmek, şükretmek, seyretmek, sabretmek gibi,
71. -a, -e ve -/, -/, -u. -û ekleriyle yapılmış birleşik fiiller bitişik
yazılır: bakakalmak, uyuyakalmak. yapabilmek, düşünebilmek,
düşeyazmak, öleyazmak, alıvermek, açıvermek, yazıvermek; ola-
gelmek, yapagörmek. duruvermek, görüvermek.

ÖZEL ADLARIN YAZILIŞI

Kişi adlarının yanlışı
72. Kışı adlarıyla soy adları büyük harfle başlar: Mustafa Kemal Atatürk, Fevzi Çakmak, ismet İnönü, Ahmet Hasım, Tevfik Fikret. Mehmet Emin Yurdakul, Hüseyin Cahit Yalçın, Orhan Veli Kanık. Sait Faik Abasıyanık, Evliya Çelebi. Gevheri, Karacaoğlan. Aşık Ömer gibi Takma adlar da buyuk harfle yazılır İrfan Kudret (Cahit Sıtkı Tarancı). Demirtaş (Ziya Gökalp). Server Bedi (Peyamı Safa). Aka Gündüz (Hüseyin Avni. Enis Avnı). Deli Ozan (Faruk Nafiz Çamlıbel). Gökalp (Mehmet Ziya, Ziya Gökalp). Aydede (Refik Halit Karay), Kirpi (Refik Halit Karay), Muhibbi (Kanunî Sultan Süleyman), Tarhan (Ömer Seyfettin). Mehmet Ali Sel (Orhan Veli Kanık). — Kişi adlarıyla soy adlan, kitap başlıklarıyla ilânlarda, dükkân ve mağaza tabelâ¬larında sus için küçük harfle de başlayabilir.
73. Öğretmen, doktor, doçent, profesör, binbaşı, yarbay, ge¬neral gibi görev veya unvan bildiren adlar büyük harfle başlar: Öğretmen Doğan Yazar, Doktor (veya Dr.) İnci Akın. Profesör (veya Prof) Turgut Demir, Yüzbaşı Yıldırım Yaşar
74. Tarihî kişilerin adlarından önce gelen sürekli unvan ve I4fc(ıplart buyuk harfle yazılır: Yavuz Sultan Selim, Fatih Sultan MMffMt, Kanuni Sultan Süleyman. Deli İbrahim. Genç Osman. Avcı Aİ. lıinı-t. Nişancı Mehmet Paşa, Deli Petro, Korkunç Jvan, Demirbaş pir/ Aslan Yürekli Richard.
70. Duı ve mitoloji kavramları arasında geçen özel adlar buyuk hııillıı yazılır 7*ânn, Allah. Cebrail, Jüpiter. Zeus, Ozirıs gibi, Tanrı bnlımofiı özel ad olarak kullanılmadığı zaman küçük harfle baslar / ktt Tuıklerın tanrıları... —Coğrafya ve astronomiyle ügüı yayın-l • ı ( t.ı yor, güneş, ay kelimeleri ve gezegen adları buyuk harfle İmcini Yer, Güneş, Ay, Merkür. Neptün. Plüton...

Y*r adlarının yazılışı
76. özel coğrafi adlar büyük harfle başlar: Sakarya, Meriç. TUM, Aydm, Denizli, Konya, Edirne. Anadolu, Rumeli, Akdeniz, foradcnil, Çamlıca, içel. Uludağ. Arnavutluk. Çukurova, Kızılırmak, Vvuılıımak.
77. Ülke adları buyuk harfle başladığı gibi, ülke adlarından ■Mit gelen cumhuriyet (halk cumhuriyeti) veya krallık kelimele-ı unu Kış harfleri de buyuk yazılır Türkiye Cumhuriyeti. Kuzey Kıbrıs Turk Cumhuriyeti, Arnavutluk Halk CumhuriyeU, Macaristan Halk ('umhurıyeti, Demokratik Almanya CumhuriyeU, Federal Almanya Cumhuriyeti gibi.
Bunun gibi, Amerika Birleşik Devletleri. Birleşik Krallık. Sovyet Sımynlıst Cumhuriyetleri Birliği gibi adlar da büyük harfle başlar.
İki veya daha çok kelimeden yapılmış Türkçe yer adları (il, Mhir. köy vb) bitişik yazdır: Acıpayam, Çanakkale, Eskişehir, Gümüşhane. İncesu. Pınarbaşı gibi. —Yabancı yer adlarında bitişik V»y« ayrı yazılış konusunda orijinal yabana biçunine uyulur. HüMsvldorf, Fontainebleau, fle-de-France, Frankfurt am Main, Freı-buıg ım Breisgau, Hyde Park. Nürnberg. New Orleans, New York. BUPİİOS Aires. Rio de faneiro, San Marino, Neustadt, Wıener Nvuatadt, Karlovy Vary (Karlsbad), Tıtov Veles gibi.
İki veya daha çok kelimeden yapılmış mahalle veya semt adları • la bitişik yazılır: Yenişehir. Yenimahalle. Beşiktaş, Çengelköy, Sat iyot, Kabataş
7B. Bunun gibi, dağ, tepe, akar su, göl, deniz adları da bitişik yarılır Karadağ. Uludağ, Akdeniz. Karadeniz. Kızıldenİz, Aksu. Göksu, Kızılırmak, Yeşılırmak. Sarısu. Karasu. Akçay. Acıgöl.
Yabancı dağ, tepe. akar su. göl adlarının yazılışında yabancı v■ı/ıliı,ı.ı uyulur Loİre, ls4re, Mississippİ, Erie, Jungfrau, MontBlanc, Srhwaızwald. Saınt-Bernard. Samt-Gothard, Leman.
79. Birtakım yabancı şehirlerin, dağların, akar suların ve gollerin adları dilimizde Türkçe biçimiyle yerleşmiştir. Turk söyle¬yişine uyan bu gibi coğrafi adlar Turk yazılış kurallarına göre yazılır: Viyana (Almanca Wien). Marsilya (Fransızca Marseille). Venedik (italyanca Venezia), Londra (ingilizce London). Prag (Çekçe Praha). Budapeşte (Macarca Budapesf). Bükreş (Rumence Bucuresti). Belg-rad (Sırpça Beograd), Köstence (Rumence Constanta), Cenevre (italyanca Ginevra. Fransızca Geneve. Almanca Geni).
80. Yer adlarında kullanılan Batı, Doğu, Güney (ve Güneybatı, Güneydoğu), Kuzey {ve Kuzeybatı, Kuzeydoğu). Aşağı. Orta, Yukarı, Küçük, Büyük, Eski, Yeni, Iç gibi kelimeler ayrı yazılır: Batı Anadolu, Doğu Anadolu. Batı Trakya, Orta Anadolu, Kuzey Amerika, Orta Amerika, Güney Amerika, Orta Asya. Orta Avrupa. Orta Doğu, Yakın Doğu, Uzak Doğu. Güneybatı Anadolu. Kuzeydoğu Anadolu, iç Anadolu, tç Asya. İç Erenköy. İç Aydmlıkevler. Küçük Çekmece, Buyuk Çekmece. Aşağı Ayrancı. Yukarı Ayrancı, Küçük Çamlıca. Büyük Çamlıca, Buyuk Menderes, Küçük Menderes. Buyuk Melen. Küçük Melen. Eski Kız ile ima. Yeni Kızıleima.
Bunun gibi, Anadolu Kavağı, Rumeli Kavağı. Karadeniz (veya Zonguldak) Ereğlisi, Konya Ereğlısi, Marmara Ereğlisı gibi adlar da ayrı yazılır.
81. Aral gölü, Balkaş gölü, Leman gölü, Marmara denizi. Alp
dağları. Altay dağları. Ural dağları, Sakarya ırmağı. Tuna nehri.
Ankara şehri. Eğirdir gölü gibi birtakım coğrafi adlar da vardır Bu
adlarda geçen göl. dağ. deniz. ırmak (nehir), şehir kelimelerinin
buyuk yazılması düşünülemez Çünkü bu adların birinci bolumu, gol.
dağ. deniz. ırmak (nehir), şehir kelimelerinin verdiği coğrafi
kavramı bildirmektedir: Marmara bir denizin adıdır. Bunun gibi,
Sakarya da bir ırmaktır. Tuna da bir nehir adıdır. Ankara da bir
şehrin adıdır. Bu adlar tek başına da kullanılabilir ve belli bir coğrafi
kavramı bildirebilirler. Buna göre, bu adlardan söz ederken göl.
dağ, deniz, ırmak (nehir), şehir kelimeleri küçük yazılacaktır.
Buna karşılık Çanakkale Boğazı, Van Gölü, Beyşehir Gölü gibi adlarda boğaz, göl kelimelerinin büyük yazılması gerekir. Çünkü bu adlarda Çanakkale, Van. Beyşehir adları tek basma kullanıldıklar ı zaman birer şehri bildirirler. Bu bakımdan boğazın adı Çanakkale Boğazı, gollerin adları da Van Gölü. Beyşehir Gölü diye yazılır.
82. Bunun gibi. mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak adla rında geçen mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak kelimelerinin baş harfleri de buyuk yazılır: Yıldız Mahallesi, Karaköy Meydanı. Gazi Mustafa Kemal Bulvarı. İnkılâp Sokağı, Türk Ocağı Sokağı. Reşat Nuh Sokağı. Zafer Meydam.
83. özel adlardan oluşmuş mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak adları, büyük harfle başlar ve ayrı yazılır: Yunus Emre
Mahallesi, Gazı Osman Paşa Mahallesi, Zıya Gökalp Bulvarı, Nene Hatun Caddesi, Fevzi Çakmak Sokağı, Cemal Nadir Sokağı.
84. Coğrafî adların yazılışı konusunda tespit edilen kurallarda bilimsel yayınlarda özel duruma gore birtakım değişiklikler yapı¬labilir.
Kuruluş adları
83. Kurum, kuruluş, işletme, kooperatif, ortaklık, okul. birlik ve derneklerin resmi adlarının her kelimesi büyUk harfle başlar Türkiye Büyük Millet Meclisi, İçişleri Bakanlığı. Dışişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı, Atatürk Kultur. Dü ve Tarih Yüksek Kurumu. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu, Ankara üniversitesi. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Dil Kutumu, Türkiye Radyo-Televızyon Kurumu. Yüksek Seçim Kurulu, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Devlet istatistik Enstitüsü, Iş ve işçi Bulma Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü. Emekli Sandığı. Devlet Malzeme Ofisi, TürkıyeDemır ve Çelik işletmeleri. Makına ve Kimya Endüstrisi Kurumu. Toprak Mahsulleri Ofisi, Türkiye Zirai Donatım Kurumu. Et ve Balık Kurumu. Milli Kütüphane, Atatürk Orman Çiftliği, Atatürk Hava Limanı.
Kurum ve kuruluş adlarında geçen kelimelerin tur ismi olarak kuçuk harfle yazılması normaldir; Atom enerjisi çalışmaları; 11 Dünya Harbinde hava kuvvetlerinin rolü; kara kuvvetlerinin gelış-tuılmcsi; yeni hava Umanlarının kurulması; et ve balık üretimi
86. Kurum ve kuruluşların adlarında yaygınlık kazanmış olan yazılışlara uyulur: Cumhurbaşkanlığı. Genelkurmay Başkanlığı. Içışh-ıı Bakanlığı. Dışişleri Bakanlığı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı. Dvnız Kuvvetleri Komutanlığı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Yuk-mkûğntim Kurulu, Karayolları Genel Müdürlüğü, Turk Hava Yolları, Kı/.ılıy. -Ancak, kurum ve kuruluş adlarında geçen kelimelerin tur ııııııi olarak kullanılmasında kurallara uyulması normaldir: Ülkenin iç Vf ılış işlerine karışmamak şartıyla Kara, deniz ve hava yollarında huyuk gelişmeler sağlandı. Yüksek öğretim kurumları açıldı.

YABANCI KELİMELERİN VE ÖZEL ADLARIN YAZILIŞI
Yabancı kelimelerin yazılışı
H7. İki ünsüzle başlayan Batı kökenli kelimeler, ünsüzler arasına unlu almadan yazılır francala, gram, gramer, gramofon, grup, pratik, problem, profesör, program, proje, propaganda, protein, ptOVâ, psikoloji, slogan, snop. spiker, spor, staj, süi, stres, stüdyo. Ualık, tıı-n. ttıptık. trotuar, trup
hunini *|ibı. ıkı ünsüzle biten Batı kökenli kelimeler de ünsüzler •ilanına unlu almadan yazılır: aks. film. form, lüks. natürmort, risk. ***«, tvyp
İçinde yan yana iki unsuz bulunan Balı kökenli kelimeler de ünsüzler araşma ünlü almadan yazılır: alafranga, biyografi, elektrik, fotoğraf, gangster, kilogram, orkestra, paragraf, program, telgraf, topograf.
Yabancı kelimelerin içindeki -g-leı olduğu gibi korunur: biyografi, diyagram, dogma, magma, paragraf, program, telgraf. — Bunun gibi. yabancı kökenli kelimelerin sonundaki -g'ler de olduğu gibi kalır: arkeolog, demagog, diyalog, filolog, jeolog, katalog, monolog, psikolog, Türkolog, ürolog.
Buna karşılık, iki ünsüzle biten birtakım Arapça ve Farsça kökenli kelimelerin ünsüzleri arasına bir ünlü getirilir: emir (( Arapça emr); şehir (( Farsa şehr); bahis (( Arapça bahs); şahıs (( Arapça şahs); hüküm (( Arapça hükm); zehir (( Farsça zehr); nakil (( Arapça nakf); ömür (( Arapça ömr); keşif(( Arapça keşf): fikir (( Arapça likr). —Bu kelimeler Türkçe bir ek aldıklarında ünsüzleri arasına getirilen ünlü düşer: emir: ) emri; şehir: ) şehre; şahıs: ) şahsın; bahis: ) bahsi; hüküm: ) hükmü; nakil: ) nakli; keşif: ) keşfi; fikir; ) fikri.
88. Yaygm olarak kullanılan Batı kökenli kelimeler Türk yazılış kurallarına göre yazılır: asfalt, beton, dekan, doktor, doküman, doz, dram, duş, elektrik, enerji, envanter, endüstri, enstitü, enstrüman, gangster, kovboy, kültür, metot, radyo, profesör, rektör, üniversite, realist, natüralist. şoför, trajedi, komedi, komik, televizyon, virtüöz, virüs, vites, viraj, volkan gibi.
89. Batı kökenli yeni kelimeler orijinal yazılışlarına göre yazı¬labilir: check up (İngilizce, çekap), strip tease (ingilizce, striptiz), disc jockey (İngilizce, diskjokey), fuel oil (İngilizce), pıpeline (İngilizce), pizza (İtalyanca), ravioli (İtalyanca), spaghetti (italyanca).
90. Yabancı kökenli yaygın bilim terimleri Türkçe söyleyişe göre yazılır: enjeksiyon, hidrojen, kriz, molekül, oksijen, operasyon, radyum, tüberküloz, türbin.
91. Ancak, birtakım bilim ve uzmanlık dallarında kullanılan terimler orijinal biçimlerine göre yazılır: adagio, andante, cuprum. deseptyî, quercus, terminus technicus.
92. Lâtin yazı sistemini kullanan dillerden alınma deyim ve sözler yabancı yazılışlarına göre yazılır: Veni, vidi, vici;conditiosine qua non; eppur si muove; to be or not to be; mehr Licht; l'art pour /'art; l'Etat c'est moi; traduttore, traditore.
Mesele falan değildi öyle, To be or not to be kendisi için; Bir akşam uyudu; Uyanmayıverdi.
(Orhan Veli Kanık)
93. Yabancı kökeni: kışı adlarının bir bolumu dilimizde Türkçe
biçimiyle yerleşmiştir. Türk söyleyişine uyan bu gibi kişi adlan Türk
yazılış kurallarına göre yazılır: Napolyon. Şarlken. ŞarI (Demirbaş
.■ıii! Ancak, bu adların orijinal biçimleriyle yazılması da yanlış
mıyılmaz: Napoleon. V. Kari. XII. Kari.

Yabancı Özel adların yazılışı
94. Lâtin yazı sistemini kullanan dillerin özel adlan çoklukla
olduğu gibi yazılır: Beethoven, Cervantes, Chopm, Eminescu.
Gnmm, Horatius, Byron, Puccini, Rousseau, Shakespeare, Bologna,
Huonos Aires, lorga, île-de-France, Kariovy Vary, Latıum, Loire, Rio
do Janeiro, Vaasa, Mann. New York, Washington, Wuppertalgibi.—
Yabancı adların yazılışında Türk alfabesinde kullanılmayan birtakım
yan işaretler geçtiği zaman da orijinal yazılışlarına uyulur: Brâtianu,
Capek, Dvofâk, MoliĞre. Aix-en-Provence, Gdafısk. Plzefi, Ouebec
voya Ouebec, İbâhez gibi. — Basımda ilgili harf bulunmadığı zaman
yan işaretler yazılmaz Bratıanu. Capek, Dvorak. Moîiere, Gdansk,
Vizen. Ouebec, Ibanez.
Buna göre. orijinal harf yerine Türkçe bir harfin kullanılması, başka bir deyişle adın fonetik transkripsiyonunun yapılması gerek-
nızdır.
98. Yabancı yazılışa göre yazılan özel adlara getirilen Türkçe *ıklerden önce çoklukla kesme işareti kullanılır: Beethoven'in; Htnatıus'tan, Dante'den. Cervantes'ın. Mozart'tan, Schiller'in. Kalbimde vardı Byron'u bedbaht eden melal
(Yahya Kemal Beyatlı)
96. Orijinal yazılışa gore yazılan özel adın sonunda okunmayan bir
lnırf voya harf grubu bulunduğu zaman Türkçe eklerden önce daima
komut' işareti kullanüır: Voltaıre'in; Bordeaux'ya; Shakespeare'e;
1'UıulHjrt'dcn; Musset'nin; Descartes'm; La Rochefoucauld'yu; Montes-
i'in-ıı mm. Lamartİne'in; Lavoisier'ye;Lausanne'da; Andrâ Gide'in. Oscar VVılde'ın.
Arapça ve Farsça adların yazılışı
97. Arapça ve Farsça adlar Türkçe söylenişlerine göre yazılır:
("idde. Bağdad. Beyrut, Kahire, Mekke, Medine, Muhammed,
Ahınod, Abdullah, Osman, Hicaz, Şam, Yemen, Ahvaz, Abadan,
llvmvdan. Isfahan, Meşhed, Şiraz, Tahran, Tebriz, Pehlevî, Firdevsl
Nııaml, Ömer Hayyam, Hafız-ı Şirazl vb.
Hafız'ın kabri olan bahçede bir gül varmış.
(Yahya Kemal Beyatlı)
Yunanca adların yazılışı
98. Yunanca adlarda Yunan harflerinin ses değerlerini karşı-
layan Türk harfleri kullanılır: Homeros, Herodotos, Euripides,
Pindaros. Solon, Sokrates. Aristoteles, Platon vb. Buna göre, adlan Batı dillerinde kullanılan kısaltılmış biçimlerine uyarak Hom (Fransızca Homere), Herodot (Fransızca Herodote), örıpid (Fran¬sızca Euripide), Pmdar (Fransızca Pindare) diye yazmak yanlıştır. Ancak, dilimizde Sokrates, Aristoteles, Platon adları, yaygın ola Sokrat, Aristo, Eflatun biçimlerinde de kullanılır.
Rusça özel adların yazılışı
99. Rusça özel adların yazılışında Turkçenin yazı sisteminde
geçen harflerle yerinilir. Rus dilinde kullanılan seslerin büyük bir
bölümü Turkçenin seslerine benzer. Bu seslere benzeyen Rus
harflerinin Türkçeye çevrilmesi kolaydır. Turkçenin ses sisteminde
bulunmayan Rus harfleri söyleyişe uyularak en yakın Türkçe
seslerin harfleriyle yazılır.
100. Ses değeri bakımından Türkçe seslere benzer sesleri bildiren harflerin Türkçe karşılıkları kullanılır: Volga, Ural, Kursk, Smolensk, Lermontov, Turgenev.
101. Rus ünlülerinin vurgulara bağlı söyleyiş ayrılıkları göz Önüne alınmaz. Rus harflerini Türk harflerine çevirmekle yetinilir: Potyomkin (Rusça söylenişi: patyömkın).
102. Rus ünlülerinin vurguya bağlı uzunlukları Türkçe y gösterilmez: Puşkin (Rusça söylenişi: pûşkin); Tolstoy (Rusça söy lenişi: talstöy).
103. Rusçada ünsüzlerden sonra gelen inceltme işaretleri Türk-çede kullanılmaz: Bolşevik, Cogol. Kazan.
Ancak, inceltme işaretinden sonra e veya i geldiği zaman bu işaret y'ye çevrilir: Prokofyev, llyiç.
104. Rusça x harfini TUrkcede h'ye çeviririz: kolhoz (Rusça
kolxoz); Şolohov (Rusça Şoloxov). Bu harfi Almancada olduğu gibi ch
ile veya Fransızcada olduğu gibi kh ile yazmak yersizdir.
103. Rusça e harfi kelimelerin başında ye 'ye çevrilir: Yenisey (Rusça yazılışı: Enisey). Bir ünlüden sonra geldiği zaman da Rusça e, ye olarak yazılır: Katayev (Rusça yazılışı: Kataev); Dostoyevski (Rusça yazılışı: Dostoevskiy); Fadeyev (Rusça yazılışı: Fadeev) Mendeleyev (Rusça yazılışı: Mendeleev).

Çince ve Japonca adların yazılışı ,
106. Çince adlar. Türkçede yerleşmiş biçimlerine göre yazılır: Pekin, Şanghay, Kanton, Honan. Nankın, Vuhan, Huangho.
Çincede soy adlan küçük adlardan önce gelir. Soy adlan çoklukla tek hecelidir, küçük adlar ise bir veya iki heceden oluşur.
Bu adlar büyük harfle başlar: Sun Yat-sen, Lin Yu-tang vb. Yalnız Konfüçyüs adı bitişik olarak yaygınlık kazanmıştır.

| i| ynr ve kışı adlan da Turkçede yerleşmiş biçimlerine göre
yanıltı Tokyo, Honşu, Hokkaido, Şikoku, Kyuşu, Hiroşima, Nagasaki, ı Wa. Yasunari Kavabata. Tomonaga, Yukavavb.

AYIRMA
107. Mıı natır sonunda bitmeyen kelimenin bir bölümü sonraki Mitin «juçırılır Satır sonuna sığmayan kelimelerin ikiye bolun RMtM aynına adı verilir. Ayırma, ana çizgileriyle Türkçenin hece İMilıııııııaıı kurallarına uyar. Dilimizde her kelime, içinde kaç ünlü İİİM u kadar heceye bölünebilir.
Kelimelerin ay r iknası
lOfl. Knh meleri satır sonunda yalnız bir tek harf kalacak lılylm-l» uyumak yersizdir: ara-ba (a-raba değil), uçurt-ma (u-tmrm.ı »Iİ)Qİ1). iki şer {ı-kışer değü), otuzuncu {o-tuzuncu değil) NMMMM fjlbı. yalnız bir tek harfi sonraki satıra geçirmek de yersizdir: ham I. mubaya-a. murafa-a, müdata-a. nıha-î, zira-1.
Yabancı dillerde kullanılan ch, sh.sch, cz, sz ve x harfleri bir tek İmi r iKiyılıı Bu bakımdan bunları satır sonunda bölmek yersizdir.

NOKTALAMA İŞARETLERİ
İM. Yazıda okumayı kolaylaştırmak için birtakım işaretler kıılUmlıı Nokta, iki nokta, virgül, noktalı virgül gibi. Bunlara Mn*u/.ım/ı işaretleri adı verilir. Bu işaretler bir yandan cümlenin y«|iıamı. sözün bağlantı yerlerini açık olarak göstermeye, bir yme Un ( la yazıda harflerle belirtilmeyen birtakım özellikleri (vurgu, »«•IH v« durakları bildirmeye yarar.
Nokta
110. Her bildirme cümlesinin sonuna konur. Nokta, duraklama ¥*|MUı*gını gösterir.
111. Gazele, dergi, kitap, şiir, yan ve bölüm başlıklarından •■MİM nokta kullanılmaz:
Türk r*urdu Nutuk Anayasa
Ülkü Sessiz Gemi Han Duvarları Otuz Beş Yaş Baü Cephesinde Yeni Bir Şey Yok Giriş II. bölüm
Ilıma karşılık, başlıktan sonra satır başı yapılmayıp söze devam t»lıMıqı Kaman nokta kullanmak gerekir: Kelime türleri. Turkçede sekiz kelime turu vardır... —Başlıklarda soru ve ünlem işaretleri de kullanılır: Bu vatan kimin? Çanlar Kimin için Çalıyor?
Kuruluş adlarından sonra nokta kullanılmaz:
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı İş ve İşçi Bulma Kurumu
Bunun gibi. tabelâ ve levhalarda da nokta kullanılmaz:
Çiçek Sineması Sağlık Yurdu Durak Giriş Başkan Kapıcı
112. Sık sık gecen birtakım kısaltmalarda nokta kullanılır:
TC (Türkiye Cumhuriyeti) Prof. (profesör) Dr. (doktor) Alb. (albay) s. (sayfa)
vb. (ve başkaları, ve benzerleri)
113. Son yularda kuruluş adlarının ilk harflerini yan yana
getirerek yapılan kısaltmalarda çoklukla nokta kullanılmamaktadır:
TBMM (Türkiye Buyuk Millet Meclisi); NATO (North Atlanüc Treaty Organization); ABD (Amerika Birleşik Devletleri); AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu); BM (Birleşmiş Milletler).
114. Sıra bildirmek ıçm sayılardan sonra konur: 3 (ucuncü). 15.
(on besinci), IV. (dördüncü); //. Mehmet, XIV. Louis; XV. yüzyıl. —
Sıra göstermek üzere satır başlarına konan sayı veya harflerden
soma da kullanılır.
Sıra büdıren sayılar 1 'inci (birinci). 2'ncı (ikinci). 3'üncü (üçün¬cü)... biçiminde de gösterilir. Ancak bu yazılışların bir bölümünde kısaltma sağlanamaz. Örnek olarak üçüncü biçiminin 3'üncü yazılı¬şında kısaltmadan söz edilemez. Özellikle onuncu biçimi yerine kullanılan 10'uncu yazılışı kısaltma sayılamaz.
US. Tarihlerin yazılışında ay ve yü sayılarını birbirinden ayırmak ıçm konur: 29.S 14S3; 29.X 1923
Saat ve dakika sayılarını birbirinden ayırmak için de kullanılır: Tören 17.30'da. hükümet daireleri kapandıktan yarım saat sonra başlayacakür (Tarık Buğra)
Tren 9 30 da kalktı
Virgül
I İt. Yazıda sıralanan es görevli kelimeler ve cümleler arasına »••nııı Turk. öğün. çalış, güven. (Atatürk) Umduk, bekledik. tlUfUluttlk (Yakup Kadri Karaosmanoğlu) Bir varmış, bir yokmuş. Vfin ¥ldi, vici.
ı 'ııınlcıli! özel olarak vurgulanması gereken kelimelerden •■ıiıı M kullanılır Binaenaleyh, biz her vasıtadan, yalnız veancak. bir n..»ı.( ( n.ı/;ı(Un istifade ederiz (Kemal Atatürk)
1 ı imi* içinde ara sözleri ve ara cümleleri ayırmaya yarar: Şimdi, fhnutıh'i. müsaade buyurursanız, size bir sual sorayım... (Kemal Auıııık)
('itinin içindeki ara sözler ve ara cümleler çizgi veya parantez lvMi'l" dr ([osterılebilir: örnek olsun diye - örnek istemez ya -lioyltlyıuum.
Haydarın yazılısında ondalık bölümleri ayırmak için kullanılır: M fl (ulur. sekiz onda altı)
( 'ilminde, özellikle uzun cümlelerde özneden sonra kullanılır Mılh't, hıkı u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir (Kemal ÂMtUrk)
A ulanın guç kazandırmak ıçm tekrarlanan kelimeler arasına
piMMII
Akşam, yine akşam, yine akşam, ı iniler de bu dem bir kamış olsamf
(Ahmet Haşim) Ilıtıp için kullanılan kelimelerden sonra konur: V.hıuMcr. bilirsiniz ki. hayat demek, mücadele, müsademe •tomaktır (Kemal Atatürk)
Hnfiınl yazılarda ve mektuplarda hitap kelimelerinden sonra İMJİlanılıı
.Kayın Başkan. Sayın Profesör. Sev\jılı kardeşim, Ih'Oi'ilı ,ırk.ı(l,ışnn.
llıı ulumaların sonunda yer alan vb kısaltmasından önce virgül kullanılma*.
Dilimizde ve. veya bağlaçlarından önce ve sonra virgül kul¬lanılmalı
San ve ben Ve deniz
Ve bu akşam kı lerzesız, sessiz.
Topluyor bu-yı ruhunu güya
tlıak ve maı gölgeli bir beldeden cüda kalarak.
Hu ııely ü hıcre müebbet bu yerde mahkûmuz...
(Ahmet Maşım. O Belde)
Bir dunun, düşünce veya soruyu kabul veya reddetmek kullanılan ever, yok. hayır gibi kelimelerden sonra kullanılır: E kırk seneden ben Türkçe merhale merhale Türkleşiyor. (Yahya Kemal Beyatlı)
- Yoo. güvercinlerime dokunmayınız, dedi (Yakup Kadri Kara-osmanoğlu)
Yazışmalarda yer adlarım tarihlerden ayırmada kullanılır: Kuşadası. 7 Şubat (Reşat Nuri Güntekin. Ça7ı Kuşu)
Noktalı virgül
117. Birbirine bağlı cümleleri ayırmak için kullanılır At ölür
meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.
Cümle içinde veya sıralamalarda virgüllerle ayrılmış tur veya takımları birbirinden ayırmak için kullanılır: Erkek çocuklara Doğan, Tuğrul, Aslan, Taş, Kaya; kız çocuklara ise inci. Çiçek, Gönül, Yonca adları verilir.

İki nokta
118. Bir cümleden sonra örnek veya açıklamalar verilecekse
bu cümlenin sonuna konur:
Bu kararın istinat etüğı en kuvvetli muhakeme ve mantık şu ıd..
Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. (Kemal Atatürk)
Yem harfler alındıktan sonra eski yazı ile bir tek kelime b' yazmayan iki kışı görmuşumdür: Atatürk ve Inonü! (Falın Rıfkı Atay, Çan*aya)
... Nedim'in dillerde gezer, maruf bir mısraı vardır; bu mısrada Nedim, biranda duyduğu şedit bir şevki ifade etmiştir. Mısra budur:
Dökülen mey kırılan şışe-ı rindan olsun (Yahya Kemal Beyatlı) Bu işaretten sonra gelen açıklama bağımsız bir cümle ile başlıyorsa, bu cümlenin ilk kelimesi buyuk harfle başlar:
Bilmeyenlere söyleyeyim: Höyük, vaktiyle kale ve gözcü kule¬leri kurulmak için toprak yığılarak yükseltilmiş tepelere denir. (Refik Halit Karay)
Buna karşılık, bu işaretten sonra birtakım örnekler sıralanı¬yorsa, örnekler kuçuk harfle yazıhr: Hamdullah Suphi. Turkçenin son merhalesine bir ad bulmuş: çıplak Türkçe. (Y ahya Kemal Beyatlı)
Goröt'nun bur tablosu: kavaklar, iki keçi, bulanıkça bir gök, birkaç bulut... (Refik Hant Karay)
Alünda da bir tarih: sekiz mart otuz yedi... (Faruk Nafiz Çamhbel, Han Duvarları)
119. Gönderme, sıralama ve kataloglarda yazar adı ile eser
başlığı arasına konur: Yahya Kemal Beyatlı: ATendi Gök Kubbemiz;
u Hıfkı Aı.ıy Çankaya, Yakup Kadıı Karaosrnanoğru Yaban;
) )ıfcr NNIİN Çamlıbel: flir ömür Boy/e Geç'.1. Refik Halil Karay:
*' »•' Hikâyttloh; Ruşen Eşref Onaydın Diyorlar ki; Cahil Sıtkı
hır Hvş Yaş. Hamdullah Suphi Tanrıover: Dağ Yolu; Tank
İM|M Ku\,ııt Ağa. Haldun Taner: Şişhaneye Yağmur Yağıyordu.— AlHMh m. un içinde yazar adı ile oser başlığı arasında özet bir işaret


Üç nokta
»
lıMl llnıhaııgı bir sebeple bitmemiş cümlelerin sonuna konur: *•) mvınh'kotın oyle güzel bir baharı var ki.. (Reşat Nuri ftlltfaklıi, Çalı Kuşu)
/inV/ıf/a .ııpadan başka no biter bu topraklarda? âıtmmt^ı t,ıyar
» ultt ihiiu-ar. zerzevat, tutun.. (Falın Rıfkı Atay. Çankaya) Kıt İM «a yılan sözlerin yerine kullanılır
A),ıfc l.mıııak istenilmeyen kişi ve yer adlan yerine kullanılır: B t NİMİİ (K««şat Nuri Guntekin. Çalı Kuşu)
M.»»im l»iı ynıde kesildiğini göstermek için konur: ı/.ıl tan. toprak sarı. çıplak ağaçlar sarı...
(Faruk Nafiz Çamlıbel, Han Duvarları) '• ın.ı ıığıııl.ır olsun Ayrılıyor yolumuz!
(Faruk Nafiz Çamlıbel. Sanat)
Mu lakun .m u unlar, durumlar ve örnekler sayılırken daha başka-kil Mduğunu göstermek için kullanılır:
lUiHotıaloyh. biz her vasıtadan, yalnız ve ancak, bir nokta-ı ı ı( /in ınlıladc ederiz. O nokta-ı nazar şudur. Turk milletini. ■ M. i..Mİ ı ihamla, lâyık olduğu mevkie is at etmek ve Türk cumhuri-ffiını •aiBilmaı temelleri üzerinde, her gun. daha ziyade takviye pfm«i w bunun için de. ısübdat fikrini öldürmek... (Atatürk)
Alıniılanla allanan yerleri göstermek için çoklukla uç nokta IriHiuı Tuıkçonın çekilmediği yerler vatandır, ancak çekildiği tmı tul vmtaıılıktan çıkar . (Yahya Kemal Beyath)
Y-wiM.il uıtomedığımız bir soz de noktalarla geçiştirilir.

Soru işareti
141 !-ıiıı bildiren cümle veya sözlerin sonuna konur:
N" Mfiı.ı/ı tükenecek bu yollar, arabacı? (Faruk Nafiz Çamlıbel. ful. ıı ıh- Aı.ılhirı)
Kimim? Alı
Haıı.jı Ah' (Ömor Seyfettin. Diyet)

Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
(Ahmet Haşim. Merdiven)
"Hancı, dedim, bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu'nu?"
(Faruk Nafiz Çamlıbel. Han Duvarları)
—Goethe'nin evini gezdin mî? (Ahmet Haşim. Frankfurt Seya¬hatnamesi)
Atatürk bana sordu:
— Yeni yazıyı tatbik etmek için ne düşündünüz? (FalihRıfkı Atay, Çankaya)
Gerçek soru bildirmeyen cümlelerden sonra bu işaret kulla¬nılmaz Kim söyledi, bilmiyorum.
Soz arasında parantez içinde bir bilginin şüpheyle karşılan¬dığını veya bir söze inanılmadığını göstermek için kullanılır.

Ünlem işareti
122. Sevinç, kıvanç, acı. korku anlatan cümlelerin sonuna
konur:
Ne mutlu Türküm diyene! (Atatürk)
Gurbet o kadar acı Kı ne varsa içimde Hepsi bana yabancı. Hepsi başka biçimde!
(Kemalettın Kâmı Kamu)
123. Söylev ve hitabelerde de ünlem işareti kullanılır
Ordular! İlk hedefiniz Akdenizdir. ileri! (Atatürk)
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cum¬huriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. (Atatürk)
Ey Türk istikbalinin evlâdı! işte; bu ahval ve şerait içinde dahi. vazifen Turk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! (Atatürk)
Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: ilerle! (Yahya Kemal Beyatlı)
Ey köyleri hududa bağlayan yaslı yollar, Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar!
(Faruk Nafiz Çamlıbel)
Dur yolcu! Bilmeden gelip basüğm Bu toprak bir devrin battığı yerdir.
(Necmettin Halil Onan)
Ancak, doğrudan doğruya bir cümleye bağlı olan hitapları bir virgülle ayırıp ünlem işareti cümle sonuna konur:
Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz!
(Faruk Nafiz Çamlıbel, Sanat)
Soz arasında parantez içinde bir kelimeye dikkat çekmek için V ullıinılır. Ayrıca, alay bildirmek için ilgili kelimeden sonra parantez iı/Midc ünlem işareti kullanılır.

Çizgi
124. Çizgi, yazıda konuşmaları göstermeye yarar:
— Yabancı yok! Kimsin?
Ali...
Hangi Ali?

Gölgeler yaklaştılar Bir adım kalınca onu kıyafetinden tanıdılar: Koca Ali,. Koca Alı. be!...

Sen misin. Alı usta? —Benim!...
Ne arıyorsun bu vakit buralarda?
Hiç...
Nasıl hiç? Suya çekicini mı düşürdün yoksa!...
—t...
(Ömer Seyfettin, Diyet)
Aidbamız tutarken Erciyeş'm yolunu:
"Hanci, dedim, bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu'nu?"
Gözleri uzun uzun burkulu kaldı bende,
Dcdt:
H(ına sağ indi. ölü çıktı geçende!
(Faruk Nafiz Çamlıbel. Han Duvarları)
l'ıankfurt'a gelene herkesin sorduğu şunlardır: i:skı şehri gezdin mi? Rothschıld'm evine gıttm mi? Goethe'nın evini gezdin mi?
(Ahmet Haşim. Frankfurt Seyahatnamesi)

Yoo. güvercinlerime dokunmayınız, dedi.
(Yakup Kadri Karaosmanoglu)


Mı ı leş t irme çizgisi
I2B. Bir satır sonunda bitmeyen kelimeleri bırleştir-y« yarar Satır sonuna sığmayan kelimeler hecelere bölünür:
... beşik¬ten mezara kadar... ilk sevgiye benzeyen ilk acı. ilk ayrı¬lık
Satır sonuna gelen özel adlardan sonra birleştirme kullanılmaz
... Bu rai
dan ...
... Yakup Kadri Karaosmanoğh
nun ...

126. Dil bilgisinde kökleri ve ekleri ayırt etmek için kullanın
al-, dur-; gor-, ver-: al-ım, al-ış; dur-um. durak; Dursun; Dur-mı
dur-uş; gûr-uş; ver-ım; ver-ış; gor-gü-suz-luk; ev-Ien-dır-mek; yt
lan-mak...
Kelimelerin hecelerini ayırmak için de kullanılır, a-raş-lır-ı du-ruş-ma; bı-le-zik. kar-puz; ku-yum-cu-luk, ya-zar-lık; prog-raı bir-leş-tır-mek; ba-lık-çı-lık. ge-çım; se-çım; don-dur-ma; bo-yt du-rıık; bus-bu-tün; göm-gök; sap-sa-rt; kap-ka-ra,,.
127. Cümle içinde ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak ı( kullanılır: örnek olsun diye - örnek istemez ya - söyluyorum-
128. Eski yazı dilinde kullanılan Arapça ve Farsça birleş kelimelerdeki kok ve ekleri ayırmak için kullanılır: resm-ı geçi Cemiyet-ı Akvam; Hâkımıyet-ı Milliye; Servet-i Funun; Nevsal-i Mili hokka-baz. ateş-perest; menfaat-perest;
Paris'te genç iken Baudlaıre-perest idim. Balkon'la. Yolculuk'la, Güzellik7e mest idim.
(Yahya Kemal Beyatlı)
129. Ikılı soy adlarını birleştirmek için kullanılır: Johot-Cur^
Levy-Bruhl; Saınt-SaĞns. Saint-Sımon; Sainle-Beuve; Mendelss(
Bartholdy
Bunun gibi. yabancı yer adlarında da yerine gore kullandı Alsace-Lorıaıne; Champs-EIysees; Samt-Bernard; Samt-Germaiı des-Pres, Saınt-Gothard; Saınt-Tropez; Boulogne-sur-Mer; Bouchei du-Rhdne, Salıns-lcs-Baıns.
130. Ikı veya daha çok millet (ülke. dil) adı arasındaki bağ çia ile belirtilir: Türk-Alman ilişkileri; Türkçe-Fransızca sözlük; Tül kıye-Almanya spor karşılaşmaları.
131. Ikı veya daha çok özel ad (kişi adı, yer adı) arasındaki bj da çizgi ile belirtilir: Aydın-lzmır yolu. Ankara-îstanbul uçai seferleri; Trabzon-Tebriz kervan yolu.
132. Ikı veya daha çok sayı arasında sure bakımından bir ba{ belirtmek ıstıdığimız zaman da çizgi kullanırız: 1912-1913 Balkı Savaşı. 1914-1918 Dünya Savaşı; 1982-1983 öğretim yılı; Omi Seyfettin (1884-1920).

Tırnak işareti
133. Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan
•"i/li'tın başında ve sonunda kullanılır: "Ey Turk gençliği! Birinci
vtııtvn. Türk istiklâlini. Turk cumhuriyeUnı. ilelebet, muhafaza ve
mıht.ıt.ı.t etmektir" (Atatürk)
"Ordular! ilk hedefiniz Akdenizdir. İleri'" (Atatürk) "No mutlu Türküm diyene!" (Atatürk)
134, Aktarmalarda ıkı yol vardır. Başka bir kimseden veya
yumdun aldığımız sözleri olduğu gibi verdiğimiz zaman orijinal
«fciaımadan soz edilir Orijinal biçimiyle aktarılan sözler tırnak
ı(,ni'l«' gösterilir:
H.ıktmz. sair vatanı ne güzel tarif ediyor:
"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda olen varsa vatandır."
( Hınnal biçimiyle verilen alıntılar, bir cümle veya metin içinde tji)',ımyoı ve bir anıt veya yazıtta yer alıyorsa, tırnak işareti kullanılmaz:
Hayatta en hakiki mürşit itimdir.
(K. Atatürk)
Turk. oğun. çalış, güven.
(K Atatürk)
Başka bir kimseden veya yazıdan aldığımız sözleri az çok ılm'jtnıl l)ır biçimde verdiğimiz zaman ise İçerik (muhteva) aktar-nı inin.lan soz ederiz İçerik aktarması tırnak içine alınmaz: Kanuni İÜ/tan Süleyman'a gore, cihanda en buyuk devlet, sıhhattir.
Yahya Kemal'e gore, Turkçenın çekilmediği yerler vatandır.
' uıııiı.ıi biçimiyle aktarılan sözleri veren cümlelerin sonuna h()ı m.ıl olarak iki nokta konur; tırnak içine alınan alıntı buyuk harfle l-rtfl.ıi ve sonundaki işaret (nokta, soru veya ünlem işareti) tırnak («İİİKİİ içinde kalır: Dindar ve Müslüman Namık Kemal için hürriyet, h ı Allah tarafından verilen bir haktır. Tercüme edelim: "İnsan hur ılt't),ıı " (Ahmet Hamdı Tanpınar)
( umlo içinde özel olarak belirtilmek istenen birtakım sözler İH nal içme alınır Tırnak içine alman sözler daha çok alay yollu fr ulUmlıı Bundan başka, tırnak içindeki sozun ciddiye alınmadığı da 'iıiı ıji'lııılıı Yem bir "barış taarruzu" başladı
Hılımsol yazı ve yayınlarda kelimelerin anlamlarını içine alır: Ht(yıik sozu Anadolu'da "tepe" olarak kullanılır.
IH Kitapların, edebî eserlerin, bilimsel yayınların, yazıların I aı t a., kı-lımoden oluşan başlıkları metin içmde çoklukla tırnak içine ■lııııı
"Han Duvarları-; -Yaban'-; "Göl Saatleri"; "Yaprak Dokumu";, "Memleket Hikâyeleri"; "Otuz Beş Yaş"; "Savaş ve Barış"; "Kara-' mazov Kardeşler".
Yahya Kemal'in şiirleri "Kendi Gök Kubbemiz" adı altında çıktı. "Yaprak Dökümü" son yirmi yılın en güzel romanlarından bindir. (Ahmet Hamdı Tanpınar) Cahit Sıtkı 'mn ' 'Şairin ölümü'' şiirim Yahya Kemal çok sevmtşü. (Ahmet Hamdı Tanpınar) Ehch Maria Remar-que'ın "Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok" adlı romanında... Bu günün gençleri "Dar Kapı"yı okumalıdırlar. (Ahmet Hamdı Tanpınar)
Tırnak içine alınan başlıklardan sonra kesme işareti kullanılmaz:
"Gol Saatlerı"ndeki küçük manzumeler çok güzeldir. "Otuz Beş Yaş'ı okuduğum zaman ilk duyduğum şey...
Gazete ve dergi baslıkları tırnak içine alınmaz: Türk Yurdu 'nda çıkan bir yazıda...

Parantez
136. Cümle içinde verilen açıklayıcı bilgüerı içine alır Beç (Viyana) kuşatması. Gun ve ay adlannda majuskul (büyük harf) kullanmak yersizdir.
Cümle içinde ara sözlerin veya ara cümlelerin basına ve sonuna1 konur: Mimariyi artık Çin ve Hindistan'ın uzak eyaletlerinde (o da bilmem ne zamana kadar) aramak... (Ahmet Hasım)
Satır başlarında veya metin içinde sıra gösteren harf veya rakamlardan sonra parantezin kapama biçimi kullanılır :•),.„ b).... c) I).... 2).... 3)... gibi.
Bu kullanışta harf veya rakamlardan sonra daha çok nokta konur:
a b c. ...; 1 2 3. ... gibi.

Kesme işareti
137. Özel adlara getirilen eklen ayırmak için kullanılır Do¬ğan 'dan; Kemal'e; Edirne 'den; Aydm 'ın; Yakup Kadri Karaosmanog-lu'nun Yaban'ı; Kuzey Amerika'da; Frankfurt Seyahatnamesi'nde...
Gerçek kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır: TBMM'nm; BM'de; ABD'de; AET'nin.
Sayılara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır "1919 senesi Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıküm." 1985'te; 8'ınci madde; 2'ncı kat.
Bir kelime içinde bir ünlünün düştüğünü belirtmek için lir: N'oldu? N'etsin? N'apalım?
Bir harf veya ekten sonra gelen eklen ayırmak için konur: A dan Z'ye kadar; b 'nin m 'ye dönüşmesi; Turkçede -daş'/a yapılmış birçok örnek vardır.
m (metre). / (litre), km (kilometre) gibi kısaltmalardan sonra kesme işareti kullanılmaz Yolun 25 km lik kesimi; beş I İik bir kap
Basımda başlıklar değişik harflerle (italik veya siyah) dizilmek îiuretıyle ayırt edilir. Değişik harflerle dizilen başlıklardan sonra getirilen ekler kesme işaretiyle ayrılır:
Han Duvarlarının
Yolcuyum bir kuru yaprak misali. Rüzgârın onune katılmışım ben
mısraları, çok sevilmiştir.
Cahit Sıtkı'nın Otuz Beş Yaşı ...
Gazete ve dergi başlıklarına getirilen ekler çoklukla kesme işaretiyle ayrılır: Anayasa. Resmi Gazete'de yayımlandı.
özel adlardan türetilen isim. fiil (mastar) ve sıfatlarda kesme İşareti kullanılmaz: Türklük. Türkleşmek. Türkçü. Türkçülük. Turk-
Araplaşmak, Arnavutluk. Aydınlı. Çankırılı, Bolulu. Oslolu. Tokyolu, Salamancalı. Budapeşteli, Romalı, Helsmkili... Yalnız so¬nunda okunmayan harfler bulunan yabancı özel adlardan sonra getirilen ekler kesme işaretiyle ayrılır: Lılle'li, Bordeaux'lu, Htııxelles'lı... gibi.
Kurum ve kuruluş adlarına getirilen ekler çoklukla kesme işaretiyle ayrılmaz
138. Yazıda sık sık kullanılan birtakım işaretler daha vardır:
+ toplama işareti, artı — çıkarma işareti, eksi . çarpma işareti, çarpı : bölme işareti, bolu
• eşitlik işareti % yüzde işareti
§ paragraf işareti % çeviriniz
* veya 1 not işareti " denden
° "derece işareti

KISALTMALAR

Gerçek kısaltmalar
139. Yer kazanmak, kolaylık sağlamak gibi pratik düşüncelerle
■ık nık kullanılan kelimeler, kitap veya dergi başlıkları, kişi ve yer
İM İla 11, kuruluş adları yazıda bir veya birkaç harfle kısaltılır. Gerçek
t malimalar eskiden beri yerleşmiş biçimlerde kullanılır: C(Celsius),
dı (doktor). T.Ç. (Türkiye Cumhuriyeti), PTT. (Posta. Telgraf.
Telefon), prof. (profesör), s, {sayfa), vb. (ve başkaları, ve benzer¬leri).
Gerçek kısaltmaların büyük bir bölümünde kısaltma harf (ler)in-den sonra nokta konur: c. (cilt), s. (sayfa), bk. (bakınız), krş. (karşılaştırınız), çev. (çeviren), yaz. (yazan), dr. (doktor), prof. (profesör), doç. (doçent), av. (avukat). — Buna karşılık, ölçü, para ve yönlerin adları noktasız yazılır: cm (santimetre), g (gram), hl (hektolitre), 1 (litre), m (metre), mm (milimetre). TL (Türk lirası); G (güney). K (kuzey). B (batı), KB (kuzeyban) vb. -Sözlüklerde, ansiklopedilerde ve bilimsel yayınlarda sık sık kullanılan özel kısaltmalarda noktasız yazılışlar kullanılabilir: s (sıfat). ıs (isim). Ar (Arapça). Alm (Almanca). Arn (Arnavutça), Far (Farsça), Fr (Fran¬sızca), İng (İngilizce). T (Türkçe) gibi. Ancak, bu özel kısaltmaların listesi ilgili yayınlarda verilir.
140. Bitişik yazılan kelimelerin kısaltmaları normal olarak bitişik yazılır: km (kilometre), cm (santimetre), hl (hektolitre), kg (kilog¬ram), mm (milimetre).
141. Kısaltılan kelimenin ilk harfi (rninuskul. majuskul) normal olarak olduğu gibi muhafaza edilir: s. (sayfa), mm (milimetre), C (Celsius), vb. (ve başkaları) gibi.—Ancak, küçük harfle yazıldığı halde kısaltması buyuk harfle yapılan kelimeler de vardır: TL (Türk lirası); CD (güneydoğu), K (kuzey) gibi.
Bilim alanında özel kısaltmalar kullanılabilir: HjO (suyun sem¬bolü). C (karbonun sembolü), Ca (kalsiyumun sembolü).
143. Birkaç kelimeden oluşan kurum ve kuruluş adlan, her
kelimesi ilk harfi almarak kısaltılır. Kus.ılıma büyük harflerle yazılır.
Buyuk harflerden sonra normal olarak nokla konur: TC. (Türkiye
(Jumhuriyeti); TBMM. (Türkiye Büyük Millet Meclisi); PTT (Posta
Telgraf Telefon). O.DT.Ü. (Orta Doğu Teknik Üniversitesi). B.M
(Birleşmiş Milletler).
Son yıllarda çok kelımeli kurum ve kuruluş adlarının noktasız kısaltılması yaygm bir hal almıştır: TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi). PTT (Posta Telgraf Telefon): AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu); ABD (Amerika Birleşik Devletleri). THY (Türk Hava Yolları). NATO (North Atlantic Treaty Organization).
Ancak, birkaç kelimeden oluşan adları ABD. (Amerika Birleşik Devletleri) veya SSCB. (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği) gibi yalnız son harflerinden sonra nokta kullanarak kısaltmak yanlıştır.
144. Birkaç kelimeden oluşan kurum ve kuruluş adlarının
kısaltmalan. kullanılan harflerin adlarına gore okunur: PTT (Posta
Telgraî Telefon yerine pe re fe); MTA (Maden Tetkik ve Arama
Knstitusu yerine me te a); DSİ (Devlet Su işleri yerine de se i). BM
(Birleşmiş Milletler yerine be me).
Kısaltmalardan sonra getirilen ekler, kesme işareüyle ayrılır. Kkler. kısaltmanın okunuşuna uyar PTT'ye; DSt'nin; BM'de
Sayılar
145. Sayılar yazıyla yazılabildiğı gibi. rakamlarla da yazılabilir,
'»ayıların ne zaman yazıyla ve ne zaman rakamlarla gösterileceği
konusunda dilimizde açık bir kural verilemez Ancak, uygulamada
birtakım ilkeler oluşmuştur. Bunlara göre, daha çok edebî karakter
taşıyan metinlerde kuçuk sayılar yazıyla gösterilir: iki hafta sonra;
haftanın beşinci gunu; bm yıldan ben; Uç ayda bir; dort kardeş;
uçüncu sınıf;
Yaş otuz beş Yolun yarısı eder
(Cahit Sıtkı Tarancı)
Buna karşılık daha büyük sayılarda ve saat. para tutan, ölçü, iMtatıstık verilere ilişkin sayılar daha çok rakamla gösterilir: öğleden •ionra saat 1730'da; 1500 lira, 25 kilogram; 150 kilometre; 15 metre kumaş, 1 250 000 kişi gibi.
Para ile ilgili işlemlerde sayıların bitişik yazılması yaygm bir kuraldır: yüzdoksanbın, ikiyûzellibin, beşyûzyetmışbin gibi.
Rakamlarla yazılan sayılardan sonra gelen ekler kesme işare¬tiyle ayrılır: 19 Mayıs 1919'da, 23 Ekim 1923'te.
146. Sayılar daha çok Arap rakamlarıyla gösterilir: 25 mm; İSO
kışı. 15 000 lira, 75 kilometre. — Romen rakamları ise ancak
■joleneksel birtakım hallerde kullanılır. Yüzyılların, ayların, kitap ve
ıleıgi ciltlerinin Romen rakamlarıyla yazılması yaygın bir gelenek-
tir: XX. yüzyıl; 19. V. 1919; 29.X.1923; III. kat; Atatürk Bulvarı 117; 1. cilt, X. yıl Bunun gibi. hükümdarların adlarında da Romen rakamları kullanılır: 1(1. Selim; XIV Louis; 11. Wılhelm; V. Kari, VIII Edvvard. — Yüzyıllar, ciltler Arap rakamları ile de yazılabilir-19. yüzyıl; 5. cilt.
147. Beş ve beşten çok haneli sayılar sondan sayılmak üzere geleneksel üçlü hanelere ayrılarak yazılır: 32 GOS; 326197; 49 750 812 gibi. -
148. Sayılarda kesirler virgül ile ayrılır: /5,2(15onda2);5,26(5 yüzde 26) gibi
Tarih
149. Yıl bildiren sayılarda Arap rakamları kullanılır: 1919.1923;
19S0; 1985-1986 gibi.
Tarihlerin yazılışı
150. Aylar yazıyla olduğu gibi, rakamla da gösterilebilir. Aylar
Arap ve daha çok Romen rakamlarıyla gösterilir. Buna karşılık
günlerde yalnız Arap rakamları kullarulır: 19 Mayıs 1919; 19 S 1919;
19V.1919qibı.
Tarihlerin yazılışında gün. ay ve yıl bildiren sayılar arasında nokta yerme çizgi veya eğik çizgi de kullanılır: 19-S-19I9,19 IS11919. —19.5.1919 biçimi en yaygın yazılış biçimidir.
Metin içinde ay adları kısaltılmaz: 1919 senesi Mayısının 19'uncu gunu Samsun'a çıktım (Kemal Atatürk)
181. Turkçede normal konuşma ve yazıda tarihler, yıl, ay ve gün olarak verilir: 1919 senesi Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. (Kemal Atatürk)
Tarih büdiren sayılardan sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır: 19.5.1919'da...
Tarihlerde ayların adı yazılırsa, gun ve yıl büdiren sayılar nokta veya çizgi ile ayrılmaz Buna gore 19. Mayıs. 1919 ve 19 Mayıs 1919 biçimleri yanlıştır
152. Posta gönderilerinde alıcının adı ve soy adı yanında adresi
yazılır:
Sayın Doğan örnek Atatürk Bulvarı No. 217 Kavaklıdere 06680 ANKARA Göndericinin adresi zarfın sol üst köşesine yazılır.
153. Sıcaklığın bildirilmesinde C (Celsıus) kısaltması normal olarak yazılmaz: 38° veya 38 derece — Ancak, bilimsel çalışma¬larda başka derece sistemlerinin kullanıldığı göz Önüne alınarak C kısaltmasının kullanılması tavsiye edilir.
154. Saat ve dakikalar metin içinde yazıyla veya Arap rakam¬larıyla gösterilir: saaf dokuzu beş geçe; saat yediye çeyrek kala...; saat sekizi on dakika uç saniye geçe; saat 10.3S'te...

KONU DİZİNİ
Sayılar, kurallar bölümündeki maddeleri gösterir

ad listeleri bk. dizinler
adres yazımı bk. gönderilerde
adres yazımı ağız biçimleri 23 akar su adları 78, 79 aktarmalar 134 alfabe 3
alfabetik sıra 4. 5, 6 ansiklopediler bk dizinler Arap rakamları 146, 149, 150 Arapça adların yazılışı 97 ay adlarının yazılışı 43 ıy kelimesinin yazılışı 53, 75 ayırma 107
ayrı yazılış 55. 58. 63. 65, 67. 68.
69. 70 başlıklar 54
Batı kökenli kelimelerin ya¬zılışı 88 bayramların adları 44 be ile yapılan ikilemeler 63 bilim terimlerinin yazılışı 90, 91 birleşik fiiller 70 birleştirme çizgisi bk çizgi İmlik adlan bk. kuruluş adlan bitişik yazılış 55,56.57.64,66.67, 70
buy adlarının yazılışı 46 bölme işareti 138 bulvar adlan 83
buyuk harf (majUskül) 4. 41. 43.
46. 48. 49. 50. 51. 52. 53, 54 buyuk unlu uyumu 25 buyuk ünlü uyumuna uymayan
okler 25 buyuk unlu uyumuna uymayan
kelimeler 25 İMİ İde adları 83
coğrafî adların yazılışı 76
çarpma işareti 138
çeviriniz1 138
çıkarma işareti 138
Çince adların yazılışı 106
çizgi 124. 125. 127. 128. 129. 130.
131, 132 da. de bağlacının yazılışı 37 -da, -de. -ta, -te hal ekinin yazılışı
37
dağ adları 78, 79 damak ünsüzleri 18 dar ünlüler 8 -cteş eki 25 değişik yazılışlar 24 denden 138 deniz adları 78 derece işareti 138 dergi adları 54
dernek adları bk kuruluş adları
deyimlerin yazılışı 65 dil adlarının yazılışı 46 dış ünsüzleri 18 dizinler 5. 16. 19 dudak ünsüzleri 18 düz ünlüler 8
düzeltme (inceltme, uzatma) işa¬reti 12, 13. 14. 15 eski söyleyiş 23
etimolojik Unla bk. köken imlâsı etmek yardımcı fiili 70 esas söyleyiş 23 eşitlik işareti 138 ev ile kurulan birleşik kelimeler 67
eylemek yardımcı fiili 70 Farsça adların yazılışı 97 fonetik imlâ bk. ses imlâsı

fiil kok veya gövdelerinin yazı¬lışı 30
g unsuzu (yabana kelimelerde) 87
gazele adları 54
geleneksel imlâ 1. 40
geniş ünlüler 8
gezegen adları 75
gırtlak unsuzu 18
gol adlan 78. 79
gönderilerde adres yazımı 152
gun adlarının yazılışı 43
güne; kelimesinin yazılışı (astro-nomide) 53. 75
hane ile kurulan birleşik keli¬meler 67
harfler 2, 4
hitaplar 116, 123
-0- r. u, û)mürak eki 25
iJren bk. -iren eki
iki nokta 118. 119
ikilemeler 59. 60
ikili soy adları 129
ikili ünlü harfleri 9
ikili ünsüz harfleri 19
ıl adlan 77
ile sözünün ek olarak yazılışı 32 ımek ek fiilinin yazılışı 38 imlâ kuralları (ana ilkeler) 1 ince Ünlüler 8
inceltme işareti bk. düzeltme işareti
İstanbul adının yazılışı 39 istanbul ağzı 23
Japonca adların yazılışı 106 kalın ünlüler 8 kelimelerin ayrılması 108 -ken eki 25, 33 kesme işareti 135. 137 kısaltmaların yazılışı 139, 140.
141, 142 ki bağlacının yazılışı 34 -ki ekinin yazılışı 25. 35 kışı adlannın yazılışı 72 kitap adları bk. başlıklar
kooperatif adlan bk. kuruluş adlan köken imlâsı, (etimolojik imlâ) 1, 39
koy adları 77
kuruluş adları 85. 86. 143, 144 kurum adları 85, 86, 143. 144 kuçuk harf (mınuskul) 4. 41. 42.
43, 44, 45, 47. 49. 52 kuçuk ünlü uyumu 26 İPhçe adlarının yazılışı 46 levhalann yazılışı 51 •leyin eki 25
m- ile yapılmış ikilemeler 60
-ma, -me ile biten mastarlar bk.
mastarlar mahalle adlan 77. 83
majuskül bk. büyük harf
■mak, -mek ile biten mastarlar bk. mastarlar
mastarlar 28, 29
meydan adları 83
mezhep adları 46
mı, mi, mu. mü soru ekinin ya¬zılışı 36
mısraların ilk harfi 49
millet adlarının yazılışı 46
minüskül bk. küçük harf
mitoloji adları 75
n + b39 nispet /'si 17
nokta 110. 111. 112. 113. 114. 115 noktalı virgül 117 noktalama işaretleri 109 not ışareü i 38
okul adlan bk. kuruluş adlan ortak söyleyiş bk. esas söyleyiş
ortaklık adları bk. kuruluş adlan oymak adlarının yazılışı 46 özel adların yazılışı 72 paragraf işareti 138 parantez 136 pekiştirmeli sıfatlar 64 Romen rakamları 146. 150
Rusça adların yazılışı 99, 100. 101. 102, 103, 104. 105

sayıların yazılısı 145. 146. 147. 148
semi adlan 77
sert ünsüzler 18. 20
ses imlâsı (fonetik imlâ) 1. 23
sesler 7
sokak adları 82
soru işareti 121
soy adlan 40. 72
sözlükler bk. dizinler
şehir adlan 77
takma adlar 72 tarih 149
tarihlerin yazılışı 150. 151 tepe adlan 78 terimler 53, 90. 91 tırnak işareti 133, 134, 135 Türk alfabesi 4 Türk harfleri 4
uzatma işareti bk. düzeltme işareti
uç nokta 120
uçlu unlu harfleri 9
üçlü ünsüz harfleri 19
ülke adlarının yazılışı 77
Ünlem işareti 122, 123
unlU düşmesi 27
ünlüler 7, 8
ünsüzler 7, 18, 19
ve bağlacı 116 veya bağlacı 116 virgül 116
yabancı deyimlerin yazılışı 92
yabancı harfler 6
yabancı kelimelerin yazılışı 87.
88. 89. 90. 9) yabancı kökenli kişi adlarının
Türkçe biçimi 93 yabancı özel adların yazılışı 94.
95, 96, 97 yabancı sözlerin yazılışı 92
yabancı yazı sistemlerinde bü¬yük i harfi 5
yabancı yer adları 94
yabancı yer adlarının Türkçe bi¬çimi 79
yazı başlıkları bk. başlıklar
yazıtlar 134
yer adlarının yazılışı 76
yıl bildiren sayıların yazılışı 149
■yor eki 25, 31
yortuların adları bk bayramla¬rın adları yumuşak ünsüzler 18. 20 Yunanca adların yazılışı 98 yurt ile kurulan birleşik kelime-" 1er 67
yuvarlak ünlüler 8 yüzde işareti 138



A
aba abraş acıtmak
abacı abuhava acil
abacılık, -ğı abuk sabuk acilen
abadl abuli aciz,-czi
abajur abullabut âciz
abaküs abur cubur âcizane
abalı abus acul,-lü
Abana acaba acun
aban! acar acur
abanmak acayip,-bi acuze
abanoz accelerando acyo
abartıcı acele acyocu
abartılı aceleci aç
abartmak acelecilik, -ği açacak ,-ğı
abartmalı Acem açalya
abaşo Acem aşiran açan
Abaza Acem buselik açar
Abbasi Acemce aç gözlü
abdal acemi aç gözlülük.-ğü
Abdal acemileşmek açı
abdülleziz Acem Kürdi açıcı
aberasyon acente acık. ğı
abes acı açıkça
abıhayat acıklı açıkçı
abıru acıktırmak açık göz
abide acılanmak açık gözlülük ,-ğü
abideleşmek acılaşmak açıklama
abidevi acüı açıklamak
abis acılık, ğı açıklanmak
abla acuna açıklatmak
ablak,-ğı acımak açıklayıcı
ablalık.-ğı acımasız açıklayış
ablatya acımasızlık,-ğı açıklık.-ğı
abli acımık,-ğı açık sözlü
abluka acımsı açıktan
abone acun tırak,-ğı açılım
abonman acındırmak açılış
aborda acınmak açılma
abra Acıpayam açılmak
abramak acırga açıortay
46
açış-ağ
açış addetmek Afganlı
açkı addolunmak afi
açkıcı adedi afif
açkılamak adem afili
açhk.-gı Adem afiş
açma âdemoğlu.-nu afişçi
açmalık,-ğı adenit afişçilik,-ği
açmaz adese afiyet
açmazlık,-ğı adet,-di afoni
ad âdet aforizm
ada âdeta aforoz
adabımuaşeret adım aforozlamak
adacık,-ğı adımlamak Afrika
adagio Adıyaman Afrikalı
adak.-ğı adi afsun
adaklanmak âdil afsuncu
adaklı âdilâne afsunlamak
adaklık.-ğı Adilcevaz afsunlanmak
Adalar adîlik,-ği afsunlu
adale adlandırmak Afşar
adalet adlanmak Afşin
adaletli adli aftos
adaletsiz adliye afur tafur
adaletsizlik ,-ği adliyeci afyon
adalı adrenalin Afyon
adali adres afyonkeş
adam adsız afyonkeşlik,-ği
adamak aerodinamik,-ği afyonlamak
adamakıllı af.-fiı afyonlanmak
adamcıl afacan afyonlu
adamlık,-ğı afacanlaşma agâh
adamsız afacanlaşmak aganta
adamsızlık,-ğı afacanlık.-ğı agaragar
Adana afakî agitato
adap,-bı afal afal aglühnasyon
Adapazarı'm afallamak aglülmin
adaptasyon afazi agnostisizm
adapte aferin agnozi
adaş afet agora
adaşlık ,-ğı afetzede agorafobi
adavet affetmek agraf
aday affettuoso agrafi
adaykk,-ğı affeylemek agrandisman
adcı affolunmak agreman
adcılık,-ğı Afgan agu
addedilmek Afganistan ağ
ağa-akaç
ağa ağırşaklanmak ahlat,-dı
ağabey ağıt ahım şahım
ağaç,-a ağıtçı ahır
ağaççık.-ğı ağız.-ğzı âhır
ağaçkakan ağızlamak ahırlamak
ağaçkesen ağızlaşmak Ahi
ağaçlama ağızlık,-ğı Ahilik.-ğı
ağaçlamak ağızsız ahir
ağaçlandırma ağlama ahiren
ağaçlandırmak ağlamak ahit.-hdi
ağaçlaşmak ağlamaklı ahitleşmek
ağaçlık,-ğı Ağlasun ahitname
ağaçsı ağlaşma ahize
ağalanmak ağlaşmak ahkâm
ağalık,-ğı ağlatma ahlâk
ağarma ağlatmak ahlâkçı
ağarmak ağlayış ahlaki
ağartı ağma ahlâksız
ağartma ağmak ahlâksızlık,-ğı
ağartmak ağn ahlat
ağda Ağrı Ahlat
ağdacı ağrılı ahmak,-ğı
d ğ dal anmak ağrıma ahmaklaşmak
ağdalaşma ağrımak ahmaklaştırmak
ağdalaşmak ağrısız ahmaklık,-ğı
ağdalı ağrıtma ahret
ağdırmak ağrıtmak ahretlik.-ği
ağ. ağsı ahşap,-bı
ağü ağustos ahtapot
ağüamak ağyar ahu
ağılı ah ahval. '.ı
ağıllanmak ahali aidat
ağım ahar aidiyet
ağımlı aharlamak aile
Ağın aharlı ailece
ağınmak ahbap,-bı ailevi
ağır ahdetmek ait
ağır başlı ahdi ajan
ağır başlılık,-ğı Ahdiatik ajanda
ağırlama Ahdicedit ajanlık ğı
ağırlamak ahenk,-gı ajans
ağırlanmak ahenkleştirmek ajur
ağırlaşmak ahenkli ajurlu
ağırlık,-ğı ahenksiz ak
ağırlıklı ahenktar akabinde
ağırşak.-ğı aheste akaç. ı-ı
48 akaçlama-aktivizm
akaçlama akıtmak aksamak
akaç la m ak akıtmalı aksan
akademi akide Aksaray
akademik.-ği alok,-ği aksata
akait,-di akim aksatma
akaju akis,-ksi aksatmak
akak.-ğı akit,-kdi Akseki
akamet âkit.-di aksesuar
akar Akkuş aksetme
akarca aklama aksetmek
akaret aklamak aksettirmek
akasya aklan aksırık,-ğı
akbaba aklanma aksırma
akça aklanmak aksırmak
Akçaabat akhk.-ğı aksi
Akçadağ aklıselim aksileşmek
Akçakale akli aksilik,-ği
Akçakoca akliye aksine
akça pakça akliyeci aksiseda
akçe akma aksiyom
akçıl akmak aksiyon
Akdağmadeni'ni akonitin akson
Akdeniz akont Aksu
akdetmek akordeon aksülamel
Akhisar akordeoncu akşam
akıbet akort.-du akşamcı
akıcı akortçu akşamcılık.-ğı
akıcılık ,-ğı akraba akşamlamak
akıl.-kh akrabalık.-ğı akşamleyin
akılcılık.-ğı. akran akşamlık.-ğı
akıllanmak akranlık,-ğı Akşehir
akıllı akreditif akşın
akıllıca akrep,-bi aktar
akıllılık.-ğı Akrep,-bi aktarıcı
akılsız akrobasi aktarılmak
akılsızlık.-ğı akrobat aktarı ye
akım akrobatlık,-ğı aktar hk.-ğı
akın akromatin aktarma
akıncı akromatopsi aktarma cüık.-ğı
akındırık ,-ğı akropol.-İÜ aktarmak
akmn akrostiş aktarmalı
akıntılı aks aktarmasız
akış aksak,-ğı aktif
akışkan aksaklık.-ğı aktinit
akışkanlık,-ğı aksam aktinyum
akıtma aksama aktivizm
aktör-Alevüik
aktör al amin ut alçaltmak
aktörlük,-ğü alan alçı
aktria alan talan alçılama
aktüalite Alanya alçılamak
aktüalizm alarga alçılanma
aktüel alarm alçılanmak
akupunktur Alaşehir aldanış
aku«tik,-ği alaşım aldanma
akü alaturka aldanmak
akumulâtor alaturkacı aldancı
akvam alaturkalaşmak aldatılma
akvarel alaturkalık,-ğı aldatılmak
akvaryum alavere aldatış
Akyazı alay aldatmaca
al alaybozan aldatma
ala alaycı aldatmak
âlâ alaycılık,-ğı aldehit
alabanda alâyiş aldırış
alabildiğine alaylı aldırışsız
alabora alaz aldırmak
alabros alazlama aldırmaz
alaca alazlamak aldırmazlık,-ğı
Alaca alazlanmak alegori
alacak,-ğı albastı alegorik,-ği
•alacaklı albatr aleksi
alacalanmak albatros alelacayip
alacalı albay alelacele
alacalık,-ğı albaylık ,-ğı alelade
Alaçam albeni alelhusus
alacık,-ğı albenili alelumum
alafranga albino alelusul
alafrangalaşmak albüm alem
alafrangalık,-ğı albümın alem
alagarson alçak.-ğı alemdar
alâımısema alçakça alenen
alâka alçak gönüllü alengirli
alâkadar alçak gönüllülük. alenî
alakalanmak -ğü aleniyet
alâkalı alçaklaşma alerji
alakart alçaklaşmak alerjik,-ği
alâkasız alçaklık,-ğı alessabah
alâkasızlık ,-ğı alçalış alesta
alakok,-ğu alçalma âlet
alalamak al çalmak alev
alamana alçalncı Alevi
alâmet alçaltma Alevîlik,-ği
50 alevlendirme-amansız
alevlendirme alışmak Almanya
alevlendirmek alış dr ma almaşık,-ğı
alevlenme alıştırmak A İm us
alevlenmek alış veriş alo
aleyh Aliağa alotropi
aleyhtar âli alp
aleyhtar lık.-ğı âlicenap.-bı alpaka
aleykümselam âlicenaplık ,-ğı alşimi
alfa alil alşimist
alfabe âlim alt
alfabetik,-ğı alimallah alternatif
alfenit,-d i âlimlik,-ğî alternatör
algarina alivre altes
algı alizarin ala
algıcılık,-ğı alize altılı
algılama alkali alolık.-ğı
algılamak alkalik.-ğı altıgen
algılanmak alkalimetre Alü Kardeş
algoritma alkaloit,-di alan
alıcı alkarna altıncı
alıç.-cı alkım Altındağ
alık,-ğı alkış Altınözü'nü
alıklaşmak alkışçı Altıntaş
alıklık.-ğı alkışlama alnpaüar
alıkonulmak alkışlamak altışar
alıkoymak alkışlanma altimetre
alım alkışlanmak altlamak
alımcı alkol.-lü alıhk.-ğı
alımlı alkolik,-ği altmış
alımlılık,-ğı alkolizm altmışar
alın.-İni alkollü alto
alındı Allah altunl
alıngan aUahlık,-ğı Alucra
alınganlık,-ğı silahsız alamın
alınlık.-ğı allak bullak alüminyum
alınma allâme alüvyon
alınmak allamelik,-ği alyans
alma allegretto ama
alış allegro âmâ
alışık,-ğı alhk,-ğı amabile
alışıklık.-ğı allite r asy on amaç,-cı
alışkan almaç,-cı amaçlama
ahşkankk.-ğı almak amaçlamak
alışkın Alman amade
ahşkmlık.-ğı almanak,-ğı aman
alışma Almanca amansız
Amasya-Angola 51
Amasya amirallik,-ğı analojik.-ğı
amatör amirlik.-ğı Anamur
ama torluk.-ğü amit,-di ananas
amazon amiyane anane
ambalaj amma ananevi
ambalâjcı amme anarşi
ambalajlamak amnezi axıarsik,-ği
ambar amnios anarşist
ambarcı amonyak,-ğı anarşizm
ambarcılık, -ğı amonyum anartri
ambargo amoralizm anasır
amber amorti anason
amberbaris amortisman anatomi
amberbu amortisör anayasa
amblem amper anayasacı
ambulans ampermetre anayasal
amca amper saat,-ti anca
amcalık,-ğı •im pır ancak
amcazade ampirik,-ği ançüez
amel ampirizm andaç,-o
amele amplifikatör andante
ameli ampul,-lu andantino
amelimanda ampütasyon andavallı
ameliyat amudî andezit
ameliyathane amudufıkari andık,-ğı
ameliye amut,-du Andırın
amenajman amyant andırış
amenna an andırma
Amerika ana andırmak
Amerikalı anaç,-cı andız
amerikan Anadolu anekdot
Amerikan Anadolulu anele
Amerikanca anafor anemi
amerikyum anaforcu anemik.-ği
ametist anaforculuk, -ğu anemon
amfi anaforlamak aneroit,-di
amfibi anahtar anestezi
arnfibol.-lfi anahtarcı anevrizma
amfiteatr anahtarcılık ,-ğı angajman
amhzem anahtarlık,-ğı angarya
âmil analık,-ğı angaryacı
amin analitik ,-ğı angıç.-a
âmin analiz Anglikan
am.ip.-bi analjezi Anglikanizm
âmir anal j ezik,-ği Anglosakson
amiralt-li analoji Angola
32 Angolalı-apaz
Angolalı anlatış antilop,-bu
angudl anlatma antimon
angut, du anlatmak annpati
anı anlayış antipatik.-ği
anılmak anlayışlı antipropaganda
anımsamak anlayışsız antisepsi
anırmak anlayışsızlık.-ğı antiseptik,-ği
anım anma antisiklon
anıt anmak antitez
Anıtkabir anmalık,-ğı antitoksin
anıtlaşmak anne antlaşma
anıtlaştırmak anne anne antlaşmak
anıtmezar anofel antoloji
anız anomali antrakt
ant anonim antrasit
anide anons antre
aniden anorak,-ğı antrenman
anilin anormal,-li antrenör
animato anormalleşmek antrenör lük,-ğü
animizm anorrnallik,-ği antrepo
anjin anot.-du antrepocu
anjiyografi ansefal antrepoculuk,-ğu
Anka ansızın antrkot
Ankara ansiklopedi antropolog
anket ansiklopedik ,-ği antropoloji
anketçi ant,-di antropomorfizm
ankiloz Antakya anut,-du
anlam Antalya anüs
anlama antant anyon
anlamak antarktik anzarot
anlamamazlık anten aort
anlamdaş anterit apaçık
anlamdaşlık. -ğı antet apak
anlamlandırma antetli apalak,-ğı
anlamlandırmak antialerjik,-ği apandis
anlamlı antibiyotik,-gı apandisit
anlamlılık,-ğı antıdemokrank.-ğı apansız
anlamsız antifriz apansızın
anlamsızlık antik .-ğı aparey
anlaşılma antika aparmak
anlaşılmak antikacı apartman
anlaşılmaz antikacılık,-ğı apar topar
anlaşma antikite apaş
anlaşmak antikor apati
anlaşmazlık.-ğı antıkomunıst apayrı
anlatım antikomunizm apaz
apazlama-ar ıtı m 53
npazlama aracı aratmak
apazlamak aracılık.-ğı arayıcı
aperitif aıaç.-cı arayış
apış Araç araz
apışak,-ğı araççılık.-ğı araz
«pişik.-ğı araçlı arazbar
apışlık.-ğı araçsız arazi
apışmak Araf arbede
apiko Arafat,-ti arbitraj
•plik.-ği aragonit Arda
aplikasyon araka Ardahan
apolet arakçı Ardanuç, -cu
apolitik.-ği arakçılık.-ğı Ardeşen
aport arakıye ardıç,-cı
appassionato araklama ardın a t din
apraksi araklamak ardınca
apre Araklı ardiye
aprelemek Aral arduaz
apreli aralama arena
apresiz aralamak areometre
apse aralanma argaç,-cı ,
apsent aralanmak argaçlamak
apsis aralık,-ğı argali
aptal Arahk.-ğı argın
aptalca aralıklı argıt,-dı
aptallaşma aralıksız argo
aptallaşmak arama argon
aptallık, -qı aramak Arguvan
aptes aranjman Ar havi
aptesbozan aranılmak arı
apteshane aranma arıcı
aptesli aranmak arıcılık,-ğı
aptestik, -ği Arap,-bı ank,-ğı
aptessiz Arapça arıklama
apukurya Arapkir arıklamak
apul apul Araplaşmak arıklık, ğı
ar Araplık.-ğı anlamak
ara Arapsun arılaşmak
araba ararot anlaştırma
arabacı Arasat'ı anlık ,-ğı
arabacılık,-ğı arasta arındırma
araban araşit arındırmak
Araban araştırıcı arınma
arabesk araştırma arınmak
Arabi araştırmacı arış
Arabistan araştırmak arıtım
54 arıtma-as başkan
arıtma artmak Arnavutça
arıtmak Artova Arnavutluk ,-ğu
anz artrit arnika
arıza artroz ar oma
arızalanmak Artvin aromatik,-ği
arızalı arzu arozöz
arızasız arya arpa
arızi Aryanizm arpacı
Ari arz arpacık,-ğı
arif arzu arpacılık,-ğı
arifane arzuhal,-li Arpaçay
arife arzuhalci arpalama
arioso arzuhal cilik.-ği arpalık,-u:
aristokrasi arzulamak arpej
aristokrat arzulu arsa
aritmetik,-ği arkadaş arsenik,-ği
aritmi arkadaşlık,-ğı arsız
aritmik arkaik,-ği arsızlaşmak
ariyet arkaizm arsızlık,-ğı
ariza arkalamak Arsüı
Arjantin arkalı arş
Arjantinli ar kalık.-ğı arşe
ark arkebiiz arşın
arka arkegon arşınlama
arşivci arkeolog arşınlamak
art,-dı arkeoloji arşidük
artağan arkeolojik arşiv
artağanlık.-ğı arkeopteriks as
artakalmak arkoz asa
artçı arktik,-ği asabi
artçılık ,-ğı arlanmak asabîleşmek
arter arma asabîlik ,-ği
artezyen armada asabiye
artı armador asabiyeci
artık.-ğı armadura asabiyet
artım armağan asalak.-ğı
artımlı armatör asalaklık.-ğ;
artırılmak armatür asalet
aram armoni asaleten
artırma armonik,-ği asamble
artırmak armonika asansör
artış armonyum asansörcü
artist ar mudi asap.-bı
araştık.-ğı armut,-du asar
artisüık.-ği armuz asayiş
artma Arnavut.-du asbaşkan
anbest-aşoz
aslen aşçıbaşı,-m
¦¦nlbont.-di asli aşçılık.-ğı
Ainpıi asma aşhane
MM asmak aşı
asesbaşı.-nı aspidistra aşıcı
ahu t ilen aspiratör aşık.-ğı
iMlon aspirin âşık,-ğı
«•fail aspur âşıkane
.ı-.ı.ıitn asri âşıktaş
Asfaltlamak asrileşme âşıktaşlık.-ğı
ısl ıltl ınmak asrileşmek aşılama
Asgari asrilik ,-ği aşılamak
aaık. ğı assai aşılanma
asıl, slı ast aşılanmak
asılı astar aşılatmak
asılmak astarlama aşılı
asılsız astarlamak aşılmak
asıntı astar lık,-ğı aşım
asır,-sn asteğmen .ışındır m. t
asır lık,-ğı asteğmenlik, -ği aşındırmak
asi astım aşınma
aside astırmak aşınmak
asidimetre astigmat aşır.-şrı
asıl astigmatizm aşın
asileşmek astragan aşırıcılık, ğı
asihk. ğı astrofizik.-ği aşırılık ,-ğı
asillik,-ği astrolog aşırma
asilzade astroloji aşırmacılık.-ğı
asimetri astronom aşırmak
asimetrik.-ğı astronomi aşırtı
asimilâsyon astronomik ,-ğı aşırtmak
asimptot astronot aşısız
asistan astsubay aşıt
asistanlık,-ğı asude aşikâr
asit.-di Asya aşikâre
askarit Asyalı aşina
asker aş aşinalık ,-ğı
askeri aşağı aşiret
askeriye aşağılamak aşk
askerlik.-ği aşağılık.-ğı Aşkale
askı aşağısı aştan
askıhk.-ğı aşağı yukarı aşlık.-gı
askospor aşama aşma
asla aşar aşmak
aslan aşari aşna fişne
aslanağzı,-m aşçı aşoz
56 aşur e-a vu ç iamak
aşure abf.-tfi atropin
aşurelik,-ği atıfet attırmak
aşüfte âtü aut
aşüftelik,-ği atılgan av
at atılganlık, ğı avadanlık ,-ğı
ata anlım aval,-lı
atabek,-ği atılış aval aval
atabey atılma avam
Atabey atılmak avanak,-ğı
atacılık,-ğı anm avanaklık,-ğı
atak.-ğı atımcı Avanos
ataklık,-ğı atımlık avans
atalet atış avanta
atalık,-ğı atışma avantacı
atama atışmak avantacılık.-ğı
atamak atıştırma avantaj
atanma atıştırmak avara
atanmak ati avare
ataraksiya atik.-ği avareleşmek
ataş atkı avarelik,-ğı
ataşe atkılamak avam
ataşelik,-ği atlama avarya
Atatürkçü atlamak avaz
Atatürkçülük,-ğü atlambaç,-cı avaz avaz
atavik,-ği atlandırmak avcı
atavizm atlanma avcılık.-ğı
atçı atlanmak avdet
atçüık,-ğı atlas avdeti
ateh auanlmak avene
ateist atlatma averaj
ateizm atlatmak avgın
aterina aüet avisto
ateş aüetik.-ğı avize
ateşçi aüetizm avlak.-ğı
ateşçilik.-ği atlı avlama
ateşkes atmaca avlamak
ateşleme atmak avlanma
ateşlemek atmasyon avlanmak
ateşlenme atmasyoncu avlu
ateşlenmek atmosfer avrat,-dı
ateşli atol,-lü avret
ateşperest atom Avrupa
atfen atomculuk,-ğu Avrupalı
atfetmek atonal,-lı avuç,-cu
aOcı atölye avuçlama
ancüık.-ğı atraksiyon avuçlamak
avukal-ayrım 57
«vukat ayartıcılık.-qı ayırma
avııfaallık. ğı ayartılmak ayırmak
""i". CU ayartma ayırt etmek
avuıuttmnak ayartmak ayırtı
MM Ayaş ayırtma
«VUlUHrtk ayaz ayırtmak
¦ı vntıiu ayazlamak ayıt
• VIII 1. 'İli ayazlanmak âyin
Avustralya ayazlatmak ayları
Avuafıalyalı ayazma aykırılaşmak
Avusturya Aybastı aykırılık.-ğı
Avusturyalı ayça ayla
ı v ııtımı aydemir aylak.-ğı
ı vuiıtı ık aydın aylaklık.-ğı
avutulmak Aydın aylandız
• V aydınlanma aylanmak
Ay aydınlanmak aylık.-ğı
*n aydınlatıcı aylıkçı
ayak, ğı aydınlatma aylıklı
ayakbaatı aydınlatmak aymak
ayakçın aydınlık,-ğı ayna
ayakkabı.-yı ayet aynen
ayakkabıcı aygın aynı
ayakkabıcılık.-ğı aygır aynılık.-ğı
tyakkabüik,-ğı aygıt aynısefa
ayaklamak ayı aynıyla
ayaklandırmak ayıcı aynî
ayaklanma ayıcılık,-ğı ayniyat
ayaklanmak ayıboğan ayniyet
ayaktaş ayık.-ğı aynştayniyum
ayak yolu ayıklama ayol
ayal.-li ayıklamak ayran
ayan ayıklanma ayrancı
ayan ayıklanmak ayranlaşmak
ayan beyan ayıklık,-ğı ayrı
Ayancık,-ğı ayılmak ayrıca
ayar ayın ayrıcalık ,-ğı
ayarcı ayınga ayrıcalıklı
ayarlama ayıngacı ayrıcalıksız
ayarlamak ayıngacılık,-ğı aynk.-ğı
ayarlanma ayıp,-bı ayrıksız
ayarlanmak ayıplamak ayrılık.-ğı
ayarlatmak ayıplanmak ayrılış
ayarlı ayırıcı ayrılma
ayarsız ayırım ayrılmak
ayartıcı ayırmaç ,-cı aynm
58 ay r ımlama-azrail
ayrımlama azaltmak azınlık.-ğı
ayrıntı azamet azıtma
ayrıntılı azametli azıtmak
ayrışım azami azil,-zli
ayrışmak azap.-bı azim.-zmi
ayrıştırma azar azimet
ayrıştırmak azarlama azimli
aysar azarlamak aziz
aysberg azarlanma Aziziye
aysfilt.-di azarlanmak azizlik,-ği
ayva azat,-dı azletmek
Ayvacık.-ğı Azdavay azlolunmak
ayvalık,-ğı azdırma azma
Ayvalık,-ğı azdırmak azmak,-ğı
ayvan Azerbaycan azmak
ayvaz Azeri azman
ayyaş azgın azmanlaşmak
ayy aşlık,-ğı azgınlaşma azmetmek
ayyuk azgınlaşmak aznavur
az azgınlık ,-ğı aznif
aza azı azot
azade azıcık,-ğı azotometre
azalma azık,-ğı Azrail
azalmak
azaltma azımsamak



B
İMİM bağ bağışçı
(•aha anns bağa bağışık,-ğı
İMhacan bağan bağış üdık,-ğı
İMİMÜ, cı bağboğan bağışlama
hahaaıkl bağcı bağışlamak
babafingo bağcık.-ğı bağışlanma
İMİMİ bağcılık,-ğı bağışlanmak
Rahatlık, 'iı bağdadi bağışlatmak
İMİMkOfl bağdalamak bağlaç,-cı
babalanmak bağdamak bağlaçlı
babalık, ğı bağdaş bağlam
İmha tatlısı.-ru bağdaşık.-ğı bağlama
haİMyanı bağdaşım bağlamacı
babayiğit, di bağdaşma bağlamak
babayiğitlik,-ği bağdaşmak bağlanım
lAbuüJ bağdaşmazlık.-ğı bağlanmak
haca bağdaştırıcı bağlantı
1.a. ak. Oı bağdaştırmak bağlantılı
haıakaız bağı bağlantısız
İMlı .ın,ık, Oı bağıcı bağlantısızlık.-ğı
İMUI bağıl bağlaşık.-ğı
haç bağülık,-ğı bağlaşım
baıtana bağım bağlayıcı
badanacı bağımlaşma bağlayış
l .ı.l .ın.ıl.ım.l bağımlı bağlı
badanalamak bağımlılık,-ğı bağlık.-ğı
1 ı.i' l.uı.ılınma bağımsız bağlılaşma
badanalanmak bağımsızlaştırmak bağhlık.-ğı
bada bağımsızlık,-ğı bağnaz
badem bağına bağnazlık, -ğı
İmi d o ma bağıntılı bağrıkara
bademcik,-ği bağır.-ğn bağrışmak
bademlik,-ği bağır dak.-ğı bahadır
baderna bağırış bahadır lık,-ğı
badı bağırmak Baha!
badire bağırsak,-ğı Bahallik.-ği
badya bağırtı bahane
Hal» bağırtlak,-ğı bahar
bagaj bağırtmak baharat
baget bağış baharatçı
60 baharlı-balotaj
baharlı Bakırköy balbal
bahçe bakırlaşma balçak.-ğı
Bahçe bakırlaşmak balçık.-ğı
bahçeci bakış baldır
bahçecilik,-ği bakışık,-ğı baldırak,-ğı
bahçelik.-ğı bakışım baldıran
bahçıvan bakışunlı baldırgan
bahçıvanbaşı bakışımsız baldırıkara
bahçıvanlık, -ğı bakışımsızlık,-ğı baldız
bahis,-hsi bakışma bale
bahri bakışmak balerin
bahriye baki balgam
bahriyeli bakir balık.-ğı
bahsetmek bakire Bahk.-ğı
bahsetmek bakirelik,-ği balıkçı
bahşiş bakiye balıkçıl
baht bakkal balıkçılık.-ğı
bahtiyar bakkaliye balıkçın
bahtiyar lık.-ğı bakkallık ,-ğı Balıkesir
bahtsız bakkam balıkhane
bahusus bakla balıklama
bakakalmak baklamsı balıklamak
bakalit baklan balıklandırmak
bakalorya baklava balıklava
bakam baklavacı baliğ
bakan baklavacılık ,-ğı balina
bakanak,-ğı bakliyat balinalı
bakanhk,-ğı bakmak balisnk.-ğı
bakara bakraç, cı balkan
bakaya bakteri Balkan
bakıcı bakteridi Balkanlar
balacılık.-ğı bakteriyolog Balkanolog
bakılma bakteriyoloji Balkanoloji
bakılmak baktırmak balkımak
bakım bal balkır
bakımcı bala balkon
bakımlı Balâ ballandırma
bakımlık.-ğı balaban ballandırmak
bakımsız balabanlaşmak ballanma
bakımsızlık.-ğı balak,-ğı ballanmak
bakıncak.-ğı balalayka ballı baba
bakınma balar ballık.-ğı
bakınmak bal arısı balo
bakır balast balon
bakırcı b.ıl.u, di baloncu
bakırcılık,-ğı balata balotaj
baloz-basıl
I.4İ..i bani,-di baritin
bantlama bariton
İMİU banilamak bariz
l4İUIaş banyo barka
I«ll4*i| baobap,-bı barkarol,-lü
Itallalaına bap.-bı barlam
ı .11 .1 un. bar barmen
t- ıl.y ı. ı baraj barmenlik,-ğı
İtalUlıh. Oı barak,-ğı baro
harfi baraka barograf
İti VS baran barok
İMİyalama barata barometre
balyalamak baratarya baron
balyam» barbar baroskop
halyna bar bar barsam
İNilyoı (fvMç) barbarca barsama
bambaşka barbarlaşmak Banın
bambu barbarlık,-ğı barudi
bamya barbunya barut
l.a.. barbut barutçu
banal. )ı barca baruthane
banallik, ûı barda barutluk,-ğu
haııaa bardacık.-ğı baryum
l.anU) bardak.-ğı bas
hamlııa barem basamak,-ğı
bandınım barfiks basarna
HatKİıima bargam bas bas
ı ¦ f -1. ı ıı. ı* barı basbayağı
İI4IIIİO barınak,-ğı basen
lıaıulıol barındırma bası
lı .!¦ in bangır barındırmak basıcı
NaııglaıUf barınma basık.-ğı
Hangini lnşlı barınmak basıklık.-ğı
bani barış basıla
l.ank barışçı basılı
banka barışçılık ,-ğı basılış
bankacı barışık,-ğı basılma
bankacılık, ğı barışıklık ,-ğı basılmak
bankan barışma basım
bank »ılık. ği barışmak basımcı
lımıknl barıştırma basımcılık.-(.Jı
bankız barıştırmak bas un
banknot bari basınç.-cı
banko barikat basırganmak
banliyö barisfer basış
banmak bant, dı basil
62 bası ret-basya ve* i
basiret başarılmak başkumandanlık,-ğı
basit başarısız Başkurdıstan
basitleşmek başansızlık.-ğı Başkurt
basitleştirmek başarma Başkurtça
basitlik.-ği başarmak başlama
Bask başasistan başlamak
Baskça başasistanlık .-ğı başlangıç.-cı
basket başbakan başlanılmak
basketbol.-İÜ başbakanlık, -ğı başlanmak
basketçi başbuğ başlatma
baskı başçavuş başlatmak
baskıcı başçavuşluk, - ğ u başlayış
baskıcılık ,-ğı başçı başlı basma
basküık.-ğı başçık.-ğı başlıca
baskın başdanışman başlık, ğı
Baskü başdizgici başlıklı
basklarnet başeksper bı ş hk s ız
baskül başgarson başmakale
basma başgedikli başmaklık.-ğı
basmacı başhakem başmuharrir
basmacılık.-ğı başhekim başmüdür
basmahane başhekimlik,-ği başmüdürlük,-ğü
basmak başhemşire başmüfettiş
basma kalıp başhemşirelik, -ği başmüfettişlik ,-ği
basso başıboş başoyuncu
bastarda başıboşluk.-ğu başöğretmen
bastı başıbozuk.-ğu başpapaz
bastıbacak.-ğı başıbozukluk, -ğu başpehlivan
bastık ,-ğı başka başpehlıvanlık.-ğı
bastırılmak başkaca başpiskopos
bastırma başkalaşma başpiskoposluk,- ğu
bastırmak başkalaşmak başrol, -lü
bastika Başkale başsavcı
baston başkalık.-ğı bassa vcüık.-ğı
basur başkan başşehir.-hn
basya başkanlık.-ğı baştankara
bas başkası başteknısyen
başak.-ğı başkâtip.-bî başuzman
Basak.-ğı başkâtiplik,-ği başuzmanlık ,-ğı
başakçı başkent başvekâlet
başaklanma başkomutan başvekil
başaklanmak başkomutanlık. -ğı başvurma
başaktris başkonakçı başvurmak
baş altı başkonsolos başvuru
basan başkonsolosluk. -ğu başyardımcı
başarılı başkumandan başyaver
başy azar-beğenilmek
1 l.4f y444l bayan bazlama
Itaşyaiflilık, |ı bayat bazlamaç,-cı
t*a«v**ı Bayat bazuka
İMfv««ııt«n bayatl be
Ittşfssınsnlık, 3 bayatlama bebe
İMİ bayatlamak bebecik,-ği
bayatlatma bebek,-ği
bayatlatmak bebeklik, ği
ı^ukyilık. Oı bayatlık ,-ğı beberuhi
NiMııııı Bayburt Beberuhi
baygın becayiş
lı«Uıy« baygınlık,-ğı becelleşmek
baygıntı beceri
1*41-11*1 bayılma becerikli
I.4H bayılmak beceriklilik,-ği
iı«iik. Oı bayıltıcı becerme
I.4Mİ bayıltmak becermek
»•«İtli bayındır becet
Italılılaşına Bayırıdır becit
l4iılıUfiııak bayındır hk.-ğı bedava
I.4İMI bayır bedavacı
«.....1 bayi,-i bedavacılık,-ğı
ftaiınly» Baykan bedbaht
I.4İIIMI4 baykuş bedbahüık.-ğı
balııııınk bayrak,-ğı bedbin
Itaiif bayrakçı bedbinlik,-ği
İtalık. Ol bayraklı beddua
ı4iiıkAİ bayraktar bedel
h4İMI4k bay r aktar lık,-ğı bedelli
I4İMI4II bayram bedelsiz
«41111411 Bayramiç'i beden
lıalAi bayramlaşma bedeni
4İİ4İ bayramlaşmak bedenli
l*4M4iılya bayramlık.-ğı bedesten
I4iy4l, II baysal bedevi
1.4* baysallık,-ğı bedevUik.-ği
1*4 V. 1 baysungur bedhah
I.4VİI baytar bedii
I.4vlnıi4k baytarlık,-ğı bedii, drı
bavul bas begonya
...y bazal,-li begüm
lıayaûı bazalt beğendirme
I.4y40ıl4|ina bazen beğendirmek
ItayaOıİAşmak bazı beğeni
lıayaftıUftırmak bazidiyospor beğenilme
i..M0.l.k. Oı bazit beğenilmek
64 beğeniş-beraat
beğeniş belenmek belletici
beğenme belermek belletmek
beğenmek belertmek belli
behemehal beleş bembeyaz
beher beleşçi bemol,-Iu
behey beleşçilik,-ği ben
behımİ belge bencil
behre belgeleme bencileyin
beıs.-e'sı belgelemek bencilik,-ği
bej belgelenme bencilleşmek
bek belgelenmek bencülik.-ği
beka belgeli bende
bekar belgelik. qi bendegân
bekâr belgesel benek.-ği
bekâret belgi benekli
bekârhk.-ğı belgisiz bengi
bekas belgisizlik,-ği bençfilik.-ği
bekçi beli benimseme
bekçilik.-ği beliğ benimsemek
bekleme belik.-ği benimsenmek
beklemek beliklemek benimsetme
beklemeli belirleme benimsetmek
beklenti be İmlemek benimseyiş
bekletmek belirgin beniz.-nzi
bekleyiş belirçnnlik,-ği benlik ,-ği
bekri belirleme benmari
Bektaşî belirlemek bent,-di
Bektaşüik,-ği belirlenmek benzeme
bel belirli benzemek
belâ belirme benzer
belagat,-t; belirmek benzeri
belâlı belirsiz benze rlik,-ği
bel bel belirsizlik,-ği benzeşen
belce belirti benzeşim
Belçika belirtili benzeşme
Belçikalı belirtilmek benzeşmek
belde belirtisiz benzeşmezlik ,-ği
belediye belirtme benzetiş
belediyeci belirtmek benzetme
belediyecilik,-ği bel kemiği benzetmek
belek,-ği belki benzeyiş
beleme belladonna benzin
belemek bellek,-ğı benzinci
belemir belleme benzinlik,-ği
belen bellemek benzol,-lü
Belen belleten beraat
beraber - bezenme
65
besi
besici
bencilik.-ği
benli
besin
besleme
beslemek
beslenme
beslenmek
besmele
besmelesiz
Besni
beste
beıtecl
bestekâr
besteleme
bestelemek
beste nigâr
beş
beşaret
beş bıyık,-ğı
beşer
beşeri
beşeriyet
beşgen
beşi birlik,-ğı
beşi bir yerde
beşlk.-ği
beşikçi
Beşiktaş
beşinci
Beşiri
beşiz
beşleme
beşli
beşlik,-ğı
beşme
bet
beta
betatron
beter
beton
betonarme
betonyer
bevliye
bevliyeci
bey
beyan
beyanat
beyanname
beyaz
beyazımsı
beyazımtırak
Beyazıt,-dı
beyazlanmak
beyazlaşmak
beyazlık.-ğı
beyefendi
beygir
beyhude
beyin,-yni
beyincik.-ğ:
beyinsi
beyinsiz
beyit,-yti
Beykoz
beylerbeyi.-nı
Beylerbeyi'ni
beylik.-ğı
bey lık çi
beynelmilel
Beyoğlu'nu
Bey paran'm
beysbol,-lü
Beyşehir
beytUlnuü.-li
Beytüşşebap,-bı
beyzade
beyzi
bez
bezdirmek
bezek,-ği
besekçi
bezelemek
bezelye
bezeme
bezemek
bezen
bezeniş
bezenme
66 bezenmek-bıliarz
bezenmek bıraktırmak Bigadiç
bezeyici bıyık,-ğı bigane
bezeyiş bıyıklanmak bigudi
bezgin bıyıklı bigünah
bezgüüik.-ği bıyıksız bihaber
bezık.-ği bızbız bihakkın
bezir bızdık,-ğı bijuteri
bezirgan bızır bDcarar
bezmek biat.-h bikarbonat
bezzaz biber bikes
bıcı bıcı biberlemek bikini
bıcıl biberli büdr.-kri
bıcılgan biberlik,-ği bilahare
bıcır bıcır bibersiz bilaistisna
bıçak ,-ğı biberon bilakis
bıçakçı bibi bilanço
bıçakçıhk.-ğı bibliyofil bîlâr
bıçaklama bibliyograf bilardo
bıçaklamak bibliyografi bilâvasıta
bıçaklanma bibliyografya bilcümle
bıçaklanmak bibliyoman büdik.-ği
bıçakük»-gı bibliyomanı bildirge
bıçkı biblo bildiri
bıçkıcı biçare büdirümek
bıçkın biçer döver bildirim
bıçkınlaşmak biçilmek bildiriş
bıçkınlık.-ğı biçim bildirişim
bıdık bıçımci bildirme
budan biçimcilik.-ği bildirmek
bıkkanhk.-gı biçimlendirmek büe
bıkma biçimlenme Bilecik,-ğı
bıkmak biçimlenmek büeğı
bıktırıcı biçimli bilek,-ğı
bıktırma biçimsiz bUeklik,-ği
bıktırmak biçimsizleşmek büeme
bıldır biçimsizlik, ğı bÜemek
bıldırcın biçki bilenme
bıllık bıllık biçme bilenmek
bıngıl bıngıl biçmek büet
bıngıldak.-ğı biçtirmek büetçi
bıngıldamak bid'at.-ti büetçilik.-ği
bırakılmak bidayet.-ti büetmek
bırakışma bide bileyici
bırakışmak bidon bileyicilik -ğı
bırakma binek.-ği bilezik.-ği
bırakmak Biga bilfarz
bilfiil-biteviye 67
bilfiil bilmez Birecik.-ğı
bilge bilmezlenmek birer
bügelik.-ği bilmezlik,-gi birey .
bilgi bilmukabele bireyci
bügiciük.-ği bilumum bireycilik,-ği
bilgiç,-ci bilvasıta bireyleştirmek
bügiçlik,-gi büye bireylik ,-ği
bilgi işlem bilyeli bireysel
bilgili bilyon bir eyse llik,-ği
bilgin bin bin. m
bilgisayar bina biricik ,-ği
bilgisayarcı binaen birikim
bigisizlik.-gi binaenaleyh birikinti
bilhassa binbası,-yı birikme
bililtizam binbaşılık, -ğı birikmek
bilim bin dallı biriktirme
bilim kurgu bindi ı biriktirmek
bilimsel bindirim birim
bilımselhk.-gi bindirme birincasıf
bilinç,-ci bmdirmek birinci
bümçlendirme binek,-gi birincil
bümçlendirmek biner birincilik, qı
bilinçlenme Bingöl birisi,-ni
bilinçlenmek binici birkaç
bılmçlı binicilik,-gi birlemek
bilinçsiz bininci birleşik.-ğı
bilinçsizlik, -ği biniş birleşim
bilinen binit birleşme
bilinmeyen binmek birleşmek
bilinmezlik,-gi blperva birleştirme
bilir bir birleştirmek
bilıı kişi bira birlik.-ğı
bilistifade biracı birlikte
biliş biracılık,-gı birsam
b dışım birader birtakım
bilişmek birahane bisiklet
billahi birahaneci bisküvi
billur biraz Bismil
bülûriye birazcık bismillah
billûrlaşma birazdan bisturi
billûrlaşmak birbiri,-ni bit
billûrlaştırma bircilik,-ği bitap,-bı
bıllûrsu birçok,-ğu bitaraf
bilme birden bitaraflık,-ğı
bilmece birdenbire bitek,-ği
bümek birdir bir biteviye
68 bitik-Bohvya
bitik.-gi biz Boğazköy
biıirn Bizans boğazlama
bitimli bizar boğazlamak
bitimsiz bizatihi boğazlanma
bitirilmek bizmut boğazlanmak
bitirim bizon Boğazlayan
bitirme bizzat boğazlı
bitirmek blastulâ boğazsız
bitiş blok boğdurma
bitişik.-ği blokaj boğdurmak
bitişken bloke boğmaca
bitişkenlik.-gi bloklaşma boğmak
bitişme bloknot boğmakh
bitişmek bloksuz boğucu
bitiştirme bloksuzluk.-ğu boğuk,-ğu
bitiştirmek blöf boğuklaşmak
bitki blucin boğulma
bitkileşme bluz boğulmak
bitkileşmek boa boğum
bitkimsi bobin boğumlama
bitkin bobinaj boğumlamak
bitkiruik,-ği boca boğumlanma
bitkisel bocalama boğumlanmak
bitlenme bocalamak boğumlu
bitlenmek bocalatmak boğuntu
bitli boci boğuşmak
Bitlis bocuk,-gu bohça
bitmek bocurgat bohçacı
bitpazarı.-nı bodoslama bohçacılık,-ğı
bittabi bodrum bohçalama
bitter Bodrum bohçalamak
bitüm boduç.-cu bohem
biye bodur bok
biyel bodurlaşmak boklamak
biyografi bodurluk, ğu boklaşmak
biyografik boğa boklu
biyojeografi Boğa bokluk,-ğu
biyokimya boğada boks
biyolog boğak,-ğı boksit
biyoloji boğanak.-ğı boksör
biyolojik boğasamak boksörlük,-ğü
biyonik.-gi boğası bol
biyopsi boğaz bol.-ıü
biyosfer Boğaziçi,-ni bolca
biyoşimi boğazkesen bolero
biyotit Boğazkesen Bolivya
Bolivyalı-bozlar
Bolivyalı borçlanmak boyama
bollanmak borçlu boyamak
bollaşma borçluluk.-ğu boyanma
bollaşmak borda boyanmak
bollaştırmak bordo boy bos
bolluk.-ğu bordro boydaş
Hulşovİk,-gi borik,-ği boykot
Bolu borina boykotaj
Bolvadin Bornova boykotçu
bomba bornoz boylam
bombalama borsa boylamak
bombalamak borsacı boylanma
bombalanma boru boylanmak
bombalanmak borumsu boyna
bombalatmak Bosna boyler
bombardıman bostan boylu
bombardon bostancı boyna
bombe bostancılık.-ğı boynuz
bombok boş boynuzlamak
bomboş boşalma boynuzlanmak
bonbon boşalmak boynuzlaşmak
boncuk, -ğu boşaltım boynuzlatmak
boncuk çu boşaltma boynuzlu
boncuklanma boşaltmak boynuzsu
boncuklanmak boşama boysuz
bone boşamak boyun ,-ynu
bonfile boşanma boyuna
bono boşanmak boyunca
bonservis boşatmak boyunduruk,-ğu
bopstil boşboğaz boyut
bor boşboğazlık, -ğı boz
Bor boşlamak boza
bora boşluk.-ğu bozacı
boraks Boşnak.-ğı bozacılık,-ğı
boran boşu boşuna bozarmak
borani boşuna boz bakkal
borasit bot bozca
borat botanik,-ğı Bozcaada
borazan botanikçi Bozdoğan
borazancı boy bozdurma
bor azanc ıbaşı, -m boya bozdurmak
borç,-cu Boyabat bozdurtmak
Borçka boyacı bozgun
borçlandırılmak boyacılık,-ğı bozguncu
borçlandırmak boyahane bozgunculuk, -ğu
borçlanma boyalamak bozkır
70
Bozkır-buğulanmak
Bozlar bölücü brifing
Bozlaırt,-du bölücülük,-ğü briket
bozlak,-ğı bölük.-ğü briketlemek
bozma bölük pörçük briyantin
bozmacı bölüm brizbriz
bozmak bölümleme brokar
Bozova bölümlemek brom
bozrak ,-ğı bölumlendirmek bromür
bozuk,-ğu bölümlenme bronş
bozukluk.-qu bölumlenmek bronşçuk.-ğu
bozulma bölünme bronşit
bozulmak bölünmek bronz
bozulum bölünmez bronz laşmak
bozuluş böl ünmezlik,-ği broş
bozum bölüntü broşür
bozumca bölüşme brovning
bozuntu bölüşmek bröve
bozuşmak bölüştürme brülör
Bozüyük,-ğü bölüştürmek brüt
böbrek ,-ği bön bu.-nu
bobür bönleşmek bucak,-ğı
böbürlenme bönlük,-ğü Bucak,-ğı
böbürlenmek börek.-ği buçuk.-ğu
böcek,-ği börekçi buçuklu
böcekbaşı,-ru börekçilik.-ği budak ,-ğı
böcekçil börk budaklanmak
böcekhane börkenek,-ği budala
böcekkapan börtü böcek budalalaşmak
böceklenmek börülce budalalık,-ğı
böceklik,-ği bösmek budama
böcül böcül böyle budamak
böğür ,-ğrü böylece budanma
böğürme böylelikle budanmak
böğürmek boylesme budatmak
böğürtlen Brahma Buddha
böğürtlenlik.-ği Brahmanizm Buddhısi
böğürtmek brakisefal,-li Buddhizm
böğürtü branda budun
bölen branş Buğdan
bölge bravo buğday
bölgeci bre buğdaycıl
bölgecilik,-ği breş buğu
bölgesel Brezilya buğulama
bölme Brezilyalı buğulamak
bölmek brıçka buğulanma
bölü briç buğulanmak
buğulu-buruşturmak
71
buğulu buldozer bungun
buhar buldumcuk.-ğu bunmak
buharlaşma Bulgar bura,-yı
buharlaşmak Bulgarca burada
buharlaştırmak bulgari burağan
buharlı Bulgaristan buram buram
buhran Bulgaristanlı burası,-m
buhur bulgu burcu burcu
buhurdan bulgulama burcumak
buhurdanlık,-ğı bulgulamak burç,-cu
buhurumeryem bulgur bur çak,-ğı
buji bulgurcuk,-gu Burdur
bukağı bulgurlama burgaç,-cı
bukağılamak bulgurlanma burgata
bukağılı bulmaca burgu
bukalemun bulmak burgulamak
buket bulucu burhan
bukle bulûğ Burhaniye
buklet bulundurmak burjuva
bukran bulunma burjuvazi
bulada bulunmak burkmak
bulak,-ğı buluntu burkulma
bulama buluş burkulmak
bulamaçvcı buluşma burma
bulamak buluşmak burmak
Bulancak.-ğı buluşturmak burnaz
bulan dıma bulut burs
bulandırmak bulutlanmak Bursa
bulanık,-ğı bulutsu burslu
Bulanık,-ğı bulvar buru
bulanıklık,-ğı bumbar buruk,-ğı
bulanma bumburuşuk, -ğu buruklaşmak
bulanmak bun burukhık.-ğu
bulantı bunak,-ğı burulma
bulaşıcı bunaklık.-ğı burulmak
bulaşık,-ğı bunalım burmak
bulaşıkçı bunalış burum burum
bulaşıkçılık,-ğı bunalma burun,-mu
bulaşkan bunalmak Burundi
bulaşma bunaltı Burundili
bulaşmak bunaltıcı burunduruk,-ğu
bulaştırılmak bunaltmak buruntu
bulaştırma bunama buruş buruş
bulaştırmak bunamak buruşma
Buldan bunca buruşmak
buldok,-ğu buncağız buruşturmak
72 buruşuk-büzüşmek
buruşuk,-ğu bükülü büvet
buse bükülüş büyü
buselik,-ğı büküm büyücek
bul bükümlü büyücü
bulları bükün büyücülük,-ğü
buymak bükünlü büyük
buyruk,-ğu bükünmek büyük amiral,-lı
buyrultu büküntü büyük anne
buyurma bülbül büyük atar damar
buyurmak bülten büyükbaba
buz Bünyan büyüklenmek
buzağı bünye büyüksemek
buzağılamak burgu büyüksü
buzhane büro buyuleme
buzkıran bürokrasi büyülemek
buzla bürokrat büyülenme
buzlanma bürudet büyülenmek
buzlanmak burülü büyüleyici
buzlaşmak burum büyültmek
buzluk,-ğu bürümcek,-ğı büyülü
buzul bürümcük.-ğu büyüme
buzullaşma bürümek büyümek
bücür bürünmek büyüteç,-ci
büfe büsbütün büyütme
büfeci büst büyütmek
büfecilik,-ğı bütan büz
büğemek butça büzdürmek
büğet bütün bttzgen
büğlü bütünleme büzgü
bük bütünlemek büzgülü
büklüm bütünlemelı büzme
bükme bu t ünlenmek büzmek
bükmek bütünleşme büzük,-ğü
bükük.-ğü bütünleşmek büzülme
bükülgan bütürUük,-ğü büzülmek
bükülme büve büzüşmek
bükülmek büvelek.-ği



C
caba canan
cabadan canavar
cacık, ğı canavarlaşmak
cadaloz cana var uk.-ğı
cadalozlaşmak cancağız
cadde candan
cadı canfes
cadılaşmak canfeza
cafcaf cangıl cungul
cafcaflı canhıraş
Caferi cani
cağ canlandırıcı
cahil canlandırma
cahiline canlandırmak
-Mİııllık, 0" canlanma
caîs canlanmak
câlse canlı
caka canlıcılık,-ğı
cakacı canlılık,-ğı
cakalı cansız
cali canaıparane
cam car
camadan carcar
cambaz car car
cambazhane carcur
cambazlık,-ğı cart
cambul cumbul cariye
camcı carlamak
camcılık,-ğı cart
cam e kan carta
camgöz cari curt
camii cartadak
cami.-t.-si cascavlak
cami,-i casus
camia casusluk,-ğu
camlamak car
camlaşmak cavalacoz
camlatmak cavlak,-ğı
camsı caydırmak
can cayır cayır
cayırdamak
cayırtı
cayma
caymak
caz
cazbant,-dı
cazcı
cazgır
cazırdama
cazırdamak
cazırdatmak
cazım
cazibe
cazibeli
cazip,-bi
cazipleşmek
cazipleştirmek
cebbar
cebe
cebeci
Cebeci
cebeli
Cebelibereket'i
cebelleşmek
cebellezi
ceberut
cebir,-bri
cebire
cebirsel
Cebrail
cebren
cebretmek
cebri
cedit.-di
cedre
cefa
cefakâr
cefakeş
ceffelkalem
cehalet
74 cehennem-cırlamak
cehennem cennetmekân cevapsız
cehennem! centilmen cevaz
cehennemlik .-gi centilmence cevelân
cehil ,-hlı centilmenlik, ğı cevher
cehre cenubi cevherli
cehri cenup,-bu ceviz
ceht.-di cep.-bi cevizi
ceket cephane cevizlik,-ği
celâdet cephanelik, ğı cevval, -li
celâl.-li cephe Cevza
Celâli cepken Ceyhan
Celâlilik,-ği cer.-rri ceylan
celallenmek cerahat,-ü Ceylanpınar
celalli cerahatlenmek ceza
celbe cerahatli cezaî
celep ,-bi cerbeze cezalandırılmak
celeplik.-ği cerbezeli cezalandırmak
cellât.-dı cereme cezalanmak
cellâtlık,-ğı cereyan cezalı
celp,-bi cereyanlı Cezayir
celpname cerime Cezayirli
celse Cermen cezbe
cemaat,-ti Cermence cezbelenmek
cemal, -li cerrah cezerye
cem'an cerrahi cezir,-zir
cemaziyülâhır cerrahlık,-ğı cezve
cemaziyülevvel cesamet cıbıl
cembiye cesaret cıcık.-ğı
cemile cesaretlendirmek cıdağı
cemiyet cesaretlenmek cılız
cemre cesaretli cılızlaşmak
cenabet cesaretsiz cılızlık,-ğı
cenah cesaretsizlik,-ği cılk
cenap,-bı ceset,-di cılkava
cenaze ceste cılklaşmak
cendere cesur cımbar
Ceneviz cesurluk,-ğu cımbız
Cenevizli cet.-ddi emcik,-ğı
cengâver cetvel cırboğa
cengâverlik ,-ği cevaben cırcır
cengel cevabi cır cır
cenin cevahir cırdaval
cenk,-gi cevap,-bı cırıldamak
cenkleşmek cevaplandırmak cırıltı
cennet cevaplandırılmak cır lak,-ğı
cennetlik,-ği cevaplı cırlamak
cırlayık - coşkunluk
73
¦ ıtl.ıyık. ğı ciğer cinas
cırnak,-ğı ciğerci cinayet
cırnık ,-ğı ciğerpare cinci
cırtlak.-ğı cihan cıngıl
cırtlamak Cihanbeyli cin göz
cıva cihangir cinnet
rıvadra Cihangir cins
cıvata cihanınım.i cinsel
cıvık,-ğı cihanşümul cinsî
cıvıklaşmak cihar cinsiyet
cıvıl cıvıl ciharıdü cinslik.-ğı
cıvıldaşmak ciharıse cinsliksiz
cıvıltı ciharıyek cip
cıvımak cihat,-dı ciranta
cıvıtmak cihaz cirim ,-rmi
cıyak cıyak cihet cirit,-di
cıyırdamak cila ciro
cıyırü cilâcı cisim.-srni
cız cilalamak cisimcik .-ği
cızbız cilalanmak cisimlenmek
cızır cızır cilalatmak cismani
cızırdama cilâlı civan
cızırdamak cilâsız civanmert,-di
cızırdatmak cilasun civanmertlik, -ği
cızırtı cildiye civar
¦ l/lİMİ cildiyeci civciv
cızlamak cilt,-di civcivli
cibilliyet cütçi dvelek.-ği
cibilliyetsiz cütçüik,-ği ciyak
cibinlik ,-ği ciltlemek Cizre
cibre ciltletmek Cizvit
Cibuti ciltli cizye
cici ciltsiz coğrafî
cici bici cilve coğrafya
ctcik.-ği cilveleşme coğrafyacı
cicili bicili cüveleşmek cokey
cicim cilveli conta
cicoz cim cop
cıdal.-li cima,-ı coplama
cidar cimbekuka coplamak
cidden cimcime coplanma
ciddi cimri coplanmak
ciddileşmek cimrileşmek corum
cıddllık,-ği cimrilik,-ği coşku
ciddiyet cin coşkun
Cide cinai coşkunluk,-ğu
76
coşmak-cüz'i
coşmak
coşturmak
cömert,-di
cömertleşmek
cömertlik ,-ği cönk
crescendo cuma
cumartesi,-yi
cumba
cumbadak
cumbul cumbul
cumbuldamak
cumburdamak
cumburlop
cumburtu
cumhurbaşkanı,-m
cumhuriyet
cumhuriyetçi
cunda cunta cuntacı cup
cuppadak
cura
curcuna
curnata
cuşiş
cüce
cücelik.-ği
cücuk.-ğü
cüda
cühela
cülus
cümbür cemaat
cümbüş
cümle
cümlecik,-ği
cümlemsi
cumleten
cünüp,-bü
cüppe
cüret,-ti
cüretkâr
cüretkârlık ,-ğı
cürmümeşhut, -du
cüruf
cürüm
cüsse
cüsseli
cüz.-z'ü
cüzam
cüzamlı
cüzdan
cüz'î



ç
(MM çağlama Çal
çahalama çağlamak çala
çabalamak çağlayan Çalap,-bı
çabala r'f çağlayık,-ğı çal çene
ç«»Mi-«iıb çağlayış çaldırma
çalım ak çağmak çaldırmak
çalmb çağnak,-ğı çalgı
çalmkv* cağn çalgıcı
çalnık , »1 Mi* çağrıcı çalgıcılık.-ğı
ukı lif İti imik çağnh çalgıç.-cı
çslmkluk. İm çağrüık,-ğı çalı
çağrılmak çalı çırpı
T«v**1,11 çağrım çalık.-ğı
çayaımıluk, O" çağrışım çalılık,-ğı
çağrışımcılık,-ğı çalım
««•lifi çağrışmak çalımlama
ça.lıimlık. Oı çağrıştırmak çalımlamak
çakal çalımlanmak
çakalboğan çalımlı
çazanak. Oı çakaloz çalınma
çaftam.! çakar çalınmak
kt«ı«v çakı çalışkan
V«Os"«v « çakıl çalışkanlık,-ğı
çakıl çukul çalışma
çaO'Uflaşma çakıldak çalışmak
çaOıUfUffiınık çakıldamak çalıştırıcı
çeft ılaşlaşiınnak çakıllık.-ğı çalıştırılmak
««O.Ufiık. Oı çakılmak çalıştırmak
f*#ıl v*Oı çakıla çalkalama
vaftıMama çakım çalkalamak
y«OıKUıınk çalar çalkalanma
y«0.l» çakırkeyf çalkalanmak
««Oılhlı çakışmak çalkama
çakıştırmak çalkamak
vsOııms çakmak,-ğı çalkanma
««Onmak çakmak çalkanmak
rsO'in çakmakçı çalkan n
k«0H İkan çakmaklı çalkar
yaftlliınab çakşır çalma
ysftU çaktırmak çalmacı
çalmak-çatır
çalmak çapak,-ğı çarrruk.-ğı
çal para Çapakçur çarnaçar
çalyaka ça paklanmak çarpan
çam çapaklı çarpı
Çamardı,-ıu çapalamak çarpıcı
çamaşır çapalarım ak çarpık,-ğı
çamaşırcı çapalatmak çarpık çurpuk
çamaşırcılık,-ğı çapanoğlu,-nu çarpılış
çamaşır hane çapar çarpılma
çamaşırlık,-ğı çaparız çarpılmak
çamca çapan çarpım
çamçak.-ğı çapkın çarpınmak
Çameli.-ni çapkınlık,-ğı çarpıntı
Çamlıdere çapla çarpış
Çamlıhemşin çaplamak çarpışma
çamlık,-ğı çapmak çarpışmak
çamuka çaprak,-ğı çarpıştırma
çamur çapraşık ,-ğı çarpıtma
çamurcuk,-ğu çapraşmak çarpma
çamurcun çapraz çarpmak
çamur lamak çaprazlama çarptırmak
çamurlanrnak çapul çarşaf
çamurlaşmak çapulcu çarşaflamak
çamurluk ,-ğu çapulculuk,-ğu çarşamba
çan çapullamak Çarşamba
Çan çaput çarşı
Çanak,-ğı çar çasar
çanakçı çarçabuk çaşıt
Çanakkale çarçur çaşıtlamak
çanaklık,-ğı çardak,-ğı çaşıtlık,-ğı
çanaksı Çardak,-ğı çat
çan çan çare Çat
çangıl çungul çaresiz çatak,-ğı
çangır çungur çaresizlik,-ği Çatak,-ğı
çangırdamak çargah çatal
çangırtı çarık,-ğı Çatalca
çanıltı çarıkçı çatallarıma
Çankaya çariçe çat allanmak
Çankırı çark çatallaşmak
çanta çarkçı çatallaştirmak
çantacı çarkçıbaşı,-yı Çatalzeytin
çantacılık,-ğı çarkçılık.-ğı çatana
çap çar laf elek,-ğı çatapat
çapa çarlık,-ğı çan
çapacı çarliston çank.-ğı
çapaçul çarmıh çatu çatır
ça tır -çember 79
çatır çutur Çaykara çekirge
çatırdamak çaylak,-ğı çekişme
çatırtı çayhk.-ğı çekişmek
çatışık, ğı çebiç.-ci çekişmeli
çatışkı çeç çekiştirici
',-.1117111.1 çeçe çekiştirici lık,-ği
çalışmak Çeçen çekiştirmek
çalıştırmak Çeçence çekme
çatkı çedik,-ği çekmece
çatkılık, ğı çehre çekmek
çatkın çek çekmen
çatlak.-ğı Çek Çekoslovak
çatlaklık, ğı Çekçe Çekoslovakya
çatlamak çekçek,-ği Çekoslovakyalı
çatlatmak çekecek,-ği çektin
çalma çekek,-ği çektirme
çalmak çekel çektirmek
çalpai çekelez çekül
çat pat çekememek çelebi
çatra patra çekememezlikt-ği çelebilik,-ği
çattırmak çeker çelenk, -gi
çatın çutur Çeker ek,-ği çelgi
çav çeki çelik.-ği
çavalyo çekici Çelikhan
çavdar çekicilik,-ği çelikhane
cavlan çekiç,-ci çelikleme
cavlanmak çekiçhane celim
çavlı çekıçlemek çelimsiz
çavmak çeki düzen çelimsizlik.-ğı
çavşır çekik,-ği çelişik,-ği
çavun çekiliş çelişken
çavuş çekilme çelişki
çavuşluk,-ğu çekilmek çelişkili
çay çekim çelişme
Çay çekimlemek çelişmek
çaycı çekimsenmek çelişmezlik.-ği
çaycılık, -ğı çekimser çello
Çaycuma çekimser lik,-ği çelme
çaydanlık,-ğı çekingen çelmek
Çayeli.-ni çekingenleşmek çelmelemek
çayhane çekingenlik.-ği çelmik,-ği
çayu çekinmek çeltik,-ğı
Çayıralan çekinti çeltikçi
çayırlamak çekirdek,-ğı çeltikçilik,-ği
Çayırlı çekirdekçi cenuba] 0
çayır lık,-ğı çekirdeklenmek çember
80 çemberlemek-çıkıntıaız
çemberlemek Çerkezce çevrim
çemen Çerkezköy çevrinmek
çemenlemek çermik, ğı çevrinti
Çemişkezek,-ği Çermik.-ği çevriyazı
çemkirmek çerviş çeyiz
çemremek çeşit,-d i çeyizle mek
çene çeşitkenar çeyizlik.-ği
çenebaz çeşitleme çeyrek,-ği
çenek, -ği çeşitlemek çeyreklemek
çeneli çeşitlendirmek çıban
çenet çeşitli Çıfıt
çengel çeşme Çıfıtlık,-ğı
çengellemek Çeşme çığ
çengi çeşmibulbÜl çığa
çenilemek çeşni çığır
çenk,-gi çeşnici çığırtkan
çenuk,-ği çeşnicibaşı, -nı çığırtkanlık,-ğı
çentiklemek çeşnilenmek çığırtma
çentümek çeşnilik ,-ği çığırtmacı
çontmek çete çığırtmak
çepçevre çeteci çığlık,-ğı
çepeçevre çetecilik,-ği çığrışmak
çepel çetele çıkagelmek
çepe İlenmek çetin çıkak.-ğı
çepelli çetinleşmek çıkar
çeper çetinleştirmek çıkarcı
çer çetrefil çıkarcılık.-ğı
çerçeve çetrefilleşmek çıkarılmak
çerçeven çevgen çıkarım
çerçevelemek çevık,-ği çıkarış
çerçi çevikleşmek çıkarma
çerçilik.-gi çevir geç, -ci çıkarmak
çer çöp çevirgi çıkartılmak
çerden çöpten çeviri çıkartma
çerez çevirici çıkartmak
çerezci çeviricilik.-ği çıkı
çerezcilik.-gi çevirim çüok,-ğı
çerezlenmek çeviriş çıkıkçı
çerezlik.-ği çevirme çıkıkçılık ,-ğı
çerge çevirmek çıkılama
çergeci çevre çıkılamak
çeri çevreleme çıkın
çeribaşı,-ru çevrelemek çıkınlamak
çerıbaşılık,-ğı çevri çıkıntı
Çerkeş çevriliş çıkınım
Çerkez çevrilmek çıkın tısız
çıkış-çilekçilik 81
çıkış çınlak çıt pıt
çıkışlı çınlamak çıvgar
çıkışma çınlatmak çıvgın
çıkışmak çıpıldak,-ğı çıvmak
çıkma çıplak,-ğı çıyan
çıkmak çıplaklaşmak cızıktırmak
çıkmalı çıplaklaşurmak çiçek,-ğ i
cıkmaı çıplaklık,-ğı çiçekçi
çıkra çıra çiçekçilik,-ği
çıkı alık ,-gı çırağ Çiçekdağı' nı
çıkrık,-Oı çırak, ğı çiçeklenmek
çıkrıkçı çır aklık,-ğı çiçeklik.-ği
çıkrıkçılık,-Oı çırakma çiçeksime
çıktı çırakman çift
çılan çıramoz çiftçi
çılbır çır çıplak,-ğı çiftçilik ,-ği
Çıldır çırçır çifte
çıldıraııya çır çır çiftehane
çıldır çıldır çırılçıplak,-ğı çiftelemek
çıldırma çırnık,-ğı Çifteler
çıldırmak çırpı çifter çifter
çıldırtma çırpıcı çiftlemek
çıldırtmak çırpmış çiftleşmek
çılgın çırpınma çiftleştirmek
çılgınca çırpınmak çiftiik.-ği
ç s Ig a ricasına çırpıntı çiğ
çılgınlaşma çırpıntılı çiğde
çılgınlaşmak çırpışmak çiğdem
çılgınlık,-ğı çırpıştırmak çiğin
çıma çırpmak çigindirik,-ği
çımacı çırptırmak çiğuvdi
çımacılık,-ğı çıt çiğleşmek
çımkırmak çıta çiğlik,-gi
çın çıtak,-ğı çiğnek.-ğı
çınar çıtçıt çiğnem
Çınar çıt çıt çiğnemek
çınar lık,-ğı çıb pıtı çiğnemık.-ği
çın çın çıtır çıtır çiğnenmek
çıngar çıtırdamak çiklet
çıngı çıtırdatmak çikolata
çıngıl çıtır pıtır çü
çıngırak,-ğı çıtırtı çile
çıngır çıngır çıtkırıldım çilehane
çıngırdak,-ğı çıtlamak çilek.-ği
çıngırdamak çıtlatmak çilekçi
çıngırtı çıtpıt çilekçilik.-ği
82
çilekeş - çopur
çilekeş çiriş çizik tirmek
çileli çirişlemek çizim
çılemek çirişlenmek çizinti
çilenti çirişli çizme
çilingir çirkef çizmeci
cilingirlik,-gi çirkeflik,-ği çizmek
çillenmek çirkin çoban
çilli çirkinleşme çobana! da tan
çim çirkinleşmek çobanlık,-ğı
çimçek ,-ği çirkinleştirmek çocuk,-ğu
çimdik,-ği çirkinlik,-ğı çocuklaşmak
çimdikleme çiroz çocukluk,-ğu
çündiklemek çirozlaşmak çocuksu
çimek,-ği çis çocuksuz
çimen çiselemek çoğalış
çimenlik,-ğı çisemek çoğalma
çimento çisenti çoğalmak
çimentolarnak çıskın çoğaltma
çımlemek çiş çoğaltmak
çimlendirmek çişik,-ği çoğu
çimlenmek çit çoğul
çimmek çitari çoğulcu
Çin çiten çoğulcu luk,-ğu
çinakop çiti çoğullaştırmak
Çince çitılemek çoğulluk,-ğu
çinçıly.ı çitişmek çoğumsamak
Çine çitlembik ,-ği çoğun
çingene çitlemek çoğunluk,-ğu
Çingene çitmek çoğunlukla
Çingenece çitmik,-ğı çoğurcuk,-ğu
çingeneleşmek ÇİVİ çok,-ğu
çingenelik,-ği çıvidi çokal
çini çivileme çokçuluk,-ğu
çirtici çivilemek çokgen
çinicilik,-ği çivit,-di çokluk,-ğu
çinili çıvitlemek çokramak
çinko Çivril çoksamak
çinkograf çiy çolak,-ğı
çinkografi çizdirmek çolaklık.-ğı
Çinli çizelge colpa
çinüyan çizer çoluk çocuk
çipü çizge çolun
çipilleşmek çizgi çomak,-ğı
çipo çizgisel çomar
çipura çizi çopra
cir çizik,-ği çopur
çopuruna çor
çorak. 0ı çoraklık.-gı çorap, bı
V'MnpÇlllk, t\
çorba çmbacı Çorlu Çoruh Çorum yo» r a ootra çotuk, gu çftOUr ..-.Om. II çökek.-gi çokal
çökelek, ğı
çökolgo
çökelme
çökelmek
çökelü
çökeltmek
çökertmek
çokkün
çökme
çökmek
çöktürmek
çökük, ğü
çöküm
çöküntü
çöküş
çöl
(,'.•!*-mı'iık.-ğı
çömçe
çömelmek
çömez
çömezlik,-gı
çoml«k.-ği
çömlekçi çömlekçüik.-gi
çopurına-çuş
çubuklamak
çubuklu
çubukluk.-gu
çuha
çuhadar
çukur
Çukurca
çukurlaşmak
çukurluk, ğu
Çukurova
çul
çulha
çullama
çullamak
çullanma
çullanmak
çulluk,-gu
Çulpan
çulsuz
çultar
çultarı
Çumra
çurçur
çuşka
çuval
çuvalcı
çuvaldız
çuv allamak
Çuvaş
Çuvaşça
Çüngüş
çünkü
çürük,-ğu
çürükçül
çürüklük,-gü
çürüme
çürümek
çürütme
çürütmek
çürüyüş
çüş
çöngul çöp
çöpçatan çöpçatanlık, -gı
çöpçü
çöpçülük ,-gü
çöpleme
çöplerime
çöplenmek
çöplük,-gü
çörek,-gi
çörekçi
çörekçilik,-gı
çöreklenme
çöreklenmek
çörkü
çörten
çörtü
çöven
çöz
çözdürmek
çözgü
çözgün
çözme
çözmek
çözük.-gü
çözülme
çözülmek
çözül üm
çözülüş
çözüm
çözümleme
çözümlemek
çözümlemeli
çözümleyiş
çözünme çözünmek çözüntu çözüşme çözüşmek çubuk.-gu Çubuk,-gu çubukçu



D
da dahilen dalgalanmak
dadanma dahili dalgalı
¦1 nl.iiini.iV dâhüik.-ği dalgı
i !¦ ! f, dahiliye dalgıç ,-cı
Daday dahılıyeci dalgıçlık.-gı
dadı dâhiyane dalgın
dadılık, Oı dahl,-li dalgınlaşmak
daO dahletmek dalgınlık.-ğı
daO*i daim dalış
dadaıcık.-ğı daima dalkavuk,-gu
• Uûcı daimi dalkavuklaşmak
lUOcılık. gı dair dalkavukluk,-gu
daödaOa daire dalkıran
daOılını dairevi dallandırma
«İncili» dakik dallandırmak
¦I..- lıliıı.ıl' dakika dallanma
•1 l']h.:t ;. daktilo dallanmak
daOımklık.-gı daktilograf dalma
Daûıaian daktilografi dalmak
DaOuıianlı daktiloluk,-gu daltonizm
daOılıcı daktiloskopi dalya
¦l..'|lh, ılık . .|| dal dalyan
daQılıltıuık dal.ik.qi dalyancı
darılını dalalet dam
l..'|ılmw ı dalamak dama
d«Otınıcılık,-ği Dalaman damacana
daOılıa dalaş damak, -gı
¦'''İllim dalaşma damaksıl
dfi(Jıtmak dalaşmak damaksıllaşmak
dağlağı dalavere damar
dağlama dalavereci damasko
daûlamak dalaverecilik.-gi damat,-dı
dagtı dalbastı damatlık.-ğı
dağlıç, cı daldırılmak damga
dağlık, ğı daldırma damgalama
dahi daldırmak damgalamak
dalıdah dalga damgalanmak
dalu dalgacı damgalayış
dahi dalgakıran damıtık.-gı
dahil dalgalanma damıtılmak
86 damıtmak-defaten
damıtmak daralmak davudi
damızlık ,-ğı daraltmak davul
damla darbe davulcu
damlalık,-ği darbımesel davulculuk, ğu
damlama dar boğaz davya
damlamak darbuka dayak,-ğı
damlatma darbukacı dayaklamak
damlatmak dardağan dayalı
damper Darende dayamnk
damperli dargın dayanak,-ğı
damping dargınlık,-ğı dayanç,-cı
dana darı dayandırmak
danaburnu ,-nu darı darına dayanıklı
Danca dârıdünya dayanıklılık, ğı
dandini darılma dayanıksız
dang darılmak dayanılmak
dangalak,-ğı darıltmak daynnışmn
dangalaklık ,-ğı darlaşma dayanışmacı
dangıldamak darlaşmak dayanışmacılık,-ğı
dangıl dungul darlaştırmak dayanma
danış darmadağın dayanmak
danışık,-ğı darmadağınık ,-ğı dayatma
danışma darp.-bı dayatmak
danışmak darphane dayı
danışman darülaceze dayızade
danışmanlık,-ğı darülfünun daz
Danıştay Darwmcilik,-ği Dazkırı
Danimarka dasit dazlak,-ğı
Danimarkalı Datça dazlaklık,-ğı
daniska daüssıla de
dank dav debagat
dans dava debboy
dansimetre davaca debdebe
dansör davalı debdebeli
dansöz davar debelenmek
dansözlük ,-ğü Davas debriyaj
dantel davet decrescendo
dapdar davetçi dede
dapdaracık,-ğı davetiye dedikodu
dar davetli dedikoducu
dara davetname dedikoduculuk, - ğu
daraban davetsiz dedirmek
daracık,-ğı davlumbaz dedirtmek
dara dar davranış defa
daralış davranma defans
daralma davranmak defaten
defetmek-d emli
87
defetmek değiştirilme deli bozuk,-ğu
defile değiştirilmek delice
def in,-fııi değiştirme Delice
define değiştirmek delicesine
defineci değiş tokuş deh dolu
defmecilik,-gi değme deli fişek.- ği
deflasyon değmek delik.-ği
defne değnek.-ği delikanlı
defnedilmek değnekçi delikanlılık.-ğı
defnetmek değnekçilik.-ği delil
defo deh delilik,-ği
defolmak deha delinmek
defolu dehalet Deliorman
deforme dehlemek delirmek
defter dehliz delirtmek
defterdar dehşet delişmen
defterdarlık,-ğı dejenere delme
degajman dek delmek
değdirme dekadan delta
değdirmek dekadanlık,-ğı dem
değer dekagram demagog
değerlendirilme dekalitre demagoji
değerlendirilmek dekametre demeç,-ci
değerlendirme dekan demek
değerlendirmek dekanlık,-ğı demet
değerlenme dekar demetlemek
değerlenmek dekaster demevl
değerli deklanşör demin
değersiz deklârasyon demincek
değil dekolte demir
değin dekont demirbaş
değinmek dekor demirci
değirmen dekorasyon Demirci
değirmenci dekoratif demircilik,-ğî
deği rmencilik ,-ği dekoratör demirhane
değirmi dekar a torluk,-ğü demirhindi
değirmilemek dekorcu demirkapan
değişik,-ği dekorculuk,-ğu Demir Kazık.-ğı
değişiklik,-ği dekovil Demirköy
değişim dekstrin demirleme
değişken delâlet demirlemek
değişkenlik,-ği delegasyon demleme
değişme delege demlemek
değişmek delgi demlenme
değiştirge deli demlenmek
değİştirgeç,-ci deli balta demli
88 demlık-dernek
demlik,-ği denizaşırı derebeyi,-ni
demode denizci derebeylik,-ğı
demografı denizcilik,-ği derece
demokrasi Denizli dereceleme
demokrat denizlik,-ği derecelemek
demokratik.-ğı denk,-gi derecelendirilmek
demokratikleşmek denklem derecelendirmek
demokratlık,-ğı denkleme dereceli
demonstrasyon denklemek derecesiz
denden denkleşme dereke
denek.-ğ; denkleşmek Dereli
deneme denkleştirme dergah
denemeci denkleştirmek dergi
denemecilik,-ği denklik, ğı dergicilik,-ği
denemek denkteş derhal
denenme denli deri
denenmek denmek derici
denetçi densiz dericilik,-ği
denetçilik.-ği densizlenmek Derîk,-ği
denetici densizleşme derilmek
denetim densizleşmek derin
denetimci densizlik,-ği Derinkuyu
denetleme deontoloji derinleşme
denetlemek depar derinleşmek
denetlenme departman derinleştirme
denetlenmek deplasman derirüeştirmek
deney depo derinlik,-ği
deneyiş depocu derinti
deneyleme depoculuk ,-ğu derişik,-ği
deneylemek depolama derişmek
deneysel depolamak derivaayon
deneyselcilik,-ği depolanma derkenar
deneysellik,-ği depolanmak derleme
denge depozit derlemek
dengeleme depozito derleyici
dengelemek deprem derleyicilik ,-ği
dengelenme depresyon derli toplu
dengelenmek depreşme derman
dengeli depreşmek dermansız
dengesiz depreştirmek dermansızlık, -ğı
dengesizlik,-ği derakap dermatolog
denilmek derbeder dermatoloji
deniz derbederlik,-ğı derme
denizel tı,-nı derbent, dı derme çatma
denizel tıcı derdest dermek
denizel tıcüık,-gî dere demek ,-ği
de rnekçi-dırlanma
deınokçt deşelemek devleştirme
deınekçiUk.-ği deşifre devleştirmek
ılerplf deşik ,-ği devlet
darı deşme devletcilik,-ği
derahana deşmek devlethane
derallk.-ği detant devletleştirilmek
dert. di detay devletleştirme
delilenme detektif devletleştirmek
dertlenmek detektör devletli
deıtleşme deterjan devran
deıtloşmok determinant devre
dertli deterrrunizm devredilmek
dertop dev Devrek,-ğı
dertılı deva Devrekani
dertalılık.-ğı devaimisk devren
deıuhle devalüasyon devretmek
derunl devam devri
dervtş devamlı devridaim
dervlşlik.-ği devamlılık,-ğı devrik ,-ği
derya devamsız devrilmek
deri devamsızlık ,-ğı devrim
deıen deve devrimci
dentgram deveci devrimcilik,-ği
dasllltr* devecilik,-ği devriye
desimetre Develi devrolunrnak
deslnstör deveran devşirilme
denlae devim devşîrilmek
denpot devimli devşirme
deapotik,-ği devimsel devşirmek
danpotlim devimselcilik,-ği deyi
despotluk,-ğu devimsellik,-ği deyim
deatan devindirme deyimleşmek
deatanl devindirmek deyiş
destanlaşmak devingen deyivermek
•tenle de vingenlik ,-ği deyyus
dnalek.-ği devinim dezavantaj
dentekleme devinme desenfekte
ı (emeklemek devinmek dığdığı
deateklenmek devir,-vri dılak,-ğı
dealokleylş devirli dımdızlak,-ğı
desteleme devirme Dımışk
dealelemek devirmek dırdır
1 111 111 ı ı y ı ¦ i devitken dır dır
dentur devitmek dırdırlanmak
destursuz devleşme dinin
deşarj devleşmek dırlanma
90 dırlanmak-dinçlik
dırlanmak dikgen dilber
dırlaşma dikici dilci
dırlaşmak dikili dilcik,-ği
dış Dikili dildaş
dışarı dikiliş dilek.-ği
dışarısı,-m dikilme dilekçe
dışarlıklı dikilmek dileme
dışık, ğı dikim dilemek
dışkı dikimhane dilemma
dızdız dikine dilenci
dızdızcı dikiş dilencilik,-ği
dızlak, ğı dikişçi dilenme
diba dikişli dilenmek
dibek,-ği dikişsiz dilim
Dicle dikit dilimleme
didaktik.-gi dikiz dilimlemek
didik didik dikizci dilinim
didikleme dikizcilik.-ğı dillenme
didiklemek dikizleme dillenmek
didikleniş dikizlemek dilleşmek
didiklenmek dikkat.-ti dilmaç ,-cı
didiniş dikkatli dilme
didinme dikkatsiz dilmek
didinmek dikkatsizlik.-ği dilsiz
didişken diklemesine dilsizlik.-ğı
didişme diklenmek dilüviyum
didişmek dikleşme dimağ
didon dikleşmek dimdik
difana dikleştirme dimi
diferansiyel dikleştirmek diminuendo
difraksiyon dikme din
difteri dikmek dinamik,-ği
diftong dikmen dinamit
Digor Dikmen dinamitleme
diğer dikse dinamitlemek
diğerkam diksiyon dinamitlenme
dik dikta dinamitlenmek
dikçe diktacı dinamizm
dikel diktafon dinamo
diken diktatör dinamometre
dikenleşmek d.ktatörluk,-ğu dinar
dikenli dikte Dinar
dikenlik.-ği diktirme dinç.-ci
dikensi diktirmek dinçleşme
dikensiz dil dinçleşmek
dikey dilbaz dinçlik .-ği
dindar-diyaklâz 91
ılımlar dirayetli dispeç.-ci
dindaş dirayetsiz dispeççi
1 1 ı 1 ir." dirayetsizlik,-ği disprosyum
fllndlrmak direk,-gi distribütör
• linaıl direksiyon distribütör lük, -ğü
• Unut direkt diş
•Unu» direktif dişbudak,-ğı
•lliHJİldok.-ği direktör dişçi
ıliıujiMmnek direktörlük.-ğü dişçilik.-ği
¦Iim.jiii diremek dişi
dingmlik.-ği diren dişü
dini direnç. ¦ cı dişileşmek
•link. gi dirençli diş ilik.-ği
•Unlama dirençsiz dişileştirmek
• Unlamak direngen dışülık,-ği
.linlandmci direnim dişindirik,-ğı
.liıılandirme direniş dışlek.-ğı
dinlandırmek direnişçi dişleme
ılinUmme direnlemek dişlemek
• llnlanmek direnme dişlenme
• lininime direnmek dişlenmek
dlnlnlınok diretmek dişh
ıllnlayici dirgen dişsiz
ılmlnytf dirhem ditiramp,-bı
ılınmak diri ditmek
ıllnoıor diriğ dival
• llnıiı dirilik.-ği divan
dınaızhk, ğı diriliş divan çe
dip. bt dirilme divane
'lıpçüt.-ği dirilmek divaneleşmek
diriltme divanelik.-ği
• llpçıklemek diriltmek divanhane
• llpçlklnnme dirim divanıâli
• Itpçtklenmek dirlik ,-ği divaruharp,-bi
dipdiri dirliksiz divani
dipfriz dirsek,-ği divik,-ği
ıllplarya dirsekleme divit
diploma dirseklemek divitin
diplomalı dirseklik ,-ği divlek,-ği
diplomasız disiplin Divriği
diploması disiplinli diyabaz
diplomat disiplinsiz diyabet
diploma tik.-ği disk Diyadin
ılıplomatlüc,-ğı diyafram
dlpsis diskotek,-ği diyagram
dirayet dispanser diyaklâz
92 diyakoz-dolam
diyakoz dizin Doğubayazıt
diyakroni diziş doğulu
diyakronik,-ği dizlik,-ği doğum
diyalekt dizme doğurgan
diyalektik ,-ği dizmek doğurganlık,-ğı
diyalektolog dizyem doğurma
diyalektoloji do doğurmak
diyalel dobra dobra doğurtma
diyaliz doçent doğurtmak
diyalog doçentlik,-gi doğuş
diyanet dogma doğuştan
diyapazon dogmacılık ,-gı dok
diyapozitif dogmatik,-ği doksan
diyar dogmatizm doksanar
Diyarbakır doğa doksanıncı
ıllyaalaı doğal doktor
itiyadını* doğan doktora
•llyet ¦1..'M'.. , doktorluk, ğu
•llyaa Dtıgaııltiaaı doktrin
•İIVH|Mı| lloOaııaalılı doku
¦liftti» MM»IMMlb «lokum
.11* ılnûıııa ılolf unut
•llMiıtaıl dokumacı
•tlMytı «loOıaın dokumacılık.-ğı
ıllatlaı .(•••ıı.un.ı dokumahane
d tadı tın» doğramacı dokumak
duulırmak doğramacılık.-gı dokunaç, -cı
dize doğramak dokunaklı
dizel doğranma dokundurma
dizge doğranmak dokundurmak
dizgeli doğratma dokunma
dizgesiz doğratmak dokunmak
dizgi doğrayış dokunulmak
dizgici doğru dokunulmazlık ,-ğı
dizgin doğruca dokunuş
dizginleme doğrucu dokurcun
dizginlemek doğruculuk,-gu dokutma
dizginlenme doğru dürüst dokutmak
dizginlenmek doğrulamak dokuz
dizginsiz doğrultmak dokuzar
dizi doğrultu dokuzuncu
dizici doğrulu doküman
diziliş doğruluk,-ğu dokümantasyon
dizilme doğrulum dokümanter
dizilmek doğrusu dolak,-ğı
dizim doğu dolam
dolaırıa-dökülüs
• lUına dolomit donuklaştırma
dolamak dolu donuklaştırmak
dolambaç. •¦' dolum donukluk,-ğu
\- .I.IIMİ ı,ll, İl domalan dopdolu
dolamık, Öı domalış doping
dolandırıcı domalma doru
dolandırıcıcılık.-gı domalmak doruk,-ğu
dolandırılmak Domaniç doruklama
dolaiıdllina domates doruklamak
ılı ilandı rmak dombay dorum
•lnlanlı dominant dosdoğru
• lııİAiıına domino dost
dolanmak dominyon dostane
dolap, bl domur domur dostça
dolapçı domuz dostluk,-ğu
ılülai domuzlan dosya
dolaşık, ğı domuzlaşma dosyalamak
dolaşıklık,-ğı domuzlaşmak dosyalanmak
dolaşım domuzluk,-ğu doyasıya
dolaşma don doygu
dolaşmak donakalmak doygun
dolaştııma donanım doygunluk.-ğu
dolaştıtmak donanma doyma
dolay donanmak doymak
dolayı donatılma doymaz
dolayısıyla donatılmak doymazlık,-gı
dolaylı donatım doyulmak
dolaysız donatımcı doyum
doldurma donatış doyumluk,-ğu
doldurmak donatma doyurma
doldurtma donatmak doyurmak
doldurtmak donattırmak doyurucu
doldurulmak dondurma doyuruş
dolgu dondurmacı doz
dolgun dondurmacılık, -ğı dozaj
dolgunlaşma dondurmak dozer
dolgunlaşmak dondurucu dökme
dolgunluk,-ğu dondurulmak dökmeci
dolikosefal,-]! done dökmecilik,-ği
dolma donma dökmek
dolmak donmak döktürme
'İnlin.ılık.-ğı donra döktürmek
dolmen donsuz dökük,-ğü
dolmuş donuk,-ğu dökülme
dolmuşçu donuklaşma dökülmek
dolmuşçuluk ,-ğu donuklaşmak dökülüş
94
döküm-dumağı
döküm dönüşümcülük ,-ğü dövüşken
dökümcü döpiyes dövüşme
dökümcülük.-ğû dörder dövüşmek
dökümhane dördül dövüştürmek
dokumlu dördün dragon
dökünme dördüncü drahmi
dökünmek dördüz drahoma
döküntü dört,-dü draje
döl dört cihar dram
dölek,-ği dörtgen dr ama tık,-ği
dölleme dörtleme dramatize
döllemek dörtlü dramaturg
döllenme dörtlük.-ğu dren
döllenmek Dörtyol drenaj
dölüt döş dretnot
dönbaba döşek.-ği drezin
döndürme döşeli dua
döndürmek döşem duacı
dÖneç,-ci döşemci duahan
dönek döşemcilik.-ğı duayen
döneklik.-ği döşeme duba
dönel döşemeci dubar
dönem döşemecilik,-gi dubara
dönemeç, -ci döşemek dubaracı
dönence döşenme dubar acılık,-ğı
dönencel döşenmek dublâj
döner döşetmek dublâjcı
dönerci döşe yi ci duble
dönercilik, ğı döşeyiş dubleks
döngel döteryum dublör
döngü dövdürme dublörlük.-ğu
dönme dövdürmek duçar
dönmek döveç,-ci dudak.-ğı
dönük ,-ğü döviz dudaksıl
dönüm dövme dudaksıllaşma
dönüş dü vı neci dudu
dönüşlü dövmecilik,-ği duetto
dönüşlülük, ğu dövmek duhul.-lu
dönüşme dövülgen duhuliye
dönüşmek dövülme duka
dönüşsüz dövülmek dukalık, ğı
dönüştürmek dövülüş dul
dönüştürülmek dövünme dulda
dönüştürüm dövünmek duldalamak
dönüşüm dövüş duldalanmak
dönüşümcü dövüşçü dumağı
duman-d ülger
95
duman
dumanlama
dumanlamak
dumanlanma
dumanlanmak
dumanlı
dumdum
dumur
duo
dupduru
durağan
Durağan
durağanlık ,-ğı
durak.-ğı
durak almak
durakı
duraklama
duraklamak
duraklatmak
duraklayış
duraklı
duraksamak
duralama
duralamak
duralayış
durdurmak
durdurtmak
durdurulmak
durgu
durgun
durgunlaşmak
durgunluk ,-gu
durma
durmak
Dursunbey
duru
duruk, ğu
durulama
durulamak
durulanma
durulanmak
durulama
durulaşma
durulaşmak
durulma
durulmak
duruluk.-ğu
durum
duruş
duruşma
duş
duşak.-ğı
duraklamak
dut
dutçuluk.-ğu
dutluk,-ğu
duvak,-ğı
duvaklama
duvaklamak
duvaklanma
duvaklanmak
duvar
duvarcı
duvarcılık.-ğı
duy
duyar
duyarga
duyarlı
duyarlık,-ğı
duyarlılık,-ğı
duyarsız
duyarsızlık,-ğı
duygu
duygudaş
duygudaşlık,-ğı
duygulandırmak
duygulanım
duygulanış
duygulanma
duygulanmak
duygulu
duygun
duygusal
duygusallık, - ğı
duygusuz
duygusuzluk, -ğu
duyma
duymak
duymamaz lık, -ğı duymazlık.-ğı duyu duyulma
duyulmak duyum
duyumculuk, -ğu
duyumsal
duyumsamak
duyumsamazlık. -ğı
duyumsuz
duyurma
duyurmak
duyuru
duyurulma
duyurulmak
duyusal
duyuş
düalist
düalizm
dübeş
düden
düdük,-ğü
düdükçü
düdüklü
düello
düellocu
düğme
düğmeci düğmek düğmeleme düğmelemek düğmelenme düğmelenmek düğmeli düğü düğüm düğümleme düğümlemek düğümlenme düğümlenmek düğümlü düğün düğüncü düğüncübaşı ,-nı dük dükkân dükkâncı düldül I dülger
dülgerlik-düz tabanlık
dülgerlik, ğı duşçü düzeç,-ci
dümbelek, ğı düşes düzelme
dümbelekçi düşeş düzelmek
dümdüz düşey düzeltici
dümen düşeyazmak düzel t ic ilik.-ğı
dümene; düşkü düzeltilme
dümencilik ,-ği düşkün düzeltilmek
dün düşkünleşmek düzeltme
dünden düşkünlük.-ğu düzeltmek
dünlt düşleme düzem
dünkü düşlemek düzemek
dünür düşman düzen
dünürcü düşmanca düzenbaz
dünürleşmek düşmanlık ,-ğı düzenbazlık,-ğı
dünürlük, ğu düşme düzenek, ği
dünya düşmek düzenleme
Dünya düşük, ğü düzenlemek
dünyalık, ğı düşüklük.-ğü düzenlenme
dünyevi düşünce düzenlenmek
düpedüz düşünceli düzenli
dürbün düşüncesiz düzensiz
dttrtne daşunceaizlık,-ğı düzensizlik,-ği
dürmek düşündürmek düzey
dürtme düşündürücü düzgü
dürtmek düşünme düsgülü
dürtü düşünmek düzgün
düıtüklemek düşünülmek düzgüncü
dürtülmek düşünür düzgüsel
dürtüşlemek düşünüş düzgüsüz
dürtüşmek düşürme Düziçi,-ni
dürtüştürmek düşürmek düzme
duru düşürülmek düzlem
dürülme düşüş düşlemek
dürülü düşüt düzleşme
dürülüş düve düzleşmek
dürüm düvel düzlük ,-ğü
dürüst düven düzme
dürüstlük.-ğu düvesımek düzmece
Dürzi düyek düzmeci
dürtü düyun düzmecilik,-ği
düşe düz düzmek
düstur düzce düz taban
düş Düzce düz tabanlık.-ğı



E
ebabil edep.-bı Eflani
ebat.-dı edeplenmek eflâtun
ebcet.-di edeph eflâtun!
ebe edepsiz efor
ebedi edepsizlik,-ği efrat.-dı
ebedileşme edevat efsane
ebedileşmek edik. âı efsaneleşme
ebedilik,-ği edilgen efsaneleşmek
ebediyen edilgenlik,-ğı efsaneleştirme
ebediyet edilgi efsaneleştirmek
ebelik,-ği edilgin efsanevi
ebet.-di edinim eften püften
ebeveyn edinme Ege
ebleh edinmek egemen
ebonit edinti egemenlik,-ği
ebru edıp.-bı egoist
ebrulamak Edirne egoistlik.-ği
ebrulu edisyon egoizm
ebülyoskop editör egosantrizm
ecdat.-dı editörlük.-ğü egzama
ece Edremit egzersiz
Eceabat efe egzistansiyalist
ecel efekt egzistansiyalizm
ecinni efektif egzotik,-ği
ecir,-eri efelek.-ği egzotizm
eciş bücüş efelenme egzoz
ecnebi efelenmek eğe
ecnebilik,-ğı efelik,-ği eğeleme
ecza efeleşme eğelemek
eczacı efeleşmek eğer
eczacılık,-ğı efendi eğiç,-ci
eczahane efendice eğik.-ği
eczalı efendilik.-ği eğilim
eda efil efil eğilimli
edalı efkar eğilme
edat efkârıumumiye eğilmek
ede efkarlanma eğim
edebi efkâr lanmak eğin.-ğni
edebiyat efkârlı eğinik
edebiyatçı Eflâk'ı eğinmek
98 eğinti-ekşıme
eğinti ehemmiyetsiz ekmeklik,-ği
Eğirdir ehil.-hli ekol lu
eğirme ehli ekolali
eğirmek ehlibeyt ekoloji
eğirmen ehlidil ekolojik,-ği
eğitici ehlihibre ekonometri
eğiticilik.-ği ehlileştirme ekonomi
eğitilmek ehlileştirmek ekonomik,-ğı
eğitim ehlisahp.-bi ekonomist
eğitimci ehlivukuf ekopraksi
eğitimcilik,-ği ehliyet ekose
eğitme ehliyetli ekran
eğitmek ehliyetname eksantrik.-ği
eğitmen ehliyetsiz ekselans
eğitmenlik,-ği ehram eksen
eğlek,-ği Ehrimen ekser
eğlemek ehven ekseri
eğlence ehvenişer ekseriya
eğlenceli ejder ekseriyet
eğlencelik,-ği ejderha eksi
eğlendiri ek eksibe
eğlendirici ekâbir eksik ,-ği
eğlendirme ekalliyet eksikli
eğlendirmek ekenek,-ğı eksiklik.-ğı
eğlenme ekili eksiksiz
eğlenmek ekilmek eksiliş
eğlenti ekim eksilme
eğleşmek ekin eksilmek
eğmeç,-ci ekinlik,-ğı eksiltme
eğmek ekinoks eksiltmek
eğrelti • ¦ kıp bı ekskavatör
eğreti ekipman eksper
eğretileme eklektizm eksperlik,-ği
eğretilik, ğı eklem ekspertiz
eğri ekleme ekspoze
eğri büğrü eklemek ekspozisyon
eğrili eklemlemek ekspres
eğrilik, ğı eklenme ekspresyonist
eğrilme eklenmek ekspresyonizm
eğrilmek eklenti ekstra
eğriltmek ekli ekstrafor
eğrim •klı püklu okatrem
eğsi ekme »kşi
eh okmok okşlll
ehemim yut •k inak el aksilik, Oi
ehemmiyetli •kınvkvUlk, Ol •kşıme
ekşim ek-Emet 99
ekşimek elektromanyetik, elleşmek
ekşimik,-ği -gi eUi
(ikçİmSİ elektromıknatıs ellinci
ekşimtırak: elektromotor ellişer
ekşitmek elektron elma
ekti elektronegatif elmabaş
•ktüik.-gi elektronik,-gi elmacık,-ğı
ektirme elektropozitif Elmadağ
ektirmek elektroskop Elmalı
ektoderm elektrostatik,-ğı elmalık.-ğı
ekvator elektroşok elmas
Ekvator elektrot elmasiye
el elem elmastıraş
eU eleman elti
elâlem eleme eltilik, ğı
•lan elemek elvan
elastiki element elveda, i
elastikiyet elemge elverişli
Elazığ elemli elverişsiz
elbet elemsiz elverişsizlik,-gi
elbette elenme elvermek
elbise elenmek elyaf
Elbistan elenti elzem
elçi Eleşkirt em
elçilik.-gi eleştiri emanet
Eldiven eleştirici emanetçi
eldiven eleştirilme emanetçilik,-ği
elebaşı,-yı eleştirilmek emaneten
elebaşılık.-ğı eleştirme emare
eleğimsağma eleştirmeci emaret
eleji eleştirmecilik ,-ği emaye
elek.-ği eleştirmek embriyoloji
elekçi eleştirmen embriyon
elekçilik, ğı eleştirmenlik,-gi emcik.-ği
elektrifikasyon elhamdülillah emdirme
elektrik,-ği elhasıl emdirmek
elektrikçi elif emeç.-d
elektrikçilik.-ği elifba emek ,-ği
elektriklemek elik,-ği emekleme
elektriklendirmek elim emeklemek
elektriklenmek elips emekli
elektrikli elipsoidal, -li emeklilik,-gi
elektriksiz elipsoit,-di emeksiz
elektrodinamık,-gi eliptik, ği emektar
elektrolit ellemek emel
elektroliz ellenmek Emet
100 emici-entipüflen
emici enayilik,-ği engellemek
emik,-ği enbiya engellenme
emin encam engellenmek
Eminönü'nü encik,-ği engelleyiş
emır.-mri enciklemek engelsiz
emirber encümen engelli
emircik,-ği endam engerek.-ği
Emirdağ endaze engin
emirlik,-ği endazelemek enginleşmek
emirname ender enginar
emisyon enderim engizisyon
emlak,-ki endirekt enik,-ği
emlâkçi endişe eni konu
emlakçilik,-ği endişelenme enir
emmeç,-ci endişelenmek enişte
emmek endişeli enjeksiyon
emniyet endoderm enjektör
emniyetli endogami enkaz
emniyetsiz endokrinoloji enlem
emperyalist Endonezya enli
emperyalizm Endonezyalı ense
empresyon endüksiyon enseleme
empresyonist Endülüs enselemek
empresyonizm endüstri enselenme
emprezaryo endüstrileşmek enselenmek
emprime enek.-ği enstantane
emraz eneme enstitü
emretme enemek enstrüman
emretmek enerji enstrümantal,-li
emi eylemek enerjik,-ği enstrümantal izm
emrivaki,-! enerjiklik,-ği ensülin
emsal,-li Enez entari
emsalsiz enfarktüs entegrasyon
emtia enfeksiyon entegre
emval ,-li enfes entelekt
emzik,-ği enfiye entelektti alizm
emzikli enflasyon entelektüel
emziksiz enûüanza entelekya
emzirilmek enformasyon enteresan
emziriş enfüsl en te r nasyonal,-li
emzirme engebe enternasyonalci
emzirmek engebeli enternasyonalizm
emzirtmek engebelik, ğı enterne
en engebesiz entervansiyon
enam engel entimem
enayi engelleme nntipüften
entrika-esas
entrika erek ,-gi erkânıharp,-bi
entrikacı erekçilik.-ği erke
entrikacılık,-gı ereklilik.-ğı erkeç,-ci
onva,-ı eren erkek,-gi
envanter Erendiz erkeklik,-ği
«nvestisman Erfelek.-ği erkeksi
eoaen erg erkeksiz
•pey Ergani erken
epeyce erganun erkenci
epeyi er geç erkenden
epidemi ergen erkin
epiderm ergenleşmek erkincilik.-ği
epifit ergenlik,-ği erkinlik.-ği
epigrafi ergi erklik,-gi
epik.-gi ergime erksizlik.-ğ;
epikerem ergimek erlik.-ği
Epikurosçu ergin ermek
Epıkur onculuk. -gu erginleşmek Ermenek.-gi
epilog erginlik. (Jı Ermeni
epistemoloji ergitmek Ermenice
epitelyum erguvan ermiş
epope erguvan! ermişlik.-ği
eprime erik,-ği eroin
eprimek eriklik.-ğı eroinci
er eril eroinman
eradikasyon erili ık.-ğı e r osçuluk,-gu
erat erim erotik.-gi
Erbaa erime erotizm
erbain erimek erozyon
erbap.-bı erimez erte
erbaş erinç,-ci erteleme
er baslık.-gı erinçli ertelemek
erbin eristik,-ği erteleniş
erbiyum erişilmek ertelenme
Erciş erişkin ertelenmek
Erciye; erişme ertesi
Erdek,-gi erişmek Eruh
erdem erişte Eryatağı'nı
erdemli eritilme erzak
Erdemli eritilmek Erzincan
erdemsiz eritme Erzurum
erden eritmek es
erdenlik.-gi eriyik,-gi esami
erdirme eriyiş esans
erdirmek erk esaret
Ereğli erkân esas
102
esaslı eşsiz
esaslı esmek eşek,-ği
esasen esmer eşekçi
esasi esmerimsi eşekleşme
esassız esmerleşmek eşekleşmek
esatir esmerlik ,-ği eşeklik.-gi
esbap,-bı esna eşelek,-ği
esef esnaf eşelemek
eselemek besele- esnaflık.-gı eşelenmek
mek esnek.-gi eşelmobil
esen esnekleşmek eşey
esenlemek esneklik.-gi eşeyli
esenlik.-gi esneme eşeysel
eser esnemek eşeysiz
esericedit,-di esnetmek eşhas
esham esneyiş eşik,-ği
esim espas eşilme
esin espaslı eşilmek
esinlemek Esperanto eşinme
esinlenmek esperi eşinmek
esinti Espiye eşit
esintili espressivo eşitçi
esir espri eşıtçüık.-ğı
esirci esrar eşitleme
esirciük.-ği esrarengiz eşitlemek
esirgeme esrarkeş eşitlenme
esirgemek esrarkeşlik.-ği eşitlenmek
esirgeyici esrarlı eşitleştirmek
eski esre eşitlik,-ği
eskici esri eşitsizlik,-ği
eskicilik,-ği esrik ,-gi eşkâl.-li
eskime esrtklik.-gi eşkıya
eskimek esrimek eşkıyalık,-gı
Eskimo estağfurullah eşkin
Eskim oca estamp eşkinci
Eskipazar estampaj eşleme
eski püsku estek köstek eşlemek
Eskişehir ester eşleşme
eskitilmek esterleşmek eşleşmek
eskitmek estetik.-ği eşlik.-ği
eskiyiş estetikçi eşme
eskiz estirmek Eşme
eskort estomp eşmek
eskrim esvap, bı eşofman
eskrimci esvaplık, gı eşraf
esma "Ş eşref
esme aeaıp, lu PŞSU
eştırmek-Eyup
103
eş (irmek etlenmek evlâ
eşya etli evlâdiyelik ,-ği
el etlik.-ği evlât, -dı
etajer etmek evlâtlık.-ğı
etalon etnik,-ği evlek,-ği
etamin etnograf evlendirme
etap.-bı etnografya evlendirmek
elçi etnolog evlenme
etçil etnoloji evlenmek
eiek.-gi etol.-lü evleviyet
eteklemek etraf evli
etekleyiş etraflıca evliya
etekük,-ği etsiz evrak
eten ettirgen evre
etene ettirmek evren
eler etüt,-dü evrensel
•terlemek etüv evrensellik,-ği
eterleşmek ev evrik,-ği
etıbba ev bark evrim
etiket evce evrimci
eüketçı evcek evrimcüik,-ğj
etiketleme evci evrişik,-ği
etiketlemek evcik,-ği evropiyum
etikeüi evcil evsaf
etil evcilik,-ğı evsemek
etilen evcilleşmek evvel
Etimesgut'u evcilleştirilmek evvelâ
etimoloji evcilleştirmek evvelce
Etiyopya evcimen evveli
etken evdemonizm evveliyat
etkenlik ,-ği evdeş evvelki
etki evermek evvelsi
etkileme evet ey
etkilemek evham eyalet
etkilenme evhamlanma eyer
etkilenmek evhamlanmak eyerci
etkileşim evhamlı eyerlemek
etkileşmek eviç,-vci eylem
etkileyici evin eylemci
etkili evirgen eylemek
etkin evirmek eylemli
etkincilik,-gi evirtik eylemsiz
etkinlik,-ğı evirtim eylül
etkisiz evirtmek Eyneail
e ik ıs izi eştirmek eviye eytişim
etlenme evkaf Eyüp,-bû
104 eyvah-ezmek
eyvah ezberletmek ezilgen
eyvallah ezberleyiş eziliş
eyyam ezcümle ezilme
eyyamcı ezdirme ezilmek
eza ezan ezdirmek ezel ezim ezim Ezine
ezani ezeli ezinti
ezber ezgi eziyet
ezberci ezgin eziyetli
ezbercilik,-ğl ezginlik,-ği eziyetsiz
ezbere ezgili ezkaza
ezberleme ezici ezme
ezberlemek ezik ,-ği ezmek
ezberletme eziklik.-gi



F
f/1 fakülte farenjit
laal,-u fal farfara
faaliyet falaka farfaracı
fabl falan farfaralık,-ğı
fabrika falanca farıma
fabrikacı falan festekiz farımak
fabrikasyon falan feşmekân fariğ
fabrikatör falan filân farika
facia fala faril
Uça falcılık,-ğı Farisi
façela falçete fariza
façuna falihayır.-yn fark
fagosit falso farklı
fagositoz falsolu farklılaşmak
fagot falya farmakolog
fağfur falyanos farmakoloji
fahiş familya farmason
fahişe fanatik.-ği farmasonluk, -ğu
fahişelik.-gi fanatizm Fars
fahri fanfan Farsça
fahriye fanfar fart furt
fahur farta furta
faik fani farz
faikıyet fanila farzımuhal,-li
fail fanta Fas
faiz fantasma fasa fiso
faizci fan tastık,-ği fasarya
faizcılik.-gi fantezi fasıl.-sh
faizli fanti fasıla
faizsiz fanus fasılalı
fak fanya fasılasız
fakat far fasih
fakfon faraş fasikül
fakir faraşa fasile
fakirhane farazi fasit
fakirizm faraziyat faska
fakirleşme faraziye fasletmek
fakirleşmek farba Faslı
fakirlik, ği far bala fason
faktör fare fasone
106 fasulye-fesat
fasulye federal, lı fenomenoloji
faş federalizm feodal,-li
faşır faşır federasyon feodalite
faşing federatif feodalizm
faşist federe fer
faşistlik,-ği feding ferace
faşizm fehva feraceli
fatalizm fek. kin feracelik,-ği
Fatımi Feke feragat,-ti
Fatımiye fekûl ferağ
fatih felah ferah
Fatih Felahiye ferahfeza
fatiha felâket ferohl
Fatsa felâketzede ferahlamak
fatura felç,-ci ferahlatmak
fa turalamak feldmaresal,-U ferahlık,-ğı
faturalı feldspat ferahnak,-ki
fauna felek, ğ: feraset
fava Felemenk,-gi ferç.-d
favori Felemenkli ferda
fay felfelek.-ğı ferde
fayans felfellemek ferdi
fayda fellâh feribot
faydacıl fellik fellik ferik,-ği (piliç)
faydacılık,-ğı felsefe ferik
faydalanmak felsefeci feriklik.-ği
faydalı felsefi ferli
faydasız feminist ferma
fayrap,-bı feminizm ferman
fayton fen.-mu fermanlı
faytoncu fena fermantasyon
faytonculuk,-ğu fenalaşma fermejüp
faz fenalaşmak fermene
fani fenalık,-ğı ferment
fazilet fener fermiyum
fazla fenerci fermuar
fazlaca fenerli fersah
fazlalık.-ğı fenersiz fersiz
fecaat,-ti fenik,-ği fersizleşmek
feci Fenike fert,-di
(ecir,-eri Fenikeli fertik.-ği
feda fenlenmek feryat,-dı
fedai fenni ferz
fedaîlik,-ğı fenol,-lu fes
fedakar fenomen fesahat, ü
fedakârlık.-ğı fenomenizm fesat,-dı
fesatçı-üiliıtuû
107
fesatçı fıkramak fıaılü
fesatçıbk.-ğı fıldır fıldır fısır fısır
fesatlık,-gı fındık,-ğı fıskiye
feshedilmek fındıkçı fıslamak
feshetmek fındıkî fıstık,-ğı
fesıh,-shi Fındıklı fıstıkçı
fesleğen Fırat fıstıkî
fesüval,-li ürça fıstıklık,-ğı
fesuphanallah fırçacı üşüş
fethetmek fırçacılık,-ğı fısıltı
Fethiye fırçalamak fışırdamak
fetüvthi iııçalanmak fışır fışır
fetihname fırçalatmak fısırtı
fetiş fırçalayış fışkı
fetişizm fırdolayı fışkın
fetret fırdöndü fışkırdak,-ğı
fettan fırfır fışkırık ,-ği
fettanlaşmak fır fır fışkırmak
fetva fırıl fırıl fışkırtmak
fevç.-ci fınldak.-ğı fışlamak
feveran fırıldakçı uük.-ğı
fevk fırın fıtrat
fevkalâde nnncı fıtrî
fevkalbeşer fırıncılık,-ğı Ütürmak
fevri fırınlama fi
fevrîlik,-ği fırınlamak fiber
fevt fırka fibrin
feyezan fırkata fidan
feyiz.-yzi firlak,-ğı fidanlık,-ğı
feyizli fırlama fide
feylesof fırlamak fidelemek
feza fırlatma fidelik,-ği
fezleke fırlatmak fidye
fıçı fırlayış fifre
fıçıcı fırsat figan
?cilama fırsatçı figür
fıçılamak fırsatçılık,-ğı figüran
fıkdan fırt fırt figüranlık,-ğı
füuh.-khı uruna figüratif
fıkır fıkır fırtınalı «
nkardak.-ğı fırttırmak fihrist
fıkırdamak üs fıs fihristlemek
fikırü fısıldama fiil
fıkra fısıldamak fiilen
fıkracı fısıldaşmak fiilî
fıkracılık,-ğı fısıl fısıl fiilimsi
108
fiiliyat-D eb il
fiiliyat filozofluk.-ğu fişleme
filrir.-kri filtre fişlemek
fikirsiz filvaki,-i fişlenme
fikir sizlik,-ği Fin fişlenmek
fikren final.-lı fit
fikri finalizm fitçi
fikriyat finanse fitçilik,-gi
fil finansman fitil
lılâman fincan fitilci
filan fincancı fitilleme
filanca Fince fitillemek
filâriz fingirdek ,-gi fitillenme
filarmoni fingirdemek fitillenmek
filarmonik,-ği fingirdeşmek fitlemek
filbahar fingir fingir fitne
fildekoz Finike fitneci
fildişi finiş fitne fücur
Fil Dışı Kıyısı fink fitnelemek
file fino fitnelik,-ğı
filenk,-gı firak fitopatoloji
filet firaklı fitre
fileto firar fiyaka
filhakika firari fiyakacı
filigran firavun fiyakalı
filika f ıra vurduk.-ğu fiyasko
filikacı fire fiyat
filinta firik.-gi fiyatlanmak
Filipinler iırkat.-tı fiyonk,-gu
Filipinli fırkaleyn fiyort,-du
Filistin firkete fizibilite
Filistinli firketelemek ûzik.-ği
filiz firma fizikçi
BM firuze
filizlemek fisebilillah fizikokimya
filizlenmek fiske fiziksel
film fiskelemek . fizyolog
filmci fiskos fizyoloji
filmcilik.-ği fistan fizyonomi
filo fisto fizyoterapi
filoksera fistûl flama
filolog fi, Flâman
filoloji fişek,-gi flândra
filolojik,-gi fişekçi flanel
filotilla fişekhane flâş
filoz fişeklik.-gi flâvta
filozof fişka flebit
y1 flegmon-fresk 109
flegmon fonksiyonel fosur fosur
fleol,-lü fonograf fota
m fonografi foto
(inleme fonojenik ,-ği fotoğraf
flok fonolit fotoğrafçı
flor fonoloji fotoğrafçüık,-ğı
flora fonotelgraf fotoğrafhane
floresan font fotojenik,-ği
floresans fora fotokopi
flört forint fotometre
florin form fotometri
floş forma fotomodel
flöre formaldehit fotomontaj
flört formalık,-ğı fotomorfoz
flurcun formalite fotoroman
flurya formalizm fotosentez
flüor formasyon fotosfer
flüorin fortnen fotoskop
flUorür formika foya
BU forrnik asit,-di fötr
flütçü formül fragman
fobi formüler frak
Foça foroz fraksiyon
fodla fors francala
fodlacı forsa francalacı
fodra forseps francalacılık,-ğ
fodul forslu frank,-gı
fodulluk,-gu forte Fransa
fok fortepıano Fransız
fokstrot fortissimo Fransızca
fokurdak ,-ğı forum fransiyum
fokurdamak forvet frapan
fokur fokur fos frekans
fokurtu fosfat fren
fol fosfatlamak frenci
folklor fosfatlı frengi
folklorcu fosfor frengili
folklorculuk,-ğu fosil Frengistan
folklorik fosilleşme Frenk,-gi
folluk.-ğu fosilleşmek Frenkçe
fon foslamak Frenkleşmek
fonda fosseptik ,-ği frenleme
fondan fosurdama frenlemek
fonem fosurdamak frenleyici
fonetik.-ği fosurdatma frenoloji
fonksiyon fosurdatmak fresk
110
freze-fuzen
freze fuaye fuzuli
frezeci fuhuş,-hşu fücceien
frezelemek fukara füg
fribort.-du fukaralık.-ğı füme
frigorifik.-ğı ful,-lü himerol.-lü
frıjıdıte fular füsun
frikik.-ği fulya hisunkâr
friksiyon funda fütuhat
frisa fundalık,-ğı fütursuz
frişka funya fütursuzca
frûktoz furgon fütürist
fuar furya fütürizm
fuarcı futa füze
fuarcılık,-ğı fulbol.-lü füzen



G
((« baldırı gala gamsız
gabari galalit gamsızlık.-ğı
gabavel galat gamze
gabi galatımeşhur Gana
gabilik, ğı galebe Ganalı
gabin galenit gang
Gabon galeri gangster
CSnbonlu galeta gangster lık,-ği
gabro galeyan gani
gabya gali ganimet
gacırdama galiba gar
gacırdamak galibarda garabet
gacudaima galibiyet garaj
gacır dalmak galip ,-bi garami
gacır gucur galiz garanti
gacırtı galon garantilemek
gaco galoş garantili
gaddar galsama garantisiz
gaddarca galvaniz garaz
gadır.-drı galvanize garazkâr
gadolinyum galvanizlemek garazlı
gadretmek galvanizli garazsız
gadrolmak galvanizm garbi
gal galvano gardenparti
gaffar galvanokoter gardenya
gahl galvanometre gardıfren
gahlllk,-ğl galvanoplâsıı gardırop,-bu
gafleı galyot gardiyan
gafur galyum gar dıy anlık,-ğı
gaga gam garez
gagalama gama gargar
gagalamak gambot gargara
gagalanmak gamet garibe
gagamsı gamlanma garip,-bi
Gagavuz gamlanmak garipleşmek
Gagavuzca gamlı gariplik.-ği
gah gamma garipsemek
gaile gammaz gark
gaip,-bi gammazlamak garnitür
gaita gamsele garnizon
112 garp-geçirtme
garp.-bı gazap,-bı geceleme
garplı gazaplanmak gecelemek
garplılaşmak gazel geceleyin
garplılık,-gı gazelhan geceli
garson gazeliyat gecelik.-ği
garsoniyer gazellenmek gecikilmek
garsonluk .-ğu gazete gecikiş
Garzan gazeteci gecikme
gaseyan gazetecilik,-gi gecikmek
gasil,-sli gazhane geciktirilmek
gasletmek gazi geciktirme
gasp Gaziantep,-bi geciktirmek
gassal,-li gazilik.-ği geç
gastrit gazino geçe
gastrulâ gazinocu geçenlerde
gaşiy.-şyi gazinoculuk ,-ğu geçer
gaşyolmak Gazı Osman paşa geçerli
gauss Gazipaşa geçerlik,-ği
gavot gazlama geçerlilik,-gi
gavur gazlamak geçersiz
gavurca gazlanma geçersizlik,-ği
gâvurlaşma gazlanmak geçici
gâvurlaşmak gazlaşma geçicilik
gâvurluk.-gu gazlaşmak geçiliş
gayakol gazlı geçilme
gaybubet gazolin geçilmek
gayda gazometre geçim
gaydacı gazoz geçimsiz
gaye gazozcu geçimsizlik.-ği
gayet gazup,-bu geçindirme
gayetle gazve geçindirmek
gayret gebe geçinim
gayretkeş gebelik,-gi geçinme
gayretkeslik.-ği geberik,-ği geçinmek
gayretlenmek gebermek geçirgen
gayretli gebertmek geçir genlik,-ği
gayretsiz gebeş geçirilmek
gayn gebre geçirim
gayri gebreleme geçirirnli
gayri ahlâkî gebrelemek geçirimlilik.-gi
gayur Gebze geçirimsiz
Gayya gece geçirimsizlik ,-ği
gayzer gececi geçiriş
gaz gecekondu geçirme
gaza gecekonducu geçirmek
gazal,-!! gecekondulaşmak geçirtme
geçirtmek-ger ekmek 1
geçirtmek gelişim genişletme
geçiş gelişme genişletmek
geçişli gelişmek genişlik,-ği
geçişme geliştirilmek geniz,-nzi
geçişmek geliştirme genizsi
geçişsiz geliştirmek genizsileşme
geçiştirme gelivermek genleşme
geçiştirmek gelme genleşmek
geçit,-di gelmek genlik,-ğı
geçkin gelmiç,-ci genom
geçkinlik ,-ği gem gensoru
geçme Gemerek,-ği genzek ,-ği
geçmek gemi genzel
geçmiş gemici geoit
gedik,-ğı gemicilik.-ğı geometri
gedikli gemilik,-ği geometrik,-ğı
gedilmek gemleme Gercüş
Gediz gemlemek gerçek,-ği
geğiriş gemlenme gerçekçi
geğirme gemlenmek gerçekçilik,-ğı
geğirmek Gemlik,-ği gerçeklemek
geğirti gen gerçekleşme
geğrek,-ği gencecik gerçekleşmek
gelberi gencelmek gerçekleştirilmek
gele genç.-ci gerçekleştirmek
gelebilmek Genç,-ci gerçeklik,-ği
gelecek,-ği gençleşme gerçekten
geleğen gençleşmek gerçi
gelembe gençleştirme gerdan
gelenek,-gı gençleştirmek gerdaniye
gelenekçi gençlik, ği gerdanlık,-ğı
gelenekçilik,-ği gene gerdek,-ği
gelenekleşmek genel gerdel
gelenekli genelge gereç,-ci
geleneksel genelleme Gerede
Gelendost genellemek gereğince
geleni genelleşmek gerek,-ği
gelgeç genellikle gerekçe
gelgit genelmek gerekçeli
Gelibolu general,-li gerekçesiz
gelin gene r allık, -ği gerekirci
gelincik,-ği genetik,-ğı gerekircilik,-gı
gelinlik,-ği geniş gerekli
gelir genişleme gereklik.-ğı
geliş genişlemek gereklilik,-ğı
gelişigüzel genişletilmek gerekmek
114 gerekseme-gıy gıy
gerekseme Gerze gezinti
gereksemek geştalt ¦s' geziş
gereksinim getirilmek ¦ gezleme
gereksinme getiriş gözlemek
gereksinmek getirme gezlik.-ğı
gereksiz getirmek gezmek
gereksizlik,-gi getto gıak.-ğı
gerektirim Gevaş gıcıklama
gerektirmek geveleme gıcıklamak
gerelti gevelemek gıcıklanma
geren geveleyiş gıcıklanmak
gergedan geven gıcıklayış
gergef geveze gıcır
Gerger gevezelenme gıcırdamak
gergi gevezelenmek gıcırdatmak
gergin gevezelik.-ği gıcır gıcır
gerginleşme geviş gıcırtı
gerginleşmek gevmek gıda
gerginlik,-ği gevrek,-ği gıdaklama
geri gevrekçı gıdaklamak
gerici gevreme gıdaklayış
gericilik.-ği gevremek gıdasız
gerilek gevretme gıdı gıdı
gerileme gevretmek gıdık,-ğı
gerilemek gevşek,-ği gıdıklama
gerileyici gevşeklık,-ği gıdıklamak
gerileyiş gevşeme gıdıklanma
gerili gevşemek gıdıklanmak
gerilik,-ği gevşetme gıgı
gerilim gevşetmek g^
gerilimli gevşeyiş gıldır gıldır
gerüimsiz geyik.-ği gülügiş
geriliş Geyve gına
gerillâ gez gıpta
gerillâcı gezdirme gırgır
gerilme gezdirmek gır gır
gerilmek gezegen gırla
geriniş gezelemek gırnata
gerinme gezenti gırt
gerinmek gezgin gırt gırt
gerisingeri gezginci gırtlak.-ğı
gerisingeriye gezgincilik,-ği gırtlamak
germanyum gezi gıyaben
germek gezici gıyabi
germen gezinme gıyap.-bı
Germencik,-ği gezinmek gıy gıy
gıybet-göçürrnek 118
gıybet gitarcı glokom
gibi gitarist glokoni
gidedurmak gitgide glüten
gider gitmek gnays
giderek gittikçe goblen
gidermek giydirici gocuk,-ğu
gidi giydiriş gocundurma
gidici giydirme gocundurmak
gidUİŞ giydirmek gocunma
gidilme giyecek,-ği gocunmak
gidilmek giyim gol,-lü
gidirnli giyim kuşam golf
gidiş giyimli gomalak
gidişat giyinik,-gi gonca
gidiş geliş giyinmek gondol,-lü
gidişme giyiniş gonk,-gu
gidişmek giyinme gonokok
gidon giyi? goril
Gine giymek gotik.-ği
Gineli giyotin goygoycu
girdap ,-bı giysi göbek,-ği
girdi giz göbeklenme
Giresun gizem göbeklenmek
girgin gizemci göbekli
girginllk.-gi gizemcilik,-ğı göbelek,-ği
girift gizemli göbelez
giriftar gizil göçe
giriliş gizleme göçen
girilme gizlemek göç
girilmek gizleniş göçebe
girinti gizlenme göçebeleşmek
girintili gizlenmek göçebelik,-ği
giriş gizleyiş göçelge
girişik gizli göçer
girişim gizlice göçeri
girişimci gizlilik,-ği göçermek
girişken gladyatör göçertmek
girişkenlik ,-ği glase göçkün
girişme glâyöl göçme
girişmek glikojen göçmek
Giril,-dı glikol.-ü göçmen
girizgâh glikoz göçmer^k.-ği
girmek glikozit göçük,-gü
girmelik,-gi glikozüri göçüm
gişe gliserin göçürme
gitar global,-li göçürmek
118 göcürtmek-gösteri
göçürtmek gömüldürük ,-ğü görevli
göçüş gömültü gör evi ilik,-ği
göçüşme gömülü görevsel
göden gömülüş görevsiz
göğüs,-ğsü gömüt görevsizlik,-ği
göğüslemek gön görgü
göğüslük,-ğü gönder görgücülük,-ğü
gök.-ğü gönderi görgülenmek
gökçe gönderiliş görgülü
Gökçeada gönderilmek görgüsüz
gökçek gönderiş görgüsüzlük,-ğü
gökçül gönderme görk
gökdelen göndermek görkem
gökmen göndertmek görkemli
göksel gönen görme
Göksu Gönen görmece
Göksün gönenç,-ci görmek
göl gönendirmek görmemezlik,- ği
Gölbaşı,-m gönenmek görmezlik ,-ği
gölcük.-ğü gönül,-nlü görsel
Gölcük,-ğü gönüldaş görü
Göle gönüllenmek görücü
gölek,-ği gönüllü görücülük,-ğü
gölermek gönülsüz görülme
gölet gönye görülmek
gölge gördek,-gi görüm
gölgecü Gördes görümce
gölgelendirme gördürmek görümcelik,-ği
gölgelendirmek göre görümlük.-ğii
gölgelenme görece görüngü
gölgelenmek görecelik, gı görünme
gölgeli görecilik.-ği görünmek
gölgelik.-ği Görele görüntü
Gölhisar göreli görüntüleme
Gölköy görenek,-ğî görüntülemek
göllemek görenekçi görünüm
Gölpazan'ru görenekçilik,-ği görünüş
gölük,-ğü göreneksel görüş
gömgök göresimek görüşme
gÖmlek,-ği görev görüşmeci
gömlekçi görevdeş görüşmek
gömlekçilik,-ği görevdeşlik,-ği görüştürme
gömme görevlendirilmek görüştürmek
gömmek görevlendirme görüşülmek
gömü görevlendirmek gösterge
gömük,-ğü görevlenmek gösteri
göste rici-gûbrelemek
gösterici gözetilmek grevci
gösterilmek gözetim greyder
gösterilmek gözetleme greyptrut
gösteriş gözetlemek gri
gösterişçi gözetlenmek gril
gösterişli gözetme grip,-bi
gösterişsiz gözetmek grizu
gösterme gözettirmek grosa
göstermek gözleği grup,-bu
göstermelik gözlem gruplandrrmak
göstertmek gözlemci gruplaşmak
göt gözlemcilik,-ği guano
götürme gözleme guaş
götürmek gözlemek Guatemala
götürü gözlemlemek Guatemalalı
götürülme gözleyici guatr
götürülmek gözlük,-ğü gudde
götürüm gözlükçu gudubet
götürümlü gözlükçülük, -gü gufran
götürümsüz gözükme guguk,-ğu
gövde gözükmek gulet
gövdesel grado gul yabani
gövem grafik,-ği gurbet
gövek.-gi grafit gurbetçi
gÖveri grafoloji gurbetçilik,-ği
göverme grafometre gurbetzede
gövermek gram gurk
göverti gramaj gurklamak
göymek gramer gurlamak
Göynücek,-ği gramerci guruldama
göynük,-ğü gramkuvvet guruldamak
Göynük,-gü gramofon gurultu
göynümek gramsantimetre gurup,-bu
gÖyük,-ğü granat gurur
göz grandi gururlanma
gözcü grandük gururlanmak
gözcülük,-gü granit gururlu
göz dağı granülit gusletmek
gözde gravür gusto
göze gravyer gusül.-slü
gözemek Grek gusülhane
gözene Grekçe guşa
gözenek,-ği grekoromen gut
gözer grena gübre
gözetici gres gübreleme
gözetilme grev gübrelemek
118 gübrelenme-günlük
gübrelenme güldürmek gümüş
gübrelenmek güldürü gümüşçü
gübreleşmek güldürücü gümüşçün
gübrelı güleç,-ci Gümüşhacıköy
gübrelik,-$i güle güle Gümüşhane
gücendirme gülhatmi gümüşi
gücendirmek gullâbi gümüşileşmek
gücenik,-ği gûllabici gümüşleme
güceniş güllâbicilik,-ği gümüşlemek
gücenmek güllâç.-cı gün
gücü gülle günah
gücük.-ğü güllük.-ğü günahkar
gücümsemek gülmece günahkâr Uk,-gı
güç,-cü gülmek günahsız
güç belâ Gülnar günahsız hk,-ğı
güçlendirme Gülşehir günaşırı
güçlendirmek gülücük.-ğü gün be gün
güçlenme gülük.-ğü güncel
güçlenmek gülümseme günce İlık,-ği
güçleşme gülümsemek gündelik,-gi
güçleşmek gülümseyiş gündelikçi
güçleştirmek gülünç.-cü gündelikçilik,-ği
güçlü gülünçleşmek günde lık lı
güçlük.-ğü gülüş gündem
güçsüz gülüşme gündeş
güçsüzlük,-ğü gülüşmek Gündoğmuş
güderi güm gündöndü
güdü gümbedek gündüz
güdük,-ğü gümbürdeme gündüzcü
güdükleşme gümbürdemek gündüzlü
güdükleşmek gümbürdetmek gündüzün
güdüklük,-gu gümbür gümbür güneğik.-ği
Güdül gümbürtü güneş
güdüm gümeç.-ci Güneş
güdümcülük, ğü gümele güneşlenme
güdümlü güm güm güneşlenmek
güfte gûmlemek güneşletmek
güğüm gümletmek güneşli
güne r çile gümrah güneşlik.-ği
gül gümrük,-ğü güneşsiz
gülabdan gümrükçü güney
gülbank gümrükçülük ,-ğü Güney
gülbeşeker gümrükleme güneybaü
güldeste gümrüklemek güneydoğu
güldür güldür gümrüklü güneyli
güldürme gümrüksüz günlük,-ğü
günlükcü-güzün
günlükçü güruh güver cinlik,-gi
günü gürüldeme güverte
gürtücû gürüldemek güvey,-i
güpegündüz gürül gürül güveyi,-si
gür gürültü güveylik.-ği
gürbüz gürültücü güvez
gürbüzleşme gürültülü güya
gürbüzleşmek gürültüsüz güz
gürbüzlük ,-ğü Gürün güzaf
Gürcistan gürz güzel
Gürcü gütaperka güzelce
Gürcüce gütme güzelleme
güre gütmek güzelleşme
güreş güve güzelleşmek
güreşçi güveç,-ci güzelleştirme
güreşçilik,-gi güvelerime güzelleştirmek
güreşme güvelenmek güzellik,-gi
güreşmek güven güzergâh
güreştirmek güvence güzey
gürgen güvenceli güzide
gür gür güvencesiz güzlek,-gi
gürleme güvenç,-ci güzleme
gürlemek güvenlik.-ği güzlemek
gürleşmek güvenme güzlük,-gü
gürleyiş güvenmek güzün
gürlük,-gü güvensizlik,-ğı
Gürpınar güvercin



H
ha hadımlaştırmak Hak
habanera hadi hakan
habaset hadim hakanlık,-ğı
habbe hadis hakaret
haber hadisat hakça
haberci hadise hakçası
haberdar hadisene hakem
haberleşme hafakan hakemlik,-ği
haberleşmek hafazanallah hakeza
haberli hafız haki
habersiz hafıza hakikat,-li
Habeş hafızlamak hakikaten
Habeşî hafızlık.-ğı hakikatli
Habeşistan hafif hakikatsiz
habis hafifçe hakikî
hac.-ccı hafiflemek hakim
hacamat hafifletici hâkim
hacamatlamak hafifletmek hâkimiyet
haccetmek hafiflik,-ği hâkimlik,-ği
hacet hafifmeşrep,-bi hakir
hacı hafifsemek hakkak
Hacıbektaş Hafik,-ği hakkaniyet
hacılık ,-ğı hafiye Hakkari
hacıyatmaz hafiyelik.-ği hakkıhuzur
hacim ,-crru hafniyum hakkında
hacimli hafriyat hakkısükût
hacir,-eri hafta hakkıyla
Hacivat haftalık,-ğı haklamak
haciz.-czı haftaym haklaşmak
haczetmek hah haklı
haç haham haklüık.-ğı
Haçlılar hahambaşı,-m haksız
had,-ddi hahamhane haksızlık.-ğı
hâd.-ddi hail hakşinas
hadde hain hakuran
haddehane hainleşmek hal,-li(pa zar yeri
hademe hairılik,-ği hal,-İh
hademelik.-ği haiz hâl (durum)
hadım hak,-kkı hala
Hadım • hak.-kki hâlâ
122 Halâa-hantallasmak
halâs halletme hamse
halaskar halletmek hamsi
halat hallice hamsin
halâvet hallihamur hamt,-dı
halay halojen hamule
halayık,-gı halazade halsiz halsizleşme hamur Hamur
halbuki haldır haldır halsizlik,-ğı hamurcu
halt hamurculuk.-ğu
halter hamurkâr
hale halterci hamurlamak
halef halûk hamurlanmak
halel halvet hamurlaşmak
haleldar Halveti hamursu
halen ham hamursuz
halet hamail hamut,-öu
halfa hamak ,-ğı han
Halfeti hamakat,-iı Hanak,-ğı
halhal,-li hamal hanay
halı hamallık,-ğı hancı
halıcı hamam hancılık,-ğı
halıcılık,-ğı hamamcı hançer
haliç,-ci hamarat hançere
Haliç.-ci hamaratlık,-ğı hançerleme
halife hamaset hançerlemek
halifelik.-ği hamas! hançerlenme
halihazır hamaylı hançerlenmek
halik Harobelî hande
halim hamburger handikap ,-bı
halis hamhalat hane
halisane ham hum hanedan
halita hami Hanefî
haliyle hamil,-mli Hanefîlik.-ği
halk hamil hanende
halka hamile hangar
halkçı hamilelik,-ği hangi
halkçılık,-ğı haminne hangisi
halkiyat hamiş hanım
halk oylaması hamiyet hanımefendi
halk oyu hamla hanımefendilik,-ği
hallaç,-cı hamlacı hanımeli,-yi
hallaçlık.-ğı hamlaç,-cı hani
hallenme hamlamak Hani
hallenmek hamlaşmak hanlık,-ğı
halleşme hamle hantal
halleşmek hamletmek hantallaşmak
hantallık-hasta bakıcılık
123
hantallık, ğı hareke Harran
hap harekelemek har r an gür r a
hapır hapır harekelenmek hars
hapır hupur hareket hartama
hapis.-psi hareketlenmek hart hart
hapishane hareketli hart hurt
hapsetmek hareketsiz hartuç.-cu
hapsettirmek hareketsizlik,-ği has
hapşırık,-ğı harelenmek hasar
hapşırmak hareli hasat,-dı
har harem hasbelkader
hara Haremeyn hasbıhal.-li
harabat haremlik ,-ği hasbi
harabati harf hasebiyle
harabatUik.-ği harfendaz haseki
harabe harfendazlık, - ğı hasenat
haraç.-cı harfiyen haset,-di
haraççı har har hasetlenmek
harakiri harharyas hasetlik.-ğı
haram har hur hasıl
harami harıl hani hâsıl
haramzade harıldamak hâsıla
harap.-bı harıltı hasılat
haraplaşmak harın hâsılı
haraplık,-ğı haricen hasım, -smı
harar harici hasımlık,-ğı
hararet hariciye hasır
hararetlenmek hariciyeci hasır,-sn
hararetli hariciyecilik, -ği hasis
haraza hariç.-ci hasislik.-ği
harbe harika haslet
harbi harikulade haspa
harbiye haris hasret
harcama harita hasretli
harcamak harlamak hasretlik, ğı
harcanma harlı hasretmek
harcanmak harman hasrolunmak
harcı harmancı hassa
harcıalem harmandalı Hassa
harcırah harmani hassas
harç.-a harmanlamak hassasiyet
harçlık.-ğı harmanlatmak hassaten
hardal harmanlık.-ğı hasse
hardaliye harnup.-bu hasta
hare harp (çalgı) hasta bakıcı
harekât harp,-bi (savaş) hasta bakıcılık,-ğı
124 hastahane-ha yır»ıx
hastahane hatırlatma havuç,-cu
hastalarıma hatırlatmak havut,-du
hastalanmak hatırlayış havuz
hastalık,-ğı hatırşinas havuzcuk,-ğu
hastalıklı hatim ,-tmi havuzlamak
hasut.-du hatip.-bi t havuzlanmak
hasa ha tiplik,-ği Havva
hâşâ hatmetmek havya
haşarat hatmi havyar
haşan hatta havza
haşarılaşma hattat Havza
haşarılaşmak hattatlık.-ğı hay
haşarılık ,-ğı harahareket haya
haşere hatun haya
haşhaş hav hayal,-li
haşıl hava hayalet
haşır haşır havacı hayalhane
haşır huşur havacılık,-ğı hayali
haşır neşir havacıva hayalifener
haşin havadar hayal meyal
haşinlik,-ği havadis hayalperest, -rı
haşiş havai hayâsız
haşiv,-şvi havaîlik,-ğ i hayâsızlık, ğı
haşiye havaiyat hayat
haşlama havalandırma hayati
haşlamak havalandırmak hayatiyet
haşlanış havalanma hayda
haşlanma havalanmak haydalanmak
haşlanmak havale haydamak
haşmet havaleli haydari
haşmetli havalename Haydarpaşa
hat,-ta havalı haydi
hata havali haydin
hatalı havan haydisene
hatasız havari haydut.-du
Hatay havasız haydutluk,-ğu
ha tu havi hayhay
haür havlamak hayhuy
haüra havlı hayıflanmak
hatırat havlıcan hayır
hatır hatır havlu hayır,-yrı
hatır hutur havlucu hayırdua
hatırlama havra hayırhah
hatırlamak Havran hayırlı
hatırlanma Havsa hayırsever
hatırlanmak havsala hayırsız
hayırsızlık-her
129
hayırsızlık,-ğı hazırcevap helezon!
haykırı hazırlama helik.-ği
haykırış hazırlamak helikoit.-dı
haykırma hazırlanma helikon
haykırmak hazırlanmak helikopter
haylaz hazırlık,-ğı helis
haylazlaşmak hazırlop helme
haylazlık ,-gı hazin helmelenme
hayli hazine helmelenmek
haymana hazinedar helmeli
Haymana haziran helva
haymaüos hazmetmek helvacı
Hayrabolu hazne helvacılık.-ğı
hayran hazret helvahane
hayranlık,-ğı Hazro helyoterapi
hayrat hazzetmek helyum
hayret heba hem
haysiyet hece hematit
haysiyetli hecelemek hematoloji
haysiyetsiz hecin hemayar
haysiyetsizlik,-ği hedef hemcins
hayta heder hemdert,-r di
hay talik,-ğı hedik.-ğı hemen
hayvan hediye hemencecik
hayvanat hediyelik,-ği hemfikir.-kri
hayvanca hedonizm hemhal
hayvancılık,-ğı hegemonya hemhudut, -du
hayvani hekim hemofil
hayvanlaşma hekimbaşı,-m hemoglobin
hayvanlaşmak Hekimhan hempa
hayranlık,-ğı hekimlik.-ği hemşehri
hayvansal hektar hemşehrilik,-ği
haz,-zzı hektogram hemşire
hazakat.-ti hektolitre hemze
hazakatli hektometre hendek,-ği
hazan hela Hendek,-gi
hazar helak hendese
Hazar helâl, lı hendesi
Hazarca helâlleşmek hengâme
hazari helâllı hentbol,-lü
hazık helâllik.-ğı henüz
hazım,-zmı helâlzade hep
hazımlı hele hepsi, -ni
hazımsız helecan hepten
hazımsızlık,-ğı hele hele hepyek
hazır helezon her
126 hercal-hicap
hercai heykeltıraşlık.-ğı hırpalama
hercaîlik,-ği heyula hırpalamak
hercûmerç,-ci hezaren hırpalanma
herek,-ği hezel hırpalanmak
hereklemek hezeyan hırpalayış
hergele hezimet hırpanî
herif hıçkırık, ğı hırpanilik,-ği
herk hıçkırış hırs
herkes hıçkırma hırsız
herze hıçkırmak hırsızlama
herzevekil hıdiv hırsızlık.-ğı
hesabi hıdrellez hırslanmak
hesap,-bı hıfzıssıhha hırslı
hesapça hık hırt
hesapçı hımbıl hırtı pırtı
hesaplamak hım hım hırtlamba
hesaplanmak hımhım Hırvat
hesaplaşmak hımış Hırvatça
hesapb hıncahınç Hırvatistan
hesapsız hınç.-cı hısım
hesapsızca Hınıs his imlik.-ğı
heterojen hınk hışım.-şmı
hevenk,-gi hınzır hışır
heves hınzırlık,-ğı hışırdamak
heveskar hır hışırdatmak
heveskârlık,-ğı hıra hışır hışır
heveslenmek hırbo1 hışırtı
hevesli hırboluk,-ğu hışlamak
hevessiz hırçın hı yaban
hey hırçınlaşma hıyanet
heyamola hırçınlaşmak hıyanetlik.-ği
heybe hırçınlık,-ğı hıyar
heybet hırdavat hıyarcık,-ğı
heybetli hırdavatçı hıyarşembe
heyecan hır dava tçüık, -ğı hız
heyecanlandırmak hırgür hızar
heyecanlanmak hırıldamak hızarcı
heyecanlı hırıl danış hızarcılık, -ğ ı
heyelan hırıl hırıl Hızır
heyet hınlü hızlandırma
heyhat hırıltılı hızlandırmak
heyhey hırızma hızlanma
heykel hırka hızlanmak
heykelci hırlamak
heykelcilik,-ğı hırlaşmak hibe
heykeltıraş hırlı hicap,-bı
hicaz-hokey 127
hicaz hikmet hissedar
Hicaz hilaf hisseişayia
hicazkâr hilâfet, 11 hissetmek
hiciv,-cvi hilâfsız hissettirmek
hicran hilâl.-h hissi
hicret hilat.-ti hissikablelvuku ,-u
hicri hile hissiyat
hicvetmek hilebaz hissiz
hicviye hileci histerezis
hiç hılekâr histoloji
hiçlik,-ği hüekârlık,-gı hışt
hiçten hileli hitabe
hidayet hilesiz hitaben
hiddet hılk.ii. u hitabet
hiddetleniş hilkaten hitam
hiddetlenme hilozoizm hitap.-bı
hiddetlenmek Hilvan Hitit
hiddetli himaye Hititçe
hidrasit himmet Hititolog
hidrat hin Hititoloji
hidrobiyoloji hindi hiyerarşi
hidroelektrik, -gi hindiba hiyeroglif
hidrofil hindici hiza
hidrofor Hindistan Hizan
hidrografi Hindolog hizip,-zbi
hidrojen Hindoloji hizip çı
hidrokarbon Hindu hizipleşmek
hidrokarbür hin oğlu hizmet
hidroksil hin oğlu hin hizmetçi
hidroksit Hint,-di hizmetçilik,-gi
hidrolik.-gi Hintçe hizmetkâr
hidroliz hinterlant,-di hizmetkârlık.-gı
hidroloji Hintli hizmetli
hidrometre hiperbol,-lü hobi
hidroplan hiperbolik hoca
hidrosfer hiperboloidal.-iı hocalık,-ğı
hidroskopi hiperboloit,-di hodan
hidrostatik hipermetrop,-bu hodbehot
hidroterapi hipodrom hodbin
hidrozol,-İÜ hipopotam hodbinlik.-ğı
higrometre hipostaz hodkâm
higroskop hipotenüs hodkâmlık, ğı
hikâye hİ8,-B8İ hodpesent,-di
hikayeci hisar hodri meydan
hikâyecilik.-gı hisli hohlamak
hikâyele sürmek hisse hokey
128 hokka-hususiyet
hokka hortlamak höykürmek
hokkabaz hortum höyük.-ğü
hokkabazlık,-ğı horuldama Hristiyan
hol.-lü horuldamak Hrisnyanlık,-ğı
holding horuldayış hu
Hollanda horul horul hububat
Hollandalı horultu Huda
holmiyum hostes hudayinabit
holosen hosteslik,-ğı hudut,-du
homojen hoş hudutsuz
homolog hoşaf huğ
homoseksüel hoşaflık,-ğı hukuk
homoteti hoşbeş hukukçu
homotetik,-ği hoşça hukuken
homurdanmak hoşgörü hukukî
homur homur hoşgörücü hulasa
homurtu hoşgörülü hulasaten
Honduras hoşgörürlük ,-ğü hulûl.-lü
Honduraslı hoşgörüsüz hulûs
hop hoşlanış hulûskâr
Hopa hoşlanma hulûskârlık.-gı
hop hop hoşlanmak hülya
hoplama hoşnut, -du hulyalı
hoplamak hoşnutluk,-ğu humma
hoplatma hoşnutsuzluk,-ğu hummalı
hoplatmak hoşsohbet humus
hoplayış hoşt hunhar
hoppa hoşur huni
hoppala Hotanto hurafe
hoppalık,-ğı hotoz hurç.-cu
hor hovarda hurda
hora hovardalık,-gı hurdacı
horanta hoyrat hurdacılık,-ğı
horasan hoyratça hurdahaş
Horasan hoyratlık,-ğı hurdalık,-ğı
Horasanlı Hozat huri
horhor hödük,-ğü hurma
horlamak hödükçe hurmalık.-ğı
hormon hödüklük,-ğü huruç,-cu
hornblent,-di höl hurufat
horon höllük,-ğü Hurufîlik,-ği
horoz höpürdetmek husul,-lü
horozbina hörgüç,-cü husumet
horozcuk ,-ğu hörgüçlü husus
horozibiği,-m höşmerim hususî
hortlak,-ğı höt hususiyet
hususuyla-huzzam 129
hususuyla hükmen hürlük,-ğu
husye hükmetmek hürmet
huş hükmî hürmeten
huşu.-u hükümet hürmetli
Hul hüküm,-kmü hürmetsizlik.-gi
hutbe hükümdar Hürmüz
huy hükümdarlık .-ğı hürriyet
huylandırma hükümlü hürriyetçi
huylandırmak hükümlülük,-ğü hürriyetsiz
huylanma hükümran hür riyetsizük, -ği
huylanmak hükümranlık, -ğı hüseynî
huylu hükümsüz hüsnühal,-lı
huysuz hülle hüsnükabul.-lü
huysuzlarıma hülleci hüsnükuruntu
huysuzlanmak hümanist hüsnüniyet
huysuzlaşma hümanisüeşmek hüsnütelâkki
huysuzlaşmak hümanizm hüsnüyusuf
huysuzluk,-ğu hümayun hüsran
huzme hüner hüsün,-sn ıı
huzur hünerli hüviyet
huzurlu hünersız hüzün.-znü
huzursuz hüngür hüngür hüzünlendirmek
huzursuzluk ,-ğu hüngürtü hüzünleniş
hüccet hünkâr huzünlenmek
hücre hünnap,-bı hüzünlü
hücrelerarası,-nı hünsa hüzzam
hücum hür
hücumbot hürle



I
Iğdır ırk
ığıl ığıl ırkçı
ığnp,-bı ırkçılık,-ğı
ıh ııkî
ıhlamak ırktaş
ıhlamur ırmak ,-ğı
ıhmak ırz
ıhtırmak ıs
ıkıl ıkıl ısfahan
ıkınmak Isfahan
ıkıntı un
ıklama ısıl
ıklamak ısın
ıklım aklım ısınma
ılgar ısınmak
ılgarcı ısırgan
ılgarlamak ısırgın
Dgaz ısınk.-ğı
ılgım ısırılmak
ılgın ısırma
Dgın ısırmak
ılgıncar ısıtmak
ılıca ıska
Ilıca ıskaça
üık,-ğı ıskala
üıklık,-ğı ıskarça
ılım ıskarmoz
ılımak ıskarta
ılıman ıskat
ılımlı ıskatçı
ılınmak ıskonto
ılıştırmak ıskota
ımızganmak ıskuna
ıncalız ıslah
ırak ıslahat
Irak'ı ıslahhane
ıraklaşmak ıslak,-ğı
Iraklı ıslaklık,-ğı
ıraklık,-ğı ıslanmak
ıraksak ıslamak
ıraksamak ıslatmak
ırgalamak ıslık,-ğı
ırgat ıslıklama
ıslıklamak
ısmarlama
ısmarlamak
ısmarlanmak
ısmarlatmak
ıspanak,-ğl
ısparmaça
İsparta
ıspavli
ıspazmoz
ısrar
ıssız
ıstakoz
ıstampa
ıstılah
ıstırap ,-bı
ıstıraplı
ışık,-ğı
ışıkçı
ışıklandırma
ışıklandırmak
ışıklı
ışılamak
ışıldak,-ğı
ışıldama
ışıldamak
ışıl ışıl
ışıltı
ışın
ışınım
ışkı
ışkırlak,-ğı
ıştın
ıştır
ıür.-trı
ıtırlı
ıtriyat
ıtriyatçı ıtriyatçılık,-ğı
ıttıla,-ğı ıttıla,-ı ıvır zıvır ızbandut,-du ızgara



İ
iade tçel idarî
iadeli içeri iddia
iane içerik,-ği iddialı
iare içerisi ,-ni iddianame
iaşe içerlek iddiasız
ibadet içerlemek ideal,-li
ibadethane içermek idealist
ibadullah iç güdü İdealistlik ,-ği
ibare iç güvey ,-i idealizm
İbaret iç güveyi ,-si ideolog
ibate içim ideoloji
ibda,-s için İdeolojik,-ği
ibibik.-ği için için idil
ıbık,-ği içki İdil
ibiş içkili idman
iblâğ içkin idmancı
iblis içkisiz idmanlı
ibne içlem idrak,-ki
ibra içlenme idraksiz
ibraname içlenmek idraksizlik,-ği
ibranca içU dışh idrar
ibranî içlik.-ği ifa
ibraz içme ifade
ibre içmek iffet
ibret içten iffetli
ibrik.-ği İçtenlik ,-ği iffetsiz
ibriktar içtihat.-dı ifildemek
ibrişim içrima,-ı itil ifil
icabet içtimai iflah
icap,-bı içtimaiyat iflâs
icar içtinap,-bı ifna
icat,-di idadi ifrat
icazet idam ifraz
icazetname idame ifrazat
icbar idare ifrit
icmal,-li idareci ifsat,-dı
icra idarehane ifşa,-ı
icraat idareimaslahat ifşaat
İÇ idareli iftar
içecek,-ği İdaresiz iftariye
134 tftüıar-ilân
iftihar ihtida ikili
iftira ıhtifal,-lı üalik,-ği
ig ihtikâr ikinci
iğci ihtilâç,-cı ikincil
iğde ihtilaf ikincüik.-ği
iğdemir ihtilâl,--. ikindi
iğdiş ihtilâlci ikindiyin
iğfal,-li ihtilas ikircik,-ği
iğne ihtilâl ikişer
iğneci İhtimal.-lı ikiz
iğnedenlik ,-ği ihtimali İkizdeıe
iğneleme ihtimam ikizler
iğnelemek ıhtira.-ı ikizleşme
iğneleyiş ihtiram iklim
iğneli ihtiras ikmal.- li
iğnelik,-ği ihtisar ikna,-ı
iğrenç,-ci ihtisas ikrah
İğrengen . ihtisaslaşmak ikram
iğrengenlik,-ği ihtişam ikramiye
iğrenmek ihtiva ikrar
iğrenti ihtiyaç,-cı ikraz
iğreti ihtiyar iksir
iğretilik.-ği ihtiyarî iktibas
ihale ihtiyarlama iktidar
iham ihtiyarlamak iktifa
ihanet ihtiyarlayış iktisadî
ihata ihtiyat iktisadiyat
ihatalı ihtiyaten iktisap ,-bı
ihbar ihtiyatî iktisat,-dı
ihbariye ihtiyatkar iktisatçı
ihbarlı ihtizaz İktisatçılık,-ğı
İhbarname ihya iktiza
ihdas ihzar ü
ihlâl,-li ihzari ilâç,-cı
ihlâs ikame ilaçlama
ılımal. li ikamet ilaçlamak
ihmalci ikametgâh ilaçlanma
ihmalkâr ikaz ilaçlanmak
ihracat ikbal,-li ilâh
ihracatçı ikdam ilahe
ihraç,-cı iken ilâhî
ihram iki ilahiyat
ihsan ikicilik.-ği ilâhiyatçı
îhsaniye ikilem ilâm
ihsas ikileme İlâmaşallah
ihtar ikilemek ilân
ılâncüık-iırızalamak 138
ilâncılık,-ğı iliştir imam
Ü&rya ilişik.-ğı imambayıldı
İlâTV ilişki imame
ilâveten ilişkin inuunhk,-ğı
üçe ilişme iman
üe ilişmek imansız
ilelebet iliştirilmek imar
ilenç,-ci iliştirmek İmaret
ilenmek ilk imarethane
üerde ilkah imbat
ileri ilkbahar imbik, ğı
ilerici ilke imbisat
ilende ilkel imdat,-dı
ilerlek ilkelleşmek imece
ilerleme ilkellik,-ği imek
ilerlemek ilkin imge
ilerleyici illallah k imgelem
ilerleyiş ille imgelemek
iletim ülegal,-li İmha
üeliş illet imik,-ği
iletken ilmek imitasyon
iletki ilmeklemek imkân
iletme ilmi imkânsız
iletmek ilnühal,-li imkânsızlık,-ğı
üga ilmik, ği imlâ
ilgi ilmikleme imleç,-ci
ilgilendirmek ilmiklemek immoralizm
ügilenme ilmikli imparator
ilgilenmek ilmiksiz imparatoriçe
ilgili ilmiye imparatoriçelik ,-ği
ilginç.-cı ilmühaber imparatorluk,-ğu
11 gınçleşmek ütibas İmraniye
ilgisiz iltica imranlı
ilgisizlik.-ğı iltifat imrendirme
ilhak ütihak imrendirmek
ilham iltihap,-bı imrenme
ilhan iltimas imrenmek
Diç iltimasçı İmroz
ütk,-gi iltizam imsak
ilikleme ilzam imsakiye
iliklemek ima imtihan
ilikleyiş imaj imtina.-ı
diklı imal.-lı imtiyaz
ilim,-İmi imalât imtizaç,-cı
İlinek,-ği imalâthane imza
ilinü imale imzalamak
136
imzalanmak-inziva
imzalanmak indirimli inkisar
imzalatmak indirmek inkişaf
imzalı indis inleme
imzasız mdividüalizm İnlemek
in indiyum inleyiş
inadına indükleç.-ci inme
ınak,-ğı indüklemek inmek
inal inebolu inorganik.-ği
inan ıneç.-cı İnönü,-nü
inanç.-cı inegöl insaf
inanmak inek,-ği insan
inal, dı inekçi insanca
inatçı inekhane insani
inatçılık.-ğı ineze insaniyet
inayet infaz insaniyetli
İnce infial.-lı insanlık,-ğı
incecik ,-ği infilak insanoğlu
ince bağırsak,-ğı infinitezimal,-li insicam
inceleme infisah insiyak
incelemek İngiliz insiyaki
incelenmek İngilizce inşa
incelik ,-ği ingiltere inşaat
incelme inha inşaatçı
incelmek inhidam inşallah
inceltme inhilâl.-li inşat,-dı
inceltmek inhiraf inşirah
incerek inhisar intaç.-cı
İncesu inhitat intak
inci inik intan
incik,-ği inikas intan!
incik boncuk inikat,-dı intaniye
incil inildemek intiba ,-ı
incinme İnildeyiş intibak
incinmek inilti intihal,-lı
incir inim inim intihap,-bı
incitici inisiyatif intihar
incitilmek iniş mtikal.-li
incitiş inişli intikam
incitmek inkâr intisap ,-bı
indeterminizm inkıbaz intizam
indî inkılâp.-b] intizar
indifa,-ı inkılâpçı inzal ,-li
indinde inkılâpçıhk.-ğı inzibat
indirgemek inkıraz inzibati
indirgen inkıta,-ı inzimam
indinin inkıyat,-dı inziva
ip-ispritizma 137
İP iridyum İskandinavya
İPÇİ irileşme iskarpin
ipçik.-ği irileşmek iskarto
ipek.-ği iriiik.-ği iskele
ipeka irin iskelet
ipekçi irinlenmek iskemle
ipekçilik.-ği irinli İskenderun
ipekhane iris iskerlet
ipince iriş iskete
ipipullah İrkiliş iskilip,-bı
ipka irkilmek İskoç
iplememek irkiltmek ıskorbut
iplik,-ği irkinti iskorçina
iplikçi irmik,-ği iskorpit
iplikçilik.-ği ironi iskota
iplikhane irredantizm İslâhiye
ipliklenmek irs fc İslâm
ipnotize irsal,-li İslâmiyet
ipnotizma irsaliye Islamlık.-ğı
ipnotizmacı irsen islemek
ipnoz irsi isli
ipotek,-ği ırşat,-dı islim
ipotekli irtibat ismen
ipotetik,-ği irtica.-ı ismet
ipotez irticaî isnat,-dı
ipsala irticalen ispalya
ipsi irtifa,--! ispanya
ipsiz irtifak İspanya
iptal,-1: irtihal.-a İspanyol
iptida irtikâp,-bı İspanyolca
iptidaî irtişa ispanyolet
iptüâ is * ispari
irade Isa ispat
iradecilik,-ği isabet ispati
iradeli ise ispatlamak
iradesiz İsevî ispenç,-ci
iradi Isevüik.-gi ispençiyari
İran isfendan ıspendek.-ğı
İranlı ishal.-li ispermeçet,-ti
irat,-dı isilik,-ğı ispinoz
irca,-ı isim.-smi ispir
irdeleme ıskalar ya İspir
irdelemek iskambil ispiralya
İrfan iskân ispirto
iri iskandil ispit
irice İskandinav ispritizma
138 israf-işkine
israf ifcüğfar istismar
İsrafil İstiğna istisna
İsrail istiğrak istisnai
istanbul istihare istişare
istanbulin istihbarat istizan
istasyon istihdaf istralya
ıs ta astık,-ği istihdam istrongilos
istavrit istihfaf isveç
istavroz istihkak İsveççe
istek.-ği istihkâm isveçli
isteka istihkar İsviçre
isteklendirme istihlâk,-ki İsviçreli
ısteklendirmek - * — — istüual.-li isyan
istekli istihza isyana
isteksiz istika isyankâr
isteksizlik,-ği istikamet 4
istem istikbal,-li işaret
isteme istiklâl,-!! işaretlemek
istemek istikra işaretleşmek
istemli İstikrah işaretli
istemseme istikrar işaretsiz
istenilmek istikrarlı i*ba.-ı
istenmek istikrarsız işbu
ister istikrarsızlık, -ğı işçi
isteri istikraz işçilik,-ği
isterik.-ği istikşaf işemek
isteyiş istilâ işgal.-li
istiap ,-bı istilâcı işgalci
istiare istimal.-li işgüzar
istibdat,-dı istimator işgüzarlık.-ğı
istical, -li istimbot iş ham
isticar istimdat,-dı işitilmek
isticvap ,-bı istimlâk İşitme
İstida istinabe işitmek
istidaname istinaden işittirmek
isudat,-dı istinaf işkembe
istidlal,-h istinat,-dı işkembeci
MM istinga işkence
istifa ıstınkâf işkenceci
istifade istinsah işkil
istifaname istintak işkillendirme
isafçi İstirahat işkillendirmek
istıfçüık,-ği isardat,-dı işkillenme
istifham istirham işkillenmek
istiflemek istiridye işkilli
ıstifrağ istiskal.-lı işkine
işlek-izlenme 139
işlek,-ği İtelenmek iyelik,-ği
işleklik,-ği iterbiyum iyi
işlem itfa iyice
işleme itfaiye iyileşme
işlemek itfaiyeci iyileşmek
işlemeli ithaf iyileştirme
işlenme ithal.-li iyileştirmek
işlenmek ithalât,-tı iyüik,-ği
işletilme ithalâtçı iyimser
işletilmek itham iyimserlik,-ği
işletme ithamname iyon
işletmeci itibar iyonlanma
işletmecilik,-gi itibaren İyot.-du
işletmek itibari. iz
işlev itidal, lı izabe
işleyiş İtilmek izaç.-cı
işlik,-ği itikat,-dı % izafe
işmar itilâf izafet
işporta itiliş izafeten
işportacı itilme izafi
işportacılık,-gı itilmek izafiyet
işret itÜTtat,-dı izah
işsiz itimatname izahat
işsizlik,-ği itina izale
iştah itiraf izam
işte itiraz izan
işteş itişme izardı
işteşlik,-ği itişmek iz ansız
iştial.-li itiyat,-di izaz
iştigal,-Iı itizar izbe
iştikak itlaf izbiro
iştir ak,-ki itmek İzci
iştiyak itriyum izdiham
işve ittırat,-dı izdivaç,-cı
işyeri ittifak iz düşüm
ita ittifakla iz düşümlü
itaat,-ti ittihat.-dı izhar
itaaüi ittihatçı ızın,-zni
itaatsiz ittihaz izinli
italik,-ği ivdirmek izinname
İtalya ivedi İzleme
İtalyan ivedilik,-ği izlemek
İtalyanca ivme izlenim
itekleme ivmek izlenimci
iteklemek İvrindi izlenimcilik,-ğı
itelemek iye izlenme
izlenmek-izzetinefis
izlenmek izmir izomeri
izletmek İzmit izoterm
itteyis izobar izotop
izmarit izohips izzet
izmıhlâl.-li izolâsyon izzetinefis,-fsi



J
jaguar jeneratör 1 * ¦ ¦ * JlUjltSU
jaketatay jinekoloji jorjet
jaluzi jips jöle
jambon jenosit.-di jönprömiye
jandarma jeofizik,-ği judo
jandarma lık,-ğı jeolog judocu
janr jeoloji jul
jant jeolojik,-ği jurnal,-li
Japon jest jurnalci
Japonca jet jurnalcilik.-ği
japone jeton v jurnallemek
Japonya jigolo jübile
jarse jile Jüpiter
jartiyer jilet jüpon
jelatin jimnastik.-ği jüri
jenerasyon jımnasnkçı jüt
jenerik.-ği jinekolog



K
kaba kablo kadavra
kaba burun kabotaj kadavralaşmak
kabaca kabristan kadayıf
kabadayı kabuk,-ğu kadeh
kabadayılaşma kabuklanmak kadehçik,-ği
kabadayılaşmak kabuklaşmak kadem
kabadayı lık,-ğı kabuklu kademe
kabahat,-ti kabuksuz kademhane
kabahatli kabul,-lü kademli
kabahatsiz kabullenmek kader
kabak,-gı kaburga « kadercilik.-ği
kabakçı kâbus kaderiye
kabaklamak kabza kadı
kabala kabzımal Kadıköy
kabalak.-ğı kabzımallık,-ğı kadılık ,-ğı
kabalaştırmak kaç kadın
kabalık,-ğî kaçak.-ğı kadınbudu,-nu
kabalist kaçakçı kadınca
kaballama kaçakçılık,-ğı kadıncıl
kabara kaçamak kadıngöbeği, -ni
kabarcık,-ğı kaçamaklı Kadınhanı
kabare _ kaçar kadınsı
kabarık kaçık,-gı kadıntuzluğu, -nu
kabarma kaçıklık,-gı kadırga
kabarmak kaçımsamak kadife
kabartı kaçımsar kadinne
kabartma kaçıncı kadir.-dri
Kabe kaçınılmaz kadir
kabız, fazı kaçınma kadirbilir
kabızlık.-ğı kaçınmak kadirbilirük,-gi
kabil kaçırış Kadiri
kabile kaçırma Kadirflik,-gi
kabiliyet kaçırmak Kadirli
kabiliyetli kaçış kadirşinas
kabiliyetsiz kaçışmak kadirşinaslık,-gı
kabihyetsizlik.-gi kaçkın kadit,-di
kabin kaçma kadmiyum
kabine kaçmak kadran
kabir,-bri kadar kadrat
kablelvuku,-u kadastro kadril
144
kadro-kaldı tınısı
kadro kahkaha kakmalı
kadrolu kahpe kaknem
kadrosuz kahpelik.-ğı kakofoni
kafa kahraman kaktüs
kafadar kahramanca kakule
kafadarlık.-ğı kahramanlık.-ğı kâkül
kafalı Kahraman Maraş kala
kafasız kahretme kalaba
kafasızlık ,-ğı kahretmek Kalaba
Kafdağı'ru kahreylemek kalabalık, ğı
kafein kahreyleyiş kalabalıklaşmak
kafes kahrolmak kalafat
kafesçı kahroluş kalafatçı
kafeslemek Kâhta kalafatlamak
kafeterya kahvaltı,-yı kalak,-ğı
kâfi kahvaltılık ,-ğı kalakalmak
kafile kahve kalamar
kâfir kahveci Kalamış
kâfirlik.-ğı kahvecilik.-ğı kalan
kafiye kahvehane Kalan
kafiyeli kâhya kalantor
kafiyesiz kâhyahk.-ğı kalantorluk, ğu
Kafkas kaide kalas
Kafkasya kail kalastra
Kafkasyalı kaim kalay
kaftan kâin kalaycı
kaftancı kainat kalaycılık ,-ğı
kâfuru kak kalaylama
kagir kaka kalaylamak
kağan kakaç.-cı kalaylatma
kağanlık ,-ğı kakalamak kalaylatmak
kâğıt,-dı kakao kalben
kâğıtçı kakavan kalbi
kâğıtçılık., ğı kakıç.-cı kalbur
kâğıtlamak kakımak kalburcu
Kağızman kakınç.-cı kalburlamak
kağnı kakır damak kalcı
kağşak kakırtı kalça
kağşamak kakış kal çete
kâh kakışma kalçın
kahır.-hrı kakışmak kaldıraç.-cı
kahırlanma kakışUrmak kaldıran
kahırlanmak kakma kaldırım
kâhü kakmacı kaldırımcı
kâhin kakmacılık,-ğı kaldırılmak
kâhiıüik.-ğı kakmak kaldırımsı
kaldı rmak-kam işlik 145
kaldırmak kalıtım kalsit
kaldırtmak kalıtsal kalsiyum
kale kalibre kaltaban
Kale kalifiye kal tak.-ğı
kalebent,-di kaliforniyum kalubelâ
kalebentlik,-ği kaligrafi kalya
kaleci kalinis kalyon
Kalecik, ğı kalinos kalyoncu
kalecilik.-ği kalite kam
kalem kaliteli kâm
kalemis kalitesiz kama
kalemkar kalitesızlik,-ği kamacı
kalemlik,-ği kalkan Kaman
kalemşor Kalkandere kamara
kalemtıraş kalker kamarilla
kalender kalkerleşmek kamarot
kalenderce kalkık,-ğı 4 kamar otluk,-ğu
kalenderi kalkın dı rürnak kamaşma
kalenderleşmek kalkındırmak kamaşmak
kalenderlik,-ği kalkınma kamaştırmak
kaleska kalkınmak kamber
kalevi kalkışma kambiyo
kaleydoskop kalkışmak kambiyocu
kalfa kalkmak kambriyen
kalfalık.-ğı kallavi kambur
kalgımak kalleş kambur zambuı
kalhane kalleşçe kamburlaşmak
kalıcı kalleşlik.-ği kambur luk,-ğu
kalıç,-cı kalma kamçı
kahk,-ğı kalmak kamçılama
kalım kaloma kamçılamak
kalımlı kalomel kamçılatmak
kalın kalori kamçılayış
kaim bağırsak,-ğı kalorifer kamelya
kalınlaşmak kaloriferci kamer
kalınlaştırmak kalorimetre kamera
kalınlık,-ğı kalp,-bi (yürek) kameraman
kalıntı kalp (düzme) kameri
kalıp,-bı kalpak,-gı kameriye
kalıpçı kalpakçı Kamerun
kalıplamak kalpakçılık ,-ğı Kamerunlu
kalıplaşmak kalpazan kamet
kalıplatmak kalpazanlık ,-ğı kamga
kalıplı kalpsiz kamış
kalıpsız kalpsizlik,-ği kamışçık,-ğı
kalıt kalseduan kamışlık,-ğı
146 kamışsı-kapaıoz
kamışsı kançılar kantarma
kâmil kançılarya kantaron
kamilen kandaş kantat
kamineto Kandıra kantin
kamp kandırıcı kantinci
kampana kandırılma kantincilik,-ği
kampanya kandırılmak kanto
kamping kandırma kantocu
kamplaşmak kandırmak kantoculuk,-ğu
kampus kandil kanton
kamu kandilleşmek kanun
kamuflâj kandilli kânun
kamufle Kandilli kanunen
kamulaştırma kanepe kanun!
kamulaştırmak kangal kanunlaşmak
kamu oyu Kangal kanunlaştırmak
kamus kangallamak kanunname
kamutay kangren kanunsuz
kamyon kangrenleşmek kanunsuzluk ,-ğu
kamyoncu kanguru kanyak,-ğı
kamyonculuk,-ğu kanı kanyon
kamyonet kanık,-ğı kaolin
kan kanıklık,-gı kaos
kana kanıkmak kap
kanaat,-ti kanıksamak kap,-bı
kanaatkar kanırmak kâp,-bı
kanaatli karurtmaç,-cı kapacık,-ğı
kanal kanırtmak kapak,-ğı
kanalcık,-ğı kanış kapaklanmak
kanalizasyon kanıt kapaklı
kanama kanıtlamak kapaksız
kanamak kanıtlı kapalı
kanara kani,-i kapama
kanarya kanlamak kapamacı
kanat, -dı kanlanmak kapamaç,-cı
kanata kanlı kapamak
kanatlanmak kanma kapan
kanatmak kanmak kapanca
kanava kano kapanık
kanaviçe kanser kapanış
kanayış kansız kapaniçe
kanca kansızlık,-ğı kapanmak
kancalamak kant,-dı kapantı
kancık,-ğı kantar kapari
kancıkça kantarcı kaparo
kancıklık.-ğı kantariye kaparoz
kaparozcu karavana 147
kaparozcu kaporta karaktersizlik.-ği
kapasite kaportacı karakul
kapatılma kaportacılık,-ğı karakulak,-ğı
kapatılmak kapris karakuş
kapatma kapsam karakuşi
kapatmak kapsamlı karalama
kapattırmak kapsamak karalamak
kapçak, ğı kapsül karalanmak
kapçık.-ğı kaptan karaltı
kapı kaptanlık.-ğı karamak
kapıcı kaptıkaçtı karaman
kapıcık,-ğı kaptırma Karaman
kapıcılık ,-ğı kaptırmak karamandola
kapılandırmak kapuska karambol, hı
kapılanma kaput karamela
kapılanmak kaput bezı.-ru karamsar
kapılgan kapuz karamsarlık, ğı
kapılmak kapüşon karamuk.-ğu
kapısız kar Karamürsel
kapış kir karanfil
kapışılmak kara kar anlık,-ğı
kapışma karabina karan una
kapışmak karabinyer Karapınar
kapıştırmak Karaburun karar
kapik.-ği Karabük karargâh
kapital, lı karaca kararlama
kapitalist Karacabey kararlamak
kapitalizm Karacasu kararlaştırılmak
kapitone karacı kararlaştırma
kapitülasyon karacılık,-ğı kararlaştırmak
kap kaçak Karadeniz kararlı
kapkaç karagöz kararlüık.-ğı
kapkaççı Karagöz kararmak
kapkaççılık.-ğı karagözcü kararname
kapkara karagözcülük.-ğü kararsız
kapkaranlık karagözlük,-ğü kararsızlık, ğı
kaplam karağı karartı
kaplama Karahallı karartma
kaplamacı Karaisalı karartmak
kaplamak Karakocan karasu
kaplamlı karakol Karasu
kaplan karakoncolos karaşın
kaplıca karakter Kara taş
kaplumbağa karakteristik, ğı karatavuk
kapmaca karakteroloji karate
kapmak karaktersiz karavana
148 karavaş-kartel
karavaş kan karmakarış
karavelâ karık.-ğı karmakarışık.-ğı
karavide karıkmak karmakarışık
Karay karılaşmak karman çorman
Karayazı karılmak karmanyola
Karayca ¦ karımak karmaşa
karbon karın.-rnı karmaşık,-ğı
karbonado karınca karmaşıklaşmak
karbonat karıncalanmak karmık,-ğı
karbonatlamak kar incik,-ğı karmuk,-ğu
karbonhidrat karınlamak karnabahar
karbonik,-gi karınmak karnabit
karbonil karınsa karnaval
karbür karıntı karne
karbüratör karış karni
karcığar karışık, ğı karo
kardelen karışıkça karoser
kardeş karışıklık.-gı karpit
kardeşçe karışım karpuz
kardeşlenme karışlamak karpuzcu
kardeşlik,-ği karışma karpuzculuk,-ğu
kardinal,-li karışmak Kars
kardiyograf karıştırıcı kar sak,-ğı
kardiyografi kırıştırılmak karşı
kardiyogram karıştırma karşıcı
kardiyoloji karıştırmak karşılama
kare karides karşılamak
kareli karidesçi karşılanmak
karfıçe kariha karşılaşmak
karga karikatür karşılaştırma
kargabüken karikatürcü karşılaştırmak
kargacık burgacık karikatürcülük,-ğü karşılaştırmalı
kargaşa karikatürist karşılayıcı
kargaşalık.-ğı karina karşılık,-gı
kargatulumba karine karşılıklı
kargı kariyer karşılıklılık,-ğı
Kargı karkara karşılıksız
kargılamak karkas karşın
kargüık.-ğı karlamak karşıt
kar çomak karlı Karşıyaka
kargın kârlı kart
kargış karlık,-ğı kartal
kargışlamak Karlıova Kartal
kargışlı karma kartalmak
kargo karmaç,-cı kartaloz
karha karmak kartel
karte lleşme-katınü
149
kartelleşme kasıtlı kaşıma
kartelleşmek kaside kaşımak
kartezyen kasideci kaşınma
kartlaşma kasis kaşınmak
kartlaşmak kask kasma
kartograf kaskat kâşif
kartografi kaskatı kaşkariko
kartografik kasket kaşkaval
karton kasmak kaşkol.-lü
kartonpiyer kasnak,-ğı kaşkorse
kartotek,-yi kasnakçı kaşmer
kartpostal kasnı * kaşmir
kartuk ,-ğu kast kat
kartuş Kastamonu katafalk
kartvizit kastanyet katafot
Karun kastanyola katakofti
karyağdı kastar katakomp
karyokinez kastarlamak katakulli
karyola kasten katalepsi
kas kastetmek katalitik,-ğı
kasa kasti kataliz
kasaba kastor katalizör
kasadar kasvet katalog
kasap,-bı kasvetli kataloglamak
kasaphane kasvetsiz katalpa
kasaplık,-ğı kaş katana
kasara Kaş katar
kasatura kaşağı katarakt
kasavet kaşağılamak katarlamak
kasavetlenmek kaşağılanmak katavasya
kasavetli kaşağılatmak katedral,-lı
kasavetsiz kâşane kategori
kâae kaşar kategorik,-ği
kasem kaşarlanmak katetmek
kaset kaşarlı katgüt
kasık,-ğı kaşbastı kah
kasıl kaşe katık,-ğı
kasılış. kaş eksi katıksız
kasılmak kaşeli katılaşma
kasım kaşık,-ğı katılaşmak
kasınç.-cı kaşıkçı katılaştırmak
kasınmak kaşıkçın katılma
kasıntı kaşıklama katılmak
kasır.-srı kaşıklamak katım
kasırga kaşıklayış katımlık
kasıt.-stı kaşıklık,-ğı katıntı
150 katır-kayıkçıhk
katır kavaflık.-ğı kavruluş
katırcı kavak,-ğı kavsak.-ğı
katırtırnağı,-ru Kavak.-ğı kavuk,-ğu
katışık,-ğı kavakçılık,-ğı kavukçu
katışıksız kavaklık.-ğı Kavuklu
katlamak kaval kavun
katıştırmak kavalye kavuncu
kati kavalyelik,-ği kavurga
kâtibe kavanço kavurma
katlanış kavanoz kavurmak
katıl,-üı (öldürme) kavara kavuşmak
katil,-li (canF) kavas kavuşturmak
---- m - - X w katülık.-ği kavaslık.-ğı kavuşum
kâtip,-bi kavasya kavut
kâtiplik,-ği katiyen katiyet katkı katkısız kavat kavata kavelâ kavga kavuz kavzamak kay.-yyı kaya
kavgacı kayağan
katlama kavgacılık,-ğı kayak,-gı
katlamak kavgalı kayakçı
katlanmak kavı kayakçılık,-ğı
katlayış katletmek katliam katma katmak katman katmanlaşma katmer kavil,-vli kayalık,-ğı
kavileşmek kayan
kavileştirmek kayar
kavilleşmek kayarlamak
kavim,-vmi kaybedilmek
kavis,-vsi kaybetmek
kavla kavlak ,-gı kaybolmak kaydetmek
kavlamak kaydıhayat
katmerleşmek kavmi kaydırak,-ğı
katmerli katmersiz kavmiyet kavraç,-cı kaydırmak kaydiye
Katolik.-ğl kavram kaydolmak
Katoliklik.-ğı kavramak kaygan
katot kavramcûik.-ğı kaygana
katran kavramsal kaygı
katranlamak kavranılmaz kaygılanmak
katre kavratmak kaygılı
katrilyon kavrayış kaygın
katur kurur kavrayışlı kaygısız
katyon kavrayışsız kaygısızlık,-ğı
kauçuk,-ğu kavruk.-ğu kayık.-ğı
kav kavrukluk,-ğu kayıkçı
kavaf kavrulmak kayıkçılık, ğı
kayıkhane-kefal 181
kayıkhane kaynatalık ,-ğı kazevi.-yi
kayın,-ynı kaynatmak kazı
kayın (ağaç) kaynayış kazıcı
kayıp.-ybı kaypak,-ğı kazık.-ğı
kayır kaypakça kazıkçı
kayırıcı kaypaklık,-ğı kazıklama
kayırılma kaypamak kazıklamak
kayırürnak kayrak,-ğı
kayını kayralmak kazıklanmak
kayırma kayran
kayırmak kayser kazıklı humma
kayısı Kayseri kazılmak
kayış kayşa kazıma
kayışçı kayşamak kazımak
kayıl(-ydı kayşat kazınmak
kayıtlamak kaytak.-ğı kazıntı
kayıtlı kaytan kaziye
kayıtmak kaytancı kazma
kayıtsız kaytarıcı kazmak
kayıtsızlık, ğı kaytarış kazulet
kaykılmak kaytarma kazurat
kayma kaytarmak Keban
kaymak,-ğı kayyım kebap,-bı
kaymak kaz kebapçı
kaymakam kaza kebapçılık,-ğı
kaymakamlık, -ğı kazaen kebe
kaymakçı kazağı kebir
kaymaklanmak kazak,-ğı kebze
kayme Kazak kebzeci
kaynaç,-cı Kazakça keçe
kaynak,-ğı Kazakistan keçeci
kaynakça kazaklık,-ğı keçecilik.-ği
kaynakçı kazan keçeleştirmek
kaynakçılık ,-ğı kazancı keçi
kaynaklanmak kazancılık,-ğı Keçiborlu
kaynama kazanç,-cı keçiboynuzu ,-nu
kaynamak kazandırılmak keçileşmek
kaynana kazandırmak Keçiören
kaynanalık,-ğı kazanılmak keçisağan
kaynarca kazanmak keçisakalı,-m
Kaynarca kazara keder
kaynaşma kazaska kederlenmek
kaynaşmak kazasker kederli
kaynaştırma kazaz kedersiz
kaynaştırmak kazazede kedi
kaynata kazein kefal
kefalet-kerevides
kefalet kelepirci kendince
kefaletname kelepircilik,-ği kendir
kefaret kelepser kene
kefe keler kenef
kefeki Keleş kenet
kefelemek keleş kenetlemek
kefen keleşlik.-ği kenevir
kefenleme kelime kenger
kefenlemek Kelkit'i kent
kefenleyiş kelle kental.-li
kefere kelli feUi kentet
kefil kem kentilyon
kefir Kemah kentleşme
kefiye kemal.-li kentleşmek
kefne Kemalpaşa Kenya
kehanet Kemalist Kenyalı
Kehkeşan Kemaliye kep
kehle Kemalizm kepaze
kehribar keman kepazelik,-ği
kek kemancı kepbastı
kekâ kemane kepçe
keke kemani kepçelemek
kekeleme kemankeş kepçeli
kekelemek keme kepek,-ği
kekeleyiş kemence kepekçi
kekelik,-ğı kement,-di kepeklenme
kekeme kemer kepeklenmek
kekemelik,-ği kemere kepekli
kekik.-gi kemerli kepenek,-ği
kekik yağı.-nı kemersiz kepenk.-gi
keklik, ğı kemha kepez
kekre kemik,-ği kepir
kekrelik,-ğı kemik doku kepmek
kekremsi kemikleşmek Kepsut
kel kemircik,-ği kerahet
kelâm kemirdek,-ği keramet
Kelâmıkadim kemirilmek kerata
kelâmıkibar kemirme kere
kel aynak,-ğı kemirmek kerem
kele kemiyet kerempe
kelebek ,-ği kem kûm keres
kelek,-ğı kemlik.-ği kereste
kelem kemre keresteci
kelep.-bi kenar kerestecilik,-ği
kelepçe kendi kerevet
kelepir kendiliğinden kerevides
1S2 kefalet-kerevides
kefalet kelepirci kendince
kefaletname kelepircilik ,-ği kendir
kefaret kelepser kene
kefe keler kenef
kefeki Keleş kenet
kefelemek keleş kenetlemek
kefen keleşlik.-ğı kenevir
kefenleme kelime kenger
kefenlemek Kelkit'i kent
kefenleyiş kelle kental,-!ı
kefere kelli telli kentet
kefil kem kentilyon
kefir Kemah kentleşme
kefiye kemal,-li kentleşmek
kefne Kemalpaşa Kenya
kehanet Kemalist Kenyalı
Kehkeşan Kemaliye kep
kehle Kemalizm kepaze
kehribar keman kepazelik,-ği
kek kemancı kepbastı
keka kemane kepçe
keke kemani kepçelemek
kekeleme kemankeş kepçeli
kekelemek keme kepek,-ği
kekeleyiş kemence kepekçi
kekelik,-gı kement,-di kepeklenme
kekeme kemer kepeklenmek
kekemelik ,-ği kemere kepekli
kekök.-ği kemerli kepenek,-ği
kekik yağı,-m kemersiz kepenk,-gı
keklik,-ği kemha kepez
kekre kemik,-ği kepir
kekrelik.-gi kemik doku kepmek
kekremsi kemikleşmek Kepsin
kel kemir cik,-ği kerahet
kelâm kemirdek,-ği keramet
Kelâmıkadim kemirilmek kerata
kelâmıkibar kemirme kere
kel aynak,-ğı kemirmek kerem
kele kemiyet kerempe
kelebek ,-ği kem küm keres
kelek,-ği kemlik,-ği kereste
kelem kemre keresteci
kelep.-bi kenar kerestecilik ,-ği
kelepçe kendi kerevet
kelepir kendiliğinden kerevides
tarklanmak-tayaklık
15S
kırklanmak kısınmak taşla
Kırklareli'ni kısıntı faşlak.-gı
farklı kısır kışlama
kırklık.-ğı kısırganmak taşlamak
kırkma kısırlaşma taşlatmak
kırkmak kısırlaşmak taşlık.-ğı
kırlangıç.-a kısırlaştırma kıt
kırlaşma kısırlaştırmak kıta
kırlaşmak kısıt tatık.-gı
tarlık.-gı kısıtlama kıtıpiyos
kırma kısıtlamak tatar
kırmacı kısıtlanmak kıtırdama
kırmak kısıtlayıcı kıtırdamak
kırmalı kısıtlı kıtır kıtır
kırmasız kıskaç,-cı taam
kırmız kıskanç,-cı kıtlama
kırmızı kıskançlık,-ğı kıtlaşmak
kırmi7im:;ı kıskandırma tatlık.-ğı
kırmızımtırak kıskandırmak tavam
kırnak,-ğı kıskanma kıvanç,-cı
tarpık.-ğı kıskanmak kıvanmak
kırpılma kıskı kıvılcım
kırpılmak kıs kıs kıvıl kıvıl
kırpıntı kıskıvrak kıvırcık,-ğı
mt kırpıştırma kısmak tavır tavır
* ¦ kırpıştırmak kısmen kıvırma
kırpmak kısmet kıvırmak
¦1 kırptırmak kısmi kıvırtma
kırsal kısıak,-ğı kıvırtmak
Kırşehir kıssa tavır zıvır
kırtasiye kıstas kıvrak.-ğı
kırtasiyeci kıstelyevm kıvramak
lartasıyecılık.-ği kıstırılma kıvranış
kısa kastırılmak kıvranma
kısaca kıstırma kıvranmak
kısacık,-ğı kıstırmak kıvratmak
kısalma kış kıvrılma
kısalmak kışın kıvrılmak
kısaltma kışkırtı kıvrık,-ğı
kısaltmak kışkırtıcı tavrım
kısaltmalı kışkırtıcılık kıvrım kıvrım
kısas kışkırtılmak kıvrıntı
kısık. (n kışkırtma kıyafet
kısıklık,-ğı kışkırtmacı kıyafetsiz
kısılmak kışkırtmacılık,-ğı tayak.-gı
kısım,-smı kışkırtmak kıyaklık.-ğı
134 kığ-kırklamak
kığ kına kırçıllaşma
kıkırdak.-ğı kınacık,-ğı kırçıllaşmak
kıkırdak doka kınakına kırdırılmak
kıkırdamak kınalamak kırdırmak
kıkır kıkır kınalanmak kırdırtmak
kıl kınama kırgın
kılağı kınamak kır girdik,-ğı
kılağılamak kınanmak Kırgız
kılaptan kınayış Kırgızca
kılavuz kındıraç,-cı Kırgızistan
kılavuzluk, ğu Kınık,-ğı kırıcı
kıl burun kınlamak larık.-ğı
kılcal kınlı kırıkçı
kalçan kınnap,-bı Kırıkhan
kılçık,-ğı kınsız Kırıkkale
kılçıklı Kıpçak kırıklık.-ğı
kılçıksız Kıpçakça kırılgan
kıldırma kıpı kırılış
kıldırmak kıpık kırılma
kılgı kıpır dak.-ği kırılmak
kılgılı kıpırdama karım
kılgın kıpırdamak Kırım
kılıbık.-ğı kıpırdanma kırım kırım
kılıbıklaşmak kıpırdanmak kumun
kılıbıklık,-ğı kıpır kıpır kırıntı
kılıç,-cı kıpırtı kırmalı
kılıççı kıpkırmızı kırışık,-ğı
kılıçhane kıpkızıl kırışıklı
kılıçlama kıpmak karışma
kılıçlamak Kıpti kırışmak
kılıçlayış far kırıştırmak
kılıf kıraat.-ti kırıtış
kılıflamak kıraathane kırıtkan
kılık,-ğı kıraç .-cı kırıtkanlık,-ğı
kılıksız karaca karıtma
lnlılrnıylagmalr kıraçlık,-ğı kırıtmak
kılıksızlık.-ğı kırağı kırk
kılınmak kıran Kırkağaç,-o
kılkıran kıranta kırkar
kılmak kırat kırla
kımıldamak kırba kırkıcı
kımıldanmak kırbaç.-cı kırkılmak
kurul kımıl kırbaçlama kırkım
kımıltı kırbaçlamak kırkıncı
kuruz kırç.-cı kırkıntı
km kırçıl kırklamak
kıplık-kodes 167
kiplik.-ği kist klişeleşmek
kir kisve klor
lora kişi klorlama
kiracı kişileşmek klorlamak
kiracılık,-ğı kişilik,-ği klorofil
kiralama ' kişiliksiz kloroform
kiralamak kişioğlu kloroplast
kiralanmak kişisel kloroz
kiralık,-ğı kişizade kloş
kiraz kişmiş klüp.-bu
Kiraz kişneme klüpçü
kirde kişnemek klüpçülük,-ğü
kireç,-d kişneyiş klûz
kireççi kişniş koalisyon
kireçlerime kitabe kobalt
kireçlenmek kitabet kobay
kireçleşmek kitabi kobra
kireçli kitap,-bı koca
kiremit.-dı kitapçı kocabaşı.-nı
kiremitçi kitapçılık,-ğı Kocaeli 'ni
kiremitçilik ,-ği kitaphk.-ğı kocakarı
kiremithane kitapsız kocakarılık.-ğı
kiremitli kitin kocalak,-ğı
kiriş kitle kocalık,-ğı
kirişlemek kitre kocalmak
kirişli kiyanus kocaltmak
kirişlik,-gi kizir kocama
kirizma klakson kocamak
kirizmalamak klan kocaman
kirkit klftpa kocamanca
kirlenme klarnet kocatmak
kirlenmek klarnetçi kocayış
kirletme klasik koç
kirletmek kirli klâsikleşmek Koç
koçak.-ğı
kırloş klasman koçaklama
kirloz klasör koçan
kirmen klavsen Koçarlı
kirpi kirpik,-ği klavye Koçhisar
kleptoman koçkar
kirpiksi kleptomani koçmak
kirtil khk.-ğı koçu
kirve klınik.-ğı kodaman
kirvelik,-ği klips kodein
kisbl kliring kodeks
kispet klişe kodes
kıy.tnı-kip
kayam Kızılcahamam küıth
kıyamet kızılcık.-ğı kilitsiz
kıyas Kızılderili İrili»
kıyasıya kızıllık, qı kilizman
kıyaslama Kızıltepe Kilizman
kıyaslamak kızıltı kilo
kıydırmak kunsuVğı kiloamper
kıygı kızışma kilogram
kıygın kızışmak kilogr amku vvet
layı kızıştırmak kilogrammetre
kıyıcı kızlık,-ğı kilohertz
kıyıcılık, ğı kızmak kilojul
kıyık.-ğı ki kilokalori
layım kibar kiloluk,-ğu
kıyılmak kibarca kilometre
kıyın kibarlaşma kilosikl
kıyınmak kibarlaşmak kilovat
kıyıntı kibar hk,-ğı kils
kıyma löbüvbri kim
kıymak kibirleniş kimi
kıymet kibirlenme kimlik.-ğı
kıymetlendirme kibirlenmek kimono
kıymetlendirmek kibirli kimse
kıymetlenme kibrit kimsesiz
kıymetlenmek kibritçi kimsesizlik,-gı
kıymetli kifafınefs kimya
kıymetsiz kifayet kimyacı
kıymettar Kiğı kimyacılık ,-ğı
tayrruk,-gı kik kimyager
kız kikirik,-ği kimyagerlik,-ği
kızak,-ğı kikla kimyasal
kızamık,-ğı kiklon kimyevi
kızamıkçık,-ğı kiklotron kimyon
kızan kil kimyon!
kızarmak İdle kin
kızartı kiler kinaye
kızartma kilerci kinayeli
kızartmak kilermeni kinci
kızgın kilim kindar
kızgınlaşmak kilimci kindarlık,-ğı
kızgınkk,-ğı kilimcilik,-ği kinematik,-ğı
kızıl Kilis kinetik
Kızılay kilise kinin
Kızılbaş kiht.-dı kiniş
Kızılbaşlık.-ğı küitlemek kinizm
kızılca küiüenmek kip
komprime-kopça
159
komprime Kongo kontrfile
kompüter Kongolu kon trol,-lü
komşu kongre kontrolör
komşuluk,-ğu koni kontrplak ,-ğı
komut konik.-ği konu
komuta konjonktür konuk,-ğu
komutan konkasör konuklamak
komutanlık,-ğı konkav konukluk,-ğu
komünikasyon konkordato konu komşu
komünike konkre konuksever
komünist konkur konukseverlik, -ği
komünistlik ,-ği konkur hipik, -ği konulmak
komünizm konmak konum
komutator konsa konur
konak,-ğı konsantrasyon konuşkan
konakçı konsantre konuşkanlık,-ğı
konaklama konseptualizm konuşma
konaklamak konser konuşman
konar göçer konser vatör • konuşmak
konca konservatuar ŞJ — ¦ ¦ -konuşturmak
konç,-cu konserve konuşulmak
konçerto konservecilik. -gi konut
konçına konsey konvansiyon
konçlu konsol konvansiyonel
konçsuz konsolide konveks
kondansatör konsolit konvektör
kondisyon konsohtçı konverübilite
kondurmak konsolos konvertibl
kondüit konsoloshane konverüsör
kondüktör konsolosluk,-gu konveyör
kondüktör lük,-ğü konsomasyon * konvoy
konektör konsomatris Konya
konfederasyon konsorsiyum * konyak ,-ğı
konfederatif konsulto kooperatif
konfedere konsül kooperatifçi
konfeksiyon konsültasyon koope ratifçilik. -ği
konfeksiyoncu konşimento kooperatifleşmek
konfeksiyonculuk, kont koordinasyon
-ğu kontak,-gı koordinat
konferans kontenjan koordinatör
konferansçı kontes kopal
konfeti kontra kopanaki
konfor kontralto koparmak
konforlu kontrat kopartılmak
konformizm kontrbas kopartmak
konglomera kontrbasçı kopça
158
kodoş- kompreso i
kodoş kolalama koltuklama
kof kolalamak koltuklamak
kofa kolalı koltuklanmak
kofana kolan kolye
Kofçaz kolancı kolyoz
koüaşma kolay kolza
koflaşmak kolayca koma
koful kolaycacık komandit
koğuş kolaylamak komanditer
kok kolaylaştırmak komando
koka kolay lık.-ğı kombina
kokain kolbaşı,-m kombinezon
kokainci kolbaşılık.-ğı komedi
kokainoman kolcu komedyen
kokak kolculuk.-ğu komi
kokarca kolçak(-ğı komik,-ği
kokart,-dı koldaş komikleşme
koket kolej komikleşmek
koklama koleksiyon komiklik,-ği
koklamak koleksiyoncu komiser
koklaşmak koleksiyonculuk, komiser lik,-ği
koklaştırmak •ğu komisyon
koklatmak kolektif komisyoncu
kokma kolektivizm komisyonculuk,-ğu
kokmak kolektör komita
kokmuş kolemanit komitacı
kokona kolera komite
kokoreç kolesterol.-lü komodin
kokoreççi koli komodor
kokoroz kolibasü kompartıman
kokorozlanmak kolit kompas
kokot kollamak kompetan
kokoz kolluk.-ğu kompilâsyon
kokozlamak koloidal,-li komple
kokteyl koloit, dı kompleks
koku kolokyum komplikasyon
kokucu kolombiyum komplike
kokulu kolon kompliman
kokuşma koloni komplo
kokuşmak kolonya komplocu
kokutmak kolordu komposto
kol koloridye kompozisyon
kola kolorimetre kompozitör
kolacı kolorimetri komprador
kolaçan koltuk, ğu kompres
kolağası,-m koltuk çu kompresör
160 kopçalamak-koyu
kopçaîamak korno koşum
kopçalı koro koşumcu
kopil korsa koşumlu
kopmak korsan koşun
kopoy korsanhk,-ğı koşuntu
kopuk.-ğu kort koşuşma
kopukluk.-ğu korte koşuşmak
kopuntu kortej koşuşturma
kopuz kortizon koşuşturmak
kopuzcu koru koşut
kopya korucu koşutluk,-ğu
kopyacı koruculuk,-ğu kot
kopyacüık,-ğı korugan kota
kor koruk.-ğu kotan (büyük
kora koruluk.-ğu saban)
koral,-Ü koruma kotarmak
koramiral,-îı korumak kotlamak
koramirallik ,-ği korunak,-ğı kotlet
kordiplomatik ,-ği koruncak ,-ğı kotletpane
kordon korunga koton
Kore korunma kotonperle
Korece korunmak kotra
korekt koruyucu kov
Koreli korvet kova
Korgan korza Kova
korgeneral,-li kosinüs kovalamak
korgenerallik ,-ği koskoca kovan
koridor koskocaman kovboy
korindon kostak,-ğı kovcu
korkak,-ğı kostaklanmak kovculuk,-ğu
korkaklık.-ğı kostüm kovlamak
korkmak koşa kovmak
korku koşaç.-cı kovucuk ,-ğu
korkulu koşam kovuk,-ğu
korkuluk.-ğu koşma kovulmak
korkunç,-cu koşmaca kovuluş
korkunçlaşmak koşmak kovuntu
korkusuz koşnil kovuşturma
Korkuteli'ni koşturma kovuşturmak
korkutmak koşturmak koy
korluk,-ğu koşturulmak koyak,-ğı
korna koşu koyar
korner koşucu koygun
kornet koşuk,-ğu koyma
korniş koşul koymak
kornişon koşulmak koyu
koyulaşmak-kötü 161
koyulaşmak köklemek kör bağır sak,-ğı
koyulaştırmak köklenme kör ebe
Koyulhisar köklenmek kör düğüm
koyulmak kökleştirme köıelmek
koyun kökleştirmek köreşe
koyun ,-ynu köklü körfez
koyuncu köknar körlenme
koyuntu köksü körlenmek
koyuvermek köksüz körleşme
koz kökten körleşmek
koza köktenci körletmek
kozacı köktencilik,-ğı körlük ,-ğü
kozacılık,-ğı kökteş körpe
kozak.-ğı kolçer körpelik,-ği
Kozaklı köle körük,-ğü
kozalak,-ğı köleleştirmek körükçü
kozalaksı kölelik,-ği körüklemek
Kozan kölemen körükleyici
Kozlu kömeç körüklü
Kozluk,-ğu kömür kös
kozmetik,-ği kömürcü köse
kozmik,-ğı kömürcülük ,-ğü köseği
kozmogoni kömüren kösele
kozmogonik,-ği kömürleşmek kösemen
kozmografya kömürleştirmek kös kös
kozmoloji kömürlük,-ğü köskötürüm
kozmonot köpek.-ğı kösnü
kozmopolit köpek ayası,-ru kösnul
kozmos köpeklemek köstebek, ğı
köçek.-ği köpekleşmek köstek,-ği
köçekçe köpeklik,-ği köstekleme
köçeklik,-ği köpoğlu.-nu kösteklemek
köfte köprü kösteklenmek
köfteci köprücü köstekleyiş
köftecilik,-ği köprücük.-ğü köstekli
köftehor köprücük kemiği, kösteksiz
köftelik,-ği -ni köşe
köfter köpük,-ğü köşebent,-di
koftun köpüklerime köşegen
köhne köpüklenmek köşek,-ği
köhneleşmek köpüklü köşeleme
kök, köpülemek köşk
kökçü köpürme köşker
köken köpürmek köşklü
kökenlenmek köpürtmek kötek,-ği
kökleme kör kötü
162
körülemek-kulpsuz
kötülemek kreton kucaklaşmak
kötüleşmek kriket kucaklayış
kötüleştirmek kriko kucu kuçu
kötülük,-gü kriminolog kudas
kötülukçü kriminoloji kudret
kötümsemek kripton kudretli
kötümser kristal,-li kudurgan
kötümserJık. gı kristalleşme kudurmak
kötürüm kristaloit kuduruk,-ğu
kötürümleşme kriter kuduz
kötürümleşmek kritik, gı kuduzluk,-ğu
kömıürnlük,-ğü kritisizm kudüm
köy kriyoskopi kudümzen
Köyceğiz kriz kufi
köycü krizalit kuğu
köyleşme krizantem kuka
köyleşmek kroki kukla
köylü krom kuklacılık. '|ı
köylük,-ğü kromatik,-ği kukuleta
koyluiuk. ğü kromatin kukumav
köz kromatofor kul
közleme kromoplast kula
közlemek kromosfer Kula
kral kromozom kulaç,-cı
kraliçe kronaksi kulaçlamak
kraliyet kıoruk.-ğı kulak.-ğı
krallık.-ğı kronoloji kulakçı
kramp kronometre kulakçık.-ğı
krank kros kulaklı
kranoloji kroşe kulaklık.-ğı
krater krupiye kule
kravat krupiyelik ,-ği kulis
kreasyon kruvazör kullanılma
kreatör ksenon kullanılmak
kredi ksilofon kullanım
krem kuaför kullanışlı
krema kuartet kııllnmşsıs
krematoryum kubaşmak kullanma
kremlemek kubat kullanmak
kreozot kubbe kullap, bı
krep kubur Kulluk. Ou
krepdöşin kuburluk. Ou kıı II ııb çıı
krepon kucak, 0» kulp
kreş kucaklama Kulp
kreten kucaklamak kulplu
kretenizm kucaklaşma kulpaua
Kulu-kuruş 163
Kulu kundaklanma kurnazlaşmak
kuluçka kundaklanmak kurnazlık,-ğı
kulun kundura kuron
kulunç,-cu kunduracı kurs
kulunlamak kunduracılık,-ğı kursak,-ğl
kulübe kunduz kursiyer
kum kunt kurşun
kuma kupa kurşuni
Kuman kupes kurşunileşmek
Kumanca kupkuru kurşunlamak
kumanda kupon kurşunlanmak
kumandan kupür Kurşunlu
kumandanlık,-ğı kur kurt,-du
kumanya kur'a Kurtalan
kumanyacı kurabiye kurtarıcı
kumar kur'acı kurtarılmak
kumarbaz kurada kurtarma
kumarbazlık,-ğı kurak,-gı kurtarmak
kumarcı kurakçıl kurtçuk,-ğu
kumarhane kur aklık,-ğı Kurtköy
kumaş kural kurtlarıma
kumaşçı kuralcı kurtlanmak
kumbara kuram kurtlu
kumcul kuramsal kurtluca
kumkuma Kuran kurtulma
kumla kurbağa kurtulmak
kumlamak kurbağacık.-ğı kurtulmalık,-ğı
kumlu kurbağalama kurtuluş
Kumluca kurban kuru
kumluk,-ğu kurca Kurucaşile
kumpanya kurcalamak kurucu
kumpas kurcalanmak kurul
kumral kurdele kurulamak
kumru kurdeşen kurulanmak
Kumru kurdurmak kurulmak
kumsal kurgan kurultay
kumsallık,-ğı kurgu kurulu
Kumuk,-ğu kurgucu kuruluş
Kurtlukça kurguculuk,-ğu kurum
kumul kurlağan kurumak
kunda kurmak kurumlanmak
kundak,-ğı kurmay kurumlaşmak
kundakçı kurmay lık,-ğı kurumlu
kundakçılık ,-ğı kurna kuruntu
kundaklama kurnaz kuruntulu
kundaklamak kurnazca kuruş
164 kurut-kükürt
kurut kuş palazı.-m kuzgun
kuru taç ,-cı kuşsütü,-nü kuzguncuk,-ğu
kurutmaç.-cı kuş tüyü Kuzguncuk.-ğu
kurutmak kuş üzümü kuzgunl
kurye kuş yemi kuzine
kuryelik,-ği kut kuzu
kuskun kutan (saka kuşu) kuzulamak
kuskus kutlama kuzuluk,-ğu
kusmak kutlamak Küba
kusmuk,-ğu kutlanmak Kübalı
kusturmak kutlu kübik
kusturucu kutnu kübizm
kusuntu kutsal küçücük,-ğü
kusur kutsallaşmak küçük,-ğü
kusurlu kutsallık.-ğı küçükçe
kusursuz kutsamak küçükleşme
kus kutsi küçükleşmek
Kuşadası'ru kutsiyet küçüklük ,-ğü
kuşak, ğı kutsuz küçülme
kuşaklamak kutu küçülmek
kuşanmak kutup.-tbu küçültme
kuşantı kutuplanma küçültmek
kuşatılmak kutuplaşmak küçümen
kuşatma kutur ,-tru küçümsemek
kuşatmak kuvars küçümsenmek
kuşbaşı kuvarsit küçürek.-ği
kuşbaz kuvöz küf
kuşçu kuvve küfe
kuşçubaşı,-nı kuvvet küfeci
kuşçuluk,-ğu kuşe kuvvetlendirmek kufi.-ı/ılık. ğı küfelik.-ği
kuvvetlenmek
kuşet kuvvetli küflenme
kuşetli kuyruk,-ğu küflenmek küflü küflüce
kuş gömü kuytu * ¦ ¦ ı İL
kuşhane kuytuluk,-ğu
kuşkonmaz kuyu küfran
kuşku Kuyucak,-ğı küfretmek
kuşkuculuk, -ğu kuyucu küfür.-frü
kuşkulandırmak kuyudat küfürbaz
kuşkulanma kuyumcu kufurbazlık.-ğı
kuşkulanmak kuyumculuk,-ğu küfür küfür
kuşkusuz kuz küheyUn
kuşlak.-ğı kuzen kükre
kuş lokumu kuzey kükremek
kuşluk,-ğu kuzeybatı kükreyiş
kuşmar kuzeydoğu kükürt.-dü
kukürtlemek-Küveytli 163
kükürtlemek kümelenme küseğen
kul kümelenmek küskü
kul,-Ilı kümes küskün
kûlâh kümültu küskünleşmek
külâhçı kümülüs kuskunhık.-ğu
külâhlı küncu küskût küskütük küsme küsmek
külbastı külbastılık.-ğı külçe kunde kündelemek künefe
külek,-ği külfet künh künk,-gü m küspe küstah
külfeti: külfetsiz külhan künye küp küpe küstahlaşmak küstahlık.-ğı küste re
külhana küpeli , küstürmek küsur
külhani küpeşte
kulleme kupleme kusuru
kullemek küplü küsülü
küUenrnek kür küsüşmek
külliyat kürdan küşne
külliye Kürdi küt
külliyen küre Kütahya
külliyetli Küre kühkül
küllü kürek.-ğı küün
küllük,-ğü kurekçı küt küt
külot kürekçilik,-ğı kütlemek
kült kür emek kütleşmek
külte küresel kütletmek
kulüvatöı küriyum künedek
kültür kürk kütük,-ğü
kültürel kürkas kütüphane
kültürlü kürkçü kütüphaneci
kültürsüz kürkçülük,-ğü kütüphanecilik, -ği
külrürsüzlük.-ğü kürsü kütürdemek
külünk.-gü Kürt.-dü kütürdetmek
külüstür kürtaj kütür kütür
kümbet kürtajcı kütür tu
küme Kürtçe küvet
kümeleme kürtün Kuveyt
kümelemek küs Kuveytli



L
lâk.-la lanetlemek
Lâbada lâka lânetli
lâbirent lâkap,-bı lângırt
laborant lâkaydi langur lungur
laboratuar lakayt lânguat
lâbrador lâke lan ol m
lâbroa lakerda lanse
lâcivert.-dı lâkerdacı lântan
laçka lâkırdı lâp
lâçkalaşmak lâkırdıcı lâpa
lâçkahk.-ğı lâkin lâpacı
laden lâklâk,-gı lâpçın
lâdes lâklaka lâpilli
Lâdık,-ğı lâklâkıyat lâpina
Udin lâkonik.-ğ; lâp Lâp
ladini lâkoz Lâpon
lâl laktoz Lâponca
lâfazan lâl Lâponyah
lftlazanhk,-ğı lala lâppadak
lâfçı lalalık.-ğı Lapseki
lâhz.-fzı lâlanga lârenjit
laflamak Lalapaşa larghetto
ISfrt lale largo
lâgoa lalettayin lârp
lâğım lâm lârpadak
lâğıma lâma larva
lağıv, -ğvı Lâmaıst lâskme
lâğvetmek Lâmaizm lâso
lâğvolmak lâmba lâsta
lahana lâmbalama lâsteks
lahavle lâmbalamak lâsük.-ği
lahika lâmbalı 14a tikli
lâhit.-hdi lâmbalık,-ğı lâta
lahmacun lambri lâtanya
lahmacuncu lâme lâterıt
lâhuri lamel laterna
lâhza lâmınarya lâternacı
lahzada lândo lâtif
lâik,-ği landon lâtife
lâiklik,-ği lanet lâtifeci
168 lâtilokum-limon
lâtilokum lehimci ley
Lâtin lehime ılık. -ği leylâk,-ğı
Lâtince lehimleme leylâld
laubali lehimlemek leylek,-ği
lâubalileşmek lehimlenme leyli
lâubalüik,-ği lehimlenmek lezar
lâv lehimli leziz
lâva Lehistan lezzet
lavabo Lehli lezzetlendirmek
lâvaj lejant.-dı lezzetli
lavanta lejyon lezzetsiz
lâvantacı leke lig
lâvaş lekeci lığlanmak
¦ lâvdanom lekelemek lıkır lıkır
lavman lekelenmek libas
lâvrensıyum lekeli liberal.-li
lavta lekende liberalizm
lâvtacı lekesiz liberalleşmek
lâvuar leksikolog liberasyon
lâyemut leksikoloji libido
lâyık,-ğı lektör libre
lâyıkıyla lektörlük.-ğü libretto
lâyiha lenduha Libya
laytmotif lenf Libyalı
Uta lenfatik. qı Lice
14u lenger lider
14ı.ı lengüistik,-ği liderlik,-gi
Iftııın lens Uf
Iftuıınlık, Qı lento liflemek
)• leopar liflenmek
lebalep l.p lifli
lebiderya lepiska lift
leblebi lepra ug
leblebici lesepase lika
leblebicilik, ği leş liken
lef.-ffl letafet likidasyon
leffetmek letarji likidite
legal,-i leva likit.-di
)gato Levanten likorinoz
legorn levazım likör
leğen levazımcı liman
leh levent,-di limanlamak
Leh levha limbo
lehçe levrek,-ğl ilmi İlme
Lehçe lovulos tttnll
lehim levyo Ilı. ....
limona ta-lüzums uz
169
limonata liyakatli lort,-du
limonatacı liyakatsiz lorta
limon! lizol.-lü lostra
limonit lizöz lostromo
limonlamak lobelya lostromoluk,-ğu
limonlu lobi losyon
limonluk,-ğu lobut loş
linç loca loşluk,-ğu
linet loca lota
link loda lotarya
linolyum lodos lök
linotip lodoslamak lökoplâst
linyit logaritma lökosit
lipari logos lökün
liparit loğ löpür lopur
lipit,-di loğlamak lös
lipom loğusa lösemi
lipsos loğusalık.-ğı lûmbago
Ur lojisuk,-ği lûtr
Ura lojman Lübnan
liret lokal.-li Lübnanlı
lirik,-ği lokanta lüfer
lirizm lokantacı lügat,-ti
lisan lokantacılık,-ğı lügatçe
lisans lokavt lüks
lise lokma lüle
liseli lokmacı Lüleburgaz
liste lokomobil lüleci
listelemek lokomotif lülecilik,-ğı
literatür lokum lümen
litografya lombar lüp .
litografyacı lomboz lüpçü
litoloji lonca lütesyum
litosfer longoz lütfen
litre lop lütfetmek
liturya lopçuk,-ğu lütfeylemek
lityum lop lop lütuf.-thı
liva loppadak lüzum
livar lopur lopur lüzumlu
liyakat.-ti lor lüzumsuz



M
maada
maaile
maalesef
maalmemnuniye
maarif
maarifçi
maaş
maatteessüf
maazallah
mabat,-dı
mabet,-di
rnabeyin,-yni
mabeyinci
mablak
mabut,-du
Macar
Macarca
Macaristan
macera
maceracı
maceraperest
macun
macuncu
macunlamak
maç
maça
Maçka
macuna
Madagaskar
Madagaskarlı
madalya
madalyon
madam
madde
maddeci
maddecilik,-gi
maddeten
maddi
maddîleşmek maddilik,-ği
maddiyat
madem
mademki
maden
Maden
madenci
madencilik, gı
madenî
madensel
madensi
maderşahi
madımak.-ğı
madik,-ği
madrabaz
madrabazlık,-ğı
maestoso
maestro
mafevk
mafiş
mafsal
magazin
magma
magnezyum
magri
mağara
Mağara
mağaza
mağdur
mağduriyet
mağfiret
mağfur
mağlûbiyet
mağlûp,-bu
mağmum
Mağribî
ma grip,-bi
mağrur
mağrurlanmak
mağrurluk.-ğu
mağşuş
mahal,-İli
mahalle
mahalli
maharet
maharetli
mahcubiyet
mahcup.-bu
mahcupluk,-ğu
mahcur
mahcuz
mahdum
mahdut.-du
mahfaza
mahfil
mahfuz
mahir
mahiyet
mahkeme
mahkemeli
mahkemelik
rruüıkûkflt
mahkûm
nıahkûmiyet
mahlas
mahlep,-bi
mahlûk
mahlûka t
nıahlûl,-lu
mahmudiye
Mahmudiye
mahmul,-lu
mahmur
mahmurlaşmak
mahmuz
mahmuzlamak
mahpus
mahpushane
mahrama
mahreç.-ci
mahrem
172 mahremiyet-mandıra
mahremiyet makbuz malkoç
mahrukat Makedon mallanmak
mahrum Makedonca malt
mahrumiyet Makedonya Malta
maruutî Makedonyalı maltız
mahsuben maket Maltız
mahsul, la , maketçi malûl,-lu
mahsulât maki malulen
mahsuldar makine maluliyet
mahsup,-lu makineci malûm
mahsur makineleşmek malûmat
mahsus makineleştirmek malûmatlı
mahşer makineli malzeme
mahşeri makinist marna
mahunya makinistlik,-ği mamafih
mahur maksat,-dı Mamak,-ğı
mahut maksatlı mambo
mahvetmek maksi mamelek
mahvolmak maksimum mamul,-! ti
mahya maktu,-u marnulât
mahzen maktul,-lü mamur
mahzun makul,-lü mamure
mahzur makûs mamut
maile makyaj mana
maişet makyajcı manalı
maiyet mal manasız
majör mala manasızlık,-ğı
majüskül malak,-ğı manastır
makabil.-blı malakit manav
makadam malalamak Manavgat
makak,-ğı malarya manavlık,-ğı
makale Malatya manca
makam malaz mancana
makara Malazgirt,-dı mancelina
makaralı malca mancınık,-ğı
makarna Malezya mancınıkçı
makarnacı malgama manda
makas malî mandal
makasçı malihulya mandalina
makasçılık,-ğı malik mandallamak
makaslamak malikâne mandapost
makaslanmak Maliki mandar
makastar maliye mandarin
makat maliyeci mandater
makber maliyet mandepsi
makbul,-lü Malkara mandıra
mandıracı-masaj lam ak
173
mandıracı manü margarik,-ği
mandıracılık,-ğı mantık,-ğı margarin
mandolin mantıkçı marifet
manej mantıkçüik.-ğı marifetli
manen mantıki mariz
manevi mantıklı marj
maneviyat mantıköncesi.-ni mark
manevra mantıksız marka
manga mannksızlık.-ğı markalamak
mangal man tül markalanmak
mangan mantis market
manganez manto marketing
mangır manya marki
mangiz manyak,-ğı markiz
mani manyaklaşmak markizet
mâni,-i,-yi (engel) manyaklık,-ğı Mancist
Mani Manyas Marzizm
mania manyat Marmara
mânialı manyetik,-ğı Marmaris
manidar manyetit marmelât
manifatura manyetizma marn
manifaturacı manyetizmacı maroken
manifaturacılık, ğı manyeto marpuç, cu
manifesto manyetolu marpuççu
Manihaizm manyezi mars
manika manyezit Mars
manikür manyok marsık.-ğı
manikür cü manzara marş
manikürcülük, -ğü manzum marşandiz
maniple manzume mart
manipülatör mapa martaval
Manisa maraba martavalcı
manişka maral mam
manitacı marangoz martin
manitacılık.-ğı marangozhane martini
manivela marangozluk, -ğu martolos
mankafa maranta maruf
manken maraton marul
mankenlik.-ği maraz marulcuk,-ğu
manolya maraza Manini
manometre marazı maruz
mansiyon marazlanmak maruzat
manşet marda marya
manşon Mardin masa
mantar mareşal,-ü masaj
mantarlaşmak mareşallik ,-ği masajlamak
174
masal-mecaz
masal matafyon mayhoş
masarif matah mayhoşluk,-ğu
masarika matara mayın
masat matbaa mayınlamak
masif matbaacı mayınlanmak
mask matbaacılık,-ğı mayıs
maskara matbu,-u mayışma
maskaralaşmak matbua mayışmak
maskaralık,-ğı matbuat mayi,-i
maskarata matem mayistra
maske matematik.-ği maymun
maskelemek matematikçi maymuncuk, -ğu
maskelenmek materyal ,-li maymunsu
maskot materyalist mayna
maslahat materyalizm mayo
maslahatgüzar matine mayonez
maslahatgüzarlık ,-ğı matiz maytap,-'bı
maslak,-ğı matkap,-bı mazak,-ğı
masmavi matla,-! mazarrat
mason matlaşmak mazbata
masonluk,-ğu matlup,-bu mazbut
masraf matmazel mazeret
masruf matrah mazgal
massetmek matrak,-ğı Mazgirt,-di
mastar matTİarkal.-li mazhar
mastara matris mazhariyet •
mastı matuf mazı
mastika maun Mazıdağı'nı
masturi maval mazi
mastürbasyon mavi mazlum
masum mavileşmek mazmun
masumane mavilik,-ği maznun
masumiyet mavimsi mazot
masun mavimtırak mazur
masuniyet maviş mazurka
masura mavna meal,-li
maş mavzer mealen
maşa maya . mebde,-i
maşallah mayalama mebiz
maşatlık,-gı mayalamak meblâğ
maşlah mayalanmak mebus
maşrapa mayalı mebusluk,-ğu
maşrık mayalık ,-ğı mebzul,-lü
mat mayasıl mecal,-li
matador mayasız mecalsiz
matafora maydanoz mecaz
mecazen-meni 178
mecazen meğerki melodram
mecazi meğerse melon
mecbur mehaz meltem
mecburen mehel melun
mecburi mehil melül
mecburiyet Mehmetçik.-ği memba,-ı
meccani mehtap.-bı meme
mecelle mehter mememsi
mecidiye mehterbası.-ru memişhane
Mecitözü'nü mehterhane memleket
mecliı mekan memleketle rai ası
mecmu.-u mekanik.-ği memleketli
mecmua mekanik çüık.-ğı memnu.-u
mecnun mekanizasyon memnuiyet
mecra mekanizm memnun
Mecusi mekanizma memnuniyet
MecuaÜik,-gi mekik,-ği memorandum
meczup.-bu mekruh memur
meç Meksika memurin
meçhul,-lü Meksikalı memuriyet
medar mektep.-bi memurluk. -ğu
meddah mektepli men,-n'i
meddücezir.-zri mektup.-bu menajer
medeni mektupça mendebur
medenilik.-ği mektuplaşma mendelevyum
medeniyet mektuplaşmak menderes
medeniyetçilik.-ğı melâike Menderes
medeniyetsiz melal, h mendil
medet melanet mendirek,-ği
medrese melankoli menekşe
medüz melankolik.-ği menemen
medyum melanurya Menemen
medyun melas menenjit
mefahir melek,-ği menetmek
mefhum meleke meneviş
mefkure melemek menevişlenmek
mefkûreci meiengıç. cı menevişli
meflûç.-cu meles menfaat.-ti
mefruşat meleş menfaatperest
mefsuh mel eşme menfez
meftun melez menfi
mehil ,-lû melik menfur
megafon melike Mengen
megaloman melinit mengene
megalomani melisa menhus
meğer melodi meni
176
menkıbe-met
menkıbe merkep,-bi meskun
menkul,-lü merkepçi meskût
menopoz merkez meslek.-ği
mensubiyet merkezci meslekî
mensucat merkezcil meslektaş
mensup,-bu merkezcilik,-ği meslektaşlık,-ğı
mensur merkezi mesnet,-di
mense.-i merkeziyet mesnevi
menteşe merkezkaç mest
mentol,-lü merkezlenmek mestane
menus merkezleşmek mestçi
menzil merkûp,-bu mestur
menzilci Merkür mesture
mepsuten merlanos Mesudiye
mera mermer mesul,-lü
merak mermerci mesuliyet
meraklanma mermercilik,-ği mesut.-du
meraklanmak mermerşahi meşakkat,-ti
meraklı mermi meşakkatli
meram merserize meşakkatsiz
merasim mersi meşale
merbut mersin meşe
mercan Mersin meşecik,-ği
mercanköşk mersiye meşelik,-ği
mercek,-ğı mert,-di meşgale
merci.-i mertçe meşgul,-lü
mercimek,-ği mertebe meşguliyet
merdane mertek,-ği meşher
merdiven mertlik.-ğı meşhur
meret Merzifon meşime
merhaba mesafe meşin
merhabalaşmak mesaha meşk
merhale mesai meşkuk
merhamet mesaj meşrep,-bi
merhametli mesamat meşru,-u
merhametsiz mesane meşrubat
merhametsizlik,-ği mescit,-dı meşruhat
merhem mesel meşrulaşmak
merhum mesela meşrulaştırmak
merhume mesele meşruta
mer ı meshetmek meşruten
Meriç,-ci Mesih meşruti
meridyen mesire meşrutiyet
Merih mesirelik,-ği meşum
merinos mesken meşveret
mer'iyet meskukât met.-d d ı
meta-mızıkçüık 177
meta,-ı mevdu,-u mezarcı
metabolizma mevduat mezarcılık,-ğı
metafizik,-ği mevhum mezarlık ,-ğı
metal,-li mevki,-i mezat.-dı
metalik,-gi mevkuf mezbaha
metalografi mevkute mezbele
metalürji Mevlâ meze
metan Mevlevi mezeci
metanet Mevlevîlik.-gi mezecilik ,-ği
metanetli mevlit,-di mezgit
metapsişik mevlithan mezhep,-bi
metastaz mevsim meziyet
metatez mevsimlik.-ği mezkûr
metazori mevsimsiz Mezopotamya
metelik,-ği mevsuk mezraa
meteliksiz mevta mezun
meteor mevzi,-i mezuniyet
meteorolog mevziî mezür
meteoroloji mevzu,-u mezzosoprano
meteorolojik,-ği mevzuat mı
metfun mevzun mıh
methal,-li mey mıhlamak
methetmek meyan mıhsıçtı
methiye meyane mıknatıs
metil meydan mıknatıslanmak
metin {sağlam, da- meydancı mıncıklamak
yanıklı) meydanlık.-ğı mıncık mıncık
metin,-mi meyhane mm taka
metis meyhaneci mırıldanmak
metodoloji meyhanecilik.-ğı mini mırıl
metot, -du meyil.-yli mırıltı
metraj meyilli mırın kırın
metre meyilsiz mır mır
metres meyletmek mırnav
metreslik.-ğı meymenet mısır
metrik meymenetsiz Mısır
metris meyus Mısırlı
metro meyve mıskala
metronom meyveci mısra. ı
metropol,-lü meyvecilik,-ği mışıl mışıl
metropolit meyvehoş mışmış
metropoliten meyvelenmek mıymınü
metruk, -kü meyyal,-li mızıka
metrukat mezalim mızıkacı
mevcudiyet mezamir mızıkçı
mevcut,-du mezar mızıkçılık.-ğı
mızırdanmak-mısafırperver
mızırdanmak mikroskobik, -ği mimoza
mızmız mikroskop minakop
rnızmızlanmak mikser minare
mızmızlık,-ğı miktar minber
mızrak,-ğı mikyas minder
mızrap,-bı mil mine
mi milâdi mineci
miat, dı Milas mineleme
mibzer milât.-dı minelemek
mide mildiyu mineral,-li
midevi milfoy mineralleştirmek
midi miligram mineralog
midibüs mililitre mineraloji
midilli milim mini
Midilli milimetre minibüs
Midyat'ı milimikron minibüsçü
midye milis minicik,-ği
miftah militan minik,-ğı
migren militanlaşmak rninimini
miğfer militanlaştırmak minimum
Mihalıççık,-ğı militanlık,-gı minnacık,-ğı
mihaniki militarist minnet
mihenk,-gi militarizm minnettar
mihmandar millet minnettar lık ,-ğı
mihnet.-tı milletlerarası,-m minnoş
mihrace milli minör
mihrak millileştirmek mintan
mihrap,-bı milliyet minüskül
mihver milliyetçi minval,-li
mika milliyetçilik.-ği minyatür
mikado milliyetperver minyatürcü
mikaşist milyar minyatürcülük,-ğü
mikrobiyoloji milyarder minyon
mikrofilm milyon miraç,-cı
mikrofon milyoner miralay
mikrofonik,-ği milyonerlik,-ği miras
mikrokok mim mirasçı
mikrolit mimar mirasyedi
mikrometre mimari mirasyedilik.-ği
mikron mimarlık,-ğı mirliva
mikroorganizma mimik ,-ği mirlivalık,-ğı
mikrop,-bu mimleme mis
mikroplanmak mimlemek misafir
mikroplu mimlenme misafirhane
mikrosefal mimlenmek misafirlik.-ğı
mikrosinema mimli misafirperver
ırusafırperverhk-muadil 179
misafirperverlik.- gi model morarma
misal.-li modelâj morarmak
misel moderato moraılı
nusil.-sli modern moratoryum
misilleme modernizasyon morfem
misina modernleşmek morfin
misk modistra morfinoman
miskel modül morfoloji
miskin modülâsyon morg
miskinhane Moğol morina
miskinleşmek Moğolca Moritanya
mistik,-gi Moğolistan Moritanyalı
mistisizm mokasen morlaşmak
misvak mola morluk,-ğu
misyon molas mors
misyoner molekül moruk,-ğu
misyonerlik.-ğı molibden morulâ
mit molla morumsu
mitil moloz morumtırak
miting moment Moskof
mitingci monadizm mosmor
mitleştirmek monarşi mostra
mitoloji monat, dı mostralık,-ğı
mitolojik,-ği monden motel
mitralyöz Mondros motelci
miyar monist motelcilik ,-ği
miyavlamak monitör motif
miyom monizm motopomp
miyop.-bu monogam motor
miyopluk,-ğu monogami motorbot
miyosen monografi motorcu
miza monokl.-lu motorin
mizaç,-cı monolog motorize
mizah monopol,-lü motosiklet
mizahçı monoteist mototren
mizahi monoteizm motris
mizan monotip,-bı mozaik,-ği
mizana monoton mozaik çi
mizanpaj monotonluk ,-ğu mozak ,-ğı
mizanpli monsenyör Mozambik,-ği
mizansen montaj möble
mizantrop montajcı mönü
mobilya montajcüik.-ğı mösyö
mobilyacı mor mu
mobilyacılık.-ğı moral,-li muadelet
moda moralizm muadil
muaf-mukave 1 eruune
muaf muganni muhasiplik,-ği
muafiyet muganniye muhatap,-bı
muaflık ,-ğı mugayir muhatara
muahede muğber muhataralı
muaheze Muğla muhavere
muahhar muğlâk muhavereli
muallâk,-kı muhabbet muhayyer
muallel muhabere muhayyile
muallim muhabereci muhbir
muamelât muhabir muhbirlik,-ği
muamele muhabirlik.-ği muhip ,-bbi
muamma muhaceret muhit
muannit,-di muhacir muhkem
muarefe muhacirlik,-ği muhrip,-bi
muarız muhafaza muhtaç.-cı
muasır muhafazakâr muhtar
muaşeret muhafazakârlık ,-ğı muhtariyet
muattal muhafız muhtar hk,-ğı
muavenet muhafızlık ,-ğı muhtasar
muavin muhakeme muhtekir
muavinlik ,-ği muhakkak muhtelif
muayene muhal,-lı muhtelit
muayenehane muhalefet muhtemel
muayyen muhalif muhterem
muazzam muhallebi muhteri
muazzep, -bi muhallebici muhteris
muazzez muhallebicilik,-ği muhteşem
mubah Muhammedi muhteva
mubassır muhammen muhtevi
mubayaa muhammes muhteviyat
mubayaacı Muhammet,-di muhtıra
mucibince muhammin muin
mucip,-bi muhannet mujik,-ği
mucı(,-di muharebe mukabele
mucize muharip,-bi mukabeleci
mucur muharrem mukabil
Mucur muharrer , mukadder
muço muharrik mukadderat
Mudanya muharrir mukaddes
mudi,-i muharrirlik,-ği mukaddesat
mudil muhasara mukaddime
Mudurnu muhasebat mukallit,-di
mufassal muhasebe mukannen
mufla muhasebeci mukarrer
mugaddi muhasebecilik,-ğı mukavele
mugalâta muhasip,-bi mukavnlfinamo
mulcavemet-mucarütlik
mukavemet Musevî mutlak
mukavemetçi Musevilik.-gı mutlaka
mukavim Mushaf mutlakıyet
mukavva musibet mutlarıma k
mukayese musiki mutlu
mukayyet.-di musikişinas mutluluk.-ğu
mukayyit,-di muska mutsuz
mukim muskacı mutsuzluk,-ğu
mukoza muslin muttali.-i
muktedir musluk,-ğu muttasıl
muktesit.-di muslukçu muvacehe
mulâj muslukçuluk. -ğu muvafakat,-ti
mum muson muvaffak
mumcu Mustafa Kemalpaşa muvaffakiyet
mumhane mustarip,-bi muvafık, gı
mumluk,-ğu muş muvakkat,-ü
mumya Muş muvakkaten
mumyalama muşamba muvakkıthane
mumyalamak muşmula muvasalat
mumyalanmak muşta muvazaa
munis muştalamak muvazaalı
muntazam muştu muvazene
muntazaman muştucu muvazi
munzam muştulamak muvazzaf
murabaha muş tuluk,-ğu muylu
murabahacı mut muymul
murabba,-ı Mut'u muz
murabıt mutaassıp.-bı muzaffer
Muradiye mutabakat muzır,-m
murafaa mutabık muzip,-bi
murahhas mutantan muziplik,-ği
murakabe mutasarrıf mü
murakıp,-bı mutasavver mübadele
muralapkk,-ğı mutasavvıf mübadil
murat,-dı mutat,-dı mübalâğa
Muratlı mutazarrır mübalâğacı
murdar mutçuluk,-ğu mübalâğalı
murdarlık ,-ğı muteber mübarek,-ği
Musa mutedil mübareze
musahabe mutekit.-di mübaşir
musahhih mutemet.-di mübaşirlik.-ğı
musahip,-bi mutemetlik,-ği mübayenet
musakka mutena mubrem
musalla mutfak,-ğı mücadele
musallat muti,-i mücahit,-di
musandıra Mutki mücahitlik,-ği
mücavir-münavebe
mücavir müezzin mukleseb.ıi
mücblr müfettiş müktesep,-bi
mücehhez müfettişlik, -gı mülâhaza
mücellıt.-di müflis mülâhazat
mücellithane müflon mülâhham
mücexıep,-bi müfredat mülakat
mücerret.-di müfret.-di mülâki
mücessem müfrez mülayim
mücevher müfreze mülâzım
mücevherat müfrit mülemma,-ı
mücmel müfritlik,-ği mülevves
mücrim müfsit.-di müleyyin
mücver müftehir mülga
müçtehit,-di müfteri mülhak
müdafaa müftü mülhakat
müdahale müftülük,-ğü mülhem
müdahil mühendis mÜlhit,-di
müdana mühendisük,-gi mülk
müdavi müheyya mülki
müdavim mühim mülkiye
müddeiumumi mühimmat mülkiyet
müddeiumumilik.- ği mühimsemek mülteci
müddet mühlet mültefit
müdebbir mühmel mümanaat
müderris mühre mümarese
müderrislik ,-ği mühür ,-hrü mümasil
müdevven mühürdar mümbit
müdevvenat mühürleme mümessil
müdevver mühürlemek mümessillik ,-ği
müdire mühürlenmek mümeyyiz
müdrik mühürletmek mümin
müdrir müjde müminlik,-ği
müdür müjdeci mümkün
müdüriyet müjdelemek mümtaz
müdürlük,-ğu mükafat münacat
müebbet.-di mükafatlandırmak münafık, gı
müeddep.-bi mükâleme münafıklık.-ğı
müellif mükedder münakale
müemmen mükellef münakaşa
müennes mükellefiyet münakaşa
müesses mükemmel münasebet
müessese mükemmeliyet münasebetli
müessif mükemmellik,-ğı münasebetsiz
müessir mükerrer münasebetsizlik ,-ği
müessıs mükeyyifat münasip, bi
müeyyide mükruTi münavebe
münazaa-müşteki u
münazaa mürit,-di müstakil.-Ui
münazara müritlik,-ği müstamel
müncer,-rri mürşit.-di müstantik
mündemiç mürteci,-! müstear
münderecat mürtekip,-bi müstebit
münebbih mürur müstebitlik ,-ği
müneccim müruruzaman müatecir
müneccimbaşı.-nı mürüvvet müstefit
münekkit,-di mürver müstehcen
münevver müsaade müstehlik
münferiden müsabaka müstehzi
münferit,-di müsabık müstemleke
münfesih müsademe müstemlekeci
münhal müsadere müsteniden
münhasır müsait,-di müstenit
münhasıran müsamaha müstenkif
münkariz müsamahakâr müstensih
münkir müsamere müsterih
münşeat müsavat müstesna
münşi müsavi müsteşar
müntahabat müsebbip,-bi müsteşarlık ,-ğı
müntehir müseccel müsteşrik
müntesip.-bi müseddes müstevli
münteşir müse kirin müstezat,-dı
münzevi müsellem müsvedde
müphem müsemma müsveddelik,-ği
müphemiyet müshil müşabehet
muphemlık.-ği müskirat müşabih
müptedi Müslim müşahede
müptelâ Müslüman müşahhas
müptezel Müslümanlık ,-ğı müşahit,-di
müracaat müspet müşareket
ıp.ur.ı; müsrif müşarünileyh
mürailik.-ğ: müstacel müşavere
mürdesenk müstaceliyet müşavir
mürdüm müstafi müşavirlik ,-ği
mürebbi müstağni müşerref
mürebbiye müstahak.-kkı müşevveş
mürebbiyelik ,-ği müstahdem müşevvik
müreffeh müstahkem müşir
mürekkep,-bi müstahsil müşfik
mürekkeplemek müstahzar müşkül
mürettebat müstahzarat müşkülât
mürettip,-bi müstait,-ddi müşküle
mürettiphane müstakar,-m müşkülpesent, -di
mürettiplik,-ği müstakbel müşteki
184 muş teıtulât-muzmınl eşmek
müştemilât mütehassis mütevellit
müşterek mütehavvil müteyakkız
müştereken mütekabü müthiş
müşteri mütekabiliyet müttefik
Müşteri mütekait,-di müttehit,-di
mütalâa mütekâmil müvekkil
mütareke mütekebbir müverrih
mutasyonizm mütemadi müvesvis
müteaddit,-di mütemadiyen müvezzi,-i
müteahhit,-dı mütemayil müyesser
müteahhitlik,-ğı mütemmim müzaheret
müteakiben mütenakıs müzahir
müteakip,-bi mütenasip,-bi müzahrefat
müteallik mütenavip,-bi müzakere
müteammim mütenazır müzakereci
mütearife mütebahhir mütebaki mütebasbıs mütenekkir mütenekkiren mütenewi,-i müteradif müzayaka müzayede müze müzeci
mütebessım muzecüik.-ği
-w m m w h h i i i — mütecanis mütecasir müterakim
mütercem müzekker
mütercim müzekkere
mütecaviz mütecessıs mütereddit,dı müzelik,-ği
mütedair mütesanit,-di müzevir
mütedavil müteselli müziç,-cı
müteessü müteselsil muzık.-ğ)
müteessir müteşebbis müzikal,-lı
mütefekkir müteşekkil müzikalite
müteferrik müteşekkir müzikhol
müteferrika mütevakkıf müzikolog
mütegalibe mütevazı.-i muzıkolojı
mütehakkim müteveccüi müziksever
mütehammü müteveccihen müzisyen
müteharrik müteveffa müzmin
mütehassıs mütevekkil müzminleşme
müte hassıslık, -ğı mütevelli müzminleşmek



N
na nakil,-klı
naaş,-a"şı nakil
naat,-a'ü nakil,-kdı
nabız, bzı nakkare
nacak,-ğı nakkaş
naçar nakkaşlık,-ğı
naçiz nakledilmek
naçizane naklen
nadan nakletme
nadanlık,-ğı nakletmek
nadas nakil
nadide nakliyat
nadim nakliye
nadir nakliyeci
nadirat nakliyecilik,-ği
nadiren nakşetmek
nafaka Nakşibendi
nafıa Nakşibendilik,-ği
nafile nakzetmek
naftalin nal
naftalinlemek nalbant,-dı
nağme nalbur
nah nalburluk,-ğu
nahak nalça
nahif nalın
nahiv.-hvi nalıncı
nahiye nallama
nahoş nallamak
nail Nallıhan
naıp.-bı nam
naiplik.-ği namahrem
nakarat namaz
nakavt namazgah
nakden namazlık.-ğı
nakdi namazsız
nakıs name
nakış,-kşı namert,-di
nakışlama namertlik.-ğı
nakışlamak Namibya
nakışlı namlı
namlu namus namuslu namussuz
namussuzluk, ğu
namütenahi
namzet,-di
namzetlik,-ği
nanay
nane
nanik,-ği
nankör
nankörlük.-ğü
nansuk,-ğu
nar
nara
narcıl
nardenk,-gi
nardin
narenciye
nargile
narh
narin
narinlik,-ği narkotik,-ği narkoz narkozcu narkozıtör
N arman
narsisizm
narsislik.-ğı
nasıl
nasılsa
nasırlanmak
nasırlaşmak
nasırlı
nasihat, lı
nasip.-b i
nasir
Nasranl
186 nasyonalist-netice
nasyonalist nebülöz nemlenme
nasyonalizm nebze nemlenmek
naşir necaset nemli
natamam necat nemrut,-du
natıka nece Nemrut
natıkalı neci neodim
natır necip,-bi neojen
natır lık,-ğı nedamet neolitik,-ği
nativizm nedbe neon
natron neden neoplazma
natura nedense neozoik
natür alisi nedensel Neptün
natüralizm nedensellik,-ği neptünyum
natürel nedime nere
na turizm nedret nerede
natürmort nefaset nergis
navçağan nefer nervür
navlun nefes nervürlü
naylon nefha nesep,-bi
naz nefir nesiç,-sci
nazar nefis nesüVshi
nazaran nefis, -fsi nesil,-sli
nazarî nefret nesir, sn
nazariyat nefrit nesne
nazarlık,-ğı nefsanl nesnel
nazenin neft nesnelcilik,-ği
nazım,-zmı nefti nesnelleşme
nâzım nefyedilmek nesnellik,-ği
Nazimiye nefyetmek Nesturi
nazar negatif neşe
nazi neharl neşelendirmek
nazik nehir,-hri neşelenme
nazikâne nehiy.-hyi neşelenmek
naziklik,-ği nekahet neşeli
nazil nekbet neşesiz
Nazilli nekes neşesizlik,-ği
nazire nekre neşet
nazizm nektar neşir,-şri
nazlanmak nem neşren
nazlı nema neşretmek
ne,-yi nemal andırmak neşriyat
nebat nemalanmak neşter
nebatat Nemçe neşvünema
nebati nemf net
nebevi nemlendirici netameli
nebi nemlendirmek netice
nehcelencurmek-nosyon 187
nailce lend irmek nikahlamak nitrat
neticelenmek nikahlanmak nitratlaşma
neticesiz nikâhlı nitrik asit
neusübillah nikâhsız nitrojen
neva Nikaragua nitroselüloz
nevale Nikaragualı niyabet
nevazil nikbin niyaz
neveeer nıkbınlık.-ği niye
nevır.-vri nikel niyet
nevralji nikelâj niyetçi
nevraıtenı nikotin niyetlenmek
nevıeaim nikriz niyetli
nevroloji Niksar niyobyum
nevroz nilüfer niza,-ı
nevruz nimbus nizam
Nevşehir nimet nizami
ney nine nizamiye
neyzen ninni nizamname
ııeıtakel nirengi nizamsız
nezaketsiz nisa! Nizip,-bı
nezake t sizlik .-gi nisaiye nobelyum
nozaret nisaiyeci nobran
nezih nisan nodul
nezir,-iri nisap,-bı nodullamak
ımzle nispet Noel
nest.-sdi nıspetçı Nogay
nıkris nispeten Nogayca
nıaftye nısyan nohudi
nısıf.-afi nişaburek nohut,-du
nışadır nişan noksan
nice nişancı nokta
nicelik, ği nişancılık,-ği noktalama
niçin nişane noktalamak
nida nişangâh nominal.-li
nifak nişanlamak nominalizm
Niğde nişanlanmak nonoş
nihai nişanlı norm
nihale nişanlılık,-ğı normal.-h
nihavent.-dı nişasta normalleşmek
nıhayel nitekim normatif
nihayetsiz niteleme Norveç
nihilist nitelemek Norveç çe
nihilizm nitelendirilmek Norveçli
Nijerya nitelendirmek nostalji
Nijeryalı nitelenmek nostaljik.-ği
nikâh nitelik.-ği nosyon
188 not-nüzul
not numaracı nübüvvet
nota numaralama nüfus
noter numaralamak nüfuz
noterlık.-ğı numaralanma nüfuzlu
nöbet numaralanmak nüfuzsuz
nöbetçi numaralı nükleer
nöbetçilik,-gi numarasız nükleon
nöbetleşe numen nüksetmek
nöbetleşmek numune nükte
nörolog numunelik,-ği nükteci
nöroloji nur nüktedan
nöron nur ani nüktedanlık.-gı
nötr nurlanmak nükteli
ıı'ılı Imımk nurlu nümayiş
ıtntrl*şın«k nursuz nümayişçi
nftlıUştumnV Nusaybin nüsha
nntımı Nusayri nütasyon
Nuh nutuk, Ucu nüve
HUhUMİ nU nüzul
.......... nüans



O
O,-IHI oflama oksit.-dı
oba oflamak oksitlemek
ihiHriı oflayıs oksitlenmek
ob,. oflaz okşama
objektif ofris okşamak
objektiflikti of sayı,-d ı okşanma
objoktivite ofset okşanmak
objektivizm oftalmolog oktan
obı ub . ğu oftalmoloji oktant
obaervatuar oftalmoskop oktav
ıılıatıuksiyon Oğlak.-ğı oktrua
obua Oğlak okul
obur oğlan okullu
oburluk, ğu oğlancı okuma
obUı oğlancılık ,-ğı okumak
ooak.-ğı oğul.-ğlu okumuş
ocakçı oğulcuk,-ğu okunaklı
ocakçılık.-ğı oğullanmak ğu okunaksız
IHİ oğulluk,-ğu okunmak
Ddı Oğuz okur
odabaşı.-m Oğuzca okur yazar
odacı Oğuzeli.-nı okur yazarlık
odacüık,-ğı oh okutma
CHİak.-ğı oha okutmak
odaklama oje okutman
(Kİaklamak ojit okutmanlık.-ğı
odalık, ğı ok okutulmak
odeon okaliptüs okuyucu
¦ " lıloi yum okçu okuyuş
odun okçuluk,-ğu oküler
oduncu okka okyanus
odunculuk ,-ğu okkalamak Okyanusya
odunlaşma okkalı olabilir
odunlaşmak okkalık.-ğı olabilirlik,-ği
od unluk.-ğfu oklava olacak,-ğı
odunau okluk,-ğu olagelmek
odyometre okramak olağan
ol oksalat olağanüstü
( H oksijen olağanüstülük, -ğü
olla oksilit olanak.-ğı
190
olanca-oratoryo
olanca oluşuk .-ğu onlu
olası oluşum onluk ,-ğu
olasıcılık,-ğı om onmak
olasılı ombra onomatope
olasılık.-ğı omca ons
olay omlet onulmak
olaycılık,-ğı omnıbüs onum
olaylı omur onuncu
olaysız omurga onur
oldu bitti omuz. ıuzıı onurlandırmak
oldukça omuzdaş onurlanmak
olefin omuzlamak onurlu
oleik omuzlanmak onursuz
olein omuzluk,-ğu onursuzluk,-ğu
olgu on oosfer
olgucu! uk,-ğu onama oosit
olgun onamak opal.-lı
olgunlaşma onanizm oparlör
olgunlaşmak onanmak opera
olgunlaştırma onar operakomik,-ği
olgunlaştırmak onarılmak operasyon
olgunluk,-ğu onarım operatör
oligarşi onarımcı operatörlük.-ğu
oligoklaz onarmak opera iris
oligosen onartmak operet
olijist onay oportünist
olimpiyat onaylama oportünizm
oüvin onaylamak optik,-ği
olmak onaylanma optimist
olta onaylanmak optimizm
oltacı onaylatmak optimum
Oltu onaylı opus
oluk.-ğu onaysız orada
oluklu onbası,-yı orak.-ğı
olumlu onbaşılık,-ğı orakçı
olumsuz onca o ramı rai,-lı
olumsuzluk, ğu onda oran
olup bitti ondalık,-ğı orangutan
olur ondalıkçı oranlamak
olur ondûle oranlı
oluş ongun oransız
oluşma ongunculuk, - ğu oransızlık,-ğı
oluşmak ongunluk,-ğu orantı
oluşturma oniks orantılı
oluşturmak onkoloji orası.-nı
oluşturulmak onlar oratoryo
orda oturma
191
..m). ortakçılık,-ğı otlakçı
mıllnaıytla ortaklasa otlakçılık.-ğı
• •i «llıtnl ortaklaşacılık,-ğı otlamak
¦ •l allın • ortaklaşma otlanmak
mılnnal ortaklık,-ğı otlatma
Ki)invı Ortaköy otlatmak
mitti ortalama otluk,-ğu
Onlu ortalamak oto
ııııluhoMiı ortalık,-ğı otoban
"i.|ııİM)Miılık, ğı ortam otobiyografi
¦ı .İm, j tl. ortanca otobüs
Mit.» Ortodoks otobüsçü
...U Ortodoksluk ,-ğu otobüsçülük,-ğÜ
m yan ortoklâz otoerotizm
muanlk. O» ortopedi otogar
....).. im/, myı. ti ortopedik.-ğı otokar
¦ j ('.- ' ıtOl ortoz otoklav
m yanlıma oruç.-cu otokrasi
Mfljanlaftnak oruçlu otokrat
m yanlın oruçsuz otokton
¦ ¦! - j.lh/« orun otolit
mynnnial. İl orya otomasyon
()ı haneli, ni oryantal,-li otomat
ı »ıhaııgasl oryantalist otomatik,-ğı
HIİJİIUIİ, İl Osmancık,-ğı otomatikleşmek
m l) İr vah ta Osmaneli,-ni otomatizm
maeelıa Osmaniye otomobil
Mttda Osmanlı otomobilci
¦tklnoı Osmanlıca otomobilcilik, -ği
m bit Osmanlılık.-ğı otonom
mlıııı osmiyum otonomi
m man osurgan otopark
m inancı osurmak OtOplâstİ
m inancılık, ğı osuruk,-ğu otopsi
• ¦ıınanlık. 0) ot otoray
mnlloloy otağ otorite
mntlolnji otağcı otoriter
umjaıtl otantik.-ğı otosist
moapıı otarşi otostop
moaptıluk, ğu otçu otostopçu
maa otçul otostopçuluk,-ğu
maalaınak otel otsu
ııt ta otelci oturak,-ğı
llıla otelcilik,-ği oturaklı
...lakı, Ûı otizm oturgan
m takçı otlak.-ğı oturma
192
oturmak-ozon
otunruJc oyalama oynatılmak
oturtma oyalamak oynatım
oturtmak oyalanma oynatış oynatma
oturulmak oyalanmak
oturum oyalayıcı oynatmak
otuz oyalı oysa
otuzar oydaş oysaki
otuzuncu oydurmak oyuk.-gu
ova Ovacık.-gı ovalp-li ovalamak oylama oylamak oyulgalamak oyulma
oylanma oyulmak
ovalanmak oylanmak oyum
ovalatmak oylum oyun
ovalık.-ğı oyma oyunbaz
ovdurmak oymacı oyuncak.-gı
ovdurtmak oymacılık.-ğı oyuncakçı
ovmaç.-et oymak oyuncakçılık, -ğı
ovmak oymalı oyuncu
ovogon oynak ,-ğı oyunculuk,-ğu
ovulmak oynaklık,-ğı ozalit
ovunmak oynama ozan
ovuşturmak oynamak ozanca
oy oynaş ozarüık.-ğı
oya oynaşmak ozon



Ö
Ibfık, Oı öğrenme öldüresiye
Al.nk öbek öğrenmek öldürme
•Mı Öğreti öldürmek
AhılrkU öğretici Öldürülmek
M öğreticilik,-ği ölesiye
ov. rü öğretilmek öleş
Ati öğretim ölet
Atinin Öğretme öley azmak
Atlanın öğretmek ölgün
Aılnmok öğretmen ölmek
Atlnmoll öğretmenlik ,-ği ölmezlik ,-ği
("Mmuls öğün ölmezoğlu
Atl.nnk. Oi öğür ölü
Atımını nk öğürmek ölüm
n.Untl öğürtü ölümlü
Aılnfinsk öğüt.-dü ölümlük
AıUlmok öğütlemek ölumsü
Atl.V Öğütmek ölümsüz
Aıllnk. 01 öğütücü olumsuzluk.-(ju
Atllll Öğütülmek ölüş
Adllllnndirmek öhö Ömerli
Atlım ökçe ömür.-mrü
Atiımç. CU ökse ön
Al öksürmek önce
Affcn öksürük,-ğü önceden
Afkalandirmek öksürüş Önceki
Alknlenmek öksüz öncel
Afknll öksüzlük.-ğü öncelik,-ği
Afknıtı öküz öncelikle
AO- ölçek, ğı Öncelikli
AOU Ölçmek öncesiz
AOI-n ölçü Öncesizlik.-ği
AOInıırt ölçülmek öncü
AOU* y m ölçülü öncül
nOıenct olçüluk.-ğu öncülük.-ğü
nOımıcılik.-ğı ölçüm önder
AOıenllmok Ölçümlemek önderlik,-ği
AO ı muin ölçüsüz önel
AOm ııinılı ölçüş üzlük,-ğü Önem
AOımıll ölçüt önemli
194
önemsemek-ozge
önemsemek Örgütlenmek övgücü
önemsenmek örgütlü övgücültik,-ğü
Önemsiz örmek övmek
Önerge örneğin övülmek
öneri örnek,-ği övünç,-cü
önerme örneklemek övüngen
Önermek örneklenmek övüngenlik,-ği
önem örnekseme övünmek
öneze örneksemek öykü
öngörmek Örs öykünmek
öngörülmek örseleme öyle
önlem Örselemek öylece
önlemek örselenmek öz
önlenmek örtbas etmek Özalp
Önleyici örtenek ,-ği Özbek
Önlük, -ğü örtmece Özbekçe
önsel örtmek Özbekistan
Ön sezi örtü özdek,-ği
ön soruşturma örtülü özdekçi
ön söz örtünme özdekçilik.-ği
ön yargı örtünmek özdeksel
ön yüzbaşı örtüsüz Özden
öpme örü özdenlik ,-ği
öpmek Örücü Özdeş
öptürmek örücülük,-ğü özdeşlik,-ği
öpücük,-gü örülmek öze
öpülmek örümcek,-ği özek.-ği
öpüşmek Örümceklenmek özel
örcin örümcekti özellik,-ğı
ördek,-ği örümceksi özellikle
ördürmek östakı Özen
öreke öşür.-şrü ozenç.-cı
ören öte özendirmek
örenlik,-gi öte beri Özenli
örf öteki.-nı özenmek
örfi Öteleme özensiz
örgü ötleğen özenti
Örgücü ötmek özenticilik
örgün öttürmek Özentili
örgüt öıumlu özentisiz
örgütçü ötümsûz özerk
örgütçülük,-gü ötürü Özerklik ,-ği
örgütlemek ötüş özet
örgütlendirilmek ötüşmek özetlemek
Örgü dendirmek öveç.-ci özetlenmek
örgütlenme övgü 1 özge
özgeci özverili 193
özlenmek öznelcilik,-ği
n.u.v.»Lş Özleşme öznellik,-ğı
Özleşmek özümleme
Aetjlll ödeştirme ozumlemek
»•glllmk, OU özleştirmecilik,-ğı Özümlenmek
Özleştirmek özür.-zrü
Aeglinlnk. OU özletmek özürlü
Asuaı özleyiş özürsüz
Aeg.ıiluk. gu özlü özveren
n.guımkçü özlük.-gü özveri
Mmi özne özverili
n«l«nıak öznel



P
palamar
palamarcı
ı.«ı.. *v m l • ı b . gu palamut,-du
palan
palandöken
palanga
ı*v«ı palanka
(•avalıp. Oı palas
palaska
palas pandıras
palavra
palavracı
l --Hfahlıh. 0» palavracılık,-gı
palaz
palazlanmak
|t«U«tlllMI paldım
paldır küldür
paleografi
t •*)« paleontoloji
|Hll.«. ( paleozoik
|»alıeUımıak palet
palikarya
|ialtalıUşınak palisat,-dı
|.*ı.«iıi.h Oı palmitik,-ğı
palmiye
|*ab«l palto
|*a»«lla)ma Palu
(«abalLınnb paluze
lM»«llamıı*k palyaço
fa» lalan palyaçoluk,-ğu
raltUhınh palyatif
ı •»ıuna palyoş
paklamak pampa
| «aklanmak pamuk,-ğu
I^h.h Oı pamukaki
pamukçu
pul pamukçuk,-ğu
|'al« pamukçuluk, -ğu
|*«U l*ıyık pamuklanmak
|«ala)tyum pamuklu
panama
Panama
Panamalı
panayır
panayırcı
pancar
pancarcı
pancarcılık,-gı
pandantif
pandispanya
pandomima
pandül
panel
panik,-gi
Panislâmizm
panjur
pankart
pankras
pankreas
pano
panorama
pansiyon
pansiyoncu
pansiyonculuk,-ğu
pansiyoner
Panslâvizm
pansuman
pansumancı
panteist
panteizm
panteon
panter
pantograf
pantolon
pantoloncu
pantufla
Panturanizm
Pantürkizm
panzehir
panzer
198 papa-pasta
papa parantez parodi
papağan parapet parola
papağanlık,-ğı parasız parpa
papak,-ğî parasızlık,-ğı par par
papalık,-ğı paraşüt para
papara paraşütçü parsa
papatya paraşütçülük ,-ğü par sal
papaz paratoner parsel
papazi paravan parselasyon
papel paravana parsellemek
papelci parazit parsellenmek
papelcilik,-ği parazitlenmek parselli
papirüs parazitlik,-ği parşömen
papura parazitoloji partal
papyekuşe parça parter
papyon parçacı parti
para parçalamak partici
parabellum parçalanmak particilik,-ği
parabol.-lü pardon partili
parabolik,-ği pardösü partisyon
paraboloit,-di pare partizan
paraçol parfüm partizanlık,-ğı
paradi parfümeri partner
paradigma parıldama parya
paradoks parıldamak pas
paraf parıl parıl pasaj
parafazi parıln pasak,-ğı
parafe parite pasaklı
parafin park pasaparola
paragraf parka pasaport
Paraguay parke pasavan
Paraguaylı parkeci pasif
paraka parkecilik,-ği pasifist
parakete parkur Pasinler
paralâks parlak,-ğı pasiyans
paralamak parlaklaşmak paskal
paralanmak parlaklık,-ğı paskallık,-ğı
paralel parlamak paskalya
paralellik,-ği parlâmentarizm paslanma
paralı parlamenter paslanmak
paralojizm parlâmento paslaşmak
parametre parlatmak paso
paramparça parmak,-ğı paspal
parankima parmaklamak paspas
paranoya parmaklık,-ğı paspasçı
paranoyak,-ğı parmıcan pasta
pastacı-pekleşmek
199
pastacı Patnos paza rlamacılık ,-ğı
pastacılık,-gı patolog pazarlamak
pastahane patoloji pazarlaşmak
pastal patolojik,-ği pazarlık,-ğı
pastav patriarkal pazarlıkçı
pastel patrik,-ğı pazartesi,-yi
pastırma patrikhane Pazaryeri,-ni
pastırmacı patriklik.-ğı pazen
pastırmacılık, -ğı patron pazı
pastil patrona pazval
pastoral.-li patronaj pazvant
pastörize patroncu peçe
pastra patronculuk, -ğu peçelemek
pasa pattadak peçeli
pasalık.-gı pavkırmak peçesiz
paşazade pavurya peçete
pat pavyon peçiç
pata pavyoncu pedagog
patak,-ğı pavyonculuk,-ğu pedagoji
pataklamak pay pedal
patalya payanda pedavra
patates payda peder
patavatsız paydaş pederşahî
patavatsızlık,-ğı paydaşlık,-ğı pediatri
paten paydos pedikür
patent paye pedikür cü
patırdamak payen pedikürcülük. -ğü
patır kütür payet pedolog
pahr paür payidar pedoloji
patırtı payitaht pegmatit
patırtılı paylamak pehlivan
patik,-ği paylanmak Pehlivanköy
patika paylaşmak pehlivanlık,-ğı
patinaj paylaştırmak pehpeh
patis payplayn pehpehlemek
patiska payreks pejmürde
pat küt paytak.-ğı pejoraüf
patlak,-ğı paytak paytak pek
patlama pazar pekent.-di
patlamak Pazar peki
patlangaç,-cı pazarbaşı,-nı pekişmek
pallangıç.-cı pazarcı pekiştirme
patlatmak pazarcılık,-ğı pekiştirmek
patlayıcı Pazarcık,-ğı pekiştirmeli
patlıcan pazarlama pekitmek
patlıcani pazarlamacı pekleşmek
200 peklik-peşinen
peklik,-ği pepeme peritonit
pekmez pepsin periyodik,-ği
pekmezci pepton periyot,-du
pekmezcilik ,-ği perakende perki
peksimet,-di perakendeci perlit
pelerin perakendecilik, -ği perma
pelesenk ,-gi perçem permanganat
pelikan perçemli permeçe
pelin perçin permi
pelit.-di perçinleme peroksit,-di
pelte perçinlemek peron
peltek,-ği perçinleşmek peronospora
peltekleşmek perçinleştirmek persenk,-gi
pelteklik,-ği perdah personel
pelteleşmek perdahlamak perspektif
pelür perdahlı perşembe
pelüş perdahsız Perşembe
pembe perde pertavsız
pembeleşme perdeci Pertek,-ği
pembeleşmek perdecilik,-ği Peru
pembelik ,-ği perdelemek peruk,-ğu
pembemsi perdelenmek peruka
pena perdeli Perulu
penaltı perdesiz perva
pencere pereme pervane
pencüdü peremeci pervaneli
pencüse perende pervanesiz
pencüyek perese Pervari
pençe peresliş pervasız
pençelemek perestişkâr pervasızlık,-ğı
pençeleşmek performans pervaz
pençeletmek pergel pes
pençeli pergellemek pesek.-ği
pençgâh perhiz peseta
peneplen perhizli pesimist
penes perhizsiz pesimizm
penguen peri pespaye
peni pericik,-ği pespembe
penisilin perido pestenkerani
pens peridotit pestil
pense perikart,-dı pesüs
pentatlon peripatetizm peş
penye periskop peşin
pepe perişan peşinat
pepelemek perişanlık,-ğı peşinci
pepelik,-ği periton peşinen
peşkeş-pisi pisine 201
peşkeş pırıldak,-ğı piko
peşkir pırıldakçı pikrik
peşkirci pırıldamak pil
peşrev pırıl pırıl pilâki
peştahta pırıltı pilâv
peştamal pırlak,-ğı pilâvlık,-ğı
peştamal cı pırlamak piliç,-ci
peştamallık,-ğı pırlangıç,-cı pilli
Peştu pırlanta pilot
petek.-ğı pırnal pilota]
petrografi pırnallık,-ğı pilotluk,-ğu
petrol,-lü pırpı pim
petrolcü pır pır pimpirik,-ği
petroloji pırpırı pineklemek
petunya pırpıt pinel
pey pırtı pines
peyda pır tık,-ğı pingpong
peydahlama pırtlak pinpon
peydahlamak pırtlamak pinti
peydahlanmak pısırık,-ğı pintileşmek
peyderpey pısırıklaşma pintilik,- ği
peygamber pısırıklaşmak pipet
peyganberlik,-ği pısuıkhk,-ğı pipo
peyk pışpışlamak pir
peyke pıt piramidal,-U
peylemek pıtırdamak pir amit,-di
peylenmek pıtır pıtır pire
peynir pıtırtı pirelendirmek
peynirci pıt pıt pirelenmek
peynircilik.-ği pıtrak,-ğı pirina
peynirhane piç pirinç.-ci
peynirleşmek piçleşmek pirit
peyzaj piçlik,-ği piroksen
pezevenk,-gi piçuta pirometre
pezevenklik ,-ği pide pirosfer
pezo pideci piruhi
pıhtı pidecilik,-ği pirüpak
p ıh tılanmak pideli piryol
pıhtılaşmak pigment pirzola
pıhtılaştırmak pijama pirzolalık,-ğı
pıh pim pik pis
pınar pikaj pis bıyık
Pınarbaşı'nı pikap,-bı pis boğaz
Pınarhisar pike pisi
pırasa piket pisi pisi
pırazvana piknik,-ği pisi pisine
202 piskopos-Polonyah
piskopos piyon pluralızm
piskoposhane piyore Dlütokrasi

piskoposluk,-ğu pizolit Plüton
pislemek pizza plütonyum
pislenmek pizzicato plüviyometre
pisletmek plâçka podösüet
pislik.-ğı plaj podyum
pist plfijiyoklâz pof
piston plâk.-ğı pofurdamak
pistonlu plâka pofur pofur
pisuar plâkalı poğaça
pişdar plâkasız poğaçacı
pişeğen plâkçı pohpoh
pişek.-ği plâket pohpohlamak
pişi plân poker
pişik,-ği plâncı pokerci
pişim plânçete polargı
pişirim plflnet polarılmak
pişirimlik,-ği plankton polarma
pişirilmek plânlama polarmak
pişirmek plânlamak Polatlı
pişkin plânlı polemik,-ği
pişkinlik,-ği planör poliasit,-di
pişman plânsız poliçe
pişmaniye plantasyon polifoni
pişmaniyeci plân ya polıfonık.-ği
pişmanlık,-ğı plânyacı poligam
pişmek plase poligamı
pişti plasman poligon
piştov plaster poliklinik,-ği
piton plâstik,-ği polimeri
pitoresk plâstron polip
piyade plâterina polis
pıyale plâtform polisaj
piyan plâtika polislik,-ği
piyango platin politeist
piyangocu plato politeizm
piyanist plâtonik,-ği politik ,-ği
piyano plâzma ar m m politika
piyanocu plebisit politikacı
piyasa ar ¦ ¦ pleistosen politikacılık.-ğı
piyata plevra polka
piyaz pliyosen polo
piyazcı pli Polonez
piyazlamak plise % H S 1 Polonya
piyes pluralıst Polonyah
polonyum-programlamak
203
polonyum post pragmatizm
Pomak,-yı posta pranga
pomat.-dı postacı prangalı
pompa postacılık,-ğı praseodim
pompaj postahane pratik,-ği
pompalama postal pratikleşmek
pompalamak postalamak pratisyen
ponje postalanmak prefabrike
ponksiyon poster prelüt.-dü
ponpon postiş prematüre
ponton postnişin prens
ponza postrestant prenses
ponzalamak postulat prenseslik,-ği
pop poşet prensip,-bi
poplin poşu prenslik,-ği
popo pot preparat
popülarite pota pres
popüler potansiyel presbit
popülizm potas presbitlik,-ği
porfir potasyum prese
porfirit potin preselemek
pornografi potkal prestij
pornografik,-ği potlaç,-cı presto
porselen potlanmak prevantoryum
porselenci potpuri prezervatif
porsiyon potuk,-ğu prim
porsuk,-ğu potur primat
porsumak poyra primitif
portakal poyraz priz
portakalhk.-gı poyrazlamak prizma
portatif poz probabilizm
portbagaj Pozantı problem
porte pozisyon problematik,-ği
Portekiz pozitif prodüksiyon
Portekizce pozitiflik,-ği prodüktivite
Portekizli pozitivizm prodüktör
portföy Pöç prodüktörlük ,-ğü
portmanto pöf profesör
portmone pörsük.-ğü profesörlük ,-ğü
porto pörsümek profesyonel
portör pöstekı profesyonellik.-ği
portre pötikare profil
portreci prafa program
posa pragmacı programcı
pos bıyık,-ğı pragmacılık,-ğı programlama
Posof pragmatist programlamak
204
programlı-pütür pütür
programlı
programsız
proje
projeksiyon
projektör
projelendirmek
proletarya
proleter
prolog
prometeyum
propaganda
propagandacı
propagandacılık,-ğı
prosedür
prospektüs
prostat
prostelâ
protaktinyum
protein
Protestan
Protestanlık ,-ğı
protesto
protez
protezci
protokol,-lü
proton
protonema
pr oto plâzma
prototip
prova
provizyon
provokasyon
provokatör
prozodi
prömiyer
Prusya
Prusyalı
pruva
psikanaliz
psikasteni
psikiyatr
psikiyatri
psikolog
psikoloji
psikolojik.-ği
psikolojizm
psikometri
psikopat
psikopati
psikopatoloji
psikopatolojik,-ği
pisikoterapi
psikoz
psişik
puan
puanlama
puanlamak
puanlandırmak
puantaj
puantör
puding
pudra
pudralamak
pudralık,-ğı
pudriyer
pul
pufla
puflamak
puhu
pul
pulat.-dı pulcu
pulculuk,-ğu
pullamak
pullanmak
pullu
pulluk,-ğu
puluç, -cu
puluçluk.-ğu
punç,-cu
punt,-du
punto
pupa
puro pus
pusarık,-ğı
pusarmak
pusat
pusatçı
puset
puslanmak
puslu
pusmak
pusu pusula pusval puşt
puştluk, ğu put
putlaşmak
putlaştırmak
putperest
putperestlik, ğı
putrel
püf
püfkürmek
püflemek
püfür püfür
Pülümür
pülverizatör
pünez
pür
pürçek.-ği
pürce klenmek
pürçük,-ğü püre
pürhiddet pürtük.-ğü pürtüklenmek pürtüklü pürüz
pürüzlenmek
pürüzlü
pürüzsüz
püskül
püsküllü
püskürme
püskürmek
püskül teç.-cı
püskürtme
püskürtmek
püskürtü
püskürük ,-ğü
püsür
püsürlü
püsürsüz
pütür
Pütüıge
pütürlü
pütür pülttı



R
Rab.-bbi Rafızîlik,-ği ram
rabbani rafine ramak
Rabbena rafineri ramazan
rabnVpü rafit ramazanlık,-ğı
rabıta rafya rami
rabıtalı rağbet ramp
rabıtasız rağmen rampa
raca rahat rampacı
racon rahatlamak rampalamak
radansa rahatlatmak randa
radar rafıatbk.-ğı randevu
radarcı rahatsız randevucu
radde rahatsızlanmak randıman
radikal.-li rahatsızlık,-ğı rant
radikalizm rahibe rantabilite
radon rahibelik,-ği rantabl
radyasyon rahim, -hmi ranza
radyatör rahip.-bı rapor
radyo rahiplik,-ği raporlu
radyoaktif rahle raportör
radyoaktifi ık,-ğı rahman raportörlük,-ğü
radyoaktivite rahmani rap rap
radyocu rahmet rapsodi
radyoelektrik, -ği rahmetli raptetmek
radyofonik,-ği rahmetlik,-ği raptiye
radyofoto rahne raptiyelemek
radyografi rafit rasat,-dı
radyogram rahvan rasatçı
radyoizotop rakam rasathane
radyolog rakamlamak raspa
radyoloji raket raspalamak
radyometre rala rast gelmek
radyoskopi rakım rast getirmek
radyotelefon rakıs.-ksı rast gitmek
radyotelgraf rakip,-bi rasük.-ğı
radyoterapi rakkas rastlamak
radyum rakkase rastlayış
raf rakor rastlanmak
rafadan raksetmek rastlantı
Rafızî ralli rastlaşmak
rasyonalist-revanici
rasyonalist referandum renklemek
rasyonalizm referans renklendirmek
rasyonel refik renklenmek
raşitik,-ği refika renkli
raşitizm refleks renksiz
ratanya reflektör renksizlik,-ği
raunt.-du reform renyum
ravent,-di reformcu reorganizasyon
ray regaip,-bı reosta
rayba reglan repertuar
rayiç.-ci regülâtör replik,-ğı
rayiha rehabilitasyon resen
rayihalı rehavet resepsiyon
razakı rehber reseptör
razı rehberlik,-gi resif
razmol rehin resım.-smı
re rehine resimci
reaksiyon reis resimlemek
reaktör reisicumhur resimlendirmek
realist reislik,-gi resimli
realite rejim resimlik,-ği
realizm rejisör resital, h
reasürans rejisörlük,-ğu resmen
reaya rekabet resmetmek
rebiyülâhır rekâket resmi
rabıyülevvel rekât resmfleştirmek
recep.-bi reklâm resmilik,-ği
reçel reklâmcı resmiyet
reçelci reklâmcılık,-ğı ressam
rece İlik,-ği rekolte ressamlık,-ğı
reçete rekor restoran
reçine rekortmen restorasyon
redaktör rekortmenlik,-gi restore
redaktörlük ,-gü rektör resul.-lü
redaksiyon rektörlük,-ğü resulmal.-b
reddedilmek rekzetmek Reşadiye
reddetmek remel reşit
reddiye remil,-mlı ret.-ddi
redif rerrüz.-mzi retina
redingot rencide retorik,-gi
redüksiyon rençper reva
reel rençperlik ,-ği revaç,-cı
reeskont rende revak
refah rendelemek revakiye
Refahiye rengârenk.-gı revani
refakat.-ti renk,-gi revanici
reverans-ruhsatname 207
reverans rivayet rostoluk.-ğu
revir riya rot
revizyon riyakâr rota
revizyonist riyakârlık ,-ğı rotatif
revizyonizm riyasız rotasyon
revnak riyal,-li rotor
revolver riyala roza
revü riyaset rozbif
rey riyaziyat rozet
reyhan riyaziyeci rölanti
Reyhanlı riyolit rölativite
reyon Rize rölativizm
rezalet riziko röle
reze roba rölöve
rezeksiyon robot rölyef
rezelemek robotlaşmak römork
rozene robotluk,-ğıı römorkör
rezerv roda Rönesans
rezervasyon rodaj röntgen
rezil Rodezya röntgenci
rezilce Rodezyalı röntgencilik ,-ği
rezillik,-ği rodyum röportaj
rezistans roka röportajcı
rezonans roket röprodüksiyon
rıh roketatar rötar
rıhdan rokfor rötarlı
rıhtım rokoko rötuş
rık'a rol,-lü rövanş
rıza rom ruam
rızk Roma ruba
riayet Romalı rubai
riayetkar roman rubidyum
riayeısizlik.-ği romancı ruble
rica romancılık,-ğı ruf
ricacı romanesk Rufaî
rical.-li romans rugan
ricat romantik,-ği ruh
rikkat .-ti romantiklik ,-ğı ruhani
rimel romantizm ruhban
ring Romanya ruhen
ringa Romanyalı ruhi
rint,-di romatizma ruhiyat
riaale Romen ruhiyatçı
risk rop.-bu ruhsat
rttm ropdöşambr ruhsatiye
rlrmik,-ği rosto ruhsatname
208 ruhsuz-rüzgârsız
ruhsuz Rus rüsumat
ruj Rusça rüsup,-bu
rulet Ruslaşmak rüsva
rulman Ruslaştırmak rüşt
rulo Rusya rüştiye
Rum rutenyum rüşvet
rumba rutubet rüşvetçi
Rumca rutubetlenmek rüşvetçilik,-ği
Rumeli rutubetli rütbe
Rumen rübap,-bı rüya
Rumence rücu.-u rüyet
Rumi rükû.-u rüzgâr
Rumlaşmak rükün.-knü rüzgârlı
Rumlaştırmak rüküş rüzgârlık.-ğı
rumuz rükuşlük.-ğü rüzgârsız
rupi rüsum



S
Sabah saç sadrazam
mt. tf saçak,-ğı sadrazamlık,-ğı
saatçi saçaklarım ak saf,-fiı
Saatçilik,-ği saçalamak saf
Halil saçı safahat
saba saçılmak safari
sabah saçıntı safderun
aabahçı saçkıran safdil
M bahlama saçlı saffet
sabanlamak saçma safha
nahahleyin saçmacı safi
sabahlık.-ğı saçmak safiha
saban saçmalama safir
sabık saçmalamak safiyet
sabıka saçmalık,-ğı saflaşmak
sabıkalı saçma sapan saflık.-ğı
sabır,-bn saçula safra
sabırlı sadak,-ğı safralı
snbııaız sadaka safran
sahıtaızlnnmak sadakat.-ü" Safranbolu
sabırsızlık,-ğı sadakatli safsata
sabit sadakatsiz safsatacı
sabıio sadakatsizlik ,-ği sagu
sahillaşmek sadakor sağ
salx) sadaret sağalmak
sabotaj sade sağanak,-ğı
sabotajcı sadece sağcı
sabıcılmıık sadeleşme sağcılık ,-ğı
sabun sadeleşmek sağdıç,-cı
sabuncu sadeleştirmek sağduyu
sabunculuk, ğu sadelik.-ğı sağı
11 1 m hant» sadet,-di sağılmak
sabunlyo sadık.-ğı sağım
sabunlamak sadıkane sağımlı
sabunlanmaak sadır ,-drı sağımlık,-ğı
sabunlaşmak sadık.-ğı sağır
sabunlaştırmak sadist sağırlaşmak
sabunluk. ğu sadistlik,-ği sağırlık,-ğı
sal )uı a sadizm sağlam
sadme sağlama
sağlamak - sala vat
sağlamak sahurluk.-ğu sakim
sağlamcı saik sakin
sağlamlaşmak saika sakınloşıuo
sağ laml aştırmak Saimbeyli sakrnleşmok
sağlamlık ,-ğı sair sakinle ştırnıek
sağlanmak sairfilmenam sakinlik.
sağlık ,-ğı sak saklama
sağlıklı saka saklamak
sağlıksız sakağı saklambaç,-cı
sağma sakak,-ğı saklanma
sağmak saka kuşu saklanmak
sağmal sakal saklantı
sağrı sakallanmak saklı
sağu sakallı saksağan
sağucu sakandırık,-ğı saksı
8ah,-hhı sakar saksılık.-ğı
saha sakarin saksofon
sahabe sakarlaşmak saksofoncu
sahabet sakarlık,-ğı Saksonya
sahabetçi sakaroz sal
sahaf Sakarya salâ
sahafl ık,-ğı sakat salâbet
sahan sakatat salacak,-ğı
sahanlık.-ğı sakatatçı Salacak,-ğı
sahavet sakatatçılık,-ğı salâh
sahi sakatlama salâhiyet
sahibe sakatlamak salahiyetli
sahici sakatlanmak sal âhıy etsiz
sahiden saka t lık.-ğı salâhiyettar
sahih sakın salak.-ğı
sahil sakınca salakça
sahip.-bi sakıncalı salaklaşmak
sahipsiz sakıncasız salaklık.-ğı
sahne sakıngan salam
sahnelemek sakınganlık,-ğı salamandra
sahnelenmek sakınmak salamanje
sahra sakırdamak salamura
sahre sakırga salamuralık,-ğı
sahte sakır sakır salangan
sahteci sakıt salapurya
sahtecilik.-ği Sakıt salaş
sahtekâr sakız salaşpııı
sahtekârlık,-ğı Sakız salAt
sahtelik,-ğı sakızlı salata
sahtiyan saki salatalık, ğı
sahur sakil aalaval
salcı - sansür lemek
sala sallanma sanatçılık.-ğı
salcıhk.-ğı sallanmak sanatkar
salça sallanü sanatkârane
salçalamak sallapati sanatkârlık,-ğı
salçah sallı sanatlı
salçalüc,-ğı salma sanatoryum
saldırgan salmak sanayi.-ı
saldırganlık, -ğı salmalık,-gı sanayici
saldırı salmastra sanayileşmek
saldırıcı salname sanayileştirmek
saldırısız salon sancak,-ğı
saldırma saloz sancaktar
saldırmak salozlaşmak sancı
saldır mazlık,-ğı salozluk,-ğu sancılanmak
salep,-bi salpa sancımak
salepçi salpak,-ğı sançmak
salepçilik,-gi salt sandal
salgı salta sandalcı
salgılamak saltanat sandalcılık,-ğı
salgm saltçılık.-ğı sandalye
salgıncı sal tık ,-ğı saldalyeci
salgınlaşmak salvo sandık,-gı
salhane salya sandıkçı
salı salyangoz sandıklamak
sahk,-ğı sam sandıklanmak
salıncak,-ğı saman sandıklı
salıncakçı Samandağ Sandıklı
salıncaklı samanl sanduka
salınım samanlık,-ğı sandviç
salınmak samaryum sanem
salıntı samba sanı
salıvermek Sami sanık,-ğı
Salihli samimi sanidin
salim samimilik,-ğı saniye
salimen samimiyet sanki
salıp,-bi samimiyetsiz sarılı
salise samirmyetsizlik,-gi sanmak
salisen samsa sanrı
salisilat Samsat sanrılamak
şahsilik samsun sansar
salkım Samsun sansasyon
.salkımak samur sansasyonel
salkım saçak san Sanskrit
sallama sanal sansür
sallamak sanat sansürcü
sallandırmak sanatçı sarısürlemek
santiar - sarsılmak
santiar santigram santigrat.-dı santilitre santim
santimantal,-1İ
santimantalite
santimetre
santra
santral,-li
santralci
santrfor
santrhaf
santrifüj
santrifüj ör
santrozom
santur
santuri
sap
sapa
sapak,-ğı
sapaklık,-ğı
sapan
Sapanca
saparna
saparta
sapasağlam
sapçık,-ğı
sapık.-gı
sapıklaşmak
sapıkhk.-ğı
sapınç,-cı
sapır sapır
sapıtmak
sapkı
sapkın
sapkınlık,-ğı
saplama
saplamak
saplanmak
saplantı
saplı
sapma
sapmak
saprofit
sapsağlam
sapsarı
sapsız
saptamak
saptanmak
saptırılmak
saptırma
saptırmak
sara
saraç,-cı
saraçhane
Saraçhane
sar açlık,-ğı
sarahat,-ti
sarahaten
saraka
sarakacı
saralı
sararmak
sarartmak
Saray
Sarayköy
saraylı
Sar ay önü,-nü
sardalye
sardoğan
sardun
sardunya
Sardunya
sarf
sarfınazar
sarfiyat
sargı
sargılamak sarhoş
sarhoşlaşmak
sarhoşluk, -ğu
sarı
sarıca
Sarıcakaya
Sarıgöl
sarığıburma
sarık,-ğı
Sarıkamış
Sankaya
sarıkçı
sarıklı
sarılgan sarılı sarılık ,-ğı sarılmak sarım
sarımsak,-ğı
sarımsı sarımtırak
sarınmak
Sarıoğlan
sarışın
sarışınlık,-ğı
Sarıyer
Sarız
sari
sâri
sarih
sarkaç,-cı
sarkık,-ğı
sarkık hk.-ğı
sarkıl
sarkıntı
sarkmtıhk.-ğı
sarkıt
sarkıtmak
sarkmak
sarkom
sarma sarmak
sarmal
sarmalamak
sarman sarmaş dolaş
sarmaşık,-ğı
sarmaşmak
sarnıç,-cı
sarp
sarpa
sarpın
sarplaşmak
sarraf
sarrafiye
sarraflık, ğı
•arsak,-ğı
aarsnklık, ğı
mimik. Oı
snııılıımk
sarsım - secde
sarsım savat sayım
sarsıntı savatlamak sayın
sarsmak savcı sayısal
Saruhanlı savcılık,-ğı sayısız
sası savdırmak sayışmak
sasımak savla Sayıştay
Sason savlet saykal
sataşkan savma saykallamak
sataşmak savmak saylamak
saten savruk,-ğu saylav
sathi savrukluk,-ğu sayma
sathileşmek savrulmak saymaca
sathilik,-gi savsak,-ğı saymak
satıcı savsaklamak sayman
sancılık.-gı savulmak saymanlık.-ğı
satıh.-thı savunma sayn
satılık ,-ğı savunmak sayrılık,-ğı
satılmak savunucu sayvan
satım Savur saz
satım lık ,-ğı savurgan Sazak,-ğı
satın almak savurganlık,-ğı sazan
satır savurmak sazcı
satış savuşmak sazende
satir savuşturmak sazlık,-ğı
satirık.-ği saya seans
satlıcan sayacı sebat
satmak sayaç.-cı sebatkâr
satranç,-cı saydam sebatlı
satsuma saydamlaşmak sebatsız
satnrmak saydamlık,-ği sebatsızlık.-ğı
Satürn saye sebayüdü
satvet sayeban sebebiyet
sauna sayfa Seben
sav sayfiye sebep,-bi
sava saygı sebeplenmek
savacı saygılı sebepli
savak,-ğı saygın sebepsiz
savan saygınlık.-ğı sebü
savana saygısız sebilhane
savaş saygısızlık ,-ğı sebze
savaşçı sayha sebzeci
savaşçılık,-ğı sayı sebzecilik ,-ği
savaşkan sayıca sebzelik,-ğı
savaşma sayıcı sebzevat
savaşmak sayıklamak seccade
Savaştepe sayılmak secde
seci - semavi
seci sefillik,-ği sektirmek
seciye sefine sektör
seciyeli sefir sel
seciyesiz sefire selâm
seçenek,-ği sefirlik.-qi selâmet
seci segah selametlemek
seçici seğirdim selâmlama
seçicilik,-ğı seğirme selâmlamak
seçik,-ği seğirmek selamlaşma
seçilme seğirtmek selâmlaşmak
seçilmek seğmen selâmlık,-ğı
seçim seher selâmsız
seçiş senim,-hmi selarnürudeyküm
seçkin sehiv ,-hvi selâset
seçkinlik,-ği sehpa selâtin
seçme sehven Selçuk,-ğu
seçmece sek Selçuk!
seçmeci sekant Selçuklu
seçmecilik,-ği sekban sele
seçmek sekene selef
seçmeli seki selek,-ği
seçmen sekili seleksiyon
seçmenlik,-ği sekiz selektör
seçtirmek sekizer selen
seda sekizgen Selendi
sedalı sekizinci selenyum
sedasız sekizlik,-ğı selika
sedef seklem Selim
sedefçi sekmek selinti
sedefçilik .-ğı sekmen selis
sedefli sekoya selofan
sedimantasyon sekretarya seloteyp,-bı
sedir sekreter selüloit,-di
sedye sekreterlik.-ği selüloz
sefa seks selva
sefahat ,-ti seksapel selviçe
sefalet seksek,-ği sema
sefaret seksen senı.ı. ı
sefarethane sekseninci semafor
sefer seksenlik.-ği semahane
seferber seksiyon aemahat.-ti
seferberlik.-ği seksolog m 111.ıı
seferi seksoloji soman
Seferihisar seksüel »anmnttkvği
sefih sekte suinnvm
sefil sekter snmavl
sembol - serkeş 215
sembol,-lü Senegal serap,-bı
sembolik.-ği Senegallî serapa
sembolisl senek,-ği serasker
sembolizm senet,-di serasker lik,-ği
sembolleşmek senetleşmek serazat
seme senetli serbest
semen senetsiz serbestçe
semender senevi serbesti
semer senfoni serbestlemek
semerci senfonik.-ği serbestlik ,-ği
semercilik,-gi Senirkent serçe
semere senit,-di sergin
semerli senkretizm serdar
semerlemek senkron serdengeçti
seminer senkroni serdümen
semirgin senkronik,-ği sere
semirme senkronizasyon seremoni
semirmek sensen seren
semirtmek sentaks serenat, di
semiz sentaktik serencam
semizce sentetik,-ği Serendi
semizleşmek sentez sere serpe
semizlik,-ği sepek,-ği seretan
sempati sepet serf
sempatik,-ği sepetçi sergen
sempatizan sepetçilik,-ği sergerde
sempozyum sepetleme sergerdelik,-ği
semptom sepetlemek sergi
semt sepetlik sergici
sen sepi sergilemek
sena sepici sergilenmek
senarist sepicilik ,-ği sergüzeşt
senaryo sepilemek sergüzeştçi
senaryocu sepken serhat ,-ddi
senato septik ,-ği seri
senatör septisemi seri,-i
senatörlük ,-ğü septisizm serian
sendelemek sepya serigrafi
sendik, ğı ser Serik,-ği
sendika sera serili
sendikacı seracı serilmek
sendikacılık,-ğı seracılık,-ğı serin
sendikalı serak,-ğı serinlemek
sendikalist seramik,-ği serinletmek
aendikalizm seramikçi serinlik,-ği
sene seramikçilik,-ği serkeş
serkeşlik-sıcak
serkeşlik,-ği serzeniş sevdirmek
serlevha ses sevilmek
sermaye seslenme seyahat,-ti
sermayeci seslenmek seyahatname
sermayedar sesli Seydişehir
sermek sessiz seyek
sermest sessizleşmek seyelân
sermuharrir sessizlik,-ği Seyhan
sermürerap.-bi set seyüvyri
serpantin seter seyirci
serpelemek setir ,-tri seyis
serpici setliç seyishane
serpilmek setre seyislik,-ği
serpinti setretmek seyit
serpiştirmek sevap ,-bı Seyitgazi
serpme sevda seylâp,-bı
serpmek sevdalanmak seyran
serpuş sevdalı seyrek,-ği
sersefil sevdirmek seyrekleşmek
sersem sevecen seyrekleştirmek
sersemlemek sevecenlik,-ği seyrelmek
sersemleşmek sevgi seyretmek
sersemletmek sevgili seyrüsefer
sersemlik,-ği sevi seyyah
serseri sevici seyyal,-li
serserice sevimli seyyanen
serserileşmek sevimlilik,-ği seyyar
serserilik,-ği sevimsiz seyyare
sert sevimsizleşmek seyyiat
ser tabip ,-bi sevimsizlik.-ğı seyyibe
sertifika sevinç,-ci seza
sertifikalı sevinçli sezaryen
sertlenmek sevindirmek sezdirmek
sertleşme sevinme sezgi
sertleşmek sevinmek sezgicilik ,-ği
sertleştirmek Sevir sezgili
serüik,-ği sevişme sezi
serum sevişmek sezilmek
serüven seviye sezinlemek
serüvenci seviyeli seziş
serüvencilik,-ği seviyesiz sezmek
servet seviyesizlik,-ği sezon
servi sevk sezyum
servüik,-ği sevkıyat sfenks
servis sevkulceyş sıcacık,-ğı
seryum sevmek sıcak,-ğı
sıcaklık - sırsız
sıcaklık,-ğı sıkılmaz sınırdaşlık,-ğı
sıçan sıkım sınırlama
sıçırgan sıkınmak sınırlamak
sıçmak sıkıntı sınırlandırmak
sıçrama sıkıntılı sımrlanma
sıçramak sıkıntısız sınırlanmak
sıçratmak sıkışık,-ğı sınırlı
sıçrayış sıkışıklık,-ğı sınırsız
sıdk.-dkı sıkışmak sınmak
sıfat sıkıştırıcı sıpa
sıfır sıkıştırmak sır
sıfırcı sıkıt sır.-rrı
sıfırlamak sıkıyönetim sıra
sığ sıkkın sıraca
sığa sıklaşmak sıracalı
sığdırmak sıklaştırmak sıralama
sığın sıklet sıralamak
sığınak,-ğı sıklık,-ğı sıralanmak
sığınma sıkma sıralı
sığınmak sıkmak sıram sıram
sığıntı sık sık sırasız
sığır sıla sırat
sığırcı sımak Sırbistan
sığırcık.-ğı sımsıkı sırça
sığırcılık.-ğı sınaî sırdaş
sığır tmaç.-cı sınama sırdaşlık.-ğı
sığıştırmak sınamak sırf '
sığlık,-ğı sınanmak sınk.-ğı
sığmak sınav sırıklamak
sıhhat, ti sıncan sırılsıklam
sıhhatli sındı sırım
sıhhi Sındırgı sırıtık
sıhhiye sındırmak sırıtkan
sıhhiyeci sıngın sırıtmak
sıhriyet sınıf sırlı
sık sınıflama sırma
sık boğaz sınıflamak sırmalı
sıkça sınıflandırılmak sırmakeş
sıkı sınıflandırmak sırmakeşhane
sıkıcı sınıflaşmak sırnaşık,-ğı
sıkı fıkı sınıflı sırnaşıklık,-ğı
sıkılgan sınıfsız sırnaşmak
sıkılganlık ,-ğı sınık,-ğı Sırp,-bı
sıkılık,-ği sınıkçı Sırpça
sıkılma sınır sırsıklam
sıkılmak sınırdaş sırsız
sırt-sim
sırt sızırmak silâhlandırmak
sırtar sızlama silâhlanma
sırtarmak sızlamak silâhlanmak
sırtlamak sızlanmak silâhlı
sırtlan sızlatmak sılâhl ık.-ğı
sıska sızma silâhsız
sıskalaşmak sızmak silâhsızlandırmak
sıskalık, qı si silâhsızlanma
sıtma sibak silâhşor
sı ortalanma sibernetik ,-ği silâhtar
sıtmalanmak sicil sildirmek
sıtmalı sicilli silecek.-ği
sıtmalık.-gı Sicilya silgi
sıva Sicilyalı sili
sıvacı sicim silici
sıvalamak sideroz Silifke
sıvalı sidik, ğı silik.-ğı
sıvama sidikli silikat
sıvamak sifilis siliklik,-ği
sıvanmak sifon silikon
sıvaşmak siftah silindir
sıvaştırmak siftahlamak silinmek
sıvazlamak siftinmek silinti
sıvı sigara silis
smk,-ğı sigaracı silisyum
sıvıklaştırmak sigar alık.-ğı Silivri
sıvındırmak sigorta silkelemek
sıvınmak sigortacı silki
sıvırya sigortacılık ,-ğı silkinme
sıvışık.-gı sigortalamak silkinmek
sıvışmak sigortalı silkinti
sıyanet sigortasız silkme
sıyırga siğil silkmek
sıyırmak sihir, -hri silktirmek
sıyırtmak sihirbaz sille
sıyrık.-ğı sihir b azlık.-ğı silme
sıyrılmak sihirli silmece
sıyrıntı Sürt,-di silmek
sızdırmak sikatif silo
sun sikke sılolamak
sızıcı siklamen Silopı
sızıldanmak siklon silsile
sızıltı silâh silsilename
sızım sızım silâhçı siluet
sızıntı silâhendaz Silvan
sıkıntılı sılâhhane sim
sıma - siyahımsı 219
sima sinirce sirküler
Simav sinirlemek siroko
simetri sinirlendirmek siror
simetrik,-ği sinirlenme sirrus
simetrili sinirlenmek sirtaki
simetrisiz sinirli sirto
simge sınırlılık.-ğı sis
simit,-di sinirsel sislenmek
simitçi sinirsiz sisli
simitçilik.-ğı sinlik.-ği sismik
simsar sinmek sismograf
simsariye Sinolog sismolog
simsar lık,-ğı Sinoloji sismoloji
simsiyah sinonim sistem
simya Sinop,-bu sistem.ılık,-ğ:
simyacı sinsi sistemleşmek
sin sinsice sistemli
sinagog sinsileşmek sistemsiz
sinameki sinsilik,-ği sistire
sinara sinsin sistirelemek
sinarit sintine sistit
sincabi sinüs sitayiş
Sincan sinüzit site
Sincanlı sinüzoit.-di sitem
sincap, -bı sinyal,-li sitemli
sindirilmek sinyalizasyon sitil (bakraç)
sindirim sinyor sitoloji
sindirme sipahi sıtoplAzma
sindirmek sipahilik,-ği sittinsene
sine sipariş Sivas
sinek,-ği siper Sivaslı
sınekçıl siperisaika Siverek,-ği
sineklenmek siperlenmek sivil
sineklik ,-ği siperlik,-ği sivilce
sinema sipsi sivilceli
sinemacı sipsivri sivri
sinemacılık,-ğı sirayet Sivrice
sinemaskop siren Sivrihisar
sinematograf sirk sivrileşmek
sinerama sirkat.-ti sivrilik.-ği
sinerji sirke sivrilme
sinestezi sirkeci sivrilmek
singin sirkeleşmek sivriltmek
sini sirkelik,-ği siya
sinik,-ği sirkengebin siyah
sinir sirkülasyon siyahımsı
siyahımtırak - son
siyahımtırak. -gı sof sol
siyahi sofa sol,-lü
siyahlanmak soS solak,-ğı
siyahlaşmak sofist solaklık ,-ğı
siyahlık,-ğı sofiyane solcu
siyak sofizm solculuk.-ğu
siyanür sofra soldurmak
siyasal sofracı solfej
siyaset sofrahk,-ğı solgun
siyasetçi softa solgunluk,-ğu
siyasî softalık,-ğı Solhan
siyasiyat softalaşmak solidarizm
siyatik,-ği sofu solipsizm
siyek,-ği sofuluk,-ğu solist
siyenit soğan sollama
siyer soğancı sollamak
siymek soğancık,-ğı solmak
Siyonist soğansı solo
Siyonizm soğmlmak solucan
siz- soğuk,-ğu soluğan
skandal soğuklama soluk.-ğu
skandiyum soğuklamak soluklamak
skeç,-ci soğuklaşmak soluklanmak
ski soğukluk,-ğu soluklaşmak
skolâstik,-ği soğulmak solumak
Slâv soğumak solungaç,-o
Slavca soğurmak solunum
Slâvlaştırmak soğuşmak solüsyon
slâyt.-dı soğutkan som
slogan soğutmak soma
Slovak.-ğı soğutucu Soma
Slovakça sohbet somaki
Slovakya sokak,-ğı Somali
Sloven sokmak Somalili
Slovence sokman somata
Slovenya sokra somun
smokin sokturmak somurdanmak
snop,-bu soku somurmak
soba sokulgan somurtkan
sobacı sokulganlık,-ğı somurtkanlık. (iı
sobacılık, ğı sokulmak somurtmak
sobalık.-ğı sokum somut
sobe sokur somutlaşmak
sobelemek sokuşmak somutlaştırmak
soda sokuşturma somya
sodyum sokuşturmak son
sonar-söylemek
sonar sorun sobe
sonat soruşmak söğüş
sonbahar soruşturma söğüt,-dü
sonda soruşturmacı Söğüt,-dü
sondaj soruşturmak söğütlük.-ğü
sondajcı sorutkan Söke
sondalama sorutmak sökme
sondalamak sos sökmek
sone sosis söktürme
sonlu sosyal,-li söktürmek
sonra sosyalist sökük.-ğü
sonradan sosyalizasyon sökülmek
sonraki sosyalizm sökün
sonraları sosyalleştirme söküntü
sonrasız sosyalleştirmek sölpük.-ğü
sonrasızlık,-ğı sosyete solpümek
sonsuz sosyetik,-ği sömestr
sonsuzluk,-ğu sosyolog sömikok
sonuç,-cu sosyoloji sömürge
sonuçlandırılmak sote sömürgeci
sonuçlandırma soy sömürgecilik.-ği
sonuçlandırmak soya sömürgeleşme
sonuçlanma soy adı sömürgeleşmek
sonuçlanmak soydaş sömürgeleştirme
sop soydaşlık,-ğı sömürgeleştirmek
sopa soygun sömürmek
aopalamak soygunculuk, -ğu sömürü
sopalanmak soyka sömürücü
sopıano soylu sömürücülük,-ğü
sordurmak soyluluk,-ğu sömürülmek
sorgu soymak söndürme
sorguç.-cu soymuk,-ğu söndürmek
sorgulama soy sop söndürücü
sorgulamak soysuz sönmek
sorgun soysuzlaşma sönük,-ğü
Sorgun soysuzlaşmak sönüklük,-ğü
sormak soysuzlaştırmak sönüm
sorti soysuzluk,-ğu sönümlemek
soru soytarı sönümlü
sorulmak soy tar ılık,-ğı sÖnümsüz
sorum soyunma söve
sorumak soyunmak sövgü
sorumlu soyuntu sövme
sorumluluk,-ğu soyut sövmek
sorumsuz soyutlama sövüşmek
sorumsuzluk,-ğu soyutlamak söylemek
söyleniş - suflör
söyleniş stajyer 1 stratej
söylenmek stajyerlik.-gi strateji
söylenti stalagmit stratejik.-ği
söyleşmek stalaktit stratigrafi
söyletmek standart,-dr stratosfer
söylev standartlaştırmak stratus
söyleyiş star streptokok
söz start streptomisin
sözcü stat,-dı stres
sözcük,-ğü statik,-ği striknin
sözcülük, -gü statolit striptiz
sözde stator striptizci
sözel statosist stronsiyum
sözleşme statü slruktür
sözleşmek statüko strüktüralist
sözleşmeli stearik ,-ği strüktüralızm
sözlü stearin st nıktuıel
sözlük.-ğü steno stüdyo
sözlükçü stenograf su,-yu
sözlükçülük.-ğü stenografi sual.-li
spaghetti stenotip suare
spazm step subaşı.-m
spektroskop stepne subay
spekülâsyon ster subaylık.-ğı
spekülatif stereo subra
spekülatör stereofoni subret
sperma stereofonik,-ği subye
spesink,-ği stereoskop sucu
spesiyal.-]! stereotipi sucuk.-ğu
spesiyalite steril sucukçu
spiker sterilizasyon suculuk,-ğu
spikerlik ,-ği sterilize suç
spiral.-li sterlin suçlama
spiril sterol,-lu suçlamak
spiritüalizm stetoskop suçlandırılmak
spor stil suçlandırmak
sporcu stilistik.-qı suçlanmak
sporlanmak stilo suçlu
sporüf stoacılık,-ğı suçluluk.-ğu
sportmen stok suçsuz
spot stokçu suçsuzluk,-ğu
sprey stokçuluk,-ğu sudak,-ğı
stabilize stoklam ak Sudan
stadya stop Sudanlı
stadyum stopaj sufle
staj stor suflör
suflörlük-sülün
suflörlük.-gu sunîlik,-ğı sutyenci
suhulet sunmak suvarmak
suıısamal.-lı suntıraş suvat
suikast sun turlu suyuk,-ğu
suikastçı sunu suzidil
suiniyet sunucu suzidilara
suizan.-ruu sunuculuk,-ğu suzinak
sukut sunulmak sübek,-ği
sulak.-ğı sunuş sübjektif
Sulakyurt,-du supap,-bı sübjektiflik,-ği
sulama supara sübjektivite
sulamak suphanallah sübjeküvizm
sulandırma supya süblime
sulandırmak sur süblimleşmek
sulanma surat süblimleştirmek
sulanmak suratlı sübut
sulatmak suratsız sübvansiyon
sulfata suratsızlık,-ğı sübyan
sulh sure subye
sulhçu suret sücut,-du
sulhperver sureta südremek
sulp.-bü Suriye süet
sulta Suriyeli süfli
sultan Suruç süflileşmek
Sultandağı.-nı susak,-ğı süflilik,-ğı
Sultanhisar susam Süheyl
sultanî susamak sühunet
sultanlık,-ğı susatmak süit
sulu susku süje
suluk.-ğu suskun süklüm püklüm
sululaşmak suskunluk,-ğu sükse
sululuk,ğu susmak sükûn
Suluova susmalık.-ğı sükûnet
sumak.-ğı susta sükût
sumen sustalı sükût!
Sumerce susturma sülâle
Sumerolog susturmak sülf
Sümeroloji susturucu sülfamit.-di
suna Sus ur hık,-ğu sülfat
sunak,-ğı susuz sülfür
sundurma Susuz sülüğen
sundurmak susuzluk,-ğu sülük,-ğü
sungu Suşehri,-ni sülükçü
sungur sut,-du sülüklü
Sungurlu sutaşı,-;.: sülümen
sun! sutyen sülün
sülüs - İÜSİÜ
sülüs sürat,-tı sürtünmek
sümbül süratlenmek sürtünüş
sümbüle suratlı sürtüşme
sümbül! sürç sürtüşmek
sümek,-gi sürçme sürtüştürmek
sümkürmek sürçmek sürür
sümmettedarik sürçtürmek sürü
sümsük ,-ğü sürdürmek sürücü
sümsükleşmek süre sürücülük.-ğü
sümsüklük,-ğü süreç,-ci sürüklemek
sümter süregelmek sürüklenmek
sümük.-ğü süreğen sürükletmek
sümüksü süreğenleşmek sürükleyiş
sündüs sürek,-ği sürülme
süne sürekli sürülmek
sünepe süreklilik.-ğı sürülüş
sünepelik,-ği süreksiz sürüm
sünger süreksizlik ,-ği sürüm sürüm
süngerci süreli sürümek
süngercilik,-ği süresiz sürümlü
süngerleşmek Süreyya sürümsüz
süngersi sürfe sürünceme
süngü sürgü süründürme
süngülenmek sürgülemek süründürmek
süngüleşmek sürgülenmek süründürülmek
sünmek sürgülü sürüngen
sünnet sürgün sürünme
sünnetçi sürme sürünmek
sünnetçilik,-ği sürmedan sürünüş
sünnetlemek sürmek sürüştürme
sünnetli sürmelemek sürüştürmek
sünnetsiz sürmelenmek sürütme
Sünnî sürmeli sürütmek
SünnElik,-ği sürmelik,-ği Süryanî
süpermarket sürmenaj Süryani'ce
süprüntü Sürmene SÜS
süprüntücü sürpriz süsen
süprüntülük,-ğü sürre süsleme
süpürge sürrealist süslemeci
süpürgeci sürrealizm süslemecilik. -ği
süpürgecilik.-ği sürşarj süslemek
süpürgelik.-ği sürtme süslenme
süpürmek sürtmek süslenmek
süpürtmek sürtük,-ğü süsle tmek
süpürülmek sürtüklük ,-ğü süslü
sürahi sürtünme süslü püslü
süsme - aüzüntü
süsme sütliman s üzeni
susmek sütlü süzgeç,-cı
süspansiyon sütlüce süzgü
süssüz sütlük.-ğü süzgün
süt sütsüz süzgünleşme
sütçü sütsüzlük,-ğu süzgünleşmek
Sütçüler sütun süzgünlük,-ğü
sütçülük.-ğü süvari süzme
süthane suvar ilik ,-ği süzmek
sütlaç,-cı süveter süzük,-ğü
sutleğen suyum süzülme
sutlendırme süzdürme süzülmek
süUendirrnek süzdürmek süzülüş
sütlenmek süzek ,-ği süzüntü



Ş
şaban şahsiyetsiz şalak,-ğı
Şaban özü,-nü şahtere şalgam
şablon şaibe şali
şadırvan şaibeli şalter
şafak,-gı şair şalupa
Şafii şairane şalvar
ŞafuTik.-ği şairlik,-ğı şama
şaft şak şamalı
şaful şak.-kkı şamama
şah şaka şaman
şahadet şakacı şamandıra
şahadetname şakacıktan şamanizm
şahane şakacılık ,-ğı şamardık,-ğı
şahap,-bı şakadan şamar
şahbaz şakak,-ğı şamarlamak
şaheser şakalaşma şamata
şahım,-hmı şakalaşmak şamatacı
şahıs.-hsı şakayık,-ğı şamdan
şâhıs şakımak şamdancı
şahika şakırdamak şamil
şahin şakırdatmak şampanya
şahit,-dı şakır şakır şampiyon
şahitlik,-ğı şakır şukur şampiyonluk .-ğu
şahlandırma şakırtı şampuan
şahlandırmak şala şan
şahlanış şakkadak şangırdamak
şahlanma şaklaban şangır şungur
şahlanmak şaklabanlık,-ğı şangırtı
şahlık ,-ğı şaklamak şanjan
şahmerdan şaklatmak şanjman
şahne şakrak,-ğı şanlı
şahniş şakramak Şanlıurfa
şahnişin şakşak,-ğı şano
şahnişli şak şak şans
şahrem şahrem şakşakçı şansız
şahsen şakşakçılık,-ğı şanslı
şahsi şakul,-lü şanson
şahsiyat şakuli şansölye
şahsiyet şakulle mek şanssız
şahsiyetli şal şanssızlık,-ğı
şantaj - şehirli
şantaj
şantajcı
şantiye
şantör
şantöz
şap
şaphane
şapırdamak
şapırdatmak
şapır şapır
şapır şupur
şapırtı
şapka
şapkacı
şapkalı
şapkalık,-ğı
şaplak ,-ğı
şaplamak
şaplatmak
şaph
şappadak
şapşal
şapşallık,-ğı
şap şap
şarabi
şarampol.-İıı
şarap ,-bı
şarapçı
şarapçılık,-ğı
şaraphane
şarapnel
şarbon
şarıldamak
şarıl şarıl
şarıltı
şarj
şarjör
şark
şarkadak
şarkı
şarkıcı
şarkıcılık,-ğı
Şarkışla
şarkî
Şarki Karaağaç,-cı şarkiyat
şarkiyatçı şarklı
şarklılık,-ğı
Şarköy
şarküteri
şarlamak
şarlatan
şarlatanlık.-ğı
şarpi şar şar şart
şartlamak
şartlandırmak
şartlanma
şartlanmak
şartlaşma
şartlaşmak
şartlı
şartname
şartsız
şaryo
şase
şasi
şaşaa
şaşaalı
şaşakalmak
şaşalamak
şaşı
şaşılaşmak
şaşılık,-ğı
şaşırma
şaşırmak
şaşırtma
şaşırtmaca
şaşırtmak
şaşkaloz
şaşkın
şaşkınlaşmak
şaşkınlık.-ğı
şaşma
şaşmak
şataf
şatafat
şatafatlı
şato
şavk
şavkımak
Şavşat'ı
şayak.-ğı
şayan
şayet
şayi,-i
şayia
şayka
şaz
şeamet şebboy şebek.-ği şebeke
Şebin Karahisar
şebnem
şecaat.-ti
şecere
şecereli
şeci,-i
şeddadi
şedde
şeddeli
şedit,-di
şef
şefaat.-ti şefaatçi Şefaatli şeffaf
şeffaflaşmak
şeffafhk.-ğı
şefik
şefkat,-ti
şefkatli
şefkatsiz
şeflik,-ği
şeftali
şehbender
şehbenderlik,-ği
şehevî
şehir,-hri
şehir ci
şehircilik,-ği
şehirlerarası,-m
şehirleşme
şehirleşmek
şehirli
şehit - şua
şehit, dı şen şeşper
şehitlüVği şenaat,-ti şeşüse
şehla şendere şeşyek
şehname şenelmek şet.-ddı
şehnaz şeneltmek şetaret
şehriye Şenkaya şev
şehvani şenlendirmek şevk
şehvet şenlenme şevket
şehvetli şenlenmek şevketli
şehvetperest şerdikp-ği şevval.-li
şehzade şenlikli şey
şehzadelik,-gı şenliksiz şeyh
şekavet şer.-rri şeyhlik.-ği
şek.kkı şerait şeyhülislâm
şeker şerare şeyhülislârrüık ,-ğı
şekerci şerbet şeytan
şekercilik,-ği şerbetçi şeytanet
şekerleme şerbetlemek şeytani
şekerlemek şerbetli şeytanlık,-ğı
şekerlenmek şerbeüik.-ği şezlong
şekerleşmek şerbetsiz şık
şekerli şerç,-ci şık,-kkı
şekerlık. ğı şeref şıkırdamak
şekerpare şerefe şıkırdatmak
şekersiz şerefiye şıkır şıkır
şekil, kh şereflendirmek şıkırn
şekilci şereflenmek şıklaşmak
şekilcilik,-ği şerefli şıklık,-ğı
şekillenmek Şerefli Koçhisar sılhk,-ğı
şekilsiz şerefsiz şımarık,-ğı
şeklen şerefsizi ık.-ğ: şımarıklık,-ğı
şekli şerefyap,-bı şımarma
şekva şergil şımarmak
şelâle şerh şımartmak
şelf şerha şıngırdamak
şema şer'! şıngır şıngır
şemail şeriat şıngırtı
şematik şeriatçı şıp
Şemdinli şerUtçüık.-gı şıpıdık.-ı
şempanze şerik şıpını
şems şerir şıpır şıpır
şemse şerit,-di şıpka
şemsi şeş şıppadak
şemsiye şeşbeş şıpsevdi
şemsiyeci şeşcihar şıpşıp
şemsiyelik,-ğı şeşidü şıra
şıracı - şurada
şıracı şimdiki şişmanlık.-ğı
şıralı şimdilik şişmek
şırlırıtı şimendifer şive
şırıldamak şimşek,-ği şiveli
şırıl şırıl şimşeklenmek şivesiz -
şırıltı şimşir şizofren
şırınga şinanay şizofreni
şırlağan şinik,-ği şofben
şırlamak şipşak şoför
şıvgın şipşakçı şoförlük,-ğü
Şia şipşirin şok
şiar Şiran şoke
şiddet şiraze şom
şiddetlenmek şirden şorlamak
şiddetli şirin şort
şif şirket m şose
şifa Şırnak.-gı şoset
şifahen şirpençe şoson
s şifahî •» a* V şirret şov
şiflemek şirretlik ,-ği şoven
şifon Şirvan şovenizm
şifoniyer şiryan şoveni ik,-ği
şifre şist şovmen
şifreci şiş şöhret
şifrelemek şişe şöhretli
şifreli şişeci şöhretsiz
Şii şişek,-ği şölen
Şiîlik,-ği şişeleme şömine
şiir şişelemek şömiz
» şiirleştirmek •t şişelenme şövale
şikâyet şişelenmek şövalye
şikâyetçi s 9 şişhane şövalyelik,-ği
şikâyetname Şişhane şöyle
şike şişinmek şöylece
şikemperver şişirme şu,-nu
şile şişirmece şua,-ı
Şüe şişirmek şubara
şilep,-bi şûjkin şubat
şilepçilik,-ği şişkinlik ,-ği şube
şilin şişko s şuh
şilt,-di şişlemek şuhluk,-ğu
şilte şişlenmek Şuhut
şimal,-li Şişli şule
şimalî şişman şura
şimdi şişmanlamak şûra
şimdiden şişmanlatmak şurada
şurası - şüyu 231
şurası.-ni şükran şüpheci
şurup.-bu şükretmek şüphecilik, ğı
şul şukür.-krü şüphelenmek
şuur şümul ,-lü şüpheli
şuurlu şümullendirmek şüphesiz
unumuz şümullü şürekâ
şuur tuzluk.-ğu şüphe şüyu,-u
şüheda



T
ta tabiilik,-gi tagaddi
taaccüp ,-bü tabiiyet tagallup.-bü
taaddüt.-dü tâbilık,-ği tagayyür
taaffün tabıp.-bi tağşiş
taahhüt,-dü tabir tağyir
taahhüttü tabirname tahaccür
taahhütname tabiye tahaffuz
taallûk • tabla tahakkuk
taallûkat tablakâr tahakküm
taam tabldot tahammül
taammüden tablet tahammülle rsa
taammüm tablo tahammülsüz
taammüt.-dü tabu tahammül
taannüt,-dü tabur taharet
taarruz taburcu taharetlenmek
taassup ,-bu tabure taharri
taayyüş tabut tahassür
tababet tabya tahattur
tabak.-ğı Tacik,-ği tahavvül
tabaka Tacikçe tahayyül
tabakçı Tacikistan tahdit,-dı
tabakhane tacil tahfif
tabaklamak tacir tahıl
tabaklanmak taciz tahin
tabakiık.-ğı tacizlik,-ği tahini
taban taç,-cı tahkik
tabanca taçlanmak tahkikat
tabanlık,-ğı taçlı tahkim
tabansız taçsız tahkimat
tabansızlık.-ğı tadat .-dı tahkimli
tabasbus tadım tahkir
tabelâ tadımlık tahkiye
tabelâcı tadil tahlil
tabetmek tadilât tahlili
tabı taflan tahlis
tâbı.-ı tafra tahlisiye
tabiat tafracı tahliye
tabiatlı tafsil tahmil
tabiatsız tafsilât tahmin
tabiî tafta tahminen
tahmini - talip
tahmini takdimcilik.-ği taksimat
tahmis takdir taksimetre
tahırusçi takdirkâr taksir
tahnit takdirname taksirat
tahra takdis taksirli
tahribat takı taksit
tahrif takılgan taksi tlendirmek
tahrifat takılmak tak tak
tahrik takım taktırmak
tahrikat takımada taktık.-ğı
tahrip,-bi takım taklavat taktir
tahripkâr takmak,-ğı tak tuk
tahrir takınaklı takunya
tahrirat I.ıkıntı takunyacı
tahriren takırdamak takva
tahriri takır talar takvim
tahriş takım takviye
tahsil takır tukur takyit.-di
tahsilat takışmak talâk
tahsildar takıştırmak talâkat
tahsildarlık,-ğı takibat talan
tahsis takiben talaş
tahsisat takimetre talaz
taht tıkıp, bı talazlanma
tahta takipsizlik,-ği talazlanmak
tahtaboş takke talazlık.-ğı
Tahtacı takla talebe
tahtalı taklacı talebelik,-ği
tahterevalli taklak.-ğı talep,-bı
tahtırevan taklidi talepname
tahvil taklit,-di tali
tahvilât taklitçi talih
taife takhtçilik,-gi talihli
tak takma talihsiz
taka takmak talihsizlik,-ği
takaddüm takoz talik
takallûs takriben talika
takanak,-ğı takribi talim
takarrür takrir talimar
takas takriz talimat
takat,-ti taksa talimatname
takatuka taksalı taltımjAh
takaza taksi tallmlıamı
takbih taksici lallmlı
takdim taksicilik, ğı tallmn)ıın()
takdimci taksim talip, bı
laik - tarazlanma
talk tangırdamak tanzifat
i alkım tangırdatmak tanzim
talkın tangır tangır Tanzimat
talkşist tangır tungur tanzir
taltif tango tapa
talveg tanı tapmak,-ğı
talyum tanıdık.-ğı tapınma
tam tanık,-ğı tapınmak
tamah tanıklık,-ğı tapir
tamahkâr tanım tapma
tamahkârlık.-ğı tanımak tapmak
tamam tanımlamak tapon
tamamen tanımlanmak taptaze
tamamıyla tanınmak taptırmak
tamamlama tanısızlık.-ğı tapu
tamamlamak tanış tapulamak
tamamlanmak tanışık,-ğı tapusuz
tambur tanışıklık ,-ğı tapyoka
tambura tanışmak taraça
tamburacı tanıştırmak taraf
tamburi tanıt tarafeyn
tamim tanıtıcı tarafgir
tamir tamum taraflı
tamirat tanıtma tarafsız
tamirci tanıtmacı tarafsızlaştırmak
tamirhane tanıtmacılık,-ğı ta raf sizlik ,-ğı
tamlama tanıtmak taraftar
tamlanan tanjant tarak ,-ğı
tamlayan tank tarakçı
tampon tankçı taraklama
tamtakır tanker taraklamak
tamtam tanksavar taraklı
tamu tannan taralı
tan Tanrı tarama
tanassur Tanrıcılık,-ğı taramak
tandır tanrıça taranga
tandırname tanrılaştırmak taranmak
tane tanrısal tarantı
tanecik,-ği tanrısız tarassut ,-du
tanecikli tanrısızlık ,-ğı taratmak
taneleme tansiyon tarator
tanelemek tantal,-li taravet
tanelenme tantana taravetli
tanelenmek tan tun taraz
taneli Tanzanya tarazlamak
tanen Tanzanyalı tarazlarıma
tarazlanmak - tatbikat
tarazlanmak tartura taşıl
tarçın tarumar taşıllaşmak
taret tarz taşım
tarh tarziye taşıma
tarhana tas taşımacı
tarhun tasa taşımak
tarım tasalanma taşınma
tarımcı tasalanmak taşınmak
tarımsal tasalı taşınmaz
tarif tasallut taşırma
tarife tasan taşırmak
ur imame tasarım taşıt
tarih tasarımlamak taşıtçı
tarihçe tasarlama taşıtma
tarihçi tasarlamak taşıtmak
tarihi tasarlanmak taşıyıcı
urıhicndırmek tasarruf taşikardi
tarihli tasasız taşkın
tarihsiz tasavvuf taşkınlık,-ğı
tarik tasavvuH Taşköprü
tarikat tasavvur taşlama
tarikatçı tasdi. ı taşlamak
tarık.ıtçıî!k,-ğı tasdik taşlanma
tariz tasdikli taşlanmak
tarla tasdikname taşlaşma
tarlakoz tasfiye taşlaşmak
tarlatan tasfiyeci taşlatma
tarpan tasfiyehane taşlatmak
Tarsus tashih taşlı
lart.-dı tasım Taşhçay
tart (meyveli pasla) tasımlamak t.ışlık.-ğı
tartaklamak taslak,-ğı taşma
tartaklanmak taslamak taşmak
tam tasma Taşova
tartılı tasnif taşra
tartılma tasrif taşralı
tartılmak tasrih tat
tartısız tastamam Tat
tartışılmak tasvip,-bi Utar (posta sürü-
tartışma tasvir cüsü)
tartışmacı tasviri Tatar
tartışmak taş Tatarca
tartışmalı taşçı tatarcık,-ğı
tartma taşçılık, 0) Tatar İstan
tartmak taşeron tatbik
tarttırmak taşeronluk,-gu tatbikat
tatbikî- tecrit
tatbüd tavsiyeli tazmin
tatil tavsiyename tazminat
tatlandırmak tavsiyesiz tazyik
tatlanmak tavsan teadül
tatlı tavşana teakup,-bu
tatlıca tavşancıl teali
tatlıcı tavşancı İık ,-ğı teamül
tatlıcılık,-âı Tavşanlı tearuz
tatlılaştırmak tavşanl ık,-ğı teati
tatlılık,-ğı tavuk.-ğu tebaa
tatlımsı tavukçu tebahhur
tatmak tavukçuluk.-ğu tebarüz
tatmin tavulga tebcil
tatminkâr tavus tebdil
tatminsizlik,-ğı tavzif tebeddül
tatsız tavzih tebeddülat
tatsızlaşmak tay tebelleş
tatsızlık,-ğı taya tebellüğ
tattırmak tayf tebellür
tatula tayfa teber
Tatvan tayfun teberru,-u
taun tayga teberrük
tav tayın teberrüken
tava tayin tebessüm
tavaf tayinli tebeşir
tavan tayinsiz tebeyyün
Tavas tayip,-bi tebligat
tavassut taylak.-ğı tebliğ
tavattun tayyare tebrik
tavazzuh tayyareci tebşir
taverna tayyarecilik,-ği tebyiz
tavır.-vrı tayyör tecahül
taviz tazallüm tecanüs
tavla t aza mm un tecavüz
tavlacı tazarru.-u tecavüzkâr
tavlama taze tecdit,-dı
tavlamak tazelemek teceddüt,-dü
tavlanmak tazelenmek tecelli
tavlı tazelik.-ği tecemmu,-u
tavsama tazı tecennün
tavsamak tazıcı tccerrut.-du
tavsatma tazim tecessüm
tavsatmak tazimat tecessüs
tavsız tazip,-bi tecezzi
tavsif taziye tecil
tavsiye tecrit,-di
tecrübe - teknik
tecrübe tefahur tekaüt,-dü
tecrübeli tefavüt tekbir
tecrübesiz tefe tekçi
tecrübi tefeci tekçilik.-gi
tecvit,-(ii tefecilik, ğı tekdir
tecviz tefehhüm teke
tecziye tefekkür tekebbür
teçhil tefeli tekeffül
teçhiz Tefenni tekel -
teçhizat teferruat tekelci
tedahül tefen n.ıtlı tekelcilik,-ği
tedai tefen uç. cu tekelleşme
tedarik tefessüh tekellüf
tedarikli tefevvuk tekellüm
tedariksiz tefeyyüz tekemmül
tedavi tefhim teker
tedavül tefrik tekerlek.-ği
tedbir tefrika tekerleme
tedbirli tefriş tekerlemek
tedbirsiz tefrit.-di tekerrür
tedbirsizlik, ğı tefsir tekesakalı, -nı
tedenni teftih tekevvün
tedhiş teftiş tekfin
tedhişçi tefviz tekfir
tedhişçilik.-ğı tegaful tekfur
tedip ,-bi teğelti teldi
tedirgin teğet tekillik.-ği
tedirginleşmek teğmen tekin
tedirginlik.-ği teğmenlik.-ğı tekinsiz
tediye tehacüm tekir
tedricen tehalük Tekirdağ
tedricî tehcir tekit.-dı
tedris tehdit,-di tekke
tedrisat tehevvür teklemek
tedvin teheyyüç,-cü tekleşmek
tedvir tehir teklif
teeddüp,-bü tehlike teklifsiz
teehhül tehlikeli teklifsizlik, «'[i
teehhür tehlikesiz teklik,-ğı
teemmül tein Tekman
teenni tek tekme
teessüf tekabül tekmelemek
teessür tekâlif tekmil
teessüs tekâmül tekne
teeyyüt,-dü tekasüf teknetyum
tef tekaüdıye teknik,-ğı
lekrûkçi - teneffüs
teknikçi telesimek temdit,-di
tekniker telesinema temek,-ği
teknisyen telesiyej temel
teknokrasi teleskop temelli
teknokrat televizyon temellük
teknoloji televizyoncu temelsiz
tekıaı telgraf temenna
tekrarlamak telgrafçı temenni
tekrarlanmak telgrafhane temerküz
tekrarlı telhis temerrüt,-dü
tekrir telif temettü ,-ü
teksif telin temeyyüz
teksir telis temin
tekstil telkari teminat
tekstilci telkih teminatlı
tektonik ,-ği telkin teminatsız
tek tuk tellâk,-ğı temiz
tekvin tellâklık,-ğı temizleme
tekzip,-bi tellâl temizlemek
tel tellaliye temizlenmek
telâ telleme temizletmek
telâffuz tellemek temizleyici
telâfi tellendirmek temizlik,-ği
telâki telli temizlikçi
telâkki tellür temkin
telâş telmih temlcinli
telâşlanmak telsiz temlik
telâşlı telsizci temlikname
telef telsizcilik,-ği temmuz
telefat teltik,-ği tempo
teleferik ,-ği teltikli temren
telefon teltiksiz temrin
telefoncu telve temriye
telefonlaşmak temadi temsil
telefotografi temaruz temsilci
telek,-ği temas temsilcilik,-ği
teleke temaşa temyiz
telekomünikasyon temayül ten
teleks temayüz tenafür
teleme tembel tenakuz
telemetre tembelhane tenasül
teleobjektif tembelleşmek tenasüp,-bü
teleoloji tembellik,-ği tenazur
telepati tembih tencere
telepatik tembihlemek tender
teles temcit,-di teneffüs
240 teneke-tersinir
teneke tephirhane terelelli
tenekeci tepilmek terementi
teneke cüik.-ği tepinme terennüm
teneşir tepinmek teres
tenevvü,-ü tepir teressüp,-bü
tenevvür tepirlemek terettüp,-bü
tenezzüh tepişmek terfi,-i
tenezzül tepke terfian
tenha tepki terfih
tenhalaşmak tepkili terhin
tenhalık.-ğı tepkime terhis
tenis tepkimek terim
tenisçi tepmek terk
tenkıye tepsi terki
tenkil ter terkibi
tenkis terakki terkibibent.-di
tenkit,-di terakkiperver terkin
tenkitçi terane terkip ,-bi
tennure teras terleme
tenor teraslamak terlemek
tensikat teraslanmak terletici
tensip.-bi teravi terletme
tente terazi terletmek
tentene Terazi ter tik,-ği
tentür terazilemek terlikçi
tentürdiyot, -du terbiye termal,-li
tenvir terbiyeci terme
tenvirat terbiyeli Terme
tenya terbiyesiz termik ,-ği
tenzih terbiyesizlik,-ği terminal,-lı
tenzil terbiyevî terminoloji
tenzilât terbiyum termodinamik ,-ği
teokrasi Tercan termoelektrik,-ği
teokratik tercih termofor
teolog terciibent,-di termometre
teoloji tercüman termos
teorem tercümanlık,-ğı termosifon
teori tercüme termostat
teorik,-ği tercümeihal,-li terörist
tepe tere terörizm
tepecik,-ği terebentin terör
tepeleme tereddi ters
tepelemek tereddüt,-dü tersane
tepelik,-ği terek,-ği tersim
tepetakla tereke tersine
tephir terekküp,-bü tersinir
tersinirlik - teyzezade
tersinirlik,-ği teslis tetkik
tersinmek tesmiye tetkikat
terslemek tespih tevabi,-i
terslenmek tespit tevafuk
terslik,-ği test tevahhuş
ters pers testere tevakkuf
ters türs testi tevali
tertemiz tesviye tevarüs
tertibat tesviyeci tevatür
tertip,-bi tesviyecilik,-ği tevazu, -u
tertipçi teşbih tevcih
tertiplemek teşci,-i tevdi,-i
tertiplenmek teşdit,-dı tevdiat
tertipli teşebbüs teveccüh
tertipsiz teşehhüt,-dü tevehhüm
terütaze teşekkül tevek,-ği
terviç,-ci teşekkür tevekkel
terzi teşerrüf tevekkeli
terzihane teşevvüş tevekkül
terzil teşhir teveUüt,-dü
torzilik,-ği teşhis tevellütlü
tesadüf teşkil teverrüm
tesadüfen teşkilât tevessü ,-ü
tesadüfi teşkilâtçı tevessül
tesanüt ,-dii teşkilâtçılık,-ğı tevfikan
tescil teşkilâtlanmak tevhit,-di
teselli teşkilâtlı tevil
tesellüm teşmil tevkif
teselsül teşne tevkifhane
tesettür teşri,-i tevkil
muhil teşrif tevlit,-di
teshin teşrifat Tevrat.-tı
teshir teşrifatçı tevriye
tesir teşrifatçılık,-ğı tevsi,-i
tesirli teşrih tevsik
tesirsiz teşrihhane tevzi,-i
tesis teşriî tevziat
tesisat teşrik teyakkuz
tesisatçı teşrin teyel
tesısatçüık,-ğı teşvik teyellemek
tesit,-di teşvikkâr teyelli
teskere (sedye) teşyi.-i teyemmüm
teskin tetabuk teyit,-di
(eslim tetanos teyp,-bi
teslimat tetebbu.-ıı teyze
teslimiyet tetik,-ği teyzezade
tez-tiksinmek:
tez tıkışık tırıs
tezahür tıkıştırmak tırkaz
tezahürat tıkız tırkazlamak
tezat.-dı aklım aklım tırmalamak
tezek,-ğı tıkmak Orman ış
tezekkür tıknaz tırmanma
tezeUül tıknefes tırmanmak
tezelzül tıksırık,-ğı tırmık,-ğı
tezgah aksırmak tırmıklamak
tezgâhlamak tıktık tırnak,-ğı
tezgâhlanmak alsım tırnaklamak
tezgâhtar tılsımlı tırnaksı
tezgâhtarlık ,-ğı tımar tırpan
tezhip,-bi tımarhane tırpana
tezkere (pusu/a) tımarlamak tırpancı
tezkereci on tırpanlamak
tezkiye tınaz tırpanlanmak
tezleştirmek tıngadak tır tık.-ğı
tezlik,-gi tıngır Orakçı
tezvir tıngırdamak tırtıklamak
tezyif tıngırdatmak tırtıklı
tezyin tıngır mıngır urol
tezyinat tıngırtı Ortıllanmak
tezyini ün gır tıngır tırtılsı
tezyit,-di tim üs
tıbbi tınlamak tıslamak
tıbbiye onmak tıynet
tıfıl tınnet ti
üg tın tın Tibet
oka basa up,-bbı Tibetçe
akaç. cı Upa Tibetli
tıkaçlamak tıpaüp Ticani
tıkalı tıpırdamak Ticanilik ,-ği
akama tıpırtı ticaret
tıkamak tıpır üpır ticarethane
tıkanık üpış üpış ticari
tıkanıklık,-ğı tıpkı tifo
tıkanma tıpkıbasım tiftik,-ği
tıkanmak tıp tıp tiftiklenmek
okumak tırabzan tifüs
tıkınmak tıraş tik
tıkır tıraşçı tike
tıkırdamak tıraşlamak tikel
tıkırdatmak tıraşlı tiksindirmek
ükırü tırıl tiksinme
tıkır tıkır tırıllamak tiksinmek
tiksinti - toplamak
tiksinti titr tolüen
tilâvet titrek, ğı tomak,-ğı
tilki titremek tomar
tilkileşmek titreşim Tomarza
tilmiz titreşimli tombak.-ğı
tim titreşimsiz tombala
timbal,-!] titreşmek tombalacüık.-ğı
timsah titreştirmek tombalak,-ğı
timsal,-li titretmek tombaz
tim üs tiyatro tombul
tin tiyatrocu tombullaşmak
tin tin tiyatroculuk,-ğu tombulluk,-ğu
tip tiz tomruk,-ğu
tipi Togo tomruklamak
tipik,-ği Togolu tomurcuk,-ğu
tipilemek toğrul tomurcuklanmak
tipografya Tohar ton
tiraj Toharca tonaj
tiramola tohum tonga
tiran tohumcu tonik,-ği
tirat.-dı tohum culuk,-ğu tonilâto
tirbuşon tohunûamak tonoz
tire tohumluk,-ğu tonton
Tire tok Tonya
Tirebolu toka top
tirendaz tokaç,-cı topaç,-cı
tirfil tokaçlamak topak,-ğı
tirfillenmek tokalaşmak topaklanmak
tiril tiril tokat,-dı topal
tirildemek Tokat,-dı topalak,-ğı
tirit.-di tokatlamak topallamak
tiritleşmek tokatlanmak topallık,-ğı
tiriz toklu toparlak,-ğı
tirle tokluk,-ğu toparlama
tiroit,-di tokmak ,-ğı toparlamak
tirsi tokmakçı toparlanmak
tirşe tokmaklamak toptan
tir tir ~ toksin topaz
tiryak tokurdamak topçu
tiryaki tokurtu topçuluk,-ğu
tiryakilik ,-ği tokuş tophane
titan tokuşmak Tophane
titiz tokuşturmak topla
titizlenmek tokuz toplam
titizleşmek tolerans toplama
tıtızlik,-ğı tolga toplamak
toplanma - transkripsiyon
toplanma tornalamak tozuntu
toplanmak tornavida tozutmak
toplantı tornistan töhmet
topUtumak torpido tökezlemek
toplatma torpidobot tökezlenmek
top Utmak torpil tömbeki
toplu torpillemek töre
topluca torpillenmek törel
topluluk,-ğu tortop törelcilik,-ği
toplum tortu tören
toplumcu tortulu töresel
toplumculuk, -ğu tortulanmak törpü
toplumsal tortulaşmak törpülemek
topogıaf Tortum törpülenmek
topografya Torul tös
toprak. q: torun tövbe
toprakbastı toryum tövbekar
topraklamak tos töz
topraklandırmak tosbağa tÖzcülük,-ğü
topraklaşmak toslamak tözel
topraklı toslaşmak Trabzon
topraksız tost tradisyon
toptan tostoparlak,-ğı trafik.-ğı
toptancı tosun trafikçi
toptancılık,-ğı tosuncuk,-ğu trafo
topuk,-ğu Tosya trahom
topuklamak totaliter trajedi
topuklu totem trajik, ğı
topu topu totemizm trajikomedi
topuz toto trakit
tor toy traktör
torak. 'lı toyaka trakunya
toraman toydan Trakya
torba toygar trampa
torbalama toyluk,-ğu trampet
torbalamak toynak,-ğı trampetçi
torbalanma toz tramplen
torbalanmak tozan tramvay
Torbalı tozarmak trança
torik,-dı tozlanmak transatlantik,-ğı
torlak.-ğı tozlaşma transfer
torluk,-ğu tozlaşmak transformasyon
torna tozlu transformatör
tornacı tozluk,-ğu transistor
tornacı lık.-ğı tozmak transit
tornado tozumak transkripsiyon
transüterasy on - tutam
transliterasyon tuğ Tunguzca
transmisyon tuğamiral,-lı Tunus
trapez tuğamirallik, ğı Tunuslu
trapezci tuğbay tur
traverı t ağ gen o ı,d. lı tura
travma tuğgenerallik,-ği turaç ,-cı
travmatoloji tuğla turalamak
tremolit tuğlacı Turan
tren mğUcılık.-ğı Turancı
trençkot tuğlu Turancılık,-ğı
treyler tuğra turba
tribün tuğrakeş turbalık.-ğı
trigonometri tuğrakeşlik,-ği turfa
triko tuğyan turfalamak
trikotaj tuh turfanda
trikotajcı tuhaf turfandacı
triloji tuhafiye turfandacılık, ğı
trilyon tuhafiyeci turgay
trinketa tuhafiyecilik ,-ği Turgutlu
Itio tuhaflaşmak Turhal
tripoli tuhaflık,-ğı turist
triportör rul,-lü turisuk,-ği
triptik,-gi tulânl turizm
ilişin tulû,-u turizmci
tıityum tuluat turmalin
Irllon tulûatçı turna
lıoleybUa tuluk,-ğu turnacı
trombon tulum turne
tromboncu tulumba turnike
trompet tulumbacı turno
imınpetçı tulumcuk,-ğu turnusol.-lu
tropıkal.-li tulumsu turnuva
tropizm tulyum turp
troposfer tumağı turşu
trotuar tuman turşucu
tıoyks tumbadız turşuculuk,-ğu
tröıt tumşuk,-ğu turşuluk,-ğu
trup tumturak turta
trük tumturaklı turuncu
tual.-ü Tunceli turunç, -cu
tualet tunç,-cu tuş
Tuba tunçlaşma tutacak.-ğı
tufan tunçlaşmak tutaç,-o
Tufanbeyli tundra tutak,-ğı
tufeyli tungsten Tutak.-ğı
tugay Tunguz tutam
tutamaç - Türkmen
tutamaç,-cı tutuşmak tümg ener allık,-ği
mtamak.-gı tutuşturmak tümleç,-ci
tutanak ,-ğı tutya tümlemek
tutar.. tuz tümör
tutar ak,-ğı tuzak.-ği tümsek,-ği
tutarlı tuzcu tümaekli
tatar lüık.-ğı tuzcul tün
tutarsız tuzla tünek,-ği
tutarsız hk,-ğı Tuzla tüneklemek
tutkal luzlak.-ğı tünel
tutkallama tuzlama nineme
tutkallamak tuzlamak tün em ek
tatkallı tuzlanma tüp
tutku tuzlanmak tüplük,-ğü
tutkulu Tuzluca tür
tutkun tuzluk,-ğu türap,-bı
tutkunluk,-ğu tuzluluk,-ğu türban
tutma tüberküloz türbe
tutmaç,-cı tüccar türbedar
tutmak tüccarlık,-ği türbin
tutsak ,-ğı ruf türdeş
tutsaklık,-ğı tüfek,-ği türe
tutturmak tüfekçi türedi
tutucu tüfekçilik,-ği türel
tutuculuk,-ğu tüfekhane türeme
tutuk,-ğu tüfeklik,-ğı tür emek
tutuklama tüh hıretici
mtuklamak tükenmek türetme
tutuklanma tükenmez türetmek
tatuklanmak tüketici türev
tutuklu tüketim türeyiş
tutukluk,-ğu tüketmek Türk
tutukluluk,-ğu tükürmek Türkçe
tutulma tükürük,-ğü Türkçecilik.-ği
tutulmak tükürüklemek Türkçeleştirmek
tutulu tül Türkçü
tutulum tülbent,-di Türkçülük,-ğü
tutum tülbentçi Türkeli'ni
tutumlu tüm Türkistan
tutumluluk,-ğu tümamiral,-li Türkistanlı
tutumsuz türnarnirallik,-ği Türkiyat
tutumsuzluk,-ğu tümce Türkiye
tutunma tümcemsi Türkleşmek
tutunmak tümel Türkleştirmek
tuturuk,-ğu tümen Türklük,-ğü
tutuşma tümgeneral.-li Türkmen
Türkmence - tüzük 247
Türkmence tütmek tavana
Türkmenistan tütsü tüveyç,-ci
Turkoğlu'nu tütsüleme tüy
Türkolog tütsülemek tüylenmek
Türkoloji tütsülenmek tüymek
türkü az tüttürmek tüysüz
türkü tütün tüze
türkücü tütüncü tüzel
lürkücülük.-ğü tütüncülük,-gü tüzük.-ğü
türlü tütünlük, ğu



U
ubudiyet uflamak ulak.-ğı
ucube ufuk.-fku ulam
ucun ucun ufunet ulama
ucu ucuna ufunetlenmek ulamak
ucuz Uganda ulaşım
ucuzlamak Ugandalı ulaşma
ucuzlatmak uğra ulaşmak
ucuzluk,-ğu uğrak.-ğı ulaştırma
uç.-cu uğralamak ulaştırmak
uçak,-ğı uğramak ulema
uçaksavar uğraş ulu
uçar uğraşma Ulubey
uçan uğraşmak Uluborlu
uçarılık.-ğı uğraştırma Uludere
uçkun uğraştırmak ulufe
uçkur uğru ulûfeci
uçkurluk,-ğu uğr ulamak Ulukışla
uçmak uğruluk,-ğu ululamak
uçsuz uğrun uğrun ulûm
ııçuk.-ğu uğuldamak ulumak
uçuklarna uğultu ulu orta
uyuklamak uğur ulus
uçuklaşmak uğurlama Ulus
uçurnna uğurlamak ulusal
uçurum uğurlu uluslararası,-nı
uçuşmak uğursuz ulvi
udi uğursuzluk,-ğu ulviyet
ul uhde umacı
ufacık,-ğı uhrevî umde
ufacık tefecik uhuvvet ummak
ulak.-ğı ukalâ umman
ufakça ukalâlık.-ğı umulmak
ufaklık.-ğı ukde umum
ufak tefek Ukrayna umumhane
ufalamak Ukraynalı umumî
ufalanmak ukubet umumiyet
ufalamak Ula umur
ufaltmak ulaç.-cı umursamak
ufarak,-ğı Ulah umursamaz
ufki Ulahça umursamazlık,-ğı
umut-uyruklu
umut.-ctu ustabaşı, m uyarılmak
umutları dırmak ustaca uyarım
umutlanma ustalaşmak uyarınca
umutlanmak ustalık ,-ğı uyarlama
umutlu ustalıklı uyarlamak
umutsuz us tunç,-cu uyarma
umutsuzluk,-ğu ustura uyarmak
un ustur lap,-bı uyarsız
unlamak usturmaça uyartı
unsur usturpa uydu
unutkan usturuplu uydulaşmak
unutkanlık.-ğı usul,-lü uyduluk,-ğu
unutmak usulca uydurma
unutturmak usulcacık uydurmak
unvan usulsüz uydurmasyon
upuygun usulsüzlük,-ğü uyduruk,-ğu
upuzun usul usul uydurukçu
ur uşak.-ğı uydurulmak
urağan Uşak,-ğı uygar
Uranüs uşaklık,-ğı uygarlaşma
uranyum uşkun uygarlaşmak
urba uşşak ,-ğı uygarlık,-ğı
Urban ut,-du uygulama
Urduca utanç,-cı uygulamak
urgan utandırmak uygulamalı
urgana utangaç,-a uygulanış
urgancılık,-ğı utangaçlık,-ğı uygulanma
Urla utangan uygulanmak
Uruguay utanmak uygun
Uruguaylı utanmaz uygunluk,-ğu
us utanmazlık,-ğı uygunsuz
usanç,-cı Utarit ,-di uygunsuzluk, -ğu
usandırmak utku Uygur
usanma utkulu Uygurca
usanmak uvertür uyku
usare uyak,-ğı uykucu
usçu uyaklı uykulu
usçuluk,-ğu uyaksız uykuluk, ğu
uskumru uyandırma uykusuz
uskur uyandırmak uykusuzluk,-ğu
uskuru uyanık,-ğı uyluk,-ğu
uslamlamak uyanıklık,-ğı uyma
uslanma uyanış uymaca
uslanmak uyanma uymak
uslu uyanmak uyruk,-ğu
usta uyarı uyruklu
uyrukluk - uzviyet
uyrukluk.-gu uyuşuk,-gu uzatma
uysal uyuşulduk,-gu uzatmak
uysallaşma uyuşum uzatmalı
uysallık.-gı uyutma uzay
uyuklama uyutmak uzaylı
uyuklamak uyutulmak uzlaşma
uyulmak uyuyakalmak uzlaşmak
uyum uyuz uzlaşmazlık.-gı
uyumak uz uzlaş ün cı
uyumlu uıak,-gı uzlaştırma
uyumsuz uzaklaşmak uzlaştırmak
uyumsuzluk ,-gu uzaklaştırılmak uzlet
uyunmak uzaklaştırmak uzluk,-gu
uyuntu uzaklık,-gı uzman
uyur uzaksamak uzmanlaşma
uyur gezer uzam uzmanlaşmak
uyur gezerük,-gi uzama uzmanlık,-ğı
uyuşma uzamak uzun
uyuşmak uzaıum Uzunköprü
uyuşmazlık.-gı uzanma uzunluk.-ğu
uyuşturmak uzanmak uzuv.-zvu
uyuşturucu uzantı uzviyet



Ü
ücza ümit,-di ürkekleşmek
ücret ümitlendirmek ürkeklik,-ğı
ücretli ümitlerim ek ürkmek
ücretsiz ümitli ülkü
üç ümitsiz ürkünç,-cü
üçer ümitsizlik ,-ği ürküntü
Üçgen ümmet ürkütmek
üçgül ümmetçilik,-ği ürolog
Üçleme ürnmi üroloji
üçlemek ümmilik,-ği Urpermek
üçlü ümran ürperti
uçlük,-ğü ün ürümek
üçüncü üniforma ürün
üçüncül ümk.-ği üryan
üçüz ünite üryanı
üfleç.-ci üniversel ÜB.-S8Ü
üfiemek üniversite Üsküdar
üfürmek üniversiteli üsküf
üfüruk.-gü ünlem üslenmek
üfürükçü ünlemek üslûp,-bu
üfürükçülük.-ğü ünlü üst
üğrüm ünsiyet üstat,-dı
üleş ünsüz üstçavuş
üleşmek Ünye üste
üleştirimli ürat üsteğmen
üleştirme ürbanizm üs teğmenlik,-ği
üleştirmek Ürdün üstelemek
ülfet Ürdünlü üstelik
ülger üre üstlenme
ülke Üreme üstlenmek
ülkelerarası ,-nı üremek üstlük,-ğü
Ülker üremi üstsubay
ülkü üreteç,-ci üstübeç,-ci
ülkücü üretici üstün
ülkücülük,-ğü üretilmek Üstünkörü
ülküdaş üretim üstünlük ,-ğü
ülser üretken üstüpü
ültimatom üretmek üatüpülemek
Ultraviyole Ürgüp ,-bü üstüvane
ümera Urkek,-ği üstü varu"
üşengeç - üzüntüsüz
uşengeç.-ci ütüleme üzerinde
üşengeçlik ,-ğ: ütülemek üzerine
üşengen ütülenmek üzerlik,-ğı
üşengenlik,-ğı ütületmek üzgü
üşenmek ütülmek üzgün
üşümek ütülü üzgünlük,-gü
üşüntü ütüsüz üzlük.-ğü
üşürmek üvendire üzmek
üşüşmek üvey,-i üzre
üşütme frveyik,-ği üzücü
üşütmek üveymek üzülmek
ütme üvez üzüm
ütmek üye üzümcü
ütopi üyelik.-ğı üzümsüz
ütopik,-gi üzengi üzüm üzüm
ütopya üzengüeme üzunç.-cü
ütopyaca üzengilemek üzüntü
ütü üzere üzüntülü
ütücü üzeri üzüntüsüz



V
vaat,-di vakitli
vaat etmek vakitsiz
vaaz vaktaki
vaaz etmek vaktiyle
vabeste vakum
vacip.-bi vakur
vade vale
vadeli valf
vadesiz vali
vadi valide
vaftiz valilik.-gi
vaftizhane valiz
vagon vallahi
vagonet vals
vah vampir
vaha Van
vahamet vana
vahdet vanadyum
vahim vandal
vahiy,-hyi vandalizm
vahşet vanilya
vahşî vantilatör
vahşîlik.-ği vantrilok,-§u
vaiz vantuz
vaka vapur
vakanüvis var
vakar varagele
vakarlı varak,-ğı
vakayiname varaka
vaketa varaklamak
vakfe varan
vakfetmek varda
Vakfıkebir vardakosta
vakfiye vardiya
vakıa vareste
vakıf,-kn vargel
vâkıf vargı.
vakıfname varış
vaki,-i varidat
vakit.-kti varil
varis
vâris
varisli
varit
var lık,-ğı
varlıklı
varmak
varoş
varsağı
var sayım
var saymak
varta
Varto
varyant
varyasyon
varyemez
varyete
vasat
vasati
vasıf, -sfı
vasıflandırmak
vasıflanmak
vasıflı
vasıl
vasıta
vasıtalı
vasıtasız
vasî
vâsi.-i
vasilik,-ği
vasistas
vasiyet
vasiyetname
vaşak,-ğı
vat
vatan
vatandaş
vatandaşlık,-ğı
vatani
vatanperver
vatansever - vicahen
vatansever vekillik.-ğı verimsizleşmek
vatka vektör verimsizlik, ği
vatman velâdet veriş
vatoz velayet veriştirmek
vaveyla velense verivermek
vay velet,-di verkaç
vazelin velev vermek
vazelinle m ek velfecri vermut
vazetmek velhasıl vernik,-ği
vazgeçmek veli verniklemek
vazon veliaht vesaik
vazife veliahtlık.-ğı vesaire
vazifelendirmek velilik, ğı vesait
vazifeşinas velinimet vesayet
vaziyet velur vesika
vazo velût.-du vesikalı
ve velvele vesile
veba Venezuela vesselam
vebal.-lı Venezuelah vestiyer
veca.-ı Venüs vestiyerci
vecibe veranda vesvese
vecih, -çhi veraset vesveseli
vecit,-cdi verdi veteriner
veciz vere vetire
vecize verecek.-ği veto
veçhe verem veya
veda.-ı veremli veyahut
vedalaşmak verese vezin, -zn i
vedia veresiye vezir
vefa veresiyecilik ,-ği Vezirköprü
vefakar verev vezne
vefakâr lık.-ğı vergi vezneci
vefalı vergici veznedar
vefasız vergicilik.-ği veznedar lık,-ğı
vefasızlık,-ğı vergileme vıcık vıcık
vefat vergilendirilmek vıdı vıdı
vehim, -hmi vergilendirmek vık vık
vehmetmek vergili vınlamak
vejetalin veri vır vır
vejetaryen verici vız
vejetasyon verile vızıldamak
vekâlet verilmek vızıltı
vekâleten verim vızır vızır
vekaletname verimli vızlamak
vekil verimlilik,-ği vibriyon
vekilharç,-cı verimsiz vicahen
vicahi -vüsat
vicahi viski voltamper
vicdan vişnap,-bı voltmetre
vicdanen vişne vonoz
vicdani vitamin votka
vicdanlı vitaminli voyvoda
vicdansız vitaminsiz voyvodalık,-ğı
vicdansızlık,-ğı vitaminsizlik,-ğı vuku, ıı
vida vitellüs vukuat
vidala vites vukuf
vidalamak vitir ,-tri vurgu
vıdanj o r vitray vurgulamak
video vitrin vurgulu
Vietnam viyadük vurgun
Vietnamlı viyaklamak vurguncu
vigla viyak viyak vur gunculuk ,-ğu
vikaye viyola vurgusuz
vikont viyolonist vurma
vikontes viyolonsel vurmak
vilâyet vize vuru
villâ Vize vurucu
vinç.-ci vizite vuruk,-ğu
vinter vizon vurulma
vira vizyon vurulmak
viraj vodvil vuruluş
viran vokabüler vuruntu
virane vokal,-li vuruş
viranelik,-ği volan vuruşkan
Viranşehir voleybol,-lü vuruşmak
virgül volfram vuslat
virt,-di voli vusul,-ü
virtüöz volkan vuzuh
virtüozluk.-ğu volkanik,-ği vücut, du
virüs volt vükelâ
visal.-li volta vüs'at.-ti
visamiral,-lı voltaj



Y
ya yağlıkçı yakı
yaba yağma yakıcı
yabalamak yağmacı yalan
yaban yağrrıacılık.-ğı yakınlaşmak
yabancı yağmak yakınlaştırmak
yabancılaşma yağmalamak yakınlık,-ğı
yabancılaşmak yağmur yakınmak
yabancılık,-ğı yağmurca yakınsak,-ğı
yabani yağmurlama yakınsaklık,-ğı
yabanileşmek yağmurlamak yakınsama
yabanilık,-ğı yağmurluk,-ğu yakınsamak
yabanlık,-ğı yağsız yakışık.-ğı
yabansı yağsızlık,-ğı yakışıklı
yad yahey yakışıksız
yad yahni yakışmak
yâd etmek yahşi yakıştırma
yadırgamak yahşilik, ğı yakıştırmaca
yadırganmak yahu yakıştırmak
yadigâr Yahudi yakıt
yala Yahudi ce yaldnen
yafta Yahudilik.-ğı yaklaşık.-ğı
yağ yahut yaklaşım
yağcı Yahyalı yaklaşma
yağcılık ,-ğı T«k yaklaşmak
yağdanlık,-ğı yaka yaklaştırmak
yağdırmak yakacak,-ğı yakmak
yağhane Yakacık.-ğı yaktırmak
yağı yakalama yakut
yağu yakalamak Yakut
yağış yakalanma Yakutça
yağışlı yakalanmak yal
yağıı yakalatma yalabık,-ğı
yağlama yakalatmak yalabımak
yağlamak yakalı yalak.-ğı
yağlanma yakalık,-ğı yalama
yağlanmak yakamoz yalamak
yağlatma yakamozlanmak yalamuk,-ğu
yağlatmak yakarca yalan
yağlı yakarış yalancı
yağhk,-ğı yakarmak 1 yalancıktan
260 yalancılık - yapak
yalancılık, ğı yaltakçılık ,-ğı yangılanmak
yalanlaır..ı yaltaklanma yangılı
yalanlamak yaltaklanmak yangın
yalanmak yaltakhk.-ğı yangıncı
yalap şalap yalvaç,-a yanık,-ğı
yalap yalap Yalvaç.-cı yanıkara
yalayıcı yalvaçlık,-ğı yanıklık,-ğı
yalayış yalvarılmak yanılgı
yalaz yalvarış yanılmak
yalaza yalvarma yanılsama
y alazlamak yalvarmak yanıltı
yalazlanmak yalvartmak yanıltıcı
yalçın yama yanıltmaca
yalçınlaşmak yamaç,-a yanıltmak
yaldız yamak,-ğı yanış
yaldızcı yamaklık,-ğı yanıt
yaldızcılık,-ğı yamalamak yanıtlamak
yaldızlamak yamalı yani
yaldızlanmak yamamak yankesici
yaldızlı yaman yankesicilik ,-ği
yalelli yamanmak yankı
yalı yamçı yankılamak
yalım yampiri yankılanmak
yalın yamru yumru yardı
yalınlaşmak yamrulmak yanlış
yalınlık,-gı yamuk,-ğu yanlışlık,-ğı
yalıtım yamulmak yanlışlıkla
yalıtkan yamyam yanma
yalıtkanlık ,-ğı yamyamlık,-ğı yanmak
yalıtma yamyassı yansı
yalıtmak yamyaş yansılamak
yalız yan yansıma
yallah yanak,-gı yansımak
yalman yanal yansımalı
yalnız yanardağ yansımasız
yalnızca yanar döner yansıtıcı
yalnızlık,-ğı yanaşık,-ğı yansıtmak
Yalova yanaşlık,-ğı yansız
yalpa yanaşma yansızlık,-ğı
yalpak.-ğı yanaşmak yanşak,-gı
yalpalamak yanaştırmak yanşaklık,-ğı
yalpalanmak yanay yanşamak
yalpık,-ğı yandaş yan yana
yalpılı yandaşlık,-ğı yapadurmak
yaltak,-ğı yandık.-ğı yapağı
yaltakçı yangı yapak,-gı
yapakçı - yasak
261
yapakçı yaradılış yargı
y apalak,-gı yarak.-ğî yargıcı
yapay yaralama yargıç,-cı
yapayalnız yaralamak yargıçlık.-ğı
yapaylık,-ğı yaralanma yargılama
yapı yaralanmak yargılamak
yapıcı yaralı yargılanma
yapık.-gı yaramak yargılanmak
yapılaşma yaramaz Yargıtay
yapılı yaramazlık.-ğı yan
yapılış yaran yarıcı
yapılına yaranma yarıcılık,-ğı
yapılmak yaranmak yarık,-ğı
yapım yarar yarılama
yapımcı yararlanma yarılamak
yapımcılık,-ğı yararlanmak yarılanma
yapıncak,-ğı yararlı yarılanmak
yapış yararlık,-ğı yırım
yapışık.-ğı yararsız yarımada
yapışkan yarasa yarımca
yapışkanlık.-ğı yaraşık.-ğı Yarımca
yapışmak yaraşma yarımlamak
yapıştırıcı yaraşmak yarımlık.-ğı
yapıştırma yaraştırmak yarımşar
yapıştırmak yaratıcı yarım yamalak
yapış yapış y ar a ne ılık.-ğı yarın
yapıt yarank,-ğı yarınla
yapı varmak yaratılış yarıntı
yapma yaratılma yarış
yapmacık,-ğı yaratılmak yarışçı
yapmacıksız yaratma yarışma
yapmak yaratmak yarışmacı
yaprak.-ğı yarbay yarışmak
yapraklanma yar bay lık.-ğı yarıştırma
yapraklanmak yarda yarıştırmak
Yapraklı yardak,-ğı yan yıl
yapraksı yardakçı yarka
yaptırım yardakçılık ,-ğı yar lıgamak
yaptırma yardım yar lık.-ğı
yaptırmak yardımcı yarma
yaptırtmak yardımcılık,-ğı yarmak
yapyalnız yardımlaşma yarmalamak
yar yardımsever yarpuz
yar,-ri yardımlaşmak yas
yara yaren yasa
Yaradan yarenlik,-ği yasak,-ğı
262
yasakçı - yaylacılık
yasakçı _- yaşmaklamak yaverlik,-ği
yasaklama yaşmaklı yavru
yasaklamak yat yavnıcak,-ğı
yasaklanma yatağan yavrulama
yasaklanmak Yatağan yavrulamak
yasaklayıcı yatak,-ğı yavşak.-ğı
yasaklı yatakhane yavşan
yasal yataklı yavuklama
yasalaşma yataklık,-ğı yavuklamak
yasalaşmak yatalak,-ğı yavuklanma
yasalaştırmak yatay yavuklanmak
yasalı yatçılık ,-ğı yavuklu
yasama yaü yavuz
yasamak yatık,-ğı Yavuzeli'ni
yasemin yatılı yavuzlarım ak
yaslama yatılmak yavuzluk,-ğu
yaslamak yatır yay
yaslanma yatırım Yay
yaslanmak yatırımcı yaya
yaslı yatırma yayalık,-ğı
yassı yatırmak yayan
yassılaşmak yatısız yayan yapıldak
yassılmak yatışma yaydırmak
yastağaç,-cı yatışmak yaygara
yasnk.-ğı yatıştırıcı yaygaracı
yas tıklama yatıştırma yaygı
yaş yatıştırmak yaygm
yaşa yatkın yaygınlaşma
yaşam yatkınlık,-ğı yaygınlaşmak
yaşama yatma yaygınhk,-ğı
yaşamak yatmak yayık,-ğı
yaşanmak yatsı yayılma
yaşantı yavan yayılmak
yaşarma yavanlaşmak yayım
yaşarmak yavanlık,-ğı yayımcı
yaşartmak yavaş yayım cılık.-ğı
yaşatma yavaşa yayımlamak
yaşatmak yavaşça yayımlanma
yaşayış yavaşçacık yayımlanmak
yaşıt yavaşlama yaym
yaşlanma yavaşlamak yayıncı
yaşlanmak yavaşlatma yaymcurma
yaşlı yavaşlatmak yayınma
yaşlık,-ğı yavaşhk,-ğı yayla
yaşlılık,-gı yave yaylacı
yaşmak,-ğı yaver yaylacılık,-ğı
Yayladağı - yenik
Yayladağı'm yedeklemek yellenmek
yaylak,-ğı yedeklik,-ği yelli
yaylama yedi yellim yelalim
yaylamak yediemin yelloz
yaylanmak yedigen yelmek
yaylı Yedigir yelpaze
yaylım yedinci yelpazeleme
yayma yedirmek yelpazelemek
yaymacı yedişer yelpazelenme
yaymak yedmek yelpazelenmek
yayvan yegâh yelpik.-ği
yayvanlaşmak yegan yeltek,-ği
yayvanlık, ğı yegâne yelteniş
yaı yeğ yeltenme
yanar yeğen yeltenmek
yazarlık,-ğı yeğin yelve
yaşıtımın yeğinlik,-ği yel yepelek
yazdırmak yeğlemek yem
yazgı yeğlenmek yemek.-ği
yan yeğni yemekhane
yazıcı yeğnik,-ği yemekli
yazıcılık.-ğı yeğnilik,-ği yemeklik,-ğı
yazıhane yeğnilmek yemeni
yazık.-ğı yeis yemenici
yazıklanma yek yemenicilik,-ğı
yazıklanmak yekdiğeri,-ni yemin
yazıksız yeke yeminli
yazılı yeknesak yemiş
yazılış yeknesaklık.-ğı yemişçi
yazılma yekpare yemişli
yazılmak yeksan yemişlik,-ği
yazım yekta yemlemek
yazın yekten yemlik,-ği
yazışma yekûn yemyeşil
yazışmak yel yen
yazıl yeldirme yenge
yazlamak yeldirmek yengeç.-ci
yazlık.-ğı yele Yengeç.-ci
yazma yelek,-ği yeni
yazmacı yeleli yenice
yazmacılık,-ğı yelken Yenice
yazmak yelkenlemek yeniçeri
yazman yelkenli yeniçerilik ,-ği
yazmanlık ,-ğı yelkovan yeniden
yedek,-ği yellemek Yeni Gine
yedekçi yellenme yenik,-ği
yenileme - yılgın
yenileme yeşilimtırak yezit,-di
yenilemek yeşillenmek yezitlik,-ği
yenilenmek yeşülik,-ği Yığılca
yenileşmek Yeşilova yığüı
yenileştirmek Yeşilyurt,-du yığılma
yeniletmek yeşim yığılmak
yenilgi yetenek,-ği yığın
yenilik,-ği yetenekli yığınak,-ğı
yenilikçi yeteneksiz yığıntı
yenilme ye teneksizlik. -ği yığma
yenilmek yeter yığmak
Yenimahalle yeterince yıkama
Yenipazar yeterli yıkamak
Yenişehir yeterlik,-ği yıkanma
yenmek yeterlilik ,-ğı yıkanmak
yepyeni yetersiz yıkatma
yer yetersizlik,-ği yıkatmak
yerel yeti yıkayıcı
yergi yetim yıkı
yergici yetimhane yıkıcı
yerilmek yetinme yıkıcılık,-ğı
yerinde yetinmek yıkık,-ğı
yerinmek yetirmek yıkılma
Yerköy yetişkin yıkılmak
yerleşik ,-ği yetişme yıkım
yerleşiklik,-ğı yetişmek yıkıntı
yerleşim yetiştirici yıkkın
yerleşme yetiştirilmek yıkma
yerleşmek yetiştirme yıkmak
yerleştirme yetiştirmek yıktırılmak
yerleştirmek yetki yıktırma
yerli yeuoli yıktırmak
yerli yerine yetkin yü
yerli yersiz yetkinleşmek yılan
yerme yetkinlik.-ğı yılancık ,-ğı
yermek yetkisiz yılancıl
yermeli yetkisizlik ,-ği yılankavi
yersiz yetmek yıldırım
yersizlik,-ğı yetmiş yıldırma
yestehlemek yetmişinci yıldırmak
yeşermek yetmişlik, ğı yıldız
yeşerti yevmiye yıldızlı
yeşertmek yevmiyeci Yıldızelı'nı
yeşil yevmiyeli yıldızlamak
Yeşilhisar Yezidî yılgı
yeşilimsi 1 Yezidilik.-ğı yılgın
yügınlık - yosun
yılgınlık ,-ğı yitmek yollamak
yılık, ğı yiv yollanma
yüişık.-ğı yivli yollanmak
yılışık lık.-ğı yiyecek ,-ği yollu
yılışkanlık.-ğı yiyici yolluk.-ğu
yılışma yiyicüik,-ğı yolmak
yılışmak yiyinti yolsuz
yılkı yobaz yolsuzluk,-ğu
yılkıcı yobazlaşma yoluk,-ğu
yıllamak yobazlaşmak yolunmak
yıllanmak yobazlık,-ğı yom
yıllık.-ğı yoga yoma
yıllıkçı yogi Yomra
yıllıklı yoğrulmak yonca
yılmak yoğun yoncalık,-ğı
yıpıak.-ğı yoğunlaşma yonga
yıpranmak yoğunlaşmak yonmak
yıpratma yoğunluk.-ğu yont
yıpralmak yoğurmak yontma
yır yoğurt.-du yontmak
ymk.-gı yoğurtçu yontu
yırlamak yoğurtçuluk.-ğu yontucu
yırtıcı yoğurthane yontuk,-ğu
yırtıcılık,-ğı yoğurtlu yontulma
yırhk,-ğı yok.-ğu,-ku yontulmak
yırtıklık.-ğı yoklama yordam
yırtık pırtık yoklamacı yorga
yırtılmak yoklamak yorgalamak
yırtınmak yoklanma yorgan
yırtmaç, cı yoklanmak yorgancı
yırtmak yokluk,-ğu yorgancılık,-gı
yırttırmak yoksa yorgun
yısa yoksul yorgunluk.-ğu
yığit.-di yoksullaşmak yormak
yiğitleşmek yoksulluk.-ğu yortmak
yiğitlik.-ği yoksun yortu
yme yoksunluk.-ğu yorulmak
yirmi yoksuz yorum
yirrrıilik.-ği yoksuzluk,-ğu yorumcu
yirminci yokuş yorumlama
yirmişer yol yorumlamak
yitik ,-ği yolak,-ğı yorumlanma
yitim yolcu yorumlanmak
yitirilmek yolculuk,-ğu yosma
yitirme yoldaş yosrnalık.-ğı
yitirmek yoldaşlık,-ğı yosun
yosunlanrtıak - yücelik
yosunlanmak yufkacılık,-ğı Yunan
yoz Yugoslav Yunanca
Yozgat Yugoslavya Yunanistan
yozlaşma Yugoslavyalı Yunanistanlı
yozlaşmak yuha Yunanlı
yozlaştırma yuhalamak yunma
yozlaştırmak yuhalanmak yunmak
yozluk,-ğu yukarda yunus
yön yukardan yurdu
yöndeş yukarı yurt,-du
yönelik yukarıda yurtlandırmak
yönelim yukarıdan yurtlanma
yöneliş yukarısı,-nı yurtlanmak
yönelme yulaf yurtluk,-ğu
yönelmek yular yurtsamak
yönelmeli yumak.-ğı yurttaş
yöneltme yumak yurttaş lık,-ğı
yöneltmek yumma yusufçuk,-ğu
yönerge yummak Yusufeli'ni
yönetici yumru yusyumru
yöneticilik,-ği yumruk,-ğu yusyuvarlak,-ğı
yönetilmek yumruklama yutak,-ğı
yönetim yumruklamak yutkunma
yönetmek yumruklanmak yutkunmak
yönetmelik ,-ğı yumruklaşma yutma
yönetmen yumruklaşmak yutmak
yönetmenlik,-ği yumuk,-ğu yutturmaca
yönlendirmek yumulmak yutturmak
yönseme yumurcak ,-ğı yutucu
yönsüz yumurta yutulma
yöntem yumurtacı yutulmak
yönlendi yumurtacık,-ğı yuva
yöntemsiz yumurtalık,-ğı yuvak ,-ğı
yöntemsizlik, -ği Yumurtalık,-ğı yuvalanma
yöre yumurtlama yuvalanmak
yöresel yumurtlamak yuvar
Yörük,-ğü yumuşacık,-ğı yuvarlak,-ğı
yörünge yumuşak,-ğı yuvarlaklaşma
yudum yumuşaklık,-ğı yuvarlaklaşmak
yudumlama yumuşama yuvarlamak
yudumlamak yumuşamak yuvarlanma
yudumlanma yumuşatılmak yuvarlanmak
yudumlanmak yumuşa Una yuvgu
yuf yumuşatmak yuvgulamak
yufka yuna yüce
yufkacı Yunak,-ğı yücelik,-ği
yûcelim- yüzyıllık
yucelirrı yüksük.-gu yüzdelik,-ği
yücelmek yüksünme yüzden
yüceltmek yüksünmek yüzdürmek
yük yüküm yüzdürülmek
yükçü yükümlü yüzer
yükçülük,-ğü yukümlülük.-ğü yüzey
yüklem yün yüzeysel
yükleme yünlü yüzgeç,-ci
yüklemek yürek.-ği yüz görümlüğü
yüklenme yüreklendirme yüzleşme
yüklenmek yüreklendirmek yüzleşmek
yükletmek yüreklenmek yüzleştirme
yükleyici yürekli yüzleştirmek
yükleyiş yüreklilik ,-ği yüzlük,-ğü
yüklü yüreksiz yüzmek
yüklük,-gü yüreksizlik,-ği yüzsüz
yüksek.-gi yürük,-gü yüzsüzleşmek
yükseklik.-()ı yürümek yüzsüzlük,-ğü
Yüksekova yürürlük,-ğü yüzücü
yükselim yürütme yüzük.-ğu
yükseliş yürütmek yüzükoyun
yükselme yürütülmek yüzülmek
yükselmek yürüyüş yüzüncü
yükselteç.-ci yüsrü yüzünden
yükselti yüz yüzyıl
yükseltilmek yüzbaşı-yı yüzyıllık,-ğı
yükseltme yüzbaşılık.-ğı
yükseltmek yüzde



Z
zaaf zammetmek zaten
zabıt,-ptı zampara zatf
zabıta zamparalık ,-ğı zarülcenp.-bi
zabıtname zan.-nnı Zatülkürsi
zabit zanaat zatürree
zaç zanaatçı zavallı
zade zanaatçılık,-ğı zavallılık,-ğı
zadegan zangırdamak zaviye
zafer zangır zangır zayıf
zafiyet zangoç,-cu zayıflama
zağ zangoçluk,-ğu zayıflamak
zağar zanka zayıflık,-ğı
zağara zanlı zayi,-i
zağarcı zannetmek zayiat
zağlamak zaparta zayiçe
zahir zapt zeamet
zahire zaptiye zebani
zahiren zapturapt zebellâ
zahirî zar zebercet,-di
zahit,-di Zara zebra
zahmet zarafet zebun
zahmetli zarar Zebur
zahmetsiz zararlı zecri
zail zararsız zedeleme
Zaire zarf zedelemek
Zaireli zarfçı zedelenme
zait zarfçılık,-ğı zedelenmek
zakkum zarfında zefir
zalim zarflamak zehap,-bı
zalimlik,-ğı zargana zehir.-hn
zam.-mmı zari zari zehirleme
zaman zarif zehirlemek
zamane zariflik.-ği zehirlenme
zambak ,-ğı zarp,-bı zehirlenmek
Zambiya zart zurt zehirli
Zambiyalı zarta zehirsiz
zamir zaruret zehretmek
zamk zaruri zekâ
zamklamak zar zor zekât
zamklı zat zekâvet
zeker-zihnen
zeker zevksizlik, gi zıplan
zeki zevzek, ğı zıpkıncı
zelil zevzeklenmek zıplamak
zelve zevzeklik,-ği zıppadak
zelzele zeybek,-gi zıpzıp
zem.-mmi zeyü.-yli zıp zıp
zemberek.-ği zeyrek,-ği zırdeli
zemberekli zeyreklik.-ği zırh
zembil zeytin zırhlanmak
zemheri zeytinci zır hh
zemin zeytincilik,-ğı zırıldamak
zemmetmek Ze ytınb urnu, -nu zırıltı
zemzem zeytinlik,-ğı zırıl zırıl
zencefil zeytinsi zır lak,-ğı
zenci zeytuni zırlamak
zengin zıbarmak zırlatmak
zenginlemek zıbın zırnık, ğı
zenginleşme zıddiyet zırtapoz
zenginleşmek zıh zırtapozluk.-ğu
zenginleştirmek zıhlamak zırt fırt
zenginlik, ğı zıkkım zırt pırt
zenne zıkkımlanmak zırt zırt
zennelik.-ğı zılgıt zırva
zephiye zımba zırvalamak
zeplin zımbalamak zır zır
zerdali zımbalanmak zıt.-ddı
zerde zımbalı zıtlaşmak
zerdeçal zımbırdatmak zıvana
zerdeva zımbırtı zıvanalı
Zerdüşt zımnen zıya,-ı
Zerdüştçülük.-ğü zımnında zıypak
zerk zımni zibidi
zerre zımpara zibidilik, ğı
zerzevat zımparalamak zifaf
zerzevatçı zındık.-ğı Tifir
zevahir zındıklık.-ğı zifiri
zeval,-!! zıngadak zifos
zevalsiz zıngırdamak zift
zevat zıngırtı ziftleme
zevce zıngır zıngır ziftlemek
zevcelik,-ği zınk ziftlenme
zevç,-ci zıp ziftlenmek
zevk zıpçıkü zigot
zevklenmek zıpır zihaf
zevkli zıpırlık, ğı zihin,-hni
zevksiz zıpka zihnen
zihni-züyuf
zihni ziyadesiyle zoru zoruna
zihniyet ziyafet zuhur
zikir ,-kri ziyan zuhurat
zikretmek zıyankâr zuhuri
zikzak.-ğı ziyankârlık.-ğı zula
zikzaklı ziyansız zulmet
zil ziyaret zulmetmek
Zile ziyaretçi zulüm.-lmu
zilhicce ziyaretgâh zuma
zilkade ziynet zurnacı
zillet Zodyak.-ğı zurnacılık,-ğı
zilli zoka zühde
zilyet.-dı zona zücacıye
zilyetlik.-ği Zonguldak.-ğı züğürt,-du
zimamdar zonklama züğürtleme
zimmet zonklamak züğürtlemek
zina zonklatmak züğürtleşmek
zincifre zonk zonk züğürtlük. ğü
zincir zoolog Zühal,-li
zincirleme zooloji Zühre
zincirlemek zoospor zührevi
zincirlenmek zootekni züht.-dü
zincirli zor zühul,-lü
zindan zoraki zükâm
zindancı zorba zül.-llü
zinde zorbalık.-ğı zülâl.-li
zindelik.-ği zor belâ zülfaris
zinhar zorlama zülül.-lfü
zira zorlamak zülüflü
ziraat zorlanma zümre
ziraatçı zorlanmak Zümrüd üanka
ziraatçılık.-ğı zorlaşma zumıut. du
zira! zorlaşmak züppe
zirkonyum zorlaştırma züppeleşme
zirve zorlaştırmak züppeleşmek
zirzop zorlayıcı züppelik ,-ği
zirzoplaşma zorlayış zürafa
zirzoplaşmak zorlu zürra ,-ı
zirzopluk,-ğu zorluk,-ğu zürriyet
zıya zorunlu züyuf
ziyadar zorunluk.-ğu
ziyade zorunluluk,-ğu





Kaale Almak mı Kâle Almak mı
Hiçbirşey Nasıl Yazılır?
Kayyum mu Kayyım mı
Birde Nasıl YazılırHoşgeldin Nasıl Yazılır